Geri Dön

Lateral dekübit pozisyonunda laparoskopik nefrektomi vakalarında düşük akım ve normal akım anestezilerinde oksijen rezerv indeks monitörizasyonu ile takip

Monitoring of oxygen reserve index in low-flow and normal flow anesthesia in laparoscopic nephrectomy cases in lateral decubitus position

  1. Tez No: 1014576
  2. Yazar: HASAN TOKGÖZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. FUNDA GÜMÜŞ ÖZCAN, UZMAN HİLAK AKÇA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç Laparoskopik nefrektomi operasyonlarında düşük-normal akım anestezi uygulamalarında oksijen rezerv indeksini değerlendirerek hastaların oksijen düzeylerinin daha hızlı belirlenmesi ve gerekli optimizasyonun daha hızlı yapılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem Etik kurul onayını takiben her iki grupta 24 hasta olarak şekilde toplamda 48 hastanın verileri prospektif olarak değerlendirildi. Hastalar düşük akım ve normal akım olarak 2 gruba ayrıldılar. Her 2 grup rutin monitörizasyon yöntemleri ve ORİ ile takip edildi. Hastaların sosyo-demografik özellikleri, Mekanik ventilasyon parametreleri (tidal hacim, dakika solunum sayısı, rezistans, I:E oranı, inspiratuar süre, inspiratuar O2 konsantrasyonu, inspiratuar ve ekspiratuar CO2 konsantrasyonu, inspiratuar ve ekspiratuar sevofluran konsantrasyonları, MAC), hava yolu basıncı (plato basıncı, tepe basınç, inspiratuar basınç, PEEP) değerleri anestezi cihazı verilerinden, Oksijen satürasyonu,Oksijen rezerv indeksi (ORİ),sistolik ve diastolik kan basıncı, kalp tepe atımı ve vücut sıcaklığı hasta monitöründen, pH, PO2 , PCO2 , SaO2 , HCO3 ,COHb, BE, glukoz, laktat ve elektrolit değerleri kan gazı analizinden elde edildi. Hemodinamik ve mekanik ventilasyon parametreleri entübasyon sonrası(T0), lateral dekübit pozisyonu verildikten sonra(T1), lateral dekübit pozisyonunda supin pozisyona döndükten sonra(T2) ve ekstübasyon sonrası(T3) kaydedildi. Hastalardan T0, T1, T2 ve T3 zaman kan gazı alındı. ORİ ve PaO2 değerleri zamanlar arasında ve gruplararasında kıyaslandı. Analizlerde iki yönlü (twotailed) testler kullanıldı ve p < 0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular Gruplar arasında genel olarak hemodinamik, demografik ve klinik özellikler bakımından anlamlı fark bulunmadı. Oksijenasyon parametreleri açısından FiO₂ değerleri düşük akım grubunda normal akım grubuna göre anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0.0001). Arteriyel PaO₂ ve ORİ değerleri ise normal akım grubunda düşük akım grubuna kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek seyretti (P=0.0015). SpO₂ değerleri her iki grupta da tüm ölçüm noktalarında yüksek ve stabil düzeyde kaldı; gruplar arasında anlamlı farklılık saptanmadı. ORİ ile arteriyel PaO₂ arasındaki ilişki incelendiğinde, başlangıç ölçümünde güçlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir pozitif korelasyon saptandı (Spearman r=0.843, p<0.001). Bu korelasyonun ilerleyen ölçüm noktalarında kademeli olarak zayıflamakla birlikte istatistiksel anlamlılığını koruduğu görüldü. Sonuç Genel anestezi uygulanan hastalarda oksijenizasyonun sürekli ve noninvaziv olarak izlenmesinde ORİ monitörizasyonu, AKG analizinin aralıklı ve gecikmeli sonuç vermesi ile SpO2'nin orta hipoksik-hiperoksik aralığı tanımlayamaması nedeniyle önemli bir tamamlayıcı parametre olarak öne çıkmaktadır. Laparoskopik nefrektomi uygulanan hastalarda düşük ve normal akım anestezisini karşılaştırdığımız çalışmamızda, ORİ ile PaO₂ arasında anlamlı pozitif korelasyon saptanmış; düşük akım anestezisi grubunda da her iki parametre birbirine paralel seyrederek normal klinik düzeylerde kalmıştır. Bu bulgular, ORİ'nin düşük akım anestezisinde PaO₂ için güvenilir bir yol gösterici olduğuna ve oksijen tedavisinin bireyselleştirilmesine önemli katkı sunduğuna işaret etmektedir. Bu doğrultuda ORİ monitörizasyonunun, ekolojik ve ekonomik avantajlarıyla öne çıkan düşük akım anestezi yöntemlerinin daha güvenle uygulanmasına olanak tanıyarak klinisyenlerin bu konudaki endişelerini azaltabileceği kanısındayız.

Özet (Çeviri)

Aim In laparoscopic nephrectomy operations, it was aimed to evaluate the oxygen reserve index in low-normal flow anesthesia applications in order to determine the oxygen levels of the patients more rapidly and to perform the necessary optimization more quickly. Material and Method Following ethics committee approval, data from a total of 48 patients, with 24 patients in each group, were prospectively evaluated. Patients were divided into 2 groups as low flow and normal flow. Both groups were followed up with routine monitoring methods and ORI. Patients' socio-demographic characteristics, mechanical ventilation parameters (tidal volume, respiratory rate per minute, resistance, I:E ratio, inspiratory time, inspiratory O2 concentration, inspiratory and expiratory CO2 concentrations, inspiratory and expiratory sevoflurane concentrations, MAC), airway pressure (plateau pressure, peak pressure, inspiratory pressure, PEEP) values were obtained from anesthesia device data, oxygen saturation, oxygen reserve index (ORI), systolic and diastolic blood pressure, heart rate and body temperature from the patient monitor, and pH, PO2, PCO2, SaO2, HCO3, COHb, BE, glucose, lactate and electrolyte values from blood gas analysis. Hemodynamic and mechanical ventilation parameters were recorded after intubation (T0), after lateral decubitus position was given (T1), after returning from lateral decubitus position to supine position (T2) and after extubation (T3). Blood gas samples were taken from patients at T0, T1, T2 and T3 time points. ORI and PaO2 values were compared between time points and between groups. Two-tailed tests were used in the analyses and a p value of < 0.05 was considered statistically significant. Results No significant difference was found between the groups in terms of hemodynamic, demographic and clinical characteristics in general. Regarding oxygenation parameters, FiO₂ values were found to be significantly higher in the low-flow group compared to the normal-flow group (p<0.0001). Arterial PaO₂ and ORI values, on the other hand, were significantly higher in the normal-flow group compared to the low-flow group (p=0.0015). SpO₂ values remained high and stable at all measurement points in both groups; no significant difference was detected between the groups. When the relationship between ORI and arterial PaO₂ was examined, a strong and statistically significant positive correlation was detected at the baseline measurement (Spearman r=0.843, p<0.001). This correlation was observed to gradually weaken at subsequent measurement points while maintaining its statistical significance. Conclusion In patients under general anesthesia, ORI monitoring stands out as an important complementary parameter for the continuous and non-invasive assessment of oxygenation, given the intermittent and delayed nature of arterial blood gas analysis and the inability of SpO2 to define the intermediate hypoxic-hyperoxic range. In our study comparing low-flow and normal-flow anesthesia in patients undergoing laparoscopic nephrectomy, a significant positive correlation was found between ORI and PaO2; in the low-flow anesthesia group, both parameters followed a parallel course and remained within clinically acceptable levels. These findings suggest that ORI serves as a reliable guide for PaO2 in low-flow anesthesia and makes a significant contribution to the individualization of oxygen therapy. Accordingly, we believe that ORI monitoring may help alleviate clinicians' concerns regarding the implementation of low-flow anesthesia techniques, which offer notable ecological and economic advantages.

Benzer Tezler

  1. Fabella görülme oranının radyolojik olarak araştırılması

    The Incidence of the fabella in radiological evaluation

    AYMELEK YALIN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1984

    MorfolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Morfoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ORHAN CEYHAN

  2. Sivas yöresinde os trigonum oranının radyolojik olarak araştırılması

    An Investigation about the incidence of os trigonumin Sivas

    MEHMET ÇİMEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Radyoloji ve Nükleer TıpCumhuriyet Üniversitesi

    Morfoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ORHAN CEYHAN

  3. Bazı yağlık kolza (brassica napus ssp. oleifera) çeşitlerinde verim ve kaliteye ilişkin karakterler üzerinde araştırmalar

    Başlık çevirisi yok

    ABDURRAHİM TANJU GÖKSOY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Gıda MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Tarla Bitkileri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. Z. METİN TURAN

  4. Bornova ekolojik koşullarında bazı haşhaş çeşitlerinin verim ve kaliteleri üzerinde araştırmalar

    The Investigations on the yield and qualities of some popy vasied Bornova ecological conditions

    HAMDİ AYGÜN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    ZiraatEge Üniversitesi

    Tarla Bitkileri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞÜKRÜ HAZIM EMİROĞLU

  5. Bazı kuyruk modelleri ve bir benzetim uygulaması

    Some queveing and simulation application

    CELAL AYDIN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    İstatistikGazi Üniversitesi

    PROF. DR. ALPTEKİN ESİN