Geri Dön

Omalizumab tedavisi alan Büllöz pemfigoid hastalarında tedavi etkinliğinin retrospektif olarak değerlendirilmesi

Retrospective evaluation of treatment efficacy in Bullous pemphigoid patients receiving omalizumab therapy

  1. Tez No: 1014752
  2. Yazar: AYŞE NUR SARIBAŞ YILDIRIM
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ PINAR DURSUN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Mersin Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Büllöz pemfigoid (BP), ileri yaşta görülen ve yoğun pruritus ile karakterize otoimmün subepidermal büllöz bir hastalıktır. Konvansiyonel tedaviler bazı hastalarda yetersiz kalabilmekte veya komorbiditeler nedeniyle sınırlı kullanılabilmektedir. Anti-IgE monoklonal antikoru olan omalizumab, BP için potansiyel bir tedavi seçeneği olarak araştırılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, BP tanılı hastalarda omalizumab tedavisinin klinik etkinliğini Büllöz Pemfigoid Hastalık Alanı İndeksi (BPDAI) aktivite skoru, pruritus Numerik Derecelendirme Skalası (NRS) ve çeşitli klinik ile immünolojik parametreler kullanılarak retrospektif olarak değerlendirmektir. Ocak 2020 – Ocak 2025 tarihleri arasında Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Dermatoloji kliniğinde omalizumab tedavisi alan toplam 26 BP hastası çalışmaya dahil edildi. Retrospektif tasarımlı bu çalışmada başlangıç verileri ile tedavinin 6. ayındaki (24. hafta) veriler karşılaştırıldı. Tedavi yanıtı BPDAI aktivite skorları, pruritus NRS skorları ve klinik yanıt kategorileri kullanılarak değerlendirildi. Hastaların 17'si (%65,4) kadın, 9'u (%34,6) erkek olup yaş ortalaması 70,7 ± 15,1 yıl idi. Hastaların %88,5'inde en az bir komorbid hastalık bulunmaktaydı ve en sık diabetes mellitus (%61,5) gözlendi. Omalizumab tedavisinin 6. ayında BPDAI aktivite skorlarında anlamlı azalma saptandı (45,5 ± 21,0'dan 15,7 ± 24,5'e; medyan: 39,5'ten 2,0'ye; p < 0,001). Benzer şekilde pruritus NRS skorlarında da belirgin azalma gözlendi (medyan: 9,0'dan 2,0'ye; p < 0,001). Hastaların %65,4'ünde ≥%75 klinik iyileşme, %73,1'inde ise ≥%50 klinik iyileşme elde edildi. Tam remisyon oranı %53,8, nüks oranı ise %34,6 olarak belirlendi. Omalizumab tedavisi sonrası periferik eozinofil sayısında (medyan: 445'ten 130/µL'ye, p<0,001) ve serum total IgE düzeylerinde (medyan: 892'den 259,5 IU/ml'ye, p<0,001) anlamlı azalma saptandı. İnflamatuvar belirteçler değerlendirildiğinde CRP (p=0,006) ve ELR (p<0,001) düzeylerinde tedavi sonrası anlamlı düşüş gözlendi. Başlangıç klinik veya immünolojik parametreler ile tedavi yanıtı arasında anlamlı ilişki bulunmadı. Sonuç olarak omalizumab tedavisi, BP hastalarında hastalık aktivitesi ve pruritus şiddetinde anlamlı iyileşme sağlamaktadır. Bulgularımız, özellikle şiddetli pruritusu ve komorbiditeleri bulunan BP hastalarında omalizumabın alternatif bir tedavi seçeneği olabileceğini düşündürmektedir.

Özet (Çeviri)

Bullous pemphigoid (BP) is an autoimmune subepidermal blistering disease that predominantly affects the elderly and is characterized by severe pruritus. Conventional treatments may be insufficient in some patients or limited by comorbidities. Omalizumab, an anti-IgE monoclonal antibody, has been investigated as a therapeutic option for BP. This study aimed to retrospectively evaluate the clinical efficacy of omalizumab in BP patients using the Bullous Pemphigoid Disease Area Index (BPDAI) activity score, pruritus Numeric Rating Scale (NRS), and clinical and immunological parameters. A total of 26 BP patients who received omalizumab treatment at the Department of Dermatology, Mersin University Faculty of Medicine Hospital, between January 2020 and January 2025 were included. Baseline data were compared with those obtained at month 6 (week 24). Treatment response was assessed using BPDAI activity scores, pruritus NRS scores, and clinical response categories. Seventeen patients (65.4%) were female and nine (34.6%) were male, with a mean age of 70.7 ± 15.1 years. At least one comorbid disease was present in 88.5% of patients, with diabetes mellitus (61.5%) being the most common. A significant reduction in BPDAI activity scores was observed at the 6th month of omalizumab treatment (from 45.5 ± 21.0 to 15.7 ± 24.5; median: from 39.5 to 2.0; p < 0.001). Similarly, a marked reduction was noted in pruritus NRS scores (median: from 9.0 to 2.0; p < 0.001). Clinical improvement of ≥75% was achieved in 65.4% of patients, and ≥50% clinical improvement was achieved in 73.1%. Complete remission rate was 53.8%, and relapse rate was 34.6%. A significant decrease in peripheral eosinophil count (median: from 445 to 130/µL, p<0.001) and serum total IgE levels (median: from 892 to 259.5 IU/ml, p<0.001) was detected after omalizumab treatment. When inflammatory markers were evaluated, significant reductions were observed in CRP (p=0.006) and ELR (p<0.001) levels following treatment. No significant correlation was found between baseline clinical or immunological parameters and treatment response. Omalizumab treatment resulted in significant improvement in disease activity and pruritus severity in BP patients. These findings suggest that omalizumab may be a therapeutic option, particularly in patients with severe pruritus and comorbidities.

Benzer Tezler

  1. Büllöz Pemfigoid tanısı ile son 10 yılda takip edilen hastaların klinik, demografik özelliklerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of clinical and demographic characteristics of patients followed for Bullous Pemphigoid diagnosis in the last 10 years

    ECEM KAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    DermatolojiErciyes Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DEMET KARTAL

  2. Omalizumab tedavisi alan kronik ürtiker hastalarının tedavide kalımı ve tedavi yanıtını etkileyen faktörlerin belirlenmesi

    Evaluation of factors affecting drug survival and treatment responses of the patients with chronic urticaria on omalizumab treatment

    EDA HAŞAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    DermatolojiUludağ Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EMEL BÜLBÜL BAŞKAN

  3. Omalizumab veya mepolizumab tedavisi alan ağır astımlı olgularda, eşlik eden bronşektazi varlığının biyolojik ajan tedavi yanıtına etkisi

    The effect of coexisting bronchiectasis on the response to biological agent therapy in patients with severe asthma receiving omalizumab or mepolizumab treatment

    BENGİNUR SÖKMEN GÖKER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NİDA ÖZTOP UZ

  4. Kronik spontan ürtiker tanılı ve omalizumab tedavisi alan hastalarda epidemiyolojik ve klinik özelliklerin hastalık seyrine etkisi

    The effect of epidemiological and clinical characteristics on disease course in patients with chronic spontaneous urticaria and receiving omalizumab treatment

    EBRU SOYDAN YAPRAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    UZMAN BİLGEN ERDOĞAN

  5. Dirençli kronik spontan ürtikerli hastalarda nötrofil lenfosit oranı, trombosit lenfosit oranı ve bunların omalizumab tedavisi ile değişiminin değerlendirilmesi

    Evaluation of neutrophil-to-lymphocyte ratio, platelet-to-lymphocyte ratio in resistant chronic spontaneous urticaria patients and changes in these ratios after omalizumab treatment

    ŞENSU TUFAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SELDA PELİN KARTAL