Geri Dön

Geç postmenopozal süreçteki osteoporozlu kadınlarda alendronat ve risednoratın kemik mineral dansitesi ve kemik biyokimyasal belirleyicileri üzerine etkileri

Effects of alendronate and risedronate on bone mineral density and bone biochemical markers in late postmenopausal osteoporotic women

  1. Tez No: 129941
  2. Yazar: AYŞEGÜL ATMACA
  3. Danışmanlar: Belirtilmemiş.
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Postmenopozal osteoporoz, alendronat, risedronat, kemik biyokimyasal belirleyicileri, kemik mineral dansitesi, Postmenopausal osteoporosis, alendronate, risedronate, bone biochemical markers, bone mineral density
  7. Yıl: 2003
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Endokrinoloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

IV ÖZET Atmaca, A., Geç postmenopozal süreçteki osteoporozlu kadınlarda alendronat ve risedronatın kemik mineral dansitesi ve kemik biyokimyasal belirleyicileri üzerine etkileri, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Endokrinoloji Tezi, Ankara, 2003. Bu çalışmada amaç, geç postmenopozal süreçteki (>60 yaş) osteoporozu olan kadınlarda güçlü antirezorptif etkileri olan alendronat ve risedronatın kemik mineral dansitesi (KMD) ve kemik biyokimyasal belirleyicileri üzerine etkilerini karşılaştırmaktır. Bu çalışma, 1 yıllık randomize prospektif bir çalışma olarak planlanmıştır. Otuz hastaya rastgele 10 mg/gün alendronat (Grup 1, n=16) ve 5 mg/gün risedronat (Grup 2, n=14) verilmiş ve hastalar 9 ile 12 ay süreyle 3 'er aylık aralarla takip edilmiştir. Çalışma başında ve sonunda femur boyun, lomber vertebra ve radius KMD ölçümleri yapılmış ve 3 ayda bir kemik biyokimyasal belirleyicileri çalışılmıştır. Kemik rezorpsiyon belirleyicisi olarak idrar deoksipiridinolin; kemik formasyon belirleyicisi olarak kemik alkalen fosfataz (ALP), osteokalsin ve Tip 1 kollajen karboksi propeptidi (PICP) kullanılmıştır. Çalışma sonunda 2 grupta da tüm bölgelerde KMD anlamlı derecede artmıştır (p<0.001). İki grup arasında çalışma sonunda KMD değişimleri açısından istatistiksel olarak fark saptanmamıştır. İki grupta da kemik biyokimyasal belirleyicilerinin hepsinde çalışma sonunda anlamlı düşme olmuş, ancak gruplar arasında fark saptanmamıştır. Kemik biyokimyasal belirleyicilerindeki en belirgin düşme çalışmanın 3. ayında gerçekleşmiştir. Başlangıç kemik ALP ile femur boyun KMD'si arasında negatif yönde korelasyon bulunmuştur (r=-0.696). Yine, kemik ALP değişimi ile femur boyun KMD değişimi de negatif korelasyon göstermiştir (r=- 0.467). Bu çalışma, alendronat ve risedronatın KMD ve kemik biyokimyasal belirleyicileri üzerine etkilerini karşılaştıran ve herhangi bir fark olmadığını gösteren ilk çalışmadır.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT Atmaca, A., Effects of alendronate and risedronate on bone mineral density and bone biochemical markers in late postmenopausal osteoporotic women, Hacettepe University Faculty of Medicine, Thesis in Endocrinology, Ankara, 2003. The goal of this study is to compare the effects of alendronate and risedronate on bone mineral density (BMD) and bone biochemical markers in postmenopausal osteoporotic women who are 60 years or older. The study was designed as a randomised, prospective study for 1 year. Thirty patients were randomly assigned to 2 groups, Group 1 received 10 mg alenderonate daily and Group 2 received 5 mg risedronate daily. The patients were followed for 9 to 12 months every 3 months. BMD measurements were performed at baseline visit and at the end of the study and measurements of bone biochemical markers were performed at 3 month intervals. Urine deoxypyridinoline (D-pyr) was considered as bone resorption marker and serum bone specific alkaline phosphatase (B-ALP), osteocalcin, procollagen Type 1 C-terminal propeptide (PICP) were considered as bone formation markers. At the end of the study there was a statistically significant increase in both groups in BMD at all measured sites of the skeleton (p<0.001), but there was no difference among the groups. In both treatment groups, bone biochemical markers decreased significantly at the end of the study, but there was no difference among the groups regarding the change in bone markers. The most significant change was seen at the 3rd month of the study. There was a negative correlation between the baseline B-ALP and femur neck BMD (r=-0.696). There was also a negative correlation between the change in B-ALP and femur neck BMD (r=-0.467). This study, being the first study to compare alendronate and risedronate, demonstrates that there was no difference between the two drugs regarding the effect on BMD and bone turnover.

Benzer Tezler

  1. Menopozal dönemdeki kadınların demografik özellikleri ve uygun hormon replasman tedavi protokollerinin gözlenmesi

    Başlık çevirisi yok

    YEŞİM ŞEKERKIRAN ÇELİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bakanlığı

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DR. İNCİ DAVAS ERŞEN

  2. Postmenopozal dönemdeki kadınlarda egzersizin fiziksel uygunluk düzeyi ve yaşam kalitesi üzerine etkisi

    The Effect of exercise on physical fitness and quality of life in postmenopausal women

    NURSEN TEOMAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonDokuz Eylül Üniversitesi

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. AYŞE ÖZCAN

  3. Meme kanserinde tedavi yöntemlerinin seçimi

    Başlık çevirisi yok

    FATİH ÇANGA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Genel CerrahiAnkara Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı