Çocukluk çağı obezitesini etkileyen faktörlerin retrospektif olarak araştırılması ve 10 yıllık izlemi
Retrospective study of factors affecting childhood obesity and 10-year follow-up
- Tez No: 881921
- Danışmanlar: PROF. DR. RUHSAR DAMLA GÖKŞEN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Çocuk obezitesi, Pediatric obesity
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Endokrinoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Obezite, ülkemizde ve dünyanın diğer ülkelerinde önemli bir halk sağlığı sorunudur. Beslenme değişiklikleri ve artan fiziksel aktivite dahil aile temelli yaşam tarzı müdahaleleri, çocuklarda kilo yönetiminin temelidir. Tedavinin başlangıç aşamasının belirlenmesinde çocuğun yaşı, obezitenin şiddeti ve obeziteye bağlı komorbiditelerin varlığı göz önünde bulundurularak kilo yönetimine aşamalı bir yaklaşım önerilmektedir. Bu çalışmada ekzojen obezitesi olan çocuklarda başvuruda obeziteye neden olabilecek nedenleri, ağırlık kaybı yönetimi ve ağırlık artışından kaynaklanan komorbiditelerin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Ege Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Endokrinoloji ve Diyabet Bilim Dalı Polikliniğinde ekzojen obezite tanısıyla 10 yıl düzenli takip edilen 72 hasta çalışmaya alındı. Katılımcıların demografik özellikleri, öz ve soygeçmiş bilgileri, fizik muayene bulguları, komorbiditeleri, izlem ve beslenmeye uyumu, egzersiz alışkanlıkları kullanılan tedaviler retrospektif olarak değerlendirildi. Bulgular: Olguların başvuruda ortalama yaşı 9,6 yıl (±1,7), %69,4'ü kızdı. Ortalama ağırlıkları 55,6 (±15,2) kg, vücut kitle indeksi (VKİ) standart derivasyon skoru (SDS) +2,55(±0,43) idi. 39'unda (%54,2) evre 1, 23'ünde (%31,9) evre 2, 10' unda (%13,9) evre 3 obezite saptandı. Başvuruda VKİ SDS ve obezite evresi cinsiyete göre fark göstermedi. Tek izlem hariç diğer tüm izlemlerde insülin direnci (IR) olanların VKİ SDS'sinin ortalama değeri IR olmayanlardan anlamlı olarak daha yüksekti (p=0,008, 6.ay=0,047, 5.yıl=<0,001 ve 10.yıl=<0,001). Başvuru hariç diğer tüm izlemlerde metabolik sendromu (MS) olanların VKİ SDS'sinin ortalama değeri MS olmayanlardan anlamlı olarak daha yüksekti (p:6.ay=0,021, 1.yıl=0,025, 5.yıl=0,004 ve 10.yıl=<0,001). Başvuruda erkeklerde kızlara göre Aspartat Aminotransferaz (AST); 36(±38,7), 22(±6,9) U/L (p=0,01), Alanin Aminotransferaz (ALT); 47(±69,6), 21(±6,9) U/L (p=0,02) değerleri ve hepatosteatoz görülme sıklığı (%16, %36,4 p=0,04) yüksekti. Takibin herhangi bir aşamasında fazla ya da normal kiloya gelebilenlerin başvurudaki ağırlık ve VKİ SDS'lerinin gelemeyenlere göre anlamlı olarak daha düşük olduğu görüldü(p=0,009 ve <0,001). Ailesinde obezite öyküsü olanların takipte normal ya da fazla kilolu olma oranı düşük bulundu(p=0,008). Sonuç: İnsülin direnci ve MS VKİ SDS'si ile doğrudan ilişkilidir. Obez erkeklerde karaciğer fonksiyon testleri (KCFT) yüksekliği ve hepatosteatoz daha belirgindir. Başvuru ağırlığı SDS, VKİ SDS, ailede obezite olması, uzun süreli izlemde yaşam tarzı ve medikal önerilerden bağımsız olarak gelecekteki obezite derecesini belirlemektedir. Başvuru sırasındaki obezite evresi, takipte fazla ya da normal kiloya gelmeyi etkilemektedir. Bu nedenle sağlık politikalarında obeziteyi önlemeye odaklanılması önemlidir.
Özet (Çeviri)
Objective: Obesity has emerged as a significant public health issue worldwide. Lifestyle interventions based on family involvement, including diet changes and increased physical activity, are the cornerstone of weight management in children. A gradual approach to weight management is recommended, taking into account the child's age, the severity of obesity, and the presence of obesity-related comorbidities in determining the initial stage of treatment. This study aimed to evaluate the factors contributing to obesity at presentation, weight loss management, and the assessment of comorbidities resulting from weight gain in children with exogenous obesity. Materials and Methods: Seventy-two children diagnosed with obesity who were regularly followed up for 10 years at the Department of Pediatric Endocrinology and Diabetes, Ege University School of Medicine, were included in this study. The participants's demographic characteristics, personal and family history, physical examination findings, comorbidities, laboratory results, adherence to follow-up and nutrition, and treatments used were retrospectively evaluated. Results: The mean age of the cases at presentation was 9.6 years (±1.7), 69.4% female. Mean weight at presentation was 55.6 kg (±15.2), and BMI SDS was +2.55 (±0.43). Stage 1 obesity was found in 39 (54.2%) cases, stage 2 in 23 (31.9%) cases, and stage 3 in 10 (13.9%) cases at presentation. There was no significant difference in BMI SDS and obesity stage at presentation based on gender. Except for a single follow-up, the average BMI SDS of those with insulin resistance was significantly higher than those without insulin resistance in all other follow-ups (p=0.008, 6 months=0.047, 5 years=<0.001, and 10 years=<0.001). Except for the presentation, average BMI SDS of those with metabolic syndrome was significantly higher than those without metabolic syndrome in all other follow-ups (p-value, 6 months=0.021, 1 year=0.025, 5 years=0.004, and 10 years=<0.001). At presentation, AST (36±38.7 vs. 22±6.9 U/L, p=0.01), ALT (47±69.6 vs. 21±6.9 U/L, p=0.02), and the frequency of hepatosteatosis (16% vs. 36.4%, p=0.04) were higher in males compared to females. Those who were able to achieve normal or excess weight during follow-up had significantly lower weight and BMI SDS at presentation compared to those who did not (p=0.009 and <0.001). Obesity stage at presentation affected the achievement of normal or excess weight during follow-up. It was found that those with a family history of obesity had a lower rate of normal or excess weight during follow-up (p=0.008). Conclusion: Insulin resistance and metabolic syndrome are directly related to BMI SDS. Elevated liver function tests and hepatosteatosis are more pronounced in obese males. The initial weight, BMI SDS, family history of obesity, lifestyle during long-term follow-up, and medical recommendations determine future obesity levels independently. Therefore, focusing on preventing obesity in health policies is crucial.
Benzer Tezler
- Çocuklarda akut viral hepatit etkenlerinin bizdeki insidansı
Başlık çevirisi yok
SEYED ALİ NAGHİ KAZEMİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GÜNGÖR TÜMAY
- Emevi Halifesi Ömer b. Abdülaziz ve Devri (717-720)
Başlık çevirisi yok
MEVLÜT KOYUNCU
Doktora
Türkçe
1987
Tarihİstanbul ÜniversitesiOrtaçağ Tarihi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HAKKI DURSUN YILDIZ
- Çocukluk çağı tek taraflı fıtıklarında karşı taraf fıtığını ortaya koyabilmeyi amaçlayan klinik bir çalışma
Başlık çevirisi yok
ERBUĞ KESKİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiÇocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Çocukluk çağı aritmilerinde sol ventrikül fonksiyonlarının iki boyutlu ekokardiyografi ile değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
M.AKİF GÜVEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı