Geri Dön

Kırda yaşayan yaşlıların yaşam deneyimlerinin ihmal, istismar ve yalnızlık durumları açısından değerlendirilmesi

An assessment of the life experiences of older adults living in rural areas in terms of neglect, abuse, and loneliness

  1. Tez No: 1020845
  2. Yazar: CANSU ALAYVAZ GÜNGÖR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. NURDAN DUMAN
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Sosyal Hizmet, Social Work
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Gülhane Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Sosyal Hizmet Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Sosyal Hizmet Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu araştırmanın amacı, Türkiye'nin kırsal bölgelerinde yaşayan yaşlı bireylerde ihmal ve istismar ile yalnızlık olgularını incelemek, bu olgular arasındaki ilişkiyi ortaya koymak ve yaşlı bireylerin bu süreçlere ilişkin deneyimlerini kırsal yaşam bağlamında değerlendirmektir. Bu doğrultuda araştırmada, nicel bölümde yaşlı ihmal ve istismarının yaygınlığı, yalnızlık düzeyi ve bu iki olgu arasındaki ilişki incelenmiş; nitel bölümde ise yaşlı bireylerin kırsal yaşam koşulları, sosyal ilişkileri, yalnızlık ve istismara ilişkin anlatıları değerlendirilmiştir. Gerekçe ve Yöntem: Araştırma, nicel ve nitel verilerin eş zamanlı olarak toplandığı yakınsayan paralel karma yöntem deseni ile yürütülmüştür. Nicel veriler, Çorum ilinin kırsal bölgelerinde yaşayan 65 yaş ve üzeri 140 katılımcıdan sosyodemografik bilgi formu, Geriatrik İstismar Ölçeği ve Yaşlılar İçin Yalnızlık Ölçeği aracılığıyla toplanmıştır. Verilerde betimleyici istatistikler, bağımsız örneklemler t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve çoklu doğrusal regresyon analizleri uygulanmıştır. Nitel veriler ise amaçlı örneklem ile belirlenen 30 katılımcıyla gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilmiş; tematik analiz yaklaşımıyla çözümlenmiş ve kodlama sürecinde MAXQDA 2024 programı kullanılmıştır. Bulgular: Bu araştırmada elde edilen nicel bulgular, kırsal alanda yaşayan yaşlı bireylerde en yüksek düzeyde bildirilen istismar türünün psikolojik istismar olduğunu; buna karşılık cinsel istismar ve ihmal boyutlarının daha düşük düzeyde raporlandığını göstermiştir. Yalnızlık düzeyleri genel olarak“yalnız değil”ve“kabul edilebilir yalnızlık”aralığında yoğunluk göstermekle birlikte, duygusal yalnızlığın sosyal yalnızlığa kıyasla daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bakım gereksinimi bulunan ve günlük yaşam aktivitelerini sürdürmede destek gereksinimi olan yaşlı bireylerde hem istismar hem de yalnızlık düzeylerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. İleri düzey analizler, duygusal ve sosyal yalnızlığın açıklanmasında yalnızca psikolojik istismarın anlamlı bir yordayıcı olduğunu göstermektedir. Nitel bulgular, istismarın çoğunlukla gündelik ilişkiler içinde ortaya çıkan, çoğu zaman açık biçimde tanımlanmayan ve özellikle psikolojik istismar biçiminde deneyimlenen bir olgu olduğunu ortaya koymuştur. Fiziksel istismar anlatılarının daha çok geçmiş evlilik ilişkilerine ilişkin deneyimlerden oluştuğu, ekonomik istismar deneyimlerinin ise sınırlı sayıda anlatıda yer aldığı görülmüştür. Nicel bulgularda düşük düzeyde raporlanan cinsel istismarın nitel görüşmelerde de sınırlı ve örtük biçimde ifade edilmesi, bu istismar türünün görünürlüğünün kültürel normlar ve ilişkisel dinamiklerden etkilenebileceğine işaret etmektedir. Toplumsal cinsiyet temelli eşitsizlikler, yaşam boyu süren yoksulluk ve yoksunluk deneyimleri yaşlılık dönemindeki kırılganlık anlatılarında önemli bir yer edinmiştir. Aile ve sosyal ilişkilerin yaşlı bireyler için hem destek hem de kırılganlık kaynağı olabildiği; yalnızlık deneyiminin ise sosyal ilişkilerin niceliğinden çok bu ilişkilerin niteliği ve duygusal yakınlık düzeyiyle ilişkili olduğu görülmüştür. Hizmetlere erişim kısıtlılığı, kırdan kente göçle daralan sosyal ağlar, ekonomik güçlükler ile temel ihtiyaçların karşılanması amacıyla kente erişimin çoğu zaman sosyal destek ağlarına bağımlı olması, kırsal yaşlılık deneyimini şekillendiren temel unsurlar olarak öne çıkmıştır. Sonuç: Bu araştırma, kırsalda yaşayan yaşlı bireylerde istismar ve yalnızlık olgularının yalnızca bireysel özelliklerle açıklanamayacağını; sosyal ilişkiler, işlevsel bağımlılık ve kırsal yaşam koşullarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bulgular, psikolojik istismarın yalnızlıkla en güçlü ilişkiye sahip istismar türü olduğunu göstermektedir. Bunun yanında yaşlılık döneminde ortaya çıkan kırılganlıkların, yaşam boyu biriken toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler ile geçmiş yaşam deneyimleri dikkate alınmadan değerlendirilemeyeceği anlaşılmaktadır. Ayrıca, bazı istismar türlerinin görünürlüğünün kültürel normlar ve ilişkisel dinamiklerden etkilendiği; hizmetlere erişim güçlükleri ile daralan sosyal destek ağlarının ise kırsal yaşlılıkta istismar ve yalnızlık olgularının anlaşılmasında önemli bağlamsal unsurlar olduğu belirlenmiştir. Araştırma bulguları doğrultusunda, kırsalda yaşayan yaşlı bireylere yönelik sosyal hizmet uygulamalarında psikolojik istismarın erken dönemde tanılanmasına, duygusal yalnızlığın sistematik biçimde değerlendirilmesine ve bakım ilişkilerinin desteklenmesine öncelik verilmesi önerilmektedir. Ayrıca kırsal yaşlılığa yönelik politika ve hizmetlerin, yaşlı bireylerin hizmetlere erişimini kolaylaştıracak, sosyal destek ağlarını güçlendirecek ve işlevsel bağımsızlıklarını destekleyecek biçimde geliştirilmesi önem taşımaktadır.

Özet (Çeviri)

Aim: The aim of this study is to examine elder neglect, abuse, and loneliness among older adults living in rural regions of Türkiye and to explore their experiences related to these phenomena within the context of rural life. Accordingly, the quantitative component investigated the prevalence of elder abuse, levels of loneliness, and the relationship between these two phenomena, while the qualitative component explored older adults' narratives regarding rural living conditions, social relationships, loneliness, and abuse. In this respect, the study seeks to address elder neglect, abuse, and loneliness by considering their relational and contextual dimensions within the rural environment. Materials and Method: The study was conducted using a convergent parallel mixed-methods design, in which quantitative and qualitative data were collected simultaneously. Quantitative data were gathered from 140 participants aged 65 and over living in rural areas of Çorum, using a sociodemographic information form, the Geriatric Abuse Scale, and the Loneliness Scale for the Elderly. The data were analyzed using descriptive statistics, independent samples t-tests, one-way analysis of variance (ANOVA), and multiple linear regression analyses. Qualitative data were obtained through semi-structured interviews conducted with 30 participants selected via purposive sampling. The data were analyzed using a thematic analysis approach, and MAXQDA 2024 software was employed during the coding process. Quantitative and qualitative findings were integrated and interpreted within a contextual framework. Findings: The quantitative findings of this study indicated that psychological abuse was the most frequently reported form of elder abuse among older adults living in rural areas, whereas sexual abuse and neglect dimensions were reported at lower levels. Although loneliness levels were generally concentrated within the“not lonely”and“acceptable loneliness”categories, emotional loneliness was found to be higher than social loneliness. Older adults with care needs and those requiring support in maintaining activities of daily living (ADLs) demonstrated higher levels of both elder abuse and loneliness. Further analyses revealed that psychological abuse was the only significant predictor of both emotional and social loneliness. The qualitative findings demonstrated that abuse was primarily experienced within everyday interpersonal relationships, was often not explicitly recognized or defined as abuse, and was particularly manifested in the form of psychological abuse. Narratives of physical abuse were predominantly related to experiences within past marital relationships, whereas experiences of economic abuse were reported in a limited number of accounts. The limited and implicit expression of sexual abuse experiences in qualitative interviews, consistent with their low reporting levels in the quantitative findings, suggests that the visibility of this form of abuse may be influenced by cultural norms and relational dynamics. Gender-based inequalities, lifelong experiences of poverty and deprivation emerged as important elements in older adults' narratives of vulnerability. Family and social relationships were found to function simultaneously as sources of support and vulnerability, while loneliness was associated less with the quantity of social relationships than with their quality and the degree of emotional closeness they provided. Limited access to services, shrinking social networks due to rural-to-urban migration, economic constraints, and the reliance on social support networks for accessing urban areas to meet basic needs emerged as key contextual factors shaping the experience of rural ageing. Conclusion: This study demonstrates that elder abuse and loneliness among older adults living in rural areas cannot be explained solely by individual characteristics; rather, these phenomena should be evaluated within the context of social relationships, functional dependency, and rural living conditions. The findings indicate that psychological abuse is the form of elder abuse most strongly associated with loneliness. Furthermore, vulnerabilities experienced in later life cannot be understood independently of cumulative social and economic inequalities across the life course and previous life experiences. In addition, the visibility of certain forms of abuse appears to be influenced by cultural norms and relational dynamics, while difficulties in accessing services and shrinking social support networks represent important contextual factors for understanding elder abuse and loneliness in rural ageing. In line with the findings of this study, social work practices targeting older adults living in rural areas should prioritize the early identification of psychological abuse, the systematic assessment of emotional loneliness, and the strengthening of care relationships. Moreover, policies and services addressing rural ageing should be developed in ways that facilitate older adults' access to services, strengthen social support networks, and promote functional independence.

Benzer Tezler

  1. Ferrokrom fabrikasında çalışan işçilerde stogenetik çalışmalar

    Başlık çevirisi yok

    AYNUR ACAR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Tıbbi BiyolojiAkdeniz Üniversitesi

    Tıbbi Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜVEN LÜLECİ

  2. Yerli yapım çekiçli yem değirmenleri üzerinde bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    HASAN YUMAK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    ZiraatEge Üniversitesi

    Tarımsal Mekanizasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NUMAN SUNGUR

  3. Bazı vişne tohumlarının çimlenmesi üzerine değişik katlama sürelerinin etkileri

    Effects of the different time of stratification on the germination of seeds of some sourcherries (Prunus cerasus L.)

    HACER ABAY(SAĞLAM)

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    ZiraatEge Üniversitesi

    Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RAHMİ ÖZÇAĞIRANA

  4. Pınar un fabrikasında kullanılan ekipman ve kapasite ile un üretim diagramı arasındaki uygunluğun belirlenmesi

    Başlık çevirisi yok

    ERGUN KÖSE

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Gıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. S. SEZGİN ÜNAL

  5. Türkiye'de üretilen maltların kalitelerinin belirlenmesi

    Başlık çevirisi yok

    NİHAL MATRACI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Gıda Teknolojisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ULGAR GÜVENÇ