Geri Dön

Obstrüktif uyku apne sendromu ateroskleroz ilişkisinin karotis intima-media kalınlığı ve nabız dalga hızı ile değerlendirilmesi

Determination of the relationship between obstructive sleep apnea and atherosclerosis with evaluotion of carotid intima media thickness and pulse wave velocity analysis

  1. Tez No: 421994
  2. Yazar: MUSTAFA SERKAN KARAKAŞ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. A. SELİM YALÇINKAYA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2011
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Koroner arter hastalığı (KAH) ve KAH oluşumunun temelini oluşturan ateroskleroz toplumlarda mortalitenin ilk sırada gelen nedeni olduğundan erken tanı ve tedavisi önemlidir. KAH'ı değerlendirmede kullanılan noninvaziv testlerin duyarlık ve özgüllük sorunu varken, altın standart olan koroner anjiografinin ise, girişimsel olma ve maliyet sorunu vardır. Bu nedenle son 15 yılda ateroskleroz tanısında invaziv olmayan ve duyarlılığı ve özgüllüğü yüksek testler araştırılmıştır. Bu noninvaziv yöntemler arasında üzerinde en çok durulanlar ise, Karotis intima-media kalınlığı (KİMK) ve nabız dalga hızı (NDH) ölçümüdür. Obstrüktif uyku apne sendromu (OUAS) uyku esnasında tekrarlayıcı üst havayolu kollapsı sonucu ortaya çıkan uyku apneleri, horlama, gündüz aşırı uykululuk hali ve oksijen desatürasyonu ile karakterize bir sendromdur. OUAS'lı bireylerde hipertansiyon, diyabetes mellitus, hiperlipidemi ve obezite insidansındaki artış ile birlikte altta yatan kronik enflamatuvar süreç ve kronik enflamasyona bağlı endotel disfonksiyonu, bu hasta grubunda ateroskleroz gelişim riskini arttırmaktadır. Bu çalışmada OUAS ateroskleroz ilişkisi, NDH ve KİMK ölçümü yapılarak ve bu iki değer arasındaki ilişki değerlendirilerek yapıldı. Çalışmaya, kanıtlanmış aterosklerozu ve ateroskleroz açısından konvansiyonel risk faktörleri taşımayan, 30 hafif dereceli, 32 orta dereceli, 31 ciddi dereceli OUAS hastası ile OUAS ve başka sistemik hastalığı bulunmayan 31 sağlıklı gönüllü alındı. Kanıtlanmış aterosklerozu, hipertansiyonu, diyabetes mellitusu, hiperlipidemisi ve OUAS dışı sistemik hastalığı bulunan hastalar çalışma dışı bırakıldı. OUAS'lı hastalar ve sağlıklı kontrol grubunda nabız dalga hızı ölçümü ile sağ ve sol karotis intima media kalınlığı ölçümü yapıldı, sonrasında sağ ve sol karotis intima media kalınlıklarının ortalaması alındı. Daha sonra her 4 grup, tespit edilen ortalama ve maksimum karotis intima media kalınlığı ile nabız dalga hızı açısından karşılaştırıldı. Çalışmamızda her dört grubun demografik ve laboratuvar verileri benzerdi. Maksimum karotis intima media kalınlığı, OUAS'lı gruplarda kontrol grubuna göre istatistiksel anlamlı olarak daha yüksek tespit edildi. OUAS'lı hastalar kendi aralarında karşılaştırıldığında hastalığın ciddiyetinin artmasıyla maksimum karotis intima media kalınlığının da arttığı ve bu artışın istatistiksel olarak anlamlı olduğu tespit edildi (ort: 0,712±0,040 vs 0,812±0,037 vs 0,900±0,056 vs 0,971±0,74 sırasıyla; p<0.0001). Ortalama karotis intima media kalınlığı, OUAS'lı gruplarda kontrol grubuna göre istatistiksel anlamlı olarak daha yüksek tespit edildi. OUAS'lı hastalar kendi aralarında karşılaştırıldığında hastalığın ciddiyetinin artmasıyla ortalama karotis intima media kalınlığının da arttığı ve bu artışın istatistiksel olarak anlamlı olduğu tespit edildi (ort: 0,615±0,037 vs 0,686±0,040 vs 0,761±0,056 vs 0,833±0,075 sırasıyla; p<0.0001). Karotis-femoral nabız dalga hızı açısından kontrol grubu ve hafif, orta, ciddi dereceli OUAS'lı hasta grupları karşılaştırıldığında hem kontrol grubu ile OUAS'lı hastalar arasında hem de OUAS'lı hasta gruplarının kendi aralarında nabız dalga hızı değerleri ortalaması açısından anlamlı fark bulundu (ort: 5,70±0,48 vs 6,76±0,61 vs 7,72±0,82 vs 8,94±1,72 sırasıyla; p<0.0001). Nabız dalga hızındaki artışla karotis intima media kalınlığı artışı arasında pozitif bir korelasyon mevcuttu (p<0,001, r=0,88). Karotis intima media kalınlığı ve nabız dalga hızındaki artış ile hem hastalığın ciddiyetini gösteren AHİ, hem de %90'ın altındaki SaO2 (%TST) değeri arasında pozitif korelasyon saptandı. En düşük SaO2 değeri ile karotis intima media kalınlığı ve nabız dalga hızı arasında ise negatif korelasyon olduğu görüldü. Bu çalışma, OUAS'da ateroskleroza eğilim olduğunu ve bunun da OUAS ciddiyetinin artmasıyla doğru orantılı olduğunu göstermiştir. Bu eğilim NDH ve KİMK değerleri ölçülerek gösterilmiştir. Bu değerlendirme sonucunda ortaya çıkan anlamlı bulguların klinik sonuçlara da yansıyacağını düşünmekle birlikte, elde ettiğimiz bulguların daha geniş hasta popülasyonlu prospektif çalışmalar ile desteklenmesi gerektiği kanısındayız.

Özet (Çeviri)

Early diagnosis and treatment of coronary artey disease and atherosclerosis is an important issue because of it is the most common cause of mortality in population. Non-invasive tests for coronary artery disease diagnosis have problems in senstivity and specifity. Coronary angiography is the golden standart diagnostic tool but it is expensive and invasive. Therefore non-invasive tests with high sensitvity and specifty for diagnosis of atherosclerosis were investigated. Most investigated of those diagnostic tests were carotis intima media thickness asessment (CIMT) and pulse wave velocity analysis (PWV). Obstructive sleep apnea syndrome (OSAS) is the sydrome which is composed of; sleep apnea episodes caused by recurrent upper airway collaps, snoring, drowsiness in day times, and oxygen desaturation. Hypertension, diabetes mellitus, hyperlipidemia and obesity incidence is higher in patients with OSAS. And also underlying chronic inflammation process and endothelial dysfunction leads to atherosclerosis in those patients. In this study we investigated the relationship between OSAS and atherosclerosis by using CIMT and PWV analysis. Normal 31 healthy subjects without any systemic disease and OSAS, and patients with OSAS without known atherosclerosis and also without any risk factors for atherosclerosis were examined in the study. According to the severity, 30 patients were in mild OSAS, 32 were in moderate OSAS and 31 patients were in severe OSAS group. Patients with proven atherosclerosis, hypertensives, diabetics, and patients with any systemic illness were excluded. Bilateral CIMT assesment and PWV analysis were performed in patients and controls. Every groups were compared with each other according to the data obtained from CIMT asessment and PWV analysis. Demographic and laboratory parameters were all similar in all groups. Maximal CIMT were higher in groups with OSAS than in normal control with statistical significance. Maximal CIMT values in mild, moderate and severe OSAS groups were found to be different with statistical significance, associated with the degree of OSAS severity (mean: 0,712±0,040 vs 0,812±0,037 vs 0,900±0,056 vs 0,971±0,74 respectively; p<0.0001). Mean CIMT were higher in groups with OSAS than in normal control with statistical significance. Mean CIMT values in mild, moderate and severe OSAS groups were found to be different with statistical significance, associated with the degree of OSAS severity (mean: 0,615±0,037 vs 0,686±0,040 vs 0,761±0,056 vs 0,833±0,075 respectively; p<0.0001). In healthy subjects PWV values were lower than OSAS group, and also PWV values in mild, moderate and severe OSAS groups were found to be different with statistical significance, associated with the degree of OSAS severity (mean: 5,70±0,48 vs 6,76±0,61 vs 7,72±0,82 vs 8,94±1,72 respecitively; p<0.0001). There was a positive correlation between increasment of PWV values and CIMT values (p<0,001, r=0,88). CIMT, PWV values were positively correlated with the SaO2 lower than 90% in total sleep time (%TST) and apnea-hypopnea index (AHI) which shows the disease severity. There were a negative correlation between the lowest SaO2 value and carotis intima-media thickness and pulse wave velocity values. This study showed us that OSAS patients have tendency to atherosclerosis development, and this process increases with the severity of disease proportionally. This tendency evidenced with measurment of PWV and CIMT. We think that, these significant results will also apply to clinical setting. Furthermore more prospective studies with larger population are necessary to support these data.

Benzer Tezler

  1. Obstrüktif uyku apne sendromlu hastalarda apelin düzeyleri ile hipertansiyon, ateroskleroz ve kardiyak fonksiyonların ilişkisi

    Association between apelin levels with hypertension, atherosclerosis and cardiac functions in patients with obstructive sleep apnea syndrome

    CEM ÇİL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    KardiyolojiBülent Ecevit Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA AYDIN

  2. Obstrüktif uyku apne sendromu şiddetinin karotis arter intima - media kalınlığı ve serum paraoksonaz düzeyi ile ilişkisi

    Başlık çevirisi yok

    ESMA SEVİL AKKURT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Göğüs HastalıklarıBaşkent Üniversitesi

    Dahili Tıp Bilimleri Bölümü

    DOÇ. DR. ŞERİFE SAVAŞ BOZBAŞ

  3. Obstrüktif uyku apne sendromlu hastalarda ekstrakraniyal karotid arterlerin, vertebral arterlerin ve beyin kan akım volümünün doppler ultrasonografi ile değerlendirilmesi

    Evaluation of extracranial carotid arteries, vertebral arteries and brain blood flow in osas patients with doppler ultrasonography

    EMRAH GÜNEY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Radyoloji ve Nükleer TıpCumhuriyet Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MÜBECCEL ARSLAN

  4. Obstrüktif uyku apnesi sendromlu hastalarda subklinik koroner ateroskleroz gelişiminin koroner kalsiyum skorlaması yöntemiyle tespit edilmesi

    Detection of the development of subclinical coronary atherosclerosis in patients with obstructive sleep apnea syndrome by coronary calcium scoring method

    BİLAL ARIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Radyoloji ve Nükleer TıpCumhuriyet Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CESUR GÜMÜŞ

  5. Obstrüktif uyku apne sendromlu hastalarda apne-hipopne endeksi ile bir endotel disfonksiyonu göstergesi olan serum endocan seviyesi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Assesment of relationship between endocan ve apne-hypopne i̇ndex in obstructive sleep apne patients

    SERKAN YAZAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    KardiyolojiSağlık Bakanlığı

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HAMDİ PÜŞÜROĞLU

    DOÇ. DR. ÖZGÜR AKGÜL