Geri Dön

Primer hiperparatiroidili hastalarda lezyonun belirlenmesinde tetrofosmin-teknesyum substraksiyon sintigrafisi, çift fazlı sestamibi sintigrafisi ve gama prob yöntemlerinin değeri

The Value of tetrofosmin-technetium subtraction, dual phase sestamibi and gamma probe in localization of lesion in patients with primary heyperparathyroidism

  1. Tez No: 107679
  2. Yazar: HÜSEYİN CENGİZ DEMİRKÜREK
  3. Danışmanlar: PROF.DR. IŞIK ADALET
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Radyoloji ve Nükleer Tıp, Endocrinology and Metabolic Diseases, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2001
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Bu çalışmanın amacı primer hiperparatiroidili hastalarda sestamibi kullanılarak paratiroid lezyonlarının yerleşiminin belirlenmesinde preoperatif ve intraoperatif gama probun etkinliğini değerlendirmektir. Çalışmaya biyokimyasal olarak primer hiperparatiroidi düşünülen, yaş ortalaması 54 ( 12 - 75 aralığında ) 16'sı kadın, 2'si erkek 18 hasta alındı. Tanı aşamasmda 15 hastaya boyun ultrasonografısi, 13 hastaya ameliyattan 2-20 gün önce tetrofosmin - teknesyum subtraksiyon sintigrafisi, 1 hastaya bilgisayarlı tomografi, 3 hastaya manyetik rezonans görüntüleme uygulandı. Ameliyat günü ise hastalara 13.80 - 26 mCi aralığında ortalama 18.54 mCi sestamibi enjekte edilerek 10. ve 60. dakikalarda anterior boyun ve toraks bölgelerinden LEHR kolimatör ile 600 saniyelik statik görüntüler alındı. Enjeksiyonu takiben 74 - 215 dakika aralığında, ortalama 144.94 dakika içerisinde hastalar ameliyata alındı. însizyondan önce ve sonra tiroid lojunda 4 kadrandan gama prob ile 10' ar saniyelik sayımlar alındı. Lezyon bölgesinden alınan sayımların backgrounddan alman sayımlara göre % 10 daha fazla olması pozitif kabul edilerek disseksiyon derinleştirildi ve lezyonlar eksize edildi. Eksizyondan sonra yine aynı kadranlardan sayımlar tekrarlanarak eksizyonun başarısı kontrol edildi. Eksize edilen tüm lezyonlardan ameliyat sahası dışında 10'ar saniyelik sayımlar alındı. Ameliyat edilen hastaların 3 'ünde paratiroid lezyonları rutin eksplorasyonla bulunamadı ve gama prob rehberliğinde bu lezyonlar retrotrakeal, anterior mediastinal bölge ve karotis kılıfının içerisinde lokalize edilebildi. Multinodüler guatr ve primer hiperparatiroidi düşünülen bir hastada ise paratiroid lezyonu bulunmadı. Bu hastada hem sestamibi sintigrafisi hem de gama prob sonuçları yalancı pozitif olarak kabul edildi. Çalışmaya alınan 18 hastanın primer hiperparatiroidisi olan 17' sinden 17 adet paratiroid lezyonu çıkarıldı. Histopatolojik değerlendirme sonucu 14 hastaya paratiroid adenomu, 3 hastaya paratiroid hiperplazisi, 1 hastaya da multinodüler guatr tanısı kondu. 74Ortalama ameliyat süresi 19-100 aralığında, 53 dakika olarak gerçekleşti. Ameliyatlarda 3 hastaya unilateral insizyon açılırken, kalan 14 hastaya bilateral insizyon uygulandı. Ortalama insizyon boyu 2-10 cm. aralığında 4.66 cm. idi. Ameliyatların başlamasından itibaren lezyonların bulunmasına kadar geçen süre 5-84 dakika aralığında ortalama 25.11 dakika olarak bulundu. Hastalara uygulanan tetrofosmin - teknesyum subtraksiyon, çift fazlı sestamibi sintigrafilerinin ve gama probun duyarlılıkları sırası ile % 92, % 94 ve % 100 olarak bulundu. Paratiroid lezyonlarından alınan sayımların ortalaması 7952.59 ± 4491.37 olarak gerçekleşirken; backgroundan alman sayımların ortalaması 3874.76 ± 2413.34 olarak gerçekleşti (p = 0). Sonuç olarak intraoperatif gama prob yönteminin paratiroid cerrahisinde yararlı bir yöntem olduğu gözlenirken, bu yöntem ameliyatı kolaylaştırmakta, süresini kısaltmaktadır. Bu sonuçlar itibariyle ameliyatın başarısını arttırırken komplikasyon riskini, persistan ve reküran hiperparatiroidiyi önleyebilir. 75

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Primer hiperparatiroidili hastalarda preoperatif tanı yöntemleri ile ameliyat bulgularının korelasyonunun değerlendirilmesi

    The correlation between preoperative diagnostic methods and operative findings in patients with primary hyperparathyroidism

    HANDE KÖKSAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Genel CerrahiGazi Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. FERİT TANERİ

  2. Troid nodülü eşlik eden primer hiperparatiroidili hastalarda paratiroid aspirasyonu ve parathormon tayini

    Use of preoperative parathyroid fine needle aspiration and parathormone assay in the primary hyperparathyroidism with conconmitant thyroid nodules

    ESİN KABUL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Genel Cerrahiİstanbul Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YEŞİM ERBİL

  3. Primer hiperparatiroidi olgularında dev hücreli reparatif granülom görülme sıklığı ile ağız içi ve kemik yapısındaki değişikliklerin diş hekimliği açısından önemi

    In the cases with primary hyperparathyroidism is to determain the frequency of the gigant cell granuloma seen

    AYÇE BANU ANGER (DİLEKLEN)

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Diş Hekimliğiİstanbul Üniversitesi

    Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. NEVİN BÜYÜKAKYÜZ

  4. Sağlıklı gönllülerde dipiridamolün serum ve idrar kalsiyum, fosfor düzeylerine etkileri

    In healthy volunteers the effect of dipyridamole on serum and urinary caicium and phosphorus levels

    CEMAL KURT

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    NefrolojiÇukurova Üniversitesi

    Nefroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SAİME PAYDAŞ

    DOÇ. DR. MUSTAFA BALAL

  5. Paratiroid cerrahisinde klinik deneyimimiz ve son gelişmeler

    Başlık çevirisi yok

    ŞÜKRÜ TAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Genel CerrahiDicle Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. CELALETTİN KELEŞ