Esansiyel hipertansiyonda böbrek hasarının erken göstergeleri olarak mikroproteinüri ve serum ürik asit düzeyi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 44930
- Danışmanlar: DR. İLHAMİ GÜLAYMAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
- Anahtar Kelimeler: Böbrek, Hipertansiyon, Kalp, Proteinüri, Ürik asit, Kidney, Hypertension, Heart, Proteinuria, Uric acid
- Yıl: 1995
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
39 ÖZET Hipertansiyonun etkilerine maruz kalan hedef organlardan birisi de böbrektir. Böbreklerde bazı fonksiyonel ve yapısal bozukluklara yol açan esansiyel hipertansiyon, günümüzde önemli bir böbrek yetmezliği nedeni olmaya devam etmektedir. Hipertansiyona bağlı böbrek tutulumunun erken dönemde saptanması özellikle tedavi ve prognoz açısından önem arzetmektedir. Esansiyel hipertansiyona bağlı böbrek tutulumunu erken dönemde belirlemek için, bu çalışmada serum ürik asit düzeyi ve mikroproteinüri ölçümlerinin değeri irdelenmeye çalışıldı. Elli esansiyel hipertansiyonlu hastada ve onbeş sağlıklı normotansif kişide yapılan incelemeler sonucunda, serum ürik asit düzeyinin ve mikroproteinüri miktarının esansiyel hipertansiflerde anlamlı olarak artmış olduğu saptandı (sırasıyla p<0.001 ve p<0.0001). Bu artışlar, hem kadın hem de erkek hastalar için geçerliydi. Mikroproteinüri ve serum ürik asit düzeyi ile hipertansiyon süresi, sistolik ve diyastolik kan basınçları arasında anlamlı pozitif ilişkiler gözlendi. Hipertansif retinopati ve sol ventrikül hipertrofisi gibi hedef organ hasan olan hipertansiflerde ortalama serum ürik asit düzeyi ve mikroproteinüri miktarı komplikasyonsuz hastalardakinden anlamlı olarak yüksek bulundu (sırasıyla p<0.001 ve p<0.0001). Normotansif kontrol grubundaki değerler esas alındığında esansiyel hipertansiyonlu hastaların % 57.8 Tinde serum ürik asit düzeyi, % 48.17'sinde40 mikroproteinüri miktarı artmış olarak saptandı. Mikroproteinüri ve serum ürik asit düzeyleri artmış olan hastalarda, hipertansif retinopati ve sol ventrikül Mperrrofîsinin anlamlı olarak daha sık görüldüğü tespit edildi (p<0.001vep<0.001). Sonuçta esansiyel hipertansiyonlu hastalarm takibinde böbrek tutulumunun erken göstergeleri olarak, serum ürik asit ve mikroproteinüri ölçümlerinin yapılması önerilmektedir.
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Esansiyel hipertansiyonda böbrek hasarının erken göstergeleri olarak mikroproteinüri ve serum ürik asit düzeyi
Başlık çevirisi yok
KENAN ATEŞ
- Esansiyel hipertansiyon, mikroalbüminüri, basal insülin ve digoksin benzeri faktör ilişkisi
Başlık çevirisi yok
DENİZ ŞENTÜRK
- Orta derecede esansiyel hipertansiyonu olan hastalarda sol ventrikulin geometrik adaptasyonu, tuz duyarlılığı ile ekstrakardiyak hedef organ hasarı arasındaki ilişki
Başlık çevirisi yok
AZRA BİHORAC
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1998
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıMarmara Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. EMEL AKOĞLU
- Esansiyel hipertansiyonda ve çeşitli parankimal böbrek hastalıklarında (Kronik glomerüler hastalık, renal amiloidozis ve kronik tübülointersitisiyel nefropatilerde) renal zedelenmenin bir göstergesi olarak idrar N-acetyl
Başlık çevirisi yok
GÜLTEKİN SÜLEYMANLAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1985
KardiyolojiAnkara Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET SONEL
- Esansiyel hipertansiyonlu hastalarda anjiotensin konverting enzim inhibitörleri ile anjiotensin 2 reseptör antagonistlerinin klinik ve laboratuvar bulgular üzerindeki etkilerinin karşılaştırılması
The Comparison of angiotensin converting enzyme inhibitors and angiotensin 2 receptor antagonists on clinical and laboratory findings in patients with essential hypertension
MUSTAFA ŞAHİNGERİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1999
KardiyolojiSelçuk ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. BAYRAM KORKUT