Geri Dön

Çocukluk çağı ekzojen obezitesinde metabolik sendrom parametrelerinin değerlendirilmesi

Evaluation of metabolic syndrome parameters in childhood eksogen obesity

  1. Tez No: 384235
  2. Yazar: NAZMİYE BENGÜ KARAÇAĞLAR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. PELİN BİLİR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Aile, Anne sütü, Metabolik sendrom, Obezite, Çocuklar, Family, Milk-human, Metabolic syndrome, Obesity, Children
  7. Yıl: 2014
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Arka Plan: Çocukluk çağı obezitesi halk sağlığını tehdit eden en sık hastalıklardan biri olarak kabul edilir. Obezite, koroner kalp hastalığı, hipertansiyon, dislipidemi, insülin direnci ve metabolik sendroma neden olan temel bozukluklardan birisidir. Çocuklarda insülin direncinin en büyük sebebi obezitedir. Abdominal obezite, hipertansiyon, dislipidemi, insülin direnci veya tip 2 diyabetes mellitus birlikteliği metabolik sendrom (MetS) olarak tanımlanmaktadır. MetS yalnızca erişkinler için ciddi bir problem olmayıp, artan bir oranda çocuk ve adölesanları da tehdit etmektedir. Çocuklarda son yıllarda MetS sıklığının obezite sıklığına paralel olarak arttığı bildirilmektedir. Amaç: Bu çalışmada toplumumuzda giderek daha sık görülen bir sağlık sorunu olan ekzojen obezitesi olan olguların klinik özellikleri ve metabolik sendrom risk faktörlerinin araştırılması, MetS sıklığının saptanması, MetS ve aile öyküsünün ilişkisinin saptanması, MetS parametrelerinin dağılımının (glukoz metabolizmasındaki değişim, dislipidemi parametlerindeki değişim, hipertansiyon varlığı gibi) saptanması, bu parametrelerin birbiri ile olan ilişkisinin belirlenmesi, obezite-MetS arasındaki ilişkinin saptanması, obez çocukların klinik ve laboratuvar değerlerini incelemeyi ve beş yıllık süreçte bu verilerde değişme olup olmadığını araştırmayı amaçladık Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 296 olgunun ortalama yaşı yaşı 10.4 ±3.4' tü. Olguların 168'i kız (%56.8), 128'i erkekti (%43.2). Tüm hastaların 147'sinin (%49.7) prepubertal dönemde, kalan 149 hastanın (%50.3) ise pubertal dönemde olduğunu saptandı. Annedeki obezite öyküsünün VKİ ve RVKİ ile ilişkisi değerlendirildiğinde; annesinde obezite olan ve olmayan hastalar arasında VKİ' nin istatistiksel olarak sınırda anlamlı bir farka ulaştığı (p=0.048) ve RVKİ' nin 2 grup arasında istatistiksel olarak farklı olduğu saptandı (p=0.002). Hastaların 39' unda (%13.2) hipertansiyon, 116' sında (%39.2) dislipidemi, 144' ünde (%47.3) anormal glukoz homeastazisi olduğu saptandı. MetS açısından hastalar değerlendirildiğinde MetS kriter1' e göre 113 hastaya (%38.1), MetS kriter 2' ye göre 91 hastaya (%30.7) MetS tanısı kondu. MetS olan hastaların çoğunun pubertal dönemde olduğu saptandı (p<0.001). HT, dislipidemi, glukoz metabolizma bozukluğu ve MetS olan ve olmayan hastalar karşılaştırıldığında anne sütü kullanım süreleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu (sırasıyla p<0.001, <0.001, 0.036, <0.001) Hastaların %27.7' sinde (64 hasta) hepatosteatoz, metabolik sendromu olan hastaların ise %34.5'inde hepatosteatoz saptandı. Obez hastalardaki metabolik sendromun yıllar içindeki değişimine bakılacak olursa MetS olan hasta sayılarının artmasına rağmen tanı konulan yıldaki sıklıkları değerlendirildiğinde yıllar arasında istatiksel olarak anlamlı fark olmadığı saptandı (p<0.001). Sonuç: Yıllar içinde obezite nedeni ile başvuran hasta sayısının arttığını ve metabolik olarak kötüye gittiğini saptadık. Bunun nedeni ayaküstü yenen yiyeceklere ulaşımın kolaylaşması, hazır gıdalardaki çeşitliliğin artması, hareketsiz geçirilen sürenin (TV ve bilgisayar karşısı veya dershane-etüd gibi ortamlar) uzaması olabilir. Ebeveynlerdeki obezite ile çocukların obezite derecesi arasında ilişki saptanması, obezitenin önlenmesinde aileden başlayarak toplumsal bilinçlenmenin önemini vurgulamaktadır. Evin içinden başlayarak fiziksel aktivitenin artması ve beslenme düzeninin değiştirilmesi önlem ve tedavide ele alınması gereken öncelikli unsurdur. Anne sütü kullanımı ile obezite, MetS ve diğer risk faktörleri arasındaki ilişki nedeniyle bebeklik döneminde anne sütü kullanımın ve kullanım süresinin arttırılması açısından ebveynlerin bilgilendirilmesinin çocukluk ve erişkin dönemde olaşabilecek kronik hastalıkları önleme açısından önemi büyüktür.

Özet (Çeviri)

Background: Childhood obesity is considered as one of the most common public health problems. Obesity is one of the basic disorders that cause coronary heart disease, hypertension, dyslipidemia, insulin resistance and metabolic syndrome. Obesity is the most common cause of insulin resistance in children. Abdominal obesity, hypertension, dyslipidemia, insulin resistance or type 2 diabetes mellitus togetherness is defined as metabolic syndrome (MetS). MS is a serious problem not only for adults, an increasing proportion of children and adolescents are also affected. In recent years, the prevalence of MS in children in parallel with the increased prevalence of obesity has been reported. Objective: In this study we aimed to investigate the clinical features and metabolic syndrome risk factors among patients with exogenous obesity which is an increasingly common health problem in Turkish society, the incidence of the MetS and relationship between MetS and family history, distribution of MetS parameters (glucose metabolism abnormalities, dyslipidemia parameter abnormalities and presence of hypertension etc.), the relation between these parameters, the relation between MetS and obesity, clinical and laboratory parameters of obese children and whether this findings change by year or not. Results: The study included 296 patients of mean age 10.4 ± 3.4 years. 168 of patients were female (56.8%) and 128 were male (43.2%). 147 of all patients (49.7%) were in prepubertal period, the remaining 149 patients (50.3%) were in pubertal period. When the relation between maternal obesity and BMI and RBMI was evaluated, we found statistically significant difference for RBMI (p=0.002) and a borderline significant difference for BMI (p=0.048) between groups. Hypertension was detected in 39 patients (13.2%), dyslipidemia was detected in 116 cases (39.2%) and an abnormal glucose homeostasis was detected in 144 patients (47.3%). When patients were evaluated for MetS; 113 patients (38.1%) diagnosed with MetS according to MetS criteria 1.But according to MetS criteria 2, ninety one patients (30.7%) were diagnosed with MetS. Most of the patients with MetS were in pubertal period (p<0.001). Breastfeeding duration differed significantly between patients with or without hypertension, dyslipidemia, impaired glucose metabolism and MetS (Respectively p <0.001; <0.001; 0.036; <0.001). Hepatosteatosis was detected in 27.7% (64 patients) of all patients and 34.5% of patients with MetS. Change of MetS frequency among obese patients is evaluated. However number of patients with MetS increases by years, annual frequencies did not statistically differ (p=0.681). Conclusion: We found that number of patient's admittance with obesity has increased and metabolic status is worsening. This may be explained by easier access to fast food, increased variety of frozen foods and prolonged sedentary live (TV and computer or classroom). Determination of the relationship between parents' obesity and childhood obesity emphasizes the importance of social consciousness starting from the family to prevent obesity. Increase of physical activity and dietary changes starting from home are important components for both prevention and treatment. Because of the relation between breastfeeding duration and obesity, MetS and other risk factors, it is very important to inform parents for breastfeeding and longer breastfeeding durations to avoid from chronic diseases in childhood and adulthood.

Benzer Tezler

  1. Çocukluk çağı obezitesinde kemik yaşının değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    MERAL KARADAĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MURAT AYDIN

  2. Ekzojen obezitenin çocuklarda yaş gruplarına göre dağılımı ve metabolik komplikasyonlarının incelenmesi

    Investigation of the distribution and metabolic complications of exogene obesity in children by age groups

    BÜŞRA KAYGUSUZ AYDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BERAY SELVER EKLİOĞLU

  3. Eksojen obezitesi olan çocuklarda metabolik sendrom ve tip 2 diyabet sıklığı

    Prevelance of metabolic syndrome and type 2 diabetes in children with exogenous obesity

    ASUMAN DEMİRBUĞA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RÜVEYDE BUNDAK

  4. Çocukluk çağı obezitesini etkileyen faktörlerin retrospektif olarak araştırılması ve 10 yıllık izlemi

    Retrospective study of factors affecting childhood obesity and 10-year follow-up

    BELGİN DELİKKAYA TÜZÜN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RUHSAR DAMLA GÖKŞEN

  5. Obezite tanısı ile izlenen hastaların klinik izlem verileri

    Clinical follow-up data of patients monitored with an obesity diagnosis

    İLKEM GARDİYANOĞLU AKÇAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERDAL KURNAZ