Geri Dön

Anabilim Dalı'mızda izlem altında tutulan tiroit papiller mikrokarsinomlu olguların özellikleri ve izlemde Tc-99m MIBI sintigrafisinin önemi

Clinical data of the patiens with papillary thyroid microcarcinoma who were treated and followed-up in our department and the role of Tc-99m MIBI scintigraphy in the follow-up

  1. Tez No: 248729
  2. Yazar: ŞEBNEM DUYGULU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HAYAL ÖZKILIÇ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Karsinoma, Neoplazmlar, Radyoaktif iyot, Radyonüklid görüntüleme, Sintigrafi, Tedavi, Teknesyum Tc-99m, Tiroid neoplazmları, İzleme, Carcinoma, Neoplasms, Radioactive iodine, Radionuclide imaging, Scintigraphy, Treatment, Technetium Tc-99m, Thyroid neoplasms, Monitoring
  7. Yıl: 2010
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve amaç: Bu çalışmanın amacı EÜTF Nükleer Tıp Anabilim Dalı'nda tedavi ve izlemi yapılan PMK tanılı olguların özelliklerini tanımlamak ve izlemlerinde Tc-99m MIBI sintigrafisinin önemini araştırmaktır.Gereç ve yöntem: EÜTF Nükleer Tıp Anabilim Dalı'na Ocak 1994 - Aralık 2008 tarihleri arasında tedavi ve izlem için başvuran, izlem süresi on iki aydan uzun olan PMK tanılı, 482 hasta (416 kadın, 66 erkek, tanı anındaki ortalama yaşları 46±11.9) çalışma grubunu oluşturdu. Ortalama izlem süresi 44.6±32.2 (12-267) aydı. Tiroidektomi operasyonu sonrasında radyoaktif iyot (RAİ) tedavisi verilen grup 179 (A grubu), TSH supresyonuna alınan grup 303 (B grubu) hastadan oluşmaktaydı.Hastaların klinik kayıtları retrospektif olarak incelenerek, olguların demografik bilgileri, tümör karakteristikleri, tanı anındaki serum Tg, serum TSH, serum Anti-Tg antikor değerleri, US ve Tc-99m perteknetat TVT sintigrafi sonuçları değerlendirildi. Ayrıca B grubundaki 303 hastadan randomize olarak seçilen 113'üne (%37) Tc-99m MIBI tüm vücut tarama sintigrafisi, özellikle olası boyun lenf nodu metastazlarını saptama amacıyla uygulandı. İstatistiksel analizlerde ki kare (chi-square), Fisher Exact ki kare testi, T test ve Mann-Whitney test analizi uygulandı.Bulgular: PMK tanı şekline göre 79 olgu (%16) noninsidental; 403 olgu (%84) ise insidental grup olarak kabul edildi. Cerrahi tedavi yöntemi 313 hastada bilateral total tiroidektomi (%65), 48 hastada bilateral totale yakın tiroidektomi (%10), 106 hastada bilateral subtotal tiroidektomi (%22), 15 hastada lobektomi (%3) şeklinde idi. Ortalama tümör çapı 5.4±3 mm olarak hesaplandı. 153 olguda (%32) multifokal, 87 olguda (%18) bilateral tümör mevcuttu. 15 (%3) olguda tiroit içi invazyon, 29 (%6) olguda tiroit kapsül invazyonu, 8 olguda (%2) vasküler invazyon ve 13 olguda (%3) çevre doku invazyonu saptandı. Çalışmamızdaki 25 (%5.2) olguda tanı anında lenf nodu metastazı ve 1 (%0.2) olguda akciğer metastazı vardı. 5 olguda (5/482, %1.03) PMK tanısı aldıktan ortalama 42.4±14.5 ay sonra rekürrens saptandı.73 (%65) olguda rezidü tiroit dokusu ya da metastaz olarak değerlendirilebilecek aktivite tutulumu izlenmedi (Grup 1). 113 olgudan 40'ında (%35) Tc-99m MIBI sintigrafisinde servikal bölgede aktivite tutulumu izlendi (Grup 2).Tümör çapı 5 mm üzerinde olan hastalarda; kötü histopatolojik varyant, multifokalite, bilateralite ve tümör invazyonu daha yüksek oranda bulundu (p<0,05). Lenf nodu metastazı literatürdeki birçok çalışmaya kıyasla daha az oranda gözlendi (%5.2). Tanı anında lenf nodu metastazı olan olgularda istatistiksel olarak anlamlı derecede daha sık gözlenen parametreler; erkek cinsiyet, genç yaş, tiroit kapsül ve çevre doku invazyonu varlığı idi (p<0,05). Rekürrens saptanan ve persistan hastalık izlenen olgularda; noninsidental tanı, erkek cinsiyet, büyük tümör çapı, tiroit kapsül ve çevre doku invazyonu, tanı anında lenf nodu metastazı yüksek oranda saptandı (p<0,05).Sonuç: Çalışmamızın sonuçları, PMK'li hastaların büyük çoğunluğunun mükemmel prognoza sahip olduğunu gösteren çalışmaların sonuçlarını kanıtlarla desteklemektedir. PMK'nin mükemmel prognozunu, küçük bir hasta grubunda da olsa karşılaşılabilecek kötü prognoza yol açan faktörleri, gerekli ve yeterli tedavi yönteminin ne olduğunu kesin olarak ortaya koyabilmek için; geniş hasta gruplarında, çok uzun izlem sürelerini kapsayan, prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Purpose: The aims of the present study were to better characterize patients with papillary thyroid microcarcinoma (PTMC), who were treated and followed-up in our depatment and to describe the role of Tc-99m MIBI scintigraphy in the follow-up.Patients and methods: We analyzed the clinical data of 482 patients (416 female, 66 male) with a diagnosis of PTMC underwent treatment and were followed up in our department between January 1994 and December 2008. The mean follow-up time after first treatment was 44.6±32.2 (12-267) months (range 12 to 267 months). The patients were divided into 2 groups. There were 179 patients who underwent RAI therapy after surgical treatment (Group A) and 303 patients (Group B) who were treated with TSH suppression therapy.All the medical records were retrospectively reviewed. Demographic data, tumor characteristics, Tg, TSH and anti-Tg antibody levels at diagnosis, ultrasonography and Tc-99m Pertechnetate whole body scintigraphy results were evaluated. In addition, 113 patients who were randomly selected from Group B, underwent Tc-99m MIBI whole body scintigraphy to evaluate the presence of lymph node metastases.Chi-square, Fisher?s exact test, T test and Mann-Whitney tests were used in statistical analyses.Results: 79 patients (16%) were considered in nonincidental group and 400 patients (84%) in the incidental group. Surgical treatment consisted of total thyroidectomy in 313 patients (65%), near-total thyroidectomy in 48 patients (10%), bilateral subtotal thyroidectomy in 106 patients (22%) and lobectomy in 15 patients (3%). Mean tumor diameter was 5.4±3 mm. We found a detection rate of multifocality in 153 patients (32%) and bilateral tumor focuses in 87 patients (18%) histologically. 15 (3%) of our patients had intrathyroidal invasion, 29 (6%) had capsular invasion, 8 (2%) had vascular invasion and 13 (3%) had extrathyroidal invasion. We found lymph node metastases in 25 (5.2%) patients and lung metastases (0.2%) in 1 patient at diagnosis. In 5 patients recurrences were found 42.4±14.5 months after diagnosis. Tc-99m MIBI scintigraphy showed no residual thyroid tissue nor metastatic uptake in 73 (65%) patients but showed uptake in the neck in 40 of 113 patients (35%). Poorly differentiated aggressive tumor histologies, multifocality, tumor bilaterality and tumor invasion were more frequently observed in patients with a tumour size greater than 5 mm (p<0,05). The prevalence of lymph node metastases was lower compared to previous studies (%5.2). Male gender, young age, capsular invasion, extrathyroidal extension were the independent factors significantly affecting the presence of lymph node metastases at diagnosis (p<0,05). Nonincidental diagnosis, male gender, larger tumor size, capsular invasion and extrathyroidal extension were found significantly higher in the group with recurrent and persistent disease (p<0,05).Conclusion: Our study results corroborate the results the previous studies that showed most of the patients with PTMC have excellent prognosis. However, further randomised prospective studies involving a greater number of patients are necessary to clarify poor prognostic factors, adequate therapeutic strategy and excellent prognosis of PTMC.

Benzer Tezler

  1. Tokat ili merkez ve ilçe ortadereceli okul öğrencilerinin disipline aykırı davranışlarda bulunma nedenlerinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    VİLDAN ŞENSES

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    Eğitim ve ÖğretimGazi Üniversitesi

    Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. AYDIN ANKAY

  2. Sezaryen ile doğan bebeklerde anne vaginal salgına maruziyetin bebek mikrobiyatası üzerindeki etkisi

    Effect of maternal vaginal secretion exposure on microbiota of infants who were born by caesarean section

    ONUR ERDEM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıYüzüncü Yıl Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OĞUZ TUNCER

  3. Çocukluk çağı onkolojik, hematolojik ve kronik hastalıklarında kalıcı tünelli kateter uygulamaları ve vücut kitle indeksinin komplikasyonlar üzerine etkisi

    Permanent tunneled catheter applications in childhood oncological, hematological and chronic diseases and the effect of body mass index on complications

    EFİL AYDIN YILDIRIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Çocuk CerrahisiDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FAİKA GÜLCE HAKGÜDER

  4. Yabancı sermaye ile ilişkiler 1850-1954

    Başlık çevirisi yok

    NEVZAT ONARAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Ekonomiİstanbul Üniversitesi

    İktisat Ana Bilim Dalı