Kromozom radyoduyarlığının, meme ve kolon kanser hastalarındaki tedavi prognozunu belirlemedeki rolünün araştırılması
An investigation of the role of chromosomal radiosensitivity in prediction of prognosis of breast and colon cancer patients
- Tez No: 352250
- Danışmanlar: PROF. DR. TUNCAY ORTA
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Biyoloji, Biology
- Anahtar Kelimeler: Kromozom radyoduyarlığı, meme kanseri, kolon kanseri, lenfositler, nükleoid proteinler, glutatyon, Tietze yöntemi, mikronükleus, ön tanı testi, Chromosome radiosensitivity, breast cancer, colon cancer, lymphocytes, nucleoid proteins, glutathione, Tietze assay, micronuclei, predictive test
- Yıl: 2014
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Biyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Genel Biyoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Kanser hastalarının radyoterapi sonrası gösterdikleri farklı prognozlar tümör hücrelerinin radyasyona verdikleri farklı duyarlılık cevaplarına bağlıdır. Duyarlı bireylerin tolere edeceklerinden yüksek oranda radyasyona maruz kalmamaları ve dirençli bireylerin de yeterli radyasyon dozunu almadıklarında kanserin yeniden nüks etme olasılığını ortadan kaldırmak için bireysel tedavi yöntemine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu tez çalışması 16 meme ve 9 kolon kanser hastası ile yapılmıştır. Kanser hastalarının radyasyon tedavisine karşı gösterdikleri farklı prognozların tedavi öncesi belirlenmesine yönelik bu çalışmada bireylerin radyuduyarlık farklılıklarını saptamada MN tekniği kullanılmıştır. Tedavi sonrası gözlenen prognoz farklılıklarının tedavi başlamadan önce tahmin edilmesini sağlayabilecek“ön tanı”testlerinin varlığı, hastanın kendisine özel tedavi planının uygulanması ile tedaviden optimum yarar sağlamasına sebep olur. Tedavi öncesi hastalardan elde edilen periferik kan lenfositlerindeki kromozom radyoduyarlığının, hücre içi oksidatif metabolizmada etkili olan glutatyon molekül miktarlarının ve kromozom yapısallığını sağlayan nükleoid proteinlerin hastaların tedavi sonrası prognozunu belirlemedeki rolü araştırılmıştır. Meme ve kolon kanser hastalarının doğal (spontan) ve mutlak MN frekansları karşılaştırıldığında anlamlı bir farkın olmadığı gözlenmiştir. Her iki grupta proliferatif indekslerin (Pİ) istatistiksel karşılaştırılmalarında anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Meme ve kolon kanserli hastaların lenfositlerinde ölçülen GSH miktarları ile doğal ve mutlak MN frekansları arasındaki ilişkiye bakıldığında hücre içi artan GSH seviyeleri ile MN sıklıkları arasında bir korelasyon gözlenmemiştir. Farklı kanser hastalarındaki nükleoid proteinler profilleri ise değişim göstermemiştir.
Özet (Çeviri)
The different prognosis of cancer patients after radiotheraphy depend on the answers of different sensitivity of tumor cells. Individual treatment procedure is a need for sensitive individuals not to expose excess of high dose radiation and also to eliminate the recurrence of cancer in restistant individuals. This doctorate study was performed with breast and colon cancer patients. Technique of MN was used to determine the differences in radiosensitivity of cancer patients showing different prognosis after radiation treatment. The presence of ''predictive'' tests supplying an information about different prognosis after treatment will supply optimum efficiency to patient by using individual treatment plan for self. The chromosome radiosensitivities of peripheral blood lymphocytes of patients taken before treatment procedure were investigated to determine the role of nucleoid proteins which supply structural integrity to chromosomes and the amount of glutathione molecule effective on oxidative metabolism over the role of prognosis of patients after treatment procedure. When the spontaneous and absolute MN frequencies related to breast and colon cancer patients were compared, no significant differences were detected. In both two groups comparisons between PI's showed no significant difference. When the spontaneous and absolute MN frequencies related to GSH measured in the lymphocytes of breast and colon cancer patients were compared, no significant differences were detected between GSH levels and MN frequencies. Nucleoid protein profiles between different cancer patients showed no difference.
Benzer Tezler
- Kromozom radyoduyarlılığının kanser riskinin belirlenmesinde kullanılabilirliği
The use of chromosomal radiosensitivity in predicting cancer risk
MELEK ÖZLEM KOLUSAYIN OZAR
- Yapısal kromozom anomalilerinin saptanmasında“high resolution”bantlama yönteminin rolü
Başlık çevirisi yok
GÜL LEYLA KILIÇ
Yüksek Lisans
Türkçe
1990
Tıbbi Biyolojiİstanbul ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEMNUNE YÜKSEL APAK
- Yenidoğan normal ve anomalili bebeklerde tripsin giemsa bantlama (GTG) yöntemi ile kromozomların morfolojik olarak değerlendirilmesi ve kromozom bantlarının demonstrasyonu
Morphological examine of the chromosomes with method of tripsin giemsa banding (GTG) and demonstrate of the chromosomes bands at normal and anomaly infants
MERAL SEVÜK
- Akut lösemi tanılı olgularda kromozom ve kardeş kromatid değişimi (KKD) analizi
Chromosome and sister chromatid exchange analysesin acute leukemia cases
MUSAFFE TUNA
Yüksek Lisans
Türkçe
1992
Tıbbi BiyolojiAnadolu ÜniversitesiTıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MUSTAFA SOLAK
- İzokromozomal anomaliler ve kromozom 2`de ilk defa görülen bir izokromozom olgusu
Başlık çevirisi yok
AYŞE SAĞIROĞLU