Diffüz yağlı karaciğer tanısında ultrasonongrafik ve histopatolojik korelasyon
Comparison of liver histology with ultrasonography in assessing fatty liver disease
- Tez No: 164371
- Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. ZEKAİ PEKKAFALI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2005
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gata
- Enstitü: İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Yağlı karaciğer dünya çapında rapor edilmektedir. USG ve BT ile yapılan genel populasyon çalışmalarında, sıklığı %16-23 arasında değişmektedir (34). Karaciğer biopsi çalışmalarında ise sıklığı %15-39 arasında değişmektedir (24). Yağlı karaciğer olgularının çoğu benign olmakla birlikte bazı olgularda kronik karaciğer hastalığına ilerleyebilir (24). Yağlı karaciğerin radyolojik evalüasyonu sıklıkla yapılmaktadır, fakat tanı koymadaki değeri yeterince çalışılmamıştır. Dünyada karaciğer yağlanmasını araştırmak için pek çok araştırma yapılmışken, ülkemizde bu konudaki çalışma sayısı oldukça az sayıdadır. Bu çalışmamızda, yağlı karaciğerin derecelendirmesinde USG ile patoloji arasındaki korelasyon araştırılmıştır. Bu çalışmada sonografik olarak yağlı karaciğer tanısı alan 40 olgu (32 erkek, 8 kadın) incelendi. Bu hastalara karaciğer biopsisi yapıldı. Yağlanma derecesi, bilgisayarlı morfometri ile değerlendirildi ve hafif (hepatositlerin %10-33'ü etkilenmiş), orta (hepatositlerin %33-66'sı etkilenmiş) ve şiddetli (hepatositlerin %66'dan fazlası etkilenmiş) şeklinde sınıflama yapıldı. USG'de ekojenite derecesi ise şu şekilde grade'lendi: normal ekojenite, grade 0, diffüz şekilde parankim ekojenitesi artmış fakat vasküler duvar ve diyafram ekojeniteleri normal olarak seçilebilen olgular grade I, diffüz şekilde artmış parankim ekojenitesi intrahepatik damarların duvarını ve diyafram ekojenitesini kısmen siliyorsa grade II, artmış karaciğer ekojenitesi diyafram duvar ekojenitesini siliyor ve karaciğer posterior segmentlerin değerlendirilmesini engelliyorsa grade III. Olguların 2 tanesinde histolojik olarak yağlanma izlenmedi. Sonografik olarak 21 olguda grade I, 13 olguda grade II ve 6 olguda grade III yağlı karaciğer saptandı. Histolojik olarak ise 15 olguda hafif, 16 olguda orta ve 7 olguda ise belirgin yağlanma saptandı. Karaciğer enzimlerinde yükselme 28 olguda, hepatomegali 14 olguda ve steatohepatit 8 olguda saptandı. Sonuç olarak yağlı karaciğer tanısında USG'nin duyarlılığı %90, özgüllğü %97, pozitif tanımlama değeri %95, negatif tanımlama değeri %94 ve doğruluk oranı ise %94 saptandı. Yağlı karaciğer grade'lemesinde USG ile histopatoloji arasında fark saptanmadı. Hepatomegali ile grade II ve III yağlı karaciğer arasında ise 44korelasyon saptandı. Steatohepatiti ve yağlı karaciğeri grade'lemede veya yüksek hepatik transaminaz düzeyi ile yağlı karaciğeri grade'lemede korelasyon saptanmadı. 4S
Özet (Çeviri)
SUMMARY COMPARISON of LİVER HISTOLOGY with ULTRASONOGRAPHY in ASSESSING FATTY LİVER DİSEASE Fatty liver has been reported worldwide, In general population studies, screening with US or CT has shown a prevalence ranging from 16-23%. In liver biopsy studies, the prevalence ranges from 15-39%. Most of fatty liver cases are benign but some can lead to chronic liver disease. Radiological evaluation of fatty liver is widely used, but its accuracy in establishing a diagnosis of fatty liver has not been well studied. Our country has very little studies about fatty liver whereas there are several studies over the world. In this study, we aimed to investigate the correlation on grading of fatty liver between pathology and US. 40 cases (32 male, 8 female) sonografically diagnosed as fatty liver were examined in this study. Liver biopsy were done in these cases. The degree of fatty infiltration was assessed and graded on an computerised morphometry: mild (10%- 33% of hepatocytes affected), moderate (33%-66% of hepatocytes affected), and severe (>66% of hepatocytes affected). The severity of echogenicity was graded as follows: grade 0, normal echogenicity; grade 1, slight, diffuse increase in fine echoes in liver parenchyma with normal visualization of diaphragm and intrahepatic vessel borders; grade 2, moderate, diffuse increase in fine echoes with slightly impaired visualization of intrahepatic vessels and diaphragm; grade 3, marked increase in fine echoes with poor or nonvisualization of the intrahepatic vessel borders, diaphragm, and posterior right lobe of the liver. Of 40 cases, 2 had not a fatty liver histologically. 21 cases had grade I, 13 cases had grade II and 6 cases had grade III fatty liver sonographically. 15 cases had mild, 16 cases had moderate and 7 cases had severe fatty liver in histologically. 28 cases had elevated hepatic transaminases, 14 cases had hepatomegali and 8 cases had steatohepatit. Finally, US had 90% sensitivity, 97% spesificity, 95% positive predictive value, 94% negative predictive value and 94% accuracy in diagnosis of fatty liver. There wasn't any difference between US and histopathology in grading of fatty liver. 46There was correlation between hepatomegaly and grade II and III fatty liver. There wasn't correlation detected between steatohepatitis and grading of fatty liver or between elevated hepatic transaminases and grading of fatty liver. 47
Benzer Tezler
- Non-alkolik steatopatitli hastaların tedavisinde ursodeoksikolik asit ve n-asetil sisteinin etkinliği
Ursodeoxycholic acid and n-acetyl cysteine treatment in non-alcoholic patients treatment
EYLEM MENGÜCÜK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
GastroenterolojiFırat Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. HALİL BAHÇECİOĞLU
- Alkol ve diabet dışı karaciğer yağlanması klinik biyoşimik ve histopatolojik inceleme
Nonalcholic and nondiabetic fatty liver:A clinical, biochemical and histopathological study
SALİHA TÜKEK
- Bazı antibiyotiklerin perkütan difüzyonunun karşılaştırmalı ve in vitro olarak araştırılması
Başlık çevirisi yok
AYŞE KARTANER
Yüksek Lisans
Türkçe
1988
Eczacılık ve FarmakolojiMarmara ÜniversitesiFarmasötik Teknoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ŞÜKRAN GEÇGİL
- Gastointestinal sistemin lektin bağlayan reseptörleri (Deneysel ve immunohistokimyasal çalışma)
Başlık çevirisi yok
MURAT BÜLENT ALKANAT