Çocuklarda kontrast madde sonrası oluşan böbrek hasarının erken tanısında sistatin C, NGAL, NAG/kreatinin düzeyleri ve vücut kompozisyonu ile ilişkisi
Diagnosis of contrast induced nephropathy using cystatin-C, NGAL and NAG/creatinine ratio in children and association of cin with body composition
- Tez No: 316809
- Danışmanlar: PROF. DR. HARİKA ALPAY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Nefroloji, Child Health and Diseases, Nephrology
- Anahtar Kelimeler: Böbrek hastalıkları, Kontrast maddeler, NGAL, Nefrotoksisite, Nötrofiller, Sistatinler, Vücut kompozisyonu, Kidney diseases, Contrast media, NGAL, Nephrotoxicity, Neutrophils, Cystatins, Body composition
- Yıl: 2012
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Marmara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Pediatri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Çocuk Nefrolojisi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZETAmaç: Kontrast madde ilişkili nefrotoksisite, radyokontrast madde uygulamasından sonra glomerul filtrasyon hızınının (GFH) azalması olarak tanımlanmaktadır. Çalışmamızda, çocuklarda, kontrast madde uygulaması sonrasında oluşan nefrotoksisitenin, değişik biyokimyasal belirteçler kullanılarak saptanması ve anjiografi öncesi biyoimpedans yöntemiyle belirlenen vücut kompozisyonunun, nefrotoksisite ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır.Gereç-Yöntem: Dr Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Pediatrik Kardiyoloji Bölümü'nde elektif anjiyografi yapılan 3-19 yaşları arasında 91 hasta ve M.Ü.T.F. genel pediatri polikliniğinden seçilen 50 sağlıklı kontrol olgusu çalışmaya alındı. Kontrol olgularından bir kez, hastalardan kontrast madde uygulamasından önce ve 6, 12, 24 saat sonra kan ve idrar örnekleri alındı. Kanda kan üre azotu (BUN), kreatinin, sistatin C, sodyum, nötrofil gelatinase-associated lipocalin (NGAL), idrar örneklerinden de N-asetil ß glukozaminidaz (NAG) ve kreatinin düzeyleri bakıldı, NAG, aynı idrardaki kreatinin ile oranlandı. Schwartz formülü kullanılarak tahmini glomeruler filtrasyon hızları (t-GFH) hesaplandı. Tüm olgulara vücut kompozisyonu analizi (VKA) yapıldı.Bulgular: Hasta grubunun 40'ı erkek (%44), 51'i kız (%56), kontrol olgularının 16'sı erkek (%32), 34'ü kız (%68) idi. Yaş ortalaması 91 hastada 8.7±4.29, 50 kontrol olgusunda 9.49±3.85 olarak bulundu.Hastalar ve kontroller karşılaştırıldığında, bazal serum sodyum, NGAL ve idrar NAG/kreatinin oranları yönünden iki grup arasında anlamlı fark saptandı (p<0.0001, p<0.0001, p=0.036), BUN, kreatinin ve sistatin C ölçümleri farklı bulunmadı.Bazal ve radyokontrast madde uygulamasından 6, 12 ve 24 saat sonraki kan ve idrar örneklerinin tam olduğu 85 hastanın sıralı verileri değerlendirildi. Serum sistatin C ortalamalarının 12. saat sonra anlamlı olarak yükseldiği gözlendi (p<0.001). Serum NGAL düzeyleri ve NAG/kreatinin oranının sıralı ölçümleri değerlendirildiğinde ilk altı saatte her iki belirteçte de artış olduğu gözlendi.Radyokontrast madde verilmesinden sonraki 24 saatlik izlemde, 91 hastanın 18'inde akut böbrek hasarı (ABH) gelişti (%19.8). Akut böbrek hasarı gelişen ve gelişmeyen grupların bazal tetkiklerinde BUN, kreatinin, sistatin C, NGAL ve idrar NAG/kreatinin oranlarında fark olmadığı görüldü. Sıralı alınan örneklerde kreatinin ve t-GFH ortalamaları 6, 12 ve 24. saat ölçümlerinde anlamlı fark bulundu. Akut böbrek hasarı gelişen grupta, ABH gelişmeyen gruba göre sodyum düzeyi 6. saatte, serum sistatin C düzeyi ise 6 ve 24. saatlerde anlamlı yüksek saptandı.Hasta ve kontrol gruplarının VKA verileri arasındaki fark anlamlı idi (p=0.027). Akut böbrek hasarı gelişen ve gelişmeyen grupların, VKA parametreleri yönünden karşılaştırılmasında, ABH grubundaki hastalarda FTI ortalaması, anlamlı yüksek bulundu (p=0.044). Diğer ölçüm ortalamaları farklı değildi.Sonuç olarak ABH'nın ilk 24 saatteki tanısı için kreatinin ve kreatinin bazlı t-GFH hesaplamaları yeterli değildir. Çalışmamızda ilk 24 saatlik izlemde serum sistatin C düzey ortalamalarının GFH azalmasından daha önce yükselmesi ABH tanısında kreatininden daha yararlı olduğunu düşündürmüştür. Serum NGAL ve idrar NAG/kreatinin oranı, ilk 6 saatte yükselmeleri nedeniyle ABH erken tanısı için ümit verici bulunmuşlardır ancak NAG/kreatinin ve NGAL ölçümünün ardışık yapılması gereklidir. ABH gelişiminde vücut su kompozisyonu kadar yağ ve yağ dışı doku miktarının da önemli olabileceği düşünülmüştür.
Özet (Çeviri)
ABSTRACTContrast induced nephrotoxicity (CIN) is defined as a reduction of glomerular filtration rate after radiocontrast media (RM) administration. The purpose of our study was to investigate various biochemical markers for early detection of CIN by various biochemical markers and the relationship between those markers and body composition determined by bioimpedance method before angiography.The study included 91 patients aged 3-19 years (mean±SD: 8.7±4.29) who had undergone elective cardiac angiography in Dr Siyami Ersek Thoracic and Cardiovascular Surgery Training and Research Hospital, Department of Pediatric Cardiology and 50 healthy age-sex matched controls (mean age±SD: 9.49±3.85). In patients blood and urine samples were collected before and at 6, 12, 24 hours after RM administration and in control cases were taken once. Blood urea nitrogen (BUN), creatinine, cystatin C, sodium, and neutrophil gelatinase-associated lipocalin (NGAL) were measured in blood and urinary N-acetyl ß glucosaminidase (NAG) activity and creatinine were measured in urine. Estimated glomerular filtration rates (e-GFR) were calculated by using Schwartz Formula. Body composition monitoring (BCM) analysis was performed in all cases.Serum sodium, NGAL and urinary NAG/creatinine ratio were significantly different between the patients and the controls There were no differences in BUN, creatinine and cystatin C levels.The blood and urine samples at baseline and at 6, 12, 24 hours after RM administration were consecutively evaluated in 85 patients who completed measurements. Serum cystatin C averages significantly increased after 12 hours (p<0.001). Serum NGAL levels and urinary NAG / creatinine ratio measurements evaluated sequential increase in the first six hours (p<0.05). During the 24-hour follow-up after the administration of RM of the 91 patients, acute kidney injury (AKI) developed in 18 patients. The baseline measurements of BUN, creatinine, cystatin C, serum NGAL and urine NAG / creatinine ratio in groups with and without AKI were not significantly different. Serum creatinine and e-GFR revealed no difference in sequential samples between that groups. In the group that developed AKI, the sixth hour sodium median was significantly higher than those the group do not developed AKI, serum cystatin C levels were significantly higher in the 6th and 24th hours in the group that developed AKI. Body composition monitoring were evaluated, the median lean tissue index (LTI) of patients was 12.15 (11.4-13.22) kg/m2, and 12.9 (11.75-13.6) kg/m2 in the control group, the difference was significant (p=0.027). Extracelluler water (ECW) and intracelluler water (ICW) measurements, after adjusting for body area, were not different between patient and control groups. Relative overhydration ( OH%), ECW / ICW ratio, relative lean tissue mass (relative LTM), relative lipid mass (relative FAT), fat tissue index (LTI) and FTI were not significantly different. Comparing the groups with and without AKI in terms of BCM parameters, the median FTI of AKI group patients were significantly higher (p=0.044). There was no difference between both group?s OH%, ECW/ICW, FTI, relative LTM and relative FAT medians.We conclude that in the first 24 hours, creatinine and creatinine-based GFR for the early diagnosis of AKI are not adequate but increasing in serum cystatin C levels before GFR reduction suggest that for the early diagnosis of AKI, that biomarker is more beneficial than serum creatinine. Serum NGAL and urinary NAG / creatinine ratios increasing in the first six hours are found promising for early diagnosis of AKI. However consecutive measurements of serum NGAL and urinary NAG/creatinine are required. Fat and lean tissue of the body as well as the water composition are thought to be important in the development of AKI.
Benzer Tezler
- Koroziv özofagus yanıklarında Caffeic Acid Phenethyl Esther ve Epidermal Growth Factor'ün darlık oluşumu üzerine etkilerinin deneysel olarak araştırılması
Başlık çevirisi yok
H. MURAT MUTUŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2000
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİnönü ÜniversitesiÇocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. UĞUR KOLTUKSUZ
- Kanserli olguların metastaz taramasında tüm vücut manyetik rezonans görüntülemenin önemi
Metastases screening with whole-body magnetic resonance imaging in patient with known malignant tumors
KADER ŞEBNEM BAĞCIER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
Radyoloji ve Nükleer TıpKırıkkale ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. SİMAY KARA
- Pediatrik yaş grubu hastalarda tekrarlayan kontrastlı MRG tetkikleri sonrası intrakranyal gadolinium birikimi
Intracranial gadolinium deposition in pediatric age group after repetitive contrast enhanced MR imagings
ELİF DİLARA TOPCUOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ASLIHAN SEMİZ OYSU
- Sağlıklı pediatrik populasyonda (0-18 yaş aralığında) mediastinal ve hiler lenf ganglionlarının çok kesitli bilgisayarlı tomografi görüntüleri ile değerlendirilmesi
Evaluation of mediastinal and hilar lymph nodes by using multidetector computed tomography images in healthy pediatric population AGED 0-18 years
ZUHAL BAYRAMOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul ÜniversitesiRadyodiagnostik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ENSAR YEKELER
- Vezikoüreteral reflü hastalarında voiding sistoüretrografi öncesi ve sonrası renal parankimal kanlanmanın renkli doppler ultrasonografi ile arştırılması
Başlık çevirisi yok
SERHAT AVCU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
Radyoloji ve Nükleer TıpMarmara ÜniversitesiRadyodiagnostik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TUĞRUL BİREN