Kromozom radyoduyarlılığının kanser riskinin belirlenmesinde kullanılabilirliği
The use of chromosomal radiosensitivity in predicting cancer risk
- Tez No: 283144
- Danışmanlar: PROF. DR. TUNCAY ORTA
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Biyoloji, Biology
- Anahtar Kelimeler: Kromozom düzensizlikleri, Neoplazmlar, Chromosome aberrations, Neoplasms
- Yıl: 2009
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Biyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Genel Biyoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Kanser riskine önceden belirlenebilir nitelik kazandırılması, hastalığı indükleyen mekanizmaların aydınlatılmasında, hastalığın erken teşhis edilmesi sonucu hasta sağ kalımlarının uzatılmasında, etkin ve ekonomik tedavi protokollerinin geliştirilerek mortalite ve morbiditenin azaltılmasında çok önemlidir. Kromozom aberasyonlarının biyolojik işaretleyiciler olarak kullanıldığı çalışmalar, artan aberasyon seviyelerinin kansere yatkınlıkta önemli bir gösterge olduğuna işaret etmektedir. Bu çalışmalarda bir veya birkaç kanser çeşidi kullanılmıştır. Kromozom radyoduyarlılığının indikatörleri olan kromozom aberasyonlarının kanser riskinin belirlenmesinde rolünün net olarak açıklanabilmesi için daha fazla kanser çeşitlerinin kullanıldığı çalışmalara gerek vardır. Bu nedenle bu doktora tez çalışmasında kromozom radyoduyarlılığının kanser riskini belirlemedeki rolü dört farklı kanser çeşidi (meme, akciğer, prostat ve kolon) için çalışılmıştır. Bireylerin genomlarındaki yapısal stabilitenin ve/veya DNA onarım mekanizmalarındaki etkenliklerine bağlı olarak azalan veya artan kromozom radyoduyarlılığının kanser riskini belirlemede kullanılabilirliği araştırılmıştır.Bu tez çalışmasında; yeni kanser teşhisi konmuş 30 meme kanseri, 30 akciğer kanseri, 30 prostat kanseri ve 30 kolon kanseri hastasının yer aldığı 120 kişilk kanser hasta grubu ve bunlara uygun sağlıklı grupta yer alan 60 kontrol bireyin periferik kan lenfositlerindeki spontan (0 Gy) ve in vitro 2 Gy ışınlaması sonrası oluşan kromozom aberasyonları karşılaştırılmıştır. Her bir grup için ışınlama öncesi ve sonrasında serbest asentrikler, disentrikler ve sentrik halka aberasyonları sayılmış ve ışınlama sonrası elde edilen değerlerin sponton değerlerden çıkartılması ile mutlak sıklıklar hesaplanmıştır. Bu aberasyonların içerisinden radyasyon hasarının primer indikatörü olan disentrikler ve toplam aberasyonlar kromozom radyoduyarlılığının etkenliğini belirlemek amacı ile her bir grup için değerlendirilmiştir. İstatistik değerlendirmeler sonucunda, mutlak disentrik sıklıklarına göre, meme kanseri hasta grubu ile bu gruba karşılık gelen kontrol bireylerle yapılan karşılaştırmada, aradaki farkın anlamsız olduğu, akciğer kanseri hasta grubu ile uygun kontrol bireylerle yapılan karşılaştırmada, aradaki farkın p< 0.01 düzeyinde anlamlı olduğu, prostat kanseri hasta grubu ile bu gruba karşılık gelen kontrol bireylerle yapılan karşılaştırmada aradaki farkın p< 0.01 düzeyinde anlamlı olduğu ve kolon kanseri hasta grubu ile uygun kontrol bireylerle yapılan karşılaştırmada ise aradaki farkın anlamsız olduğu gözlenmiştir. Fakat erkek hastalar ve bunlara uygun erkek kontroller ile kadın hastalar ve bunlara uygun kontrol kadın bireyler kendi cinsleri içinde toplam aberasyonlar açısından karşılaştırıldığında aradaki farkerkekler için p<0.001 düzeyinde ileri derecede anlamlı fakat kadın bireyler için anlamsız bulunmuştur. Bunlara ek olarak toplam mutlak disentrik aberasyon değerlerinin 120 kanser hastası ve 60 kontrol bireyle karşılaştırılması sonucunda aradaki farkın p<0.01 düzeyinde anlamlı olduğu ve toplam mutlak aberasyon sıklıklarının da her iki grup arasında ileri derecede anlamlı (p<0.001) olduğu belirlenmiştir.Bu tez çalışmasının sonucu olarak prostat ve akciğer kanseri hasta gruplarındaki kromozom radyoduyarlılığının kanser riskini belirleyici yönde olduğu, meme kanseri ve kolon kanser riskinin belirlenemeyeceği yönünde olduğu fakat toplam kanser grupları değerlendirildiğinde ortaya çıkan anlamlı farkın kanser çeşidine bakılmaksızın genel anlamda kromozom radyoduyarlılığının kanseri riskinin belirlenmesine ışık tutabileceği şeklindedir.
Özet (Çeviri)
Prediction of cancer risk is an important phenomenon. If cancer risk prediction researches could be completed, survivals of the patients become longer and by improvement in economical treatment protocols morbidity and mortality become less. Studies about chromosome aberrations as biological indicators have shown that increasing chromosome aberrations levels might be used as indicators of cancer predisposition. One or a few types of cancers were examined through these researchs. It is thought that to explain the role of chromosome aberrations which are indicators of chromosomal radiosensitivity in predicting cancer risk; more types of cancers should be researched. That?s the reason why four types of cancers (breast, lung, prostate and colon) were examined in this study. Chromosomal radiosensitivity which may differ more or less, due to structural genomic stability of individual and/or effectiveness of DNA repair mechanisms was searched to determine prediction of cancer risk.In this study, we evaluated chromosome aberrations in spontenously (0 Gy) and after 2 Gy in vitro irradiation of peripheral blood lymphocytes? of 120 cancer patients as newly diagnosed 30 breast, 30 lung, 30 prostate and 30 colon cancer with their matching healthy individuals. For each group; before and after irradiation; acentrics, dicentrics and rings were counted and absolute frequencies as substracting irradiated values from spontenous values were calculated. Dicentrics as being primer indicator of radiation and total chromosome aberrations were evaluated for each group to predict effectiveness of chromosomal radiosensitivity. According to the absolute dicentrisc frequencies; calculated as substracting spontenous dicentric frequencies from 2 Gy irradiated dicentrics frequencies; for breast cancer patient group we found that as it is considered not significant, for lung cancer patient group; we found that p<0.01 as it is considered significant, for prostate cancer patient group; we found that p<0.01 as it is considered significant, for colon cancer patient group; we found that as it is considered not significant. But men patients with matching healthy men and women patients with matching healthy women, there was a very significant difference as p<0.001 for men but not for women study group. According to absolute total dicentrics aberrations, there was also a significant difference between 120 cancer patients and their matching 60 controls.According to these results of this thesis study, for prostate and lung cancer patient groups; chromosomal radiosensitivity might predict cancer risk, but not for breast and colon cancer patient groups; but whole total aberrations without any idea of cancer type; chromosomal radiosensitivity might enlighten the possibility of predicting cancer risk.
Benzer Tezler
- Kromozom radyoduyarlığının, meme ve kolon kanser hastalarındaki tedavi prognozunu belirlemedeki rolünün araştırılması
An investigation of the role of chromosomal radiosensitivity in prediction of prognosis of breast and colon cancer patients
TUĞÇE ERKOL ÖZSOY
- Yapısal kromozom anomalilerinin saptanmasında“high resolution”bantlama yönteminin rolü
Başlık çevirisi yok
GÜL LEYLA KILIÇ
Yüksek Lisans
Türkçe
1990
Tıbbi Biyolojiİstanbul ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEMNUNE YÜKSEL APAK
- Yenidoğan normal ve anomalili bebeklerde tripsin giemsa bantlama (GTG) yöntemi ile kromozomların morfolojik olarak değerlendirilmesi ve kromozom bantlarının demonstrasyonu
Morphological examine of the chromosomes with method of tripsin giemsa banding (GTG) and demonstrate of the chromosomes bands at normal and anomaly infants
MERAL SEVÜK
- Akut lösemi tanılı olgularda kromozom ve kardeş kromatid değişimi (KKD) analizi
Chromosome and sister chromatid exchange analysesin acute leukemia cases
MUSAFFE TUNA
Yüksek Lisans
Türkçe
1992
Tıbbi BiyolojiAnadolu ÜniversitesiTıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MUSTAFA SOLAK
- İzokromozomal anomaliler ve kromozom 2`de ilk defa görülen bir izokromozom olgusu
Başlık çevirisi yok
AYŞE SAĞIROĞLU