Yaşlılarda ve gençlerde yaygın anksiyete bozukluğu'nun klinik özelliklerinin karşılaştırılması
Comparing clinical features of generalized anxiety disorder between elderly and younger adults
- Tez No: 455748
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ERGUVAN TUĞBA ÖZEL KIZIL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psikoloji, Psychiatry, Psychology
- Anahtar Kelimeler: anksiyete, anksiyete bozuklukları, endişe, yaşlılık psikiyatrisi, yetiyitimi, anxiety, anxiety disorders, disability, geriatric psychiatry, worry
- Yıl: 2013
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç Bu araştırmada yaşlı ve genç Yaygın Anksiyete Bozukluğu (YAB) hastalarının YAB'ın klinik özellikleri, hastalık şiddeti, anksiyete ve endişe şiddeti, eştanılar, endişe içeriği, işlevsellik ve yetiyitimi açısından karşılaştırılması amaçlanmaktadır. Yöntem Araştırmada yaşlı grubunu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Geriyatrik Psikiyatri polikliniğine başvuran ve DSM-IV-TR tanı ölçütlerine göre YAB tanısı alan, Standardize Mini Mental Test (SMMT) puanı 21 ve üzerinde, demansı olmayan 102 hasta (65 yaş ve üzeri); genç grubunu ise Erişkin Psikiyatri polikliniğine başvuran ve DSM-IV-TR tanı ölçütlerine göre YAB tanısı alan 100 hasta (<65 yaş) oluşturmuştur. Her iki gruba DSM-IV Eksen-I Bozuklukları için Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID-I), sosyodemografik veri formu, Hamilton Anksiyete Değerlendirme Ölçeği (HAM-A), Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği (HAM-D), Penn State Endişe Ölçeği (PSEÖ), Yaygın Anksiyete Bozukluğu Şiddeti Ölçeği (YABŞÖ), Sheehan Yetiyitimi Ölçeği (SYÖ) ve İşlevselliğin Genel Değerlendirilmesi Ölçeği (İGDÖ) uygulanmıştır. Bulgular Yaşlı YAB grubunun (n=102) yaş ortalaması 71.1±5.1 (min=65, maks=87); genç YAB grubunun (n=100) yaş ortalaması 39.7±11.9?dur (min=19, max=63). Cinsiyet açısından yaşlı ve genç gruplar arasında fark bulunmamıştır (%68.6/%76). Yaşlı grubunda genç gruba göre eğitim süresi daha düşük, hastalık süresi daha uzun, hastalığın başlama yaşı daha geç olarak bulunmuş ve kronik hastalıkların daha sık olduğu saptanmıştır (p<0.001). DSM-IV-TR YAB tanı ölçütlerinin sıklığı açısından yaşlı ve genç gruplar arasında fark bulunmamıştır (tümü için p>0.1). DSM-5 için önerilen davranışsal belirtilerden yalnızca onay bekleme davranışının gençlerde daha fazla olduğu bulunmuştur (p=0.004). Diğer davranışsal belirtiler açısından gruplar arasında farklılık saptanmamıştır (tümü p>0.1). Yaşlılarda YAB gençlere göre daha sık eştanılı seyretmektedir (p=0.023). En sık eştanı yaşlılarda daha sık olmak üzere hem yaşlı grupta hem de genç grupta Majör Depresif Bozukluk (MDB)'tur (%67.6/%48). Gençlerde eştanıların daha çeşitli olduğu saptanmıştır. Hastalık süresi, eğitim, kronik hastalık bulunma durumu, YAB öncesinde yeni bir tıbbi hastalık tanısı alma durumu ve HAM-D puanı kovaryant olarak alındığında genç grubun HAM-A, PSEÖ, YABŞÖ puanlarının daha yüksek olduğu saptanmıştır (p sırasıyla; 0.003, <0.001, 0.016). HAM-A psişik ve HAM-A somatik puanları da bu değişkenler kovaryant olarak alındığında gençlerde daha yüksek olarak bulunmuştur (p=0.047, p<0.001). Genç ve yaşlı grupları arasında İGDÖ puanları açsından bir fark saptanmazken, SYÖ-sosyal yaşam ve SYÖ-aile yaşamı puanlarının yaşlılarda daha yüksek olduğu saptanmıştır (sırasıyla; p=0.059, p<0.001, p<0.001). Yaşlı ve genç YAB hastalarında endişe içeriğinin farklı olduğu bulunmuştur. Yaşlılar en çok kendi sağlıkları ve ailelerinin iyiliği üzerine endişelenirken, genç grupta başkalarının-kendilerinin sağlığı ve gelecek üzerine olan endişeler ağırlıklı olarak bulunmaktadır. Sonuç Depresyon şiddeti, kronik hastalıklar, yeni tıbbi hastalık tanısı, eğitim ve hastalık süresi kontrol edildiğinde yaşlıların gençlere göre YAB şiddeti, anksiyete ve endişe düzeylerinin daha düşük olduğu saptanmıştır. Yaşlı ve gençlerde YAB'ın somatik belirtilerinin sıklığı benzerdir. Onay bekleme davranışının yaşlılarda daha düşük sıklıkta olduğu saptanmıştır. Gençlerde anksiyetenin somatik ve psişik belirtilerinin daha şiddetli olduğu bulunmuştur. Yaşlı YAB hastalarında somatik belirtilerin daha sıklıkla depresyondan kaynaklandığı düşünülebilir. Yaşlılarda YAB?ın gençlere oranla daha sık eştanı ile seyrettiği, yaşlılarda ve gençlerde en sık eştanının MDB olduğu ve MDB eş tanısının yaşlılarda gençlerden daha sık görüldüğü saptanmıştır. Ayrıca, gençlerde tanı çeşitliliğinin daha fazla olduğu dikkat çekmektedir. Yaşlı YAB hastalarında endişe, anksiyete ve YAB şiddeti daha düşük olmasına rağmen YAB'a bağlı yetiyitiminin daha fazla olması, yaşlıların anksiyete ve ilişkili belirtilere daha duyarlı olduğunu düşündürmektedir. Dolayısıyla, yaşlılarda YAB'ın tanınması ve etkin bir şekilde tedavi edilmesi bu hastaların yetiyitimlerini önleyebilir ve yaşam kalitelerini yükseltebilir.
Özet (Çeviri)
Comparing Clinical Features of Generalized Anxiety Disorder Between Elderly and Younger Adults Objective The aim of the present study is to compare clinical presentation, disease severity, anxiety and worry severity, comorbidity patterns, worry contents, functionality and disability between elderly and younger adults diagnosed with Generalized Anxiety Disorder (GAD). Method The elderly group was consisted of 102 non-demented patients (age 65 and older) (Standardized Mini Mental Test Scores: 21 and higher) who admitted to Ankara University School of Medicine Geriatric Psychiatry Unit and diagnosed with GAD according to the DSM-IV-TR criteria. The younger group was consisted of 100 patients (age<65) who admitted to Adult Outpatient Clinic and diagnosed with GAD according to the DSM-IV-TR criteria. Both of the groups were assessed with Structured Clinical Interview for DSM Disorders-1 (SCID-1), sociodemographic form, Hamilton Anxiety Scale (HAM-A), Hamilton Depression Scale (HAM-D), Penn State Worry Questionnaire (PSWQ), Generalized Anxiety Disorder Severity Scale (GADSS), Sheehan Disability Scale (SDS), General Assessment of Functioning Scale (GAFS). Results Mean age of the elderly group was 71.1±5.1 (min=65, max=87) and mean age of the young group was 39.7±11.9 (min=19, max=63). There was no difference between elderly and young groups in terms of gender (68.6%/76%). Elderly patients were less educated, had longer duration of disorder and later onset and more chronic diseases compared to the younger group (p<0.001). There was no difference in terms of DSM-IV criteria between elderly and young patients (p>0.1 for all). Seeking for reassurance was more frequent in young group (p=0.004). There was no difference in terms of any other behavioral criteria suggested for DSM-5 (p>0.1 for all). Elderly patients with GAD were more frequently involved with comorbid conditions (p=0.023). Most frequent comorbidity was major depressive disorder (MDD) in both groups. Elderly group had higher MDD comorbidity compared with young group (67.6%/48%). Comorbidities in young GAD group were more diverse. HAM-A, PSWQ, GADSS scores of the young group were higher when duration of disorder, education, chronic disease status, newly diagnosed medical disease and HAM-D scores taken as covariates (p respectively; 0.003, <0.001, 0.016). HAM-A psychic and HAM-A somatic scores were also higher in young group (p=0.047, p<0.001). There was no difference in terms of GAFS scores between elderly and young patients, but SDS-social life and SDS-family life scores were found to be higher in elderly group (respectively: p=0.059, p<0.001, p<0.001). Worry content was found to be different between elderly and young groups. Elderly patients with GAD have been found to worry about their self health and wellness of their family, whereas young adults worried mainly about self health, health of others and the future. Conclusions Severity of GAD, worry and general anxiety were found to be lower in elderly patiens when depression severity, chronic disorders, newly diagnosed medical disease, education and duration of the disorder taken as covariates. Frequency of the somatic symptoms were similar between elderly and young groups. Seeking for reassurance was found more frequent in young group. Severity of somatic and psychic symptoms of anxiety were found to be higher in young group. Somatic symptoms in elderly may result from depression. Elderly patients with GAD were more frequently involved with comorbid conditions. Most frequent comorbidity was MDD in both groups. MDD comorbidty was more frequent in elderly group. Comorbidities in young group were more diverse. Although, worry, anxiety and GAD severity were lower in elderly group, they had more disability due to GAD. Therefore, it can be assumed that old age patients with GAD are more susceptible to GAD symptoms. Consequently, precise diagnosis and effective treatment of GAD in old age could prevent disabilities and improve life qualities of the old patients with GAD.
Benzer Tezler
- Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi
The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma
HACI HASAN ESEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
PatolojiSelçuk ÜniversitesiPatoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. MUSTAFA CİHAT AVUNDUK
- Eşeklerde (Equus Asinus L.) sindirim sistemi helmintleri
Digestive tract helmints in donkeys (Equus asinus L.)
BAHADIR GÖNENÇ
- Dışkı bakılarına göre atlarda helmint enfeksiyonlarının genel durumu
The General status of helminth infections in horses according to faecal examinations
HATİCE ÖGE
- Yaşlılarda beden bütünlüğüne yönelik şiddeti etkileyen etmenler
The factors that effect the violence to physical integrity in elderly inpatients
ÇEZAR ATASOY