Geri Dön

Basit horlama ve obstrüktif uyku apne sendromunda pillar palatal implant ve uvulopalatal flep sonuçlarının karşılaştırılması

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 387047
  2. Yazar: SÜHEYL HAYTOĞLU
  3. Danışmanlar: DR. OZAN SEYMEN SEZEN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kulak Burun ve Boğaz, Otorhinolaryngology (Ear-Nose-Throat)
  6. Anahtar Kelimeler: Basit Horlama, Obstrüktif Uyku Apne Sendromu, Uvulopalatal Flep, Pillar Palatal İmplant
  7. Yıl: 2008
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: İstanbul Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Sağlıklı bir yaşam için sağlıklı ve kaliteli bir uyku gerekliliği tartışılmaz bir gerçektir. Günümüzde en sık kullanılan horlama cerrahisi Uvulopalatofaringoplastidir. Ancak çalışmalar daha başarılı ve daha kolay uygulanabilen, morbiditesi daha düşük yöntemleri geliştirmek için son yıllarda hızlanmıştır. Son 6 yılda uygulanmaya başlanan ve çeşitli yazarların UPPP ile karşılaştırıldığında daha başarılı bir yöntem olduğunu ileri sürdükleri Uvulopalatal Flep(UPF) ve Pillar Palatal İmplant yöntemlerini bizde hastalarımıza uyguladık ve bu iki popüler cerrahi yönteminin operasyondan 1 yıl sonraki başarılarını karşılaştırdık. Bu çalışma Mart 2004-Ocak 2008 tarihleri arasında Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi I. Kulak Burun Boğaz polikliniğine horlama yakınması ile başvuran 117 hastayı içerir. Anamnez alınmasından sonra her hastaya rutin K. B. B. muayenesi yapılmış, fleksible fiberoptik nazofarengoskopi uygulanmış, obstriksiyonun yeri dinamik olarak Müller manevrası ile belirlenmeye çalışılmıştır. Tüm hastalara pre-operatif Polisomnografi uygulanmış ve hastalar Apne-Hipopne indekslerine(AHI) göre 3 alt gruba ayrılmıştır (basit horlama, hafif dereceli OSAS, orta dereceli OSAS olmak üzere). Fizik muayene ve endoskopik olarak retropalatal obstriksiyonu gösterilmiş, uvula uzunluğu 15mm'den fazla olan hastalara Uvulopalatal flep operasyonu uygulanmış, obstriksiyonu gösterilemeyen hastalara Pillar palatal implant tekniği uygulanmıştır. Hastalar operasyondan 1 yıl sonra Ephworth uykululuk skalası(ESS) ve polisomnografi ile tekrar değerlendirilmiştir. Sonuçlar OSAS tipine göre ayrı ayrı karşılaştırlmıştır. Olguların ortalama yaşı 45.08±9.16'dır. Olguların 59'una (%50.4) Pillar, 58'ine (%49.6) UPF ameliyatı yapılmıştır. Her iki grup arasında postoperatif AHI ortalama değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>0.05). Pillar grubunda; preoperatif AHI düzeyine göre postoperatif AHI düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir değişim görülmemiştir (p>0.05). UPF grubunda; preoperatif AHI düzeyine göre postoperatif AHI düzeyinde görülen düşüş istatistiksel olarak ileri düzeyde anlamlıdır (p<0.01). Basit Horlama Grubunda; Pillar grubunda; preoperatif AHI düzeyine göre postoperatif AHI düzeyinde görülen artış istatistiksel olarak ileri düzeyde anlamlıdır (p<0.01). UPF grubunda; preoperatif AHI düzeyine göre postoperatif AHI düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir değişim görülmemiştir (p>0.05). Hafif OSAS Grubunda; Pillar grubunda; preoperatif AHI düzeyine göre postoperatif AHI düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir değişim görülmemiştir (p>0.05). UPF grubunda; preoperatif AHI düzeyine göre postoperatif AHI düzeyinde görülen düşüş istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0.05). Orta OSAS Grubunda; Pillar grubunda; preoperatif AHI düzeyine göre postoperatif AHI düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir değişim görülmemiştir (p>0.05). UPF grubunda; preoperatif AHI düzeyine göre postoperatif AHI düzeyinde görülen düşüş istatistiksel olarak ileri düzeyde anlamlıdır (p<0.01). Her 2 grup arasında postoperatif ESS ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır (p>0.05). Pillar grubunda; preoperatif ESS düzeyine göre postoperatif Epworth düzeyinde görülen düşüş istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0.05). UPF grubunda; preoperatif ESS düzeyine göre postoperatif Epworth düzeyinde görülen düşüş istatistiksel olarak ileri düzeyde anlamlıdır (p<0.01). Bu bilgiler ışığında retropalatal obstriksiyonu olan özellikle hafif OSAS ve orta OSAS grubu hastalarda UPF yöntemi tercih edilebilecek kısa sürede, kolay uygulanabilen, morbiditesi düşük bir yöntem olduğu görülmüştür. Ancak horlama şikayetlerinin ön planda olduğu, retropalatal obstriksiyon gösterilmemiş, cerrahinin riskli olduğu özellikle basit horlama grubundaki hastalar için minimal invaziv, kolay uygulanan, lokal anestezi altında kısa sürede uygulanabilen Pillar yöntemi ilk planda tercih edilebilir.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Ağır, orta, hafif derece obstrüktif uyku apne hipopne sendromu olan hastaların serum hepsidin ve paraoksonaz değerlerinin, basit horlamalı hastalarla karşılaştırılması

    Serum hepcidin and paraoxonase levels in patients with severe, moderate, mild obstructive sleep apnea hypopnea syndrome(osas):Comparison between the osas patients and simple snoring patients

    ÜMİT KÜÇÜKTEPE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Kulak Burun ve BoğazSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖMER TARIK SELÇUK

  2. Obstruktif uyku apne sendromunda trombosit aktivasyonu ve P-selektin arasındaki ilişki

    The relationship between platelet activation and P-selectin in obstructive sleep apnea syndrome

    ENGİN KORKMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Göğüs Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. BÜLENT TUTLUOĞLU

  3. Ağır, orta, hafif tıkayıcı uyku apne hipopne sendromlu hastaların serum iskemik modifiye albümin düzeyinin basit horlaması olan hastalarla karşılaştırılması

    Erum ischemia modified albumin levels inpatients with severe, moderate, mildobstructive sleep apnea hypopnea syndrome(OSAS): Comparison between the osas patients andsimple snoring patients

    UMMAN TUNÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Kulak Burun ve BoğazSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÜSTÜN OSMA

  4. Horlama ve obstrüktif sleep apne sendromu hastalarında damak radyofrekans uygulanması etkinliğnin değerlendirilmesi

    Evaluate the possible efficacy of radiofrequency application to the palate at the patients with snoring and mild obstructive sleep apnea syndrome

    AYDIN VAROLGÜNEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Kulak Burun ve BoğazDicle Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FARUK MERİÇ

  5. Uyku apne sendromunda asid reflünün öneminin özofageal impedans tekniği ile değerlendirilmesi

    Determination the role of acid reflux in obstructive sleep apnea syndrome with esophageal impedance

    FATİH ERMİŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Gastroenterolojiİstanbul Üniversitesi

    Dahili Tıp Bilimleri Bölümü

    PROF. DR. ZEYNEL MUNGAN