Esansiyel hipertansiyon, mikroalbüminüri, basal insülin ve digoksin benzeri faktör ilişkisi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 44991
- Danışmanlar: DR. YAVUZ ERYILMAZ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
- Anahtar Kelimeler: Digoxin, Hipertansiyon, Mikroalbüminüri, İnsülin, İnsülin direnci, Digoxin, Hypertension, Microalbuminuria, Insulin, Insulin resistance
- Yıl: 1995
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Yaptığımız çalışmada, esansiyel hipertansiyonu bulunan 50 hasta ile 10 kişilik kontrol grubunda serum potasyum, sodyum değerleri ile serum bazal insulin, EDLF ve mikroalbüminüri seviyelerini karşılaştırarak aralarında ilişki olup olmadığını inceledik. Bu amaçla 2'si erkek, 8'i kadın, yaşları 25-66 arasında değişen (ortalama 40,40 ±13,87) 10 normotansif ve yine 18'i erkek, 32'si kadın, yaşları 34-67 arasında değişen (ortalama 49,72 ± 7,92) 50 hipertansif hasta çalışmaya alındı. Hastaların herhangi bir metabolik, endokrin, hepatik veya renal patolojileri bulunmamaktaydı. Hipertansif olarak sistolik kan basınçları 140mmHg üzeri, diastolik kan basınçları 90mmHg üzeri olanlar kabul edildi. Yapılan labaratuar çalışmaları sonucunda heriki grup arasında serum sodyum değerleri (p<0,0001), serum bazal insülin seviyesi (p<0,001), serum endojen digoksin benzeri madde seviyesi (p<0,001) ve mikroalbüminüri seviyesi açısından (p<0,05) anlamlı derecede fark bulundu. Serum sodyum değeri ile bazal insülin seviyesi ve mikroalbüminüri düzeyi, hem sistolik hemde diastolik kan basıncı ile anlamlı derecede ilişkili olduğu tespit edildi. Çalışma sonunda ilginç olarak, bazal insülin ve EDLF arasında da anlamlı bir korelasyon bulundu. Bu da bize bu çalışmanın devamı olarak, bulunan sonuçların daha da araştırılıp geliştirilmesi gerektiği fikrini verdi. Sonuçlar hiperinsülinemi ve EDLF artışı ile tuzlu diyetle beslenmenin, hipertansiyon etyopatogenezinde rol oynayabileceği ve hipertansiyonun renal endotel hasarına yol açarak ileride böbrek fonksiyon bozukluklarına neden olabileceği doğrultusundadır. 44
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Esansiyel hipertansiyonda lisinopril ve losartanın kan basıncı, sol ventrikül kütlesi ve diastolik fonksiyonları üzerine olan etkilerinin karşılaştırılması
Effects of lisinopril and losartan on the blood pressure left ventricular mass and diastolic functions in essential hypertension
HASAN VURAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2000
KardiyolojiGazi ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BÜLENT BOYACI
- Türkiye'de yaşayan esansiyel hipertansif hastalarda anjiyotensin-dönüştürücü enzin insersiyon/delesyon gen polimorfizmi ile esansiyel hipertansiyon ve esansiyel hipertansiyona bağlı hedef...
Başlık çevirisi yok
CANDAN ÇİFTÇİOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1999
Tıbbi BiyolojiMarmara Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. EMEL AKOĞLU
- Esansiyel hipertansiyonda sol ventrikül hipertrofisi ve mikroalbuminüri
Başlık çevirisi yok
AHMET MUHTAR GÖĞÜŞ
- Esansiyel hipertansiyonlu hastalarda bir anjiotensin reseptör antagonisti olan losartan potasyumun mikroalbuminuri, sol ventrikül kütlesi ve diastolik fonksiyonlar üzerine etkisi
The Effects losartan potassium an angiotensin receptor antagonist on microalbuminuria, left ventricul mass diastolic functions
MEHMET AYHAN KARAKOÇ
- Esansiyel hipertansiyonda mikroalbuminüri ve sol ventrikül hipertrofisi
Başlık çevirisi yok
ARZU NUMANOĞLU AKKAŞ