Geri Dön

Çocuklarda toplum kaynaklı akut böbrek hasarının klinik özellikleri ve sonuçları

Clinical features and outcomes of community-acquired acute renal injury in children

  1. Tez No: 1006735
  2. Yazar: NAZİFE HUYLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ÇAĞLA SERPİL DOĞAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmada, toplum kaynaklı akut böbrek hasarı (TK-ABH) tanısı ile izlenen pediatrik hastaların demografik özellikleri, etiyolojik faktörleri, klinik seyirleri, yoğun bakım ve renal replasman tedavisi gereksinimleri ile kısa dönem böbrek sonuçlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma, 1 Ocak 2020 – 30 Haziran 2025 tarihleri arasında Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniklerinde yürütülen retrospektif bir araştırmadır. Çalışmaya, 1 ay–18 yaş arası olup TK-ABH tanı kriterlerini karşılayan 134 hasta dahil edilmiştir. Önceden kronik böbrek hastalığı bulunanlar, yatışın ilk 24 saatinde kaybedilen hastalar ve eksik tıbbi kaydı olanlar çalışma dışı bırakılmıştır. Hastaların demografik verileri, başvuru bulguları, laboratuvar değerleri, etiyolojik nedenleri, yoğun bakım yatışı, mekanik ventilasyon ve inotrop ihtiyacı, diyaliz uygulamaları ve taburculuk sırasındaki böbrek fonksiyonları kaydedilmiştir. Çalışmaya dahil edilen 134 hastanın büyük çoğunluğunu 12–18 yaş grubundaki olgular oluşturmaktadır. Etiyolojik değerlendirmede, toplum kaynaklı akut böbrek hasarı olgularının büyük çoğunluğunda renal (intrinsik) nedenlerin ön planda olduğu saptanmıştır (%71,6). Renal nedenler en sık 12–18 ve 6–12 yaş gruplarında görülmüş olup, glomerüler hastalıklar en önemli alt grubu oluşturmuştur. Akut tübülointerstisyel hastalıklar özellikle adölesan yaş grubunda daha yüksek oranda izlenmiş; bu grupta ilaç ilişkili akut tübülointerstisyel nefrit, enerji içeceği ve kreatin kullanımı ile ilişkili olgular dikkat çekmiştir. Akut tübüler nekroz nedenleri arasında rabdomiyoliz en sık etken olarak saptanmıştır. Prerenal akut böbrek hasarı olguların %26,8'inde izlenmiş olup en yaygın neden dehidratasyon olarak belirlenmiştir. Postrenal akut böbrek hasarı ise nadir olup yalnızca posterior üretral valv tanısı olan iki olguda saptanmıştır. Hastaların %47,8'i yoğun bakım ünitesinde izlenmiş olup; yoğun bakımda takip edilen hastaların %25'inde mekanik ventilasyon, %18,7'sinde de inotrop desteği gerekmiştir. Olguların %24,6'sında renal replasman tedavisi uygulanmış olup, en sık tercih edilen yöntem sürekli renal replasman tedavisi (SRRT) olmuştur. Taburculuk sırasında hastaların %84,3'ünde tam iyileşme sağlanırken, %13,3'unda kısmi iyileşme saptandı. İzlemde %2,2'sinde kronik böbrek hastalığı gelişimi gözlendi. Yatış sırasında mortalite oranı %4,5 olarak bulundu. Toplum kaynaklı akut böbrek hasarı, çocukluk çağında önemli morbidite ve mortaliteye yol açabilen ciddi bir klinik tablodur. Özellikle ileri evrede başvuran hastalarda yoğun bakım ve diyaliz gereksinimi artmakta, bir kısmında kalıcı böbrek hasarı gelişebilmektedir. TK-ABH'nın erken tanınması, nefrotoksik ajanlardan kaçınılması ve uygun sıvı-elektrolit yönetimi ile prognozun iyileştirilebileceği düşünülmektedir. Bu çalışma, TK-ABH'nın pediatrik yaş grubunda yalnızca akut dönemi ilgilendiren geçici bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ve uzun dönem izlem protokollerinin önemini ortaya koymaktadır.

Özet (Çeviri)

This study aimed to evaluate the demographic characteristics, etiological factors, clinical course, intensive care unit (ICU) and renal replacement therapy (RRT) requirements, and short-term renal outcomes of pediatric patients followed with a diagnosis of community-acquired acute kidney injury (CA-AKI). This retrospective study was conducted in the Pediatric Department of Antalya Training and Research Hospital between January 1, 2020 and June 30, 2025. A total of 134 patients aged between 1 month and 18 years who met the diagnostic criteria for CA-AKI were included. Patients with pre-existing chronic kidney disease, those who died within the first 24 hours of hospitalization, and patients with incomplete medical records were excluded. Demographic data, presenting clinical features, laboratory findings, etiological causes, ICU admission, need for mechanical ventilation and inotropic support, dialysis modalities, and renal function at discharge were recorded. The majority of the 134 patients were in the 12–18-year age group. Etiological evaluation revealed that renal (intrinsic) causes were predominant in most CA-AKI cases (71.6%). Renal causes were most frequently observed in the 12–18 and 6–12-year age groups, with glomerular diseases constituting the most important subgroup. Acute tubulointerstitial diseases were more common in the adolescent group, and drug-related acute tubulointerstitial nephritis, including cases associated with energy drink and creatine use, was particularly notable. Among the causes of acute tubular necrosis, rhabdomyolysis was the most frequent etiology. Prerenal acute kidney injury was observed in 26.8% of patients, with dehydration identified as the most common cause. Postrenal acute kidney injury was rare and was detected only in two patients with posterior urethral valve. Overall, 47.8% of the patients were managed in the ICU; among these, 25% required mechanical ventilation and 18.7% required inotropic support. Renal replacement therapy was administered to 24.6% of the patients, with continuous renal replacement therapy (CRRT) being the most frequently used modality. At discharge, complete recovery of renal function was observed in 84.3% of patients, while partial recovery was noted in 13.3%. During follow-up, 2.2% of patients developed chronic kidney disease. The in-hospital mortality rate was 4.5%. Community-acquired acute kidney injury is a serious clinical condition in childhood that can lead to significant morbidity and mortality. ICU admission and dialysis requirements increase particularly in patients presenting with advanced stages of disease, and some patients may develop permanent renal damage. Early recognition of CA-AKI, avoidance of nephrotoxic agents, and appropriate fluid and electrolyte management may improve prognosis. This study emphasizes that CA-AKI in the pediatric population should not be considered merely a transient acute condition and highlights the importance of long-term renal follow-up protocols.

Benzer Tezler

  1. Sivas'ta kadınların işgücüne katılım farklılıkları

    Başlık çevirisi yok

    BİNNUR ERCEM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1984

    SosyolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Kurumlar Sosyolojisi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. FARUK KOCACIK

  2. İlkokul çağı erkek çocuklarında inmemiş testis anomalisi ve insidansı

    The anomaly and incidence of cryptorchidism in primary school boys

    SERDAR SEZGİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    ÜrolojiGazi Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

  3. Çocuklarda akut stres hiperglisemisinde hormonal değişikliklerin ve kısa süreli prognozun incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    AYGÜN DİNDAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HÜLYA GÜNÖZ