Geri Dön

Laparoskopik kolesistektomilerde çok yönlü analjezi uygulamasının postoperatif ağrı, kan gazları ve bulantı kusma üzerine etkileri

Effects of multimodal analgesia application on postoperative pain blood gas analysis and nausea and vomiting in laparoscopic cholecystectomies

  1. Tez No: 103080
  2. Yazar: ALİ KORDİ
  3. Danışmanlar: DOÇ.DR. YALIM DİKMEN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2001
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Postoperatif ağrının etkin tedavisi morbidite ve mortalite ile doğrudan ilişkilidir. Ameliyat sonrası yaşanan ağrı, hastanede kalış ve iyileşme süresinin uzaması nedeniyle açık kolesistektomi yerine safra kesesinin laparoskopik yöntemle çıkarılması gittikçe yaygınlaşmaktadır. Bu çalışmada periferik ağrının tedavisinde nonsteroid antıinflamatuar ajan ve lokal anestezik kullanılırken, santral ağrı için opioidler kullanılmıştır. Amacımız, birden fazla yöntemin birlikte uygulanması ile postoperatif analjezinin ve buna bağlı olarak gelişen bulantı-kusmamn önlenmesinde daha etkin sonuç elde edilebileceğinin araştırılmasıdır. Bu çalışma, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ameliyathanesinde laparoskopik kolesistektomi ameliyatı geçirecek olan 35-65 yaş arasında ve ASA I-II risk grubundan 40 hastada gerçekleştirildi. Operasyon öncesinde premedikasyon uygulanmayan hastalar ameliyathaneye geldiklerinde EKG, arter kan basmcı ve SpCb momtörize edildikten sonra 20 gauge iv kamil ile antekübital bölgeden girilerek %09 NaCl solüsyonu ile intravenöz infüzyona başlandı. İndüksiyon öncesinde 0.2 mg/kg metoklopramid (iv) ve 0.5 mg alfentanil (iv) uygulandı. İndüksiyon ajanı olarak thiopental 5m/kg ve nöromusküler bloker olarak 0.1 mg/kg vekuronyum kullanıldıktan sonra hastalar 37orotrakeal yolla entübe edildiler. Genel anestezi idamesi %50 O2 ve %50 N20 ve isoflorane %1 ile sağlandı. Rastlantısal olarak iki gruba ayrılan olgulardan birinci gruba cerrahi girişim başlamadan 10 dakika önce trokar giriş yerlerine 5 mi % 0.25 lik bupivakain ile cilt infîltrasyonu uygulandı. Her iki grupta da, daha sonraki işlemlerin tamamı her iki grupta da aynı şekilde gerçekleştirildi. Trokarlar yerleştirildikten sonra insüflasyonla birlikte karaciğer çevresine 35 mi %0.25 bupivakain püskürtülerek uygulandı. Uygulamadan sonra 10 dakika beklendi ve ardından cerrahi girişim başlatıldı. Kolesistektomi işlemi gerçekleştrirldikten sonra 20 mg Hyoscin- N -butyl bromid (Buscopan) (IV) ve piroksikam 20mg (İM) uygulandı. Postoperatif dönemde hastalarda ağn ve bulantı- kusma takibi yapıldı. Postop. bulantı kusma minimal, orta ve şiddetli olarak derecelendirilerek antiemetik gereksinimi olup olmadığı gözlendi. Ağn değerlendirilirken VAS (visual analog scale) skorlama sistemi kullanıldı. Hastada ağn yalanması olduğunda 10 mg meperidin iv bolus uygulamalarla titre edilerek uygulandı Hastaların arter kan gazı değerleri şu dönemlerde izlendi: 1-Preoperatif 2-İnsüflasyon öncesi 3-İnsüflasyon sonrası her 15 dakikada bir 4-Batın havası boşaltılınca 385-Ekstübasyondan sonraki 1,2 ve 24. saatlerde İM grupta elde edilen verilerin istatistiksel değerlendirmesi eşleştirilmemiş student- t testi ile gerçekleştirildi. Grup içi verilerin değerlendirilmesinde eşleştirilmiş Student-t testi uygulandı. Nümerik olmayan veriler Mann Whitney U testi ile değerlendirildi, p < 0.05 anlamlı olarak kabul edildi. İki grup arasında yaş, ağırlık bakımından fark bulunmadı. VAS değerleri infiltrasyon uygulanmayan grupta daha yüksek ve meperidin kullanımı daha fazla idi (p<0.05). PO2 değeri ekstübasyon sonrası 2. ve 24. saatlerde ikinci grupta anlamlı olarak daha düşük bulundu (p<0.05). PC02 değeri ekstübasyon sonrası 24. saatte anlamlı düşük bulundu (p<0.05). pH değeri insüflasyon sonrası 15, 30 ve 45. dakikalarda ve ekstübasyon sonrası 1. saatte 2.grupta daha düşük bulundu (p<0.05). Bulantı kusma şikayetinin infiltrasyon uygulanmayan grupta daha fazla olduğu saptandı (p<0.05). Laparoskopik kolesistektomilerde çok yönlü analjezi uygulamasının postoperatif ağn tedavisinde daha etkin olduğu ve iyi analjezi ile kan gazı değerlerinin daha az etkilendiği ve bulantı-kusma şikayetinin daha az olduğu saptanmıştır. 39

Özet (Çeviri)

SUMMARY The laparoscopic approach to cholecystectomy has shortened the recovery period, reducing discharge times. Postoperative pain and nausea are the most common complications of laparoscopic surgery including cholesystectomy. We hypothesize that the application of more than one modality to prevent postoperative pain may be more efficious. This study has been done in Cerrahpaşa Medical School General Surgery Theatre. 40 patients between 35-65 ages, who scheduled for elective laparoscopic cholesystectomy included in this study. Preoperatively all patients received metoclopromide (İV) 0.2mg/kg and alfentanil (İV) 0.5mg. Anaesthesia was induced with thiopental 5mg/kg and vecuronium O.lmg/kg was administered to achieve muscle relaxation. Anesthesia was maintained with isoflurane %1 and 02 %50 + N20 %50. Patients allocated in to two groups, randomly. Ten minutes before the intraumbihcal and suprapubic incision, local anesthesia (%0.25 bupivacaine 5ml for group I). The following procedures were same in both groups. After the trocars inserted, 35ml 0.25% bupivacaine infiltrated around the gallbladder and liver. Ten minutes later surgery was started. After the cholesystectomy 20mg hyocin-N buty bromid (ÎV) and piroksikam 20mg (İM) were administered. 40cholesystectomy 20mg hyocin-N buty bromid (ÎV) and piroksikam 20mg (ÎM) were administered Postoperative pain was assessed using VAS (visual analog scale) ranging from 0 to 10, where 0=no pain and 10=worst possible pain. If the patients complained of pain they received meperidine lOmg (İV) Nausea was assessed subjectively using a scale ranging from 0 to 2 where 0= no nausea, l=mild nausea not requiring treatment, 3=nausea requiring metoclopromide treatment. Arterial blood gases observed at those intervals: 1-preopertively 2-Before insufflation 3-15 min after insufflation 4-After abdominal air deflation 5-1, 2 ve 24.hours after extubation Student-t test was used for statistically analysis. Main whitney u test was used for statistical analysis of nausea and vomiting. P<0.05 was statistically significant. These were no significant differences between two groups in age and weight. The VAS score and meperidine requirement was significantly lower in treatment group (group I) (p<0.05). Postoperative nausea was significantly higher in group II. 41PO2 in postoperative 2 and 24 hours were significantly lower in group H. (p<0.05) PCO2 in postoperative 24 hours were significantly lower in group II. (p<0.05) pH values 15, 30 and 45. minutes after insufflation and in postoperative 1st hours was significantly lower in group II (p<0.05). The use of multimodal approach to analgesia appears to be effective, offeing less incidence of nausea and vomiting. 42

Benzer Tezler

  1. Laparoskopik kolesistektomilerde anestezi idamesinde Propofol ve İsoflurane'ın karşılaştırılması

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET SEYHAN GÜMREN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Anestezi ve ReanimasyonSelçuk Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞEREF OTELCİOĞLU

  2. Açık ve laparoskopik kolesistektomilerde total intravenöz anestezi ile inhalasyon anestezisinin tiroid fonksiyonları üzerine etkileri

    The Effects of total intravenous anesthesia and inhalational anesthesia on thyroid functions in open and laparoscopic cholecystectomy operations

    NİLGÜL YALÇINOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Anestezi ve ReanimasyonDokuz Eylül Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EMEL SAĞIROĞLU

  3. Laparoskopik kolesistektomilerde inhalasyon ve total intravenöz anestezilerinin karşılaştırılması

    Başlık çevirisi yok

    RIZA HAKAN ERBAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Anestezi ve ReanimasyonPamukkale Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

  4. Laparoskopik cerrahilerde intraperitoneal ve ekstraperitoneal karbondioksit insuflasyonunun kan gazları ve solunum mekaniği üzerine olan etkilerinin karşılaştırılması

    The Comparison of the effects of intraabdominal and extraperitoneal carbondioxide insufflation on blood gases and respiratory mechanics in laparoscopic surgery

    MEFKUR BAKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Anestezi ve Reanimasyonİstanbul Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. PERVİN BOZKURT