Arkeolojik alanlar üzerinde gelişen kırsal yerleşmelerde bütüncül koruma modeli: Soğmatar antik kenti (Şanlıurfa) örneği
An integrated conservation model for rural settlements developed on archaeological sites: The case of the Soğmatar ancient city (Şanliurfa)
- Tez No: 999811
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MEHMET CEBE
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Mimarlık, Architecture
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dicle Üniversitesi
- Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Mimarlık Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Anadolu toprakları, tarihöncesi çağlardan günümüze uzanan çok katmanlı yerleşim örüntüleriyle zengin bir kültürel mirasa sahiptir. Bu coğrafyada, arkeolojik alanlarla iç içe geçmiş geleneksel kırsal yerleşmeler; hem geçmişin izlerini taşıyan arkeolojik kalıntıları hem de günümüzde yaşamaya devam eden geleneksel kırsal dokuyu bir arada barındıran çok katmanlı yerleşim alanları olarak öne çıkmaktadır. Ancak bu tür alanların korunmasına yönelik mevcut yaklaşımlar genellikle parçacı ve tek boyutlu kalmaktadır. Hem yasal mevzuatta hem de akademik literatürde, kırsal ve arkeolojik bileşenlerin birlikte değerlendirilmesine yönelik kapsamlı ve uygulanabilir bir modelin eksikliği dikkat çekmektedir. Bu doğrultuda çalışma, arkeolojik alan–kırsal yerleşme birlikteliğinin yoğun olarak görüldüğü Şanlıurfa İlinde iki aşamalı bir araştırma yöntemiyle yürütülmüştür. İlk aşamada kent genelindeki arkeolojik sitlerle ilişkili kırsal yerleşimler tespit edilerek“Şanlıurfa Kırsal Arkeolojik Yerleşme Envanteri”oluşturulmuş, yerleşimler çeşitli özelliklerine göre sınıflandırılmıştır. Literatür taraması, arşiv araştırması ve Şanlıurfa ilinde gerçekleştirilen saha çalışmalarından elde edilen bulgular, arkeolojik alanların üzerinde yer alan geleneksel kırsal yerleşmelerde koruma sorunsalının daha karmaşık bir yapı sergilediğini; fiziksel korumaya yönelik uygulamaların öne çıkmasına karşın sosyo-kültürel ve ekonomik boyutların yeterince dikkate alınmadığını ve birçok yerleşmenin modernleşme eğilimi nedeniyle geleneksel kırsal karakterini kaybettiğini göstermiştir. Ayrıca örneklerde yerel halkın, paydaşların ve uzmanların sürece bütüncül biçimde dahil edildiği bir modele rastlanmamıştır. Bu boşluk doğrultusunda, tez kapsamında arkeolojik alan ile üzerine kurulu geleneksel kırsal yerleşmeyi birlikte ele alan; fiziksel, sosyo-kültürel ve ekonomik bileşenleri kapsayan; ilgili paydaşların ve farklı disiplinlerden uzmanların sürece dâhil edildiği altı aşamalı bir koruma modeli geliştirilmiştir. Model önerisi geliştirilirken Burra Tüzüğü'nde tanımlanan koruma süreci yaklaşımı esas alınmış; ancak aşamaların içerik ve kapsamı, çalışmanın ele aldığı konuya bağlı olarak yeniden yapılandırılmış ve tez kapsamında geliştirilen“Geleneksel Kırsal Yerleşmenin Arkeolojik Alan ile İlişkisinin İncelenmesi”analizi, çalışma konusuna özgü bir aşama olarak modele dâhil edilmiştir. Bu doğrultuda model; (1) yerin anlaşılması, (2) geleneksel kırsal yerleşmenin arkeolojik alan ile ilişkisinin incelenmesi, (3) yerleşmenin sahip olduğu değer ve tehditlerin tespiti, (4) koruma politikalarının geliştirilmesi, (5) yönetim planının hazırlanması ve uygulanması, (6) izleme, değerlendirme ve güncelleme aşamalarından oluşmaktadır. Çalışmanın ikinci aşamasında, arkeolojik kalıntıların yüzeyde izlenebildiği, geleneksel kırsal dokunun büyük ölçüde korunduğu ve geleneksel yaşam biçiminin sürdürüldüğü Soğmatar Antik Kenti (Yağmurlu Köyü), tez kapsamında geliştirilen model önerisinin uygulandığı ve ayrıntılı analiz edildiği örneklem alan olarak belirlenmiştir. Soğmatar Antik Kenti'ne ilişkin yürütülen literatür taraması, arşiv araştırması ve saha çalışmaları sonucunda, alanın fiziksel, sosyal ve ekonomik yapısına dair analizler gerçekleştirilmiştir. Kırsal yerleşme ile arkeolojik alan arasındaki mekânsal ve işlevsel ilişkiler yerinde incelenmiş; yerleşim dokusu, geleneksel üretim biçimleri ve toplumsal örgütlenme yapısı analiz edilmiştir. Alan analizleri ile birlikte, yerel halkla yapılan yarı yapılandırılmış mülakatlar aracılığıyla mevcut yaşam koşulları, koruma sürecine ilişkin algılar ve geleceğe dair beklentiler toplanmıştır. Ayrıca, paydaş kurum temsilcileri ile farklı disiplinlerden uzmanların görüşlerine başvurularak, Soğmatar'ın korunmasına yönelik çeşitli yaklaşımlar çok boyutlu bir perspektifle irdelenmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, yalnızca fiziksel bütünlüğü değil; aynı zamanda toplumsal bellek, kültürel süreklilik ve yerel katılımı da gözeten, iki farklı koruma politikası önerilmiştir. Birinci model yerleşimin kontrollü biçimde taşınarak alanın açık hava müzesine dönüştürülmesini öngörürken; ikinci model ise, yerel halkın mevcut yerleşimde yaşamaya devam etmesini esas alarak kültürel peyzajın yaşam pratikleriyle birlikte sürdürülmesini hedefleyen topluluk temelli bir yaklaşımı benimsemektedir. Her iki politika da arkeolojik alan ile kırsal yaşam arasında kurulan ilişkinin doğasını farklı önceliklerle ele almakta; koruma-kullanım dengesini kendi bağlamsal gereklilikleri doğrultusunda şekillendirmektedir.
Özet (Çeviri)
Anatolian lands possess a rich cultural heritage, characterised by multi-layered settlement patterns stretching from prehistoric times to the present day. Within this geography, traditional rural settlements intertwined with archaeological sites stand out as multi-layered settlements that simultaneously preserve both the traces of the past in archaeological remains and the traditional rural fabric that continues to thrive today. However, current approaches to the protection of such areas are generally fragmented and one-dimensional. Both in legal regulations and academic literature, there is a noticeable lack of a comprehensive and applicable model for the joint assessment of rural and archaeological components. In this context, the study was conducted in Şanlıurfa province, where the coexistence of archaeological sites and rural settlements is particularly prevalent, using a two-stage research method. In the first stage, rural settlements associated with archaeological sites across the city were identified, and the 'Şanlıurfa Rural Archaeological Settlement Inventory' was created, classifying the settlements according to their various characteristics The findings obtained from literature reviews, archival research, and fieldwork conducted in Şanlıurfa province reveal that the issue of conservation in traditional rural settlements located on archaeological sites presents a more complex structure; while physical conservation practices are prominent, socio-cultural and economic dimensions are not sufficiently considered, and many settlements have lost their traditional rural character due to modernisation trends. Furthermore, the examples did not reveal a model in which the local community, stakeholders, and experts were comprehensively involved in the process. In line with this gap, a six-stage conservation model has been developed within the scope of the thesis, which addresses both the archaeological site and the traditional rural settlement built upon it; encompasses physical, socio-cultural, and economic components; and involves relevant stakeholders and experts from different disciplines in the process. While developing the proposed model, the conservation process approach defined in the Burra Charter was taken as a basis; however, the content and scope of the stages were restructured according to the subject addressed in the study, and the analysis of“Examining the Relationship between the Traditional Rural Settlement and the Archaeological Site”developed within the scope of the thesis was included in the model as a stage specific to the subject of the study. In this regard, the model consists of the following stages: (1) understanding the site, (2) examining the relationship between the traditional rural settlement and the archaeological site, (3) identifying the values and threats to the settlement, (4) developing conservation policies, (5) preparing and implementing the management plan, (6) monitoring, evaluation, and updating. In the second phase of the study, the ancient city of Soğmatar (Yağmurlu Village), where archaeological remains can be observed on the surface, the traditional coastal fabric is largely preserved, and the traditional way of life is maintained, was designated as the sample area where the model proposal developed within the scope of the thesis was applied and analyzed in detail. As a result of the literature review, archival research and fieldwork conducted on the Ancient City of Soğmatar, analyses were carried out on the physical, social and economic structure of the area. The spatial and functional relationships between the rural settlement and the archaeological site were examined on site; the settlement fabric, traditional production methods and social organisation structure were analysed. Along with the area analyses, semi-structured interviews with the local community were conducted to gather information on current living conditions, perceptions of the conservation process, and expectations for the future. Furthermore, by consulting representatives of stakeholder institutions and experts from different disciplines, various approaches to the conservation of Soğmatar were examined from a multidimensional perspective. Based on the findings, two different conservation policies were proposed, considering not only physical integrity but also social memory, cultural continuity, and local participation. The first model envisages the controlled relocation of the settlement and its conversion into an open-air museum, while the second model adopts a community-based approach that aims to maintain the cultural landscape alongside living practices, based on the principle that the local population should continue to live in the existing settlement. Both policies address the nature of the relationship established between the archaeological site and rural life with different priorities, shaping the balance between conservation and use according to their own contextual requirements.
Benzer Tezler
- Çaldağı step florasında bulunan bazı familyalara ait bitkilerin polen morfolojilerinin araştırılması
Başlık çevirisi yok
FATMA BOZDOĞAN
- Ankara Çaldağı step florasında bulunan bazı familyalara ait bitkilerin polen morfolojilerinin araştırılması
The investigation of some families of the plant's pollen moiphologies which are on Çaldağı step flora of Ankara
HADİ ÇAKIR
- Homonoia (anlaşma) sikkeleri
Başlık çevirisi yok
ÖZDEMİR KORKMAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
Arkeolojiİstanbul ÜniversitesiEskiçağ Tarihi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NEZEHAT BAYDUR
- Manisa Arkeoloji Müzesi'ndeki erken fikellura türü buluntu grubu özellikleri
Başlık çevirisi yok
HANDE KÖKTEN
- Ham ve arkeolojik buğday tanelerinin magnetik özelliklerinin EPR yöntemiyle incelenmesi
Başlık çevirisi yok
ÜLKÜ ULUSOY
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
Fizik ve Fizik MühendisliğiHacettepe ÜniversitesiFizik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FEVZİ APAYDIN