Geri Dön

Aort anevrizmalarında arcus aorta morfolojisi

Morphology of the aortic arch in aortic aneurysms

  1. Tez No: 1005485
  2. Yazar: SİNEM NUR SEVER
  3. Danışmanlar: PROF. DR. İSMAİL CAN PELİN, DOÇ. DR. HALE ÖKTEM
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Anatomi, Anatomy
  6. Anahtar Kelimeler: Aort anevrizmaları, Aortic aneurysm
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Başkent Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Anatomi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Anatomi ve Klinik Anatomi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

GİRİŞ: Abdominal aort anevrizması (AAA), çoğunlukla asemptomatik seyreden ve rüptür halinde yüksek mortaliteye yol açabilen ciddi bir damar hastalığıdır. Anevrizma gelişiminde genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin yanı sıra aortanın morfolojik ve hemodinamik özelliklerinin de rol oynadığı düşünülmektedir. Arcus aortae, sistemik dolaşımın geçiş noktası olması nedeniyle hemodinamik stres açısından kritik öneme sahiptir. Ancak AAA tanılı bireylerde arcus aortae morfolojisinin ayrıntılı biçimde değerlendirildiği çalışmalar sınırlıdır. Bu çalışma, AAA varlığı ile arcus aortae morfometrisi arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. GEREÇ VE YÖNTEM: Araştırma, Başkent Üniversitesi Etik Kurulu onayıyla (KA25/26, 19.03.2025) yürütülmüş ve Başkent Üniversitesi Araştırma Fonu tarafından desteklenmiştir. Çalışmaya Nisan–Temmuz 2025 arasında BT anjiyografi yapılan 72 AAA'lı birey (36 kadın, 36 erkek) ve 72 kontrol (36 kadın, 36 erkek) dahil edilmiştir. Aortun yapısını etkileyebilecek cerrahi öykü veya konjenital anomalisi olan bireyler dışlanmıştır. Görüntüler 16 kesitli CT cihazı ile elde edilmiş; multiplanar reformat, maksimum intensite projeksiyonu ve 3D volumetrik rekonstrüksiyon yöntemleriyle değerlendirilmiştir. Arcus aortae çapları, dallar arası mesafeler, açılar ve eğrilikler ölçülmüştür. Veriler SPSS v25.0 yazılımında parametrik ve non-parametrik testlerle analiz edilmiştir. BULGULAR: Kadınlarda, erkeklere kıyasla dallar arası mesafeler daha kısa ve damar çapları daha dar saptanmıştır (sırasıyla p=0,000, p<0,050). AAA grubunda özellikle a. carotis communis sinistra genişliği ve aorta descendens çapları kontrol grubuna göre anlamlı derecede daha dar bulunmuştur (sırasıyla p=0,014, p=0,002). AAA grubunda a. carotis communis sinistra açısı kontrol grubundan daha geniştir (p= 0,000). Anevrizmanın başlangıç noktasının a. subclavia sinistra'ya uzaklığı kadınlarda daha kısadır (p=0,002). Arcus aortae tip dağılımında Tip 1 en sık görülmüş, AAA varlığı ile tip arasında doğrudan ilişki bulunmamıştır. Korelasyon analizlerinde anevrizma boyutları ile arcus aortae morfometrik parametreleri arasında zayıf–orta düzeyde anlamlı ilişkiler gösterilmiştir. SONUÇ: AAA, yalnızca abdominal düzeyde lokalize bir patoloji olmayıp, tüm aortanın sistemik bir hastalığı olarak değerlendirilebilir. Çalışmamız, arcus aortae morfometrisinin AAA varlığı ile anlamlı ilişkiler taşıdığını ortaya koymuştur. Bu parametrelerin, AAA'nın erken tanısında potansiyel risk belirteçleri olarak kullanılabileceği düşünülmektedir. Bulgular, cerrahi ve endovasküler girişimlerin planlanmasında cinsiyet farklılıkları ve arcus aortae varyasyonlarının dikkate alınması gerektiğini göstermektedir.

Özet (Çeviri)

INTRODUCTION: Abdominal aortic aneurysm (AAA) is a serious vascular disease that is mostly asymptomatic but can result in high mortality in case of rupture. In addition to genetic predisposition and environmental factors, the morphological and hemodynamic characteristics of the aorta are thought to play a role in aneurysm development. The aortic arch (arcus aortae) is critical in terms of hemodynamic stress due to its role as a main transition point in systemic circulation. However, studies evaluating the detailed morphology of the aortic arch in individuals with AAA are limited. This study aims to investigate the relationship between AAA presence and aortic arch morphometry. MATERIAL AND METHOD: The study was conducted with the approval of Başkent University Ethics Committee (KA25/26, 19.03.2025) and was supported by the Başkent University Research Fund. A total of 72 individuals with AAA (36 female, 36 male) and 72 controls (36 female, 36 male) who underwent CT angiography between April and July 2025 were included. Individuals with prior aortic surgery or congenital anomalies affecting aortic anatomy were excluded. Images were acquired using a 16-slice CT scanner and evaluated with multiplanar reformatting, maximum intensity projection, and 3D volumetric reconstruction techniques. Measurements included aortic arch diameters, interbranch distances, angles, and curvatures. Data were analyzed using parametric and non-parametric tests in SPSS v25.0. RESULTS: Females exhibited shorter interbranch distances and smaller vessel diameters compared to males (p=0.000 and p<0.050, respectively). In the AAA group, the diameter of the left common carotid artery (a. carotis communis sinistra) and aorta descendens were significantly smaller than in the control group (p=0.014 and p=0.002, respectively). The angle of the left common carotid artery in the AAA group was larger than in controls (p=0.000). The distance from the aneurysm origin to the left subclavian artery was shorter in females (p=0.002). Regarding aortic arch types, Type 1 was the most common, and no direct association was found between AAA presence and arch type. Correlation analyses showed weak to moderate significant relationships between aneurysm dimensions and aortic arch morphometric parameters. CONCLUSION: AAA should be considered a systemic aortic disease rather than a pathology localized solely to the abdominal aorta. Our findings demonstrate that aortic arch morphometry is significantly associated with AAA presence. These parameters may serve as potential risk markers for early AAA detection. The results also highlight the importance of considering sex differences and aortic arch variations in planning surgical and endovascular interventions.

Benzer Tezler

  1. Asendan aorta anevrizmalarında cerrahi tedaviden sonra, geç dönemde arkus aorta ve torasik aortada anevrizma gelişme sıklığının araştırılması

    Investigation of the frequency of arcus and thoracic aortic aneurysms that develop in the late period after surgical treatment of ascending aortic aneurysms

    NIHAD SULEYMANZADE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiDokuz Eylül Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖZTEKİN OTO

  2. Asendan aort anevrizmalarında ekspansiyon hızı tespiti ve ekspansiyon hızına etki eden faktörlerin incelenmesi

    Determination of expansion rate in ascending aortic aneurysms and investigation of factors affecting expansion rate

    AHMET DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MURAT SARĞIN

  3. Bentall prosedürü uygulanan hastaların postoperatıf orta dönem sonuçlarının değerlendirilmesi

    Postopperative patients used with the bentall procedureevaluation of mid-term results

    ELVIN MAMIYEV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiEge Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SERKAN ERTUGAY

  4. Aort anevrizmalarında endovasküler tedavinin uzun dönem sonuçları

    Long term results of endovascular treatment i̇n aort anaurysm

    MAHER ALJODİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiMarmara Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SİNAN ARSAN

  5. Assendan aort anevrizmalarında cerrahi tedavi yöntemleri

    Surgical treatment methods in ascending aortic aneurysms

    AMJAD KHALİL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiAnkara Üniversitesi

    Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BÜLENT KAYA