Geri Dön

Yeni tanı konulan hipertansif kişilerde yedi farklı antihipertansif ajanın nabız basıncı üzerine olan etkisi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 157839
  2. Yazar: GÖKHAN ALICI
  3. Danışmanlar: PROF.DR. HAKAN KARPUZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2004
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Amaç: Yüksek nabız basıncı (sistolik kan basıncından diyastolik kan basıncının çıkarılması ile elde edilir) bağımsız bir kardiyovasküler risk faktörüdür. Antihipertansif tedavinin nabız basıncı (NB) üzerindeki etkisi ile ilgili bilgiler sınırlıdır. Bu çalışmada, yeni tanı konulan hipertansif hastalarda yedi farklı antihipertansif ajanın NB üzerindeki etkisini araştırdık. Yöntem: Prospektif, randomize olan çalışmamız 1 haftalık hasta alımı ve 12 haftalık aktif tedavi fazlarından oluşmaktadır. Toplam 140 hasta lisinopril (10 mg 1X1), lisinopril hidroklorotiazid (20/12.5 mg 1X1/2), valsartan (80 mg 1X1), valsartan hidroklorotiazid (160/12.5 mg 1X1/2), amlodipin {5 mg 1X1), indapamid (2.5 mg 1X1), atenolol (50 mg 1X1) tedavi gruplarına randomize edildi. Dördüncü haftada klinik kan basıncı düzeyi ^40/90 mmHg olan hastalarda ilaç dozları iki katına çıkarıldı ve 12. hafta sonunda çalışma sonlandırıldı. Bulgular: Lisinopril, lisinopril hidroklorotiazid, valsartan ve valsartan hidroklorotiazid ile NB'de sağlanan düşüş indapamid, atenolol ve amlodipine göre daha üstün bulundu (p<0.05). Yaş, cinsiyet ve vücut kitle indeksine göre antihipertansif ajanların mevcut etkinliklerinde değişiklik saptanmadı. Diabetik hastalarda lisinopril, lisinopril hidroklorotiazid, valsartan ve valsartan hidroklorotiazid ile sağlanan düşüş diabetik olmayanlara göre daha belirgindi (p<0.001). Benzer şekilde statin kullananlarda hastalarda lisinopril, lisinopril hidroklorotiazid, valsartan ve valsartan hidroklorotiazid ile sağlanan düşüş statin kullanmayanlara göre daha belirgindi (p<0.001). Sonuç: Antihipertansif ajanların NB'yi düşürmedeki etkilerinde farklılıklar olmaktadır. Lisinopril, lisinopril hidroklorotiazid, valsartan ve valsartan hidroklorotiazid NB'yi düşürmekte indapamid, atenolol ve amlodipinden daha üstündür. Diabetik hastalarda, diabetik olmayanlara göre lisinopril, lisinopril hidroklorotiazid, valsartan ve 32valsartan hidroklorotiazid ile daha belirgin düşüş olması, diabetiklerde renin anjiotensin blokajının daha önemli olduğunu göstermektedir. Statinlerin kardiyovasküler riski azaltmaktaki etkileri belli oranda NB'de sağladıkları düşüşe bağlı olabilir.

Özet (Çeviri)

SUMMARY Aim: A high pulse pressure (difference between systolic and diastolic pressure) is an independent cardiovascular risk factor. However, data regarding the effect of antihypertensive treatment on pulse pressure (PP) are scarce. In the present study, we evaluate the effect of seven classes of antihypertensive drugs on PP in patients with newly diagnosed essential hypertension. Methods: This prospective, randomized study consisted of a 1-week wash-out phase and an 12-week active-treatment phase. One hundred-forthy patients were allocated randomly to groups to receive lisinopril (10 mg 1X1), lisinopril hydrochlorothiazide (20/12.5 mg 1X1/2), valsartan (80 mg 1X1), valsartan hydrochlorothiazide (160/12.5 mg 1X1/2), amlodipine (5 mg 1X1), indapamide (2.5 mg 1X1), atenolol (50 mg 1X1). Clinic blood pressure was measured at the fourth week, the doses were then doubled in each group for the final 8 weeks of the study if the blood pressure level <1 40/90 mmHg not achieved. Results: The reduction in PP was more significant with lisinopril, lisinopril hydrochlorothiazide, valsartan and valsartan hydrochlorothiazide than indapamide, atenolol and amlodipine(p<0.05). Age, gender and body mass index did not influence the effectiveness of antihypertensive agents on PP. The reduction in PP was more apparent with lisinopril, lisinopril hydrochlorothiazide, valsartan and valsartan hydrochlorothiazide in diabetic patients (p<0.001 ) than the non-diabetics. And also in patients already using statins, the reduction in PP was more evident with lisinopril, lisinopril hydrochlorothiazide, valsartan and valsartan hydrochlorothiazide (pO.001). Conclusions: Antihypertensive agents differ in their ability to reduce PP, lisinopril, lisinopril hydrochlorothiazide, valsartan and valsartan hydrochlorothiazide have a greater effect than indapamide, atenolol and amlodipine. Also, during the 12-week 34follow-up, the reduction in PP with lisinopril, lisinopril hydrochlorothiazide, valsartan and valsartan hydrochlorothiazide is more significant in diabetic hypertensive patients than the nondiabetics. Renin-angiotensin blockage seems more benefical in diabetic hypertensive patients. The reduction in PP may account for some of the clinical effects of statins on cardiovascular risk. 35

Benzer Tezler

  1. Kronik böbrek hastalığı olan bireylerde beyaz önlük fenomeninin değerlendirilmesi

    Evaluation of white coat phenomenon in the patients of chronic renal disease

    İSMAİL DOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    NefrolojiAnkara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÖKHAN NERGİZOĞLU

  2. Preeklamptik gebeliklerde beyin omurilik sıvısı nitrik oksit düzey değişiklikleri

    Başlık çevirisi yok

    ŞEYMA HASÇALIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Kadın Hastalıkları ve Doğumİnönü Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. REMZİ GÖKDENİZ

  3. Diyabetik ketoasidoz tedavisi sırasında plazma leptin düzeyindeki değişimler

    Başlık çevirisi yok

    ERKAN DOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bakanlığı

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DR. S. ERDAL ADAL

  4. Obez, diabetik ve nonobez nondiabetik olgularda antropometrik ölçümler ile hormon düzeyleri ve diabetiklerde kronik dejeneratif komplikasyonlarda serum leptin düzeylerinin ilişkisi

    The Relations between serum leptin levels and anthropometric measurements and hormon levels and chronic degenerative complications of diabetics in obese, diabetic and nonobese non diabetic cases

    MEHMET A. ECER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSelçuk Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET KAYA

  5. Sistemik lupus eritematozuslu hastalarda organ hasar indeksinin klinik parametrelerle ilişkisi ve prognoz açısından önemi

    Başlık çevirisi yok

    ŞEREF ÖNCÜ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Romatolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. MURAT İNANÇ