Diyabetik nefropatili hastalarda adropin düzeyi ve epikardiyal yağ ölçümü ile proteinüri arasındaki ilişki
The relationship between the level of proteinuria and adropin, epicardial adipose tissue in patient with diabetic nephropathy
- Tez No: 406659
- Danışmanlar: DOÇ. DR. EMİNE BİNNETOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
- Anahtar Kelimeler: Adropin, diabetes mellitus, endotel disfonksiyonu, proteinüri, Diabetik nefropatiler, Endotelinler, Epikardiyal yağ dokusu, Adropin, diabetes mellitus, endothelial dysfunction, proteinuria, Diabetic nephropathies, Endothelins, Epicardial fat tissue
- Yıl: 2015
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş-Amaç: Tip 2 diyabetli hastaların yüksek mortalite ve morbiditeye sahip olmasının temel nedeni ateroskleroz ve vasküler disfonksiyondur. Adropin, enerji hemostazı, insülin cevabı ve endotel disfonksiyonu ile yakından ilişkisi olduğu düşünülen son yıllarda keşfedilmiş yeni bir proteindir. Diyabetik nefropatiye bağlı oluşan proteinüri endotel disfonksiyonu ile ilişkili olup, çalışmamızda proteinürisi olan ve olmayan diyabetik hastalarla sağlıklı bireylerden oluşan kontrol grubunun serum adropin düzeyi ile endotel disfonksiyonu ve ateroskleroz belirteci olan karotis intima-media kalınlığı (KIMK) ve epikardiyal yağ dokusu (EYD) kalınlığı arasındaki ilişkiyi göstermeyi amaçladık. Materyal-Metod: Çalışmaya 2014-2015 yılları arasında iç hastalıkları polikliniğine başvuran rutin takip ve tedavileri yapılan tip 2 DM tanılı hastalar ve herhangi bir kronik hastalığı olmayan sağlıklı kontroller dahil edildi. Tip 2 DM'li hastalar proteinürisi olan ve olmayanlar olarak iki ayrı gruba ayrıldı. Kontrol grubu da dahil olmak üzere her grup 50 kişiden oluşmaktaydı. 18-70 yaş arasında olan hastalardan aktif enfeksiyonu olanlar, malignite öyküsü, renal hastalık öyküsü ve aterosklerotik vasküler hastalığı olanlar çalışma dışı bırakıldı. Hastaların sabah açlık serum adropin düzeyleri ve diğer biyokimyasal parametreleri bakıldı. Bilateral KIMK ve EYD ölçümleri aynı kardiyolog tarafından yapıldı. Bulgular: Diyabetli hastalarda proteinürisi olan ve olmayan gruplar arasında serum adropin düzeyi, KIMK ve EYD ölçümleri açısından istatiksel anlamlı fark bulunmamıştır. Kontrol grubu ile diyabetik hastalar arasında ise adropin düzeyi diyabetik hastalarda düşük, KIMK ve EYD ölçümleri ise yüksek bulunmuştur. Proteinüri ile adropin arasında ise negatif yönlü korelasyon elde edilmiştir. Sonuç: Diyabetli hastalarda serum adropin düzeyinin kontrol grubuna göre düşük olması ve EYD ile KIMK ölçümlerinin ise yüksek olması bu hastalarda adropin düzeyinin endotel disfonksiyonu ile ilişkili olduğunu düşündürmektedir. Proteinürisi olan ve olmayan hastalarda adropinin istatiksel olarak anlamlı çıkmaması diyabet yaşlarının ve proteinüri düzeylerinin düşük olması ile ilişkili olabilir. Sonuç olarak adropin düzeyi diyabetli hastalarda endotel disfonksiyonunu gösteren bir belirteç olabilir. olabilir.
Özet (Çeviri)
Background & Aims: Atherosclerosis and vascular dysfunction are the main cause of high mortality and morbidity in patients with type 2 diabetes mellitus. Adropin is a new protein discovered in recent years suggested to have relationship with energy homeostasis, insulin response and endothelial dysfunction. Diabetic nephropathy induced proteinuria is associated with endothelial dysfunction. In our study we aimed to show the relationship between adropin levels and carotid intima-media thickness (CIMT) and epicardial adipose tissue (EAT) thickness which are the markers of endothelial dysfunction and atherosclerosis in diabetic patients with and without proteinuria and control group of healthy individuals. Material-Methods: The patients diagnosed with type 2 diabetes mellitus for routine follow-up after treatment and admitted to the internal medicine clinic between the years 2014-2015 and healthy controls without any chronic disease were included to study. Type 2 diabetic patients were divided into two separate groups with and without proteinuria. Each group consisted of 50 people, including the control group. The patients between 18-70 years old with active infection and history of malignancy, renal disease and atherosclerotic vascular disease were excluded from the study. Morning fasting serum adropin levels and other biochemical parameters were viewed. Bilateral CIMT and EAT measurements were performed by the same cardiologist. Results: There is no statistically significant difference between type 2 diabetic patients with and without proteinuria in serum adropin level, CIMT and EAT measurements. Serum adropin level, EAT and CIMT measurements were high in type 2 diabetic patients compared with the control group. Negative correlation was obtained between proteinuria and adropin. Conclusion: Serum adropin level in patients with type 2 diabetes is lower and the measurement of the CIMT and EAT is higher than the control group, suggests that adropin level is associated with endothelial dysfunction in these patients. Non-statistically significant adropin is in patients with and without proteinuria may be associated with low level of proteinuria and age of diabetes mellitus. Consequently adropin levels may be a marker early endothelial dysfunction in patients with diabetes.
Benzer Tezler
- Diyabetus mellitus'da gözlenen mikrovasküler komplikasyonların prostaglandinler ile olan ilişkisi
The Relation of microvaskular complications observed in diabetes mellitus with prostoglandins
CANAN NEBİGİL
Doktora
Türkçe
1985
Eczacılık ve FarmakolojiCumhuriyet ÜniversitesiFarmakoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. YUSUF SARIOĞLU
- Atherosklerotik kalp hastalıklarında risk faktörleri
Risk factors in the coronary artery disease
MURAT SUHER
- Çocuklarda akut stres hiperglisemisinde hormonal değişikliklerin ve kısa süreli prognozun incelenmesi
Başlık çevirisi yok
AYGÜN DİNDAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HÜLYA GÜNÖZ
- Tedaviye cevap vermeyen diyabetik makula ödeminde vitreoskizisin rolü
The role of vitreoschisis in diabetic macular edema refractory to treatment
MAKBULE BERNA ÖTÜK YAŞAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
Göz Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TUNÇ OVALI