Geri Dön

Primer edinsel nazolakrimal kanal tıkanıklığının sosyo-ekonomik faktörlerle ilişkisi

Demographic and clinical characteristics of patients with primary acquired nasolacrimal duct obstruction

  1. Tez No: 389734
  2. Yazar: UĞUR YAYLA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BÜLENT YAZICI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göz Hastalıkları, Eye Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Primer edinsel nazolakrimal kanal tıkanıklığı, sosyo-ekonomik düzey, demografik özellikler, Demografi, Lakrimal kanal tıkanması, Lakrimal sistem, Lakrimal sistem hastalıkları, Nazal tıkanma, Nazolakrimal kanal, Sosyoekonomik faktörler, Primary acquired nasolacrimal duct obstruction, socio-economic status, demographic characteristics, Demography, Lacrimal duct obstruction, Lacrimal apparatus, Lacrimal apparatus diseases, Nasal obstruction, Nasolacrimal ductus, Socio-economic factors
  7. Yıl: 2015
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Uludağ Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Türkiye'de, Güney Marmara bölgesinde, bir üçüncü basamak hastanesine başvuran ve primer edinsel nazolakrimal kanal tıkanıklığı (PENKT) bulunan hastaların demografik ve sosyo-ekonomik özelliklerini belirlemek ve PENKT sıklığı ile sosyo-ekonomik faktörler arasında bağıntı olup olmadığını incelemek. Gereç ve Yöntem: Ocak 2009 ve Mart 2014 tarihleri arasında, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı'na başvuran PENKT'li hastalar çalışma grubunu ve PENKT'siz yırtıklı retina dekolmanlı hastalar karşılaştırma grubunu oluşturdu. Her iki grupta ayrıntılı bir lakrimal muayene ve sosyo-ekonomik durum anketi yapıldı. Punktal veya kanaliküler tıkanıklığı, doğuştan veya sekonder nazolakrimal kanal tıkanıklığı ve geçirilmiş lakrimal cerrahi öyküsü bulunan ve 18 yaşından küçük hastalar çalışma dışında bırakıldı. Sonuçlar: Çalışma grubunda (n=526 hasta) kadın oranı %77.9, kontrol grubunda (n=110 hasta) %42.7'di (P<0,001). Ortalama hasta yaşı PENKT grubunda 52.5 yıl (veri aralığı: 19 - 92 yıl), kontrol grubunda 56.1 yıldı (veri aralığı: 18 - 85 yıl) (P=0,009). Başvuru sırasında bilateral PENKT (n=113 hasta) ve akut dakriyosistit sıklıkları sırasıyla, %21.5 ve % 16.1'di (n=103/639 göz). Kırsal bölgede yerleşim sıklığı PENKT grubunda %50.9, kontrol grubunda %16.4'dü (P<0,001). Tarımsal uğraş sıklığı da PENKT grubunda anlamlı ölçüde yüksekti (%50.3'e karşılık %15.5) (P<0,001). Kişisel ve ebeveyn eğitim süreleri, PENKT grubunda anlamlı ölçüde daha kısaydı (P<0,001). Kendi ekonomik durumunu tanımlama, aylık hane gelir düzeyi ve hane halkı sayısı gibi ölçekler açısından, PENKT grubu kontrol grubuna göre, daha düşük bir sosyo-ekonomik düzeyle eşleşiyordu (P<0,001). Tartışma: Bu verilerin literatür verileriyle karşılaştırılması işaret eder ki Türkiye'de PENKT gelişmiş Batı ülkelerine kıyasla daha erken yaşta görülebilir. Türkiye'de düşük sosyo-ekonomik durum ve eğitim düzeyi, ve kırsal bölgede yerleşim PENKT gelişimi açısından risk faktörleri olabilir.

Özet (Çeviri)

Demographic, Clinical and Socio-Economical Characteristics of Patients With Primary Acquired Nasolacrimal Duct Obstruction Purpose: To determine demographic and socio-economic characteristics of patients who presented to a a tertiary referral hospital in the southern Marmara region in Turkey and had primary acquired nasolacrimal duct obstruction (PANDO). Materials and Methods: Patients with PANDO who presented to the Uludag University School of Medicine Department of Ophthalmology between January 2009 and March 2014 formed the study group, and patients with rhegmatogenous retinal detachment without PANDO formed the comparison group. In both groups, detailed lacrimal examination and socio-economic status survey were performed. Patients who had punctal or canalicular obstruction, congenital or secondary to nasolacrimal duct obstruction or previous history of lacrimal surgery and those were under the age of 18 years were excluded from the study. Results: Frequency of female gender was 77.9% in the PANDO group (n=526 patients) and 42.7% in the control group (n=110 patients) (P<0,001). Mean patient age was 52.5 years (range: 19 and 92 years) in the study group and was 56.1 years in the study group (range: 18 and 85 years) (P=0,009). The frequencies of bilateral PANDO and acute dacryocystitis were 21.5% (n= 113 patients) and 16.1% (n=103/639 eyes), respectively. The frequency of placement in rural areas was 50.9% in PANDO group. and 16.4% in the control group (P<0,001). Meaningful extent was high in agricultural occupation frequency of also PANDO group (50.3% corresponded to 15.5%). Personal and parental education time was short, significantly more in PANDO group (P<0,001). Define their economic status, monthly household income and the number of such households in terms of scales, according to PANDO group control group was matched to a lower socio-economic status (P<0,001). Discussion: Comparison of these data with the literature data indicates that PANDO may occur at an earlier age in Turkey compared to the well-developed Western countries. In Turkey, low socio-economic status and education level, and rural residance may be risk factors for the PANDO development.

Benzer Tezler

  1. Göz yaşı kanalı tıkanıklığı tedavisinde eksternal, lazer yardımlı transkanaliküler ve endonazal dakriyosistorinostomi tekniklerinin, anatomik ve fonksiyonel başarısı ile hastaların yaşam kalitesi üzerine etkilerinin karşılaştırılması

    In treatment of tear duct objection external, laser-assisted transcanalicular and endonasal dacryocystorinostomy techniques, patients with anatomical and functional success effects on quality of life comparison

    ÇAĞLA HAKKANİ ÖZNAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Göz HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HÜSEYİN FINDIK

    DOÇ. DR. FEYZAHAN UZUN

  2. Edinsel nazolakrimal kanal tıkanıklığı olan hastalarda endoskopik endonazal dakriosistorinostomi sonrası klinik sonuçlarımız

    Our clinic outcomes in cases with acquired nasolacrimal canal obstruction after endoscopic endonasal dacryocystorhinostomy

    MEHMET HAFİT GÜR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Kulak Burun ve BoğazYüzüncü Yıl Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KÖKSAL YUCA

  3. Mitomisin-C'nin eksternal dakriyosistorinostomi sonuçlarına etkisi

    The effect of mitomycin-C on results of external dacryocystorhinostomy

    BERNA AKOVA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Göz HastalıklarıUludağ Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. BÜLENT YAZICI

  4. Primer edinsel nazolakrimal kanal tıkanıklığı olan hastalarda dakriyosistorinostomi öncesi ve sonrası meibomian bezlerin ve gözyaşı parametrelerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of meibomian glands and tear parameters before and after dacrycystorhinostomy in patients with primary acquired nasolacrimal duct obstructions

    KÜBRA TİNÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Göz HastalıklarıBursa Uludağ Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SERTAÇ ARGUN KIVANÇ

  5. Primer edinsel nazolakrimal kanal tıkanıklığı bulunan hastalarda lakrimal drenaj sisteminin anatomik özellikleri: Bir çok kesitli BT incelemesi

    Anatomical characteristics of lacrimal drainage system in patients with primary acquired nasolacrimal duct obstruction: A study of multislice CT

    EMİN ULUTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Radyoloji ve Nükleer TıpUludağ Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZEYNEP YAZICI