Batı Türkiye romanlarında kültürel kimlik, profesyonel müzisyenlik ve müziksel yaratıcılık
Cultural identity, professional musicianship and musical creativity among the rom in western Turkey
- Tez No: 99777
- Danışmanlar: DOÇ. DR. YETKİN ÖZER
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Müzik, Music
- Anahtar Kelimeler: Kültürel kimlik, Müzik, Müzisyenler, Roman, Türk romanı, Yaratıcılık, Cultural identity, Music, Musicians, Novel, Turkish novel, Creativity
- Yıl: 2000
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Müzik Bilimleri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Batı Türkiye Romanları, büyük bölümü farklı dönemlerde Rumeli ve Balkanlardan Türkiye'ye göçmüş gruplardan oluşur. Bununla birlikte tarihsel deliller, Romanların bugün Rumeli ve Balkanlarda yaşayan diğer Müslüman Çingene topluluklarının Osmanlının Avrupa'ya yayılma süreci içinde, hatta daha öncesinde sünni İslama bağlı Türklerle etkileşim içine girdiklerini ve bu etkileşime göre biçil '-yımiş kültürel özelliklere sahip olduklarını gösterir. Bu grupların bir bölümü Osmanlı İmpu 'uğu döneminde (Osmanlı-Rus Savaşı, 1877-78; Balkan Savaşları 1912-13), geri kalanı Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan“Mübadele Antlaşması”çerçevesinde CuıJıuriyet döneminde (1923-24) Türkiye'ye getirilmiş ve hemen hepsi Türkiye'nin batı kesimine yerleştirilmiştir. Romanlar gerek literatürde gerekse çevrelerindeki topluluklarca tek bir etnik kökene bağlanır ve“Çingeneler”olarak adlandırılırlar. Ancak“Roman”, yalnızca Türkiye'nin batısında yaşayan ve büyük bölümü Rumeli ve Balkanlardan göçen grupları gösteren bir terimdir. Bu özellikleriyle Romanlar, Anadolu'da yine Çingeneler ya da benzeri terimlerle (“Kıpti”ya da“Posa”) adlandırılan diğer gruplardan (Abdallar, Lomlaı) ayrılırlar. Avrupa'nın farklı bölümlerinde yaşayan ve benzer kültürel özelliklere sahip olmakla birlikte İngiltere'nin“Kalaycılar”ı (Tinkers) ve“Gezginler”i (Travellers), Almanya'nın“Yeniçeler”i (Jenitsche), İskandinavya' nın“Tatarlar”ı (Tattare), Türkiye'nin“Abdallar”ı gibi Hindistan kökenini reddeden çeşitli toplulukların olması“Çingene”teriminin tek bir etnik grupla sınırlı olmadığını gösterir. Dolayısıyla“Çingeneler”adlandırması belirli bir etnik gruptan ziyade, her biri kendi içinde incelenebilecek, yaşam deneyimleri bakımından birbiriyle bağlantılı grupları kapsayan bir terimdir., Batı Türkiye Romanları genelde diasporadaki tüm Çingenelerin çeşitliliğini yansıtacak biçimde, kimi özelliklerle birbirinden ayrılan birçok gruptan oluşur. Tıpkı diğer Çingene topluluklarında olduğu gibi, Romanların da gruplaşma ve kendi grubunu ötekilerden ayırmada başvurdukları belli başlı değişkenlerden biri“Egemen Meslek Faktörü”dür. Kalaycılık, Demircilik, Sepetçilik, Arabacılık vb. mesleklerden herbiri belirli Roman gruplarına özgüdür ve Romanlar arasında grupları birbirinden ayıran özellikler olarak algılanır. Buna göre müzisyenlik de belirli bir Roman grubuna özgü bir meslek olarak bu grubu ötekilerden ayırır ve geçimini müzikten temin eden Romanlar“Çalgıcı Romanları”olarak adlandırılırlar. Beceriye dayalı mesleğin soya dayalı olarak aktarılması, öteki Roman gruplarında olduğu gibiÇalgıcı Romanlarında da grup kimliğinin sürdürülmesini sağlayan lemel özelliktir. Bu temel özellik Çalgıcı Romanlarının neden çevrelerinde en iyi müzik icracıları olarak tanındıklarını kavramamızı sağlar ve bu grubun kendi içlerinde geliştirdikleri bir eğitim sisteminin varlığını gösterir. Batı Türkiye Romanları içinde ayrı bir grup oluşturan Çalgıcı Romanları hem yaşadıkları çevrelerdeki hem de popüler müzik endüstrisi içinde biçimlenen müzik yaşamında belirleyici bir rol oynarlar. Böylesine yaygın ve de etkin bir konuma sahip olmalarının altında yatan temel olgu, Romanların içinde bulundukları çevredeki topluluklarla yoğun bir etkileşim içinde olmalarıdır. Bu etkileşim Roman müzisyenlerin çeşitli kaynaklardan sağladıkları dağarı 'dönüştürüp/değiştirip' potansiyel müşterileri olan çevrelerindeki insanlara sunmaları üzerine kuruludur. Bu bağlamda“para kazanma”motifi Roman müzisyenlerin farklı icra alanlarında seslendirme yapabilecek doğrultuda beceri geliştirmelerinde belirleyici faktördür. Roman müzisyenler, sunma süreci içinde müşterilerinin talep ettikleri belirli ezgileri, yine belirli çalgılardan oluşan belirli çalgı toplulukları içinde seslendirerek geçimlerini temin ederler. Bu topluluklar davul-zurna ve ince saz olmak üzere iki tiptir. Dönüştürme sürecinde Roman müzisyenler bütün müziksel parametreleri değiştirebilirler. Müzikle bağlam değişikliği yapılabilir, ezgi yalınlaştırılabilir ya da zenginleştirilebilir, ritim basitleştirilebilir ya da karmaşıklaştırılabilir, tempo ağırlaştırılabilir ya da çabuklaştırılabilir. Değişim çoğunlukla doğaçlama (emprovizasyon), karşıezgi (kontrpuan) ve başkama (varyasyon) gibi tekniklerle ortaya çıkar ve bu teknikler Roman müzisyenlerin yaratıcılıklarım gösterdikleri alanlardır.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT The Rom society in Western Turkey consists of groups migrating from several places of the Balkans. Historical records suggest that these groups had been in relation with Muslim gypsies in the area even before the Ottoman occupation of the Balkans, resulting a cultural impact on their culture. Some of the groups have moved to Western Turkey due to the Ottoman war against Russia (1877-78) and Balkan War (1912-13), while the rest have migrated after the pact between Turkey and Greece in 1923-24. The term 'Roman' in their own definition is to distinguish themselves from other gypsy groups that live in the inner Anatolia. Although the Roman have similar cultural traits with such groups as the Tinkers and the Travellers (in England), the Jenitsche (in Germany), the Tatar (in Scandinavia) and the Abdal in Turkey, it is important to note that these groups do not acknowledge Hindu origin as opposed to the Roman. The complexity of terminology suggests not to compare them on the basis of one single ethnicity. Even the Roman of the Western Turkey reflects the diversity of the gypsies in the Diaspora. A significant variable to define a group is the dominant profession rather than ethnic origin. Each of such professions as tinkering, blacksmilhing, basketry, cartering is dominant in one group, and therefore, professional musicianship is associated in one group among the Roman in Western Turkey, which is called“Çalgıcı Romanlar”(lit. instrumentalist Romans). That musicianship is genealogical, as the other professions based on skill, explains how it belongs to a certain group and why the çalgıcı Romanlar are known as the best musicians not only in their vicinity but also in the popular music industry. The çalgıcı Romanlar are in a cultural interaction with other groups around, because these groups are their potential customer to whom they serve musically in a variety of contexts and modes. There are basically two types of instrumental ensembles, davul-zurna, and, ince saz (lit.: tiny instrument; used generally for indoor instruments such as violin, clarinet and frame drum). While their distinctive style can be noticed in every performance of a given tune through modifications with the use of such musical technics as variation, counterpoint and rhythmic mutations, improvisation remains as inextricable part of performance.
Benzer Tezler
- Kemal Tahir`de batılılaşma: Türk modernleşmesine farklı bir yaklaşım
Başlık çevirisi yok
ESAT PINARBAŞI
Doktora
Türkçe
2000
Kamu YönetimiSakarya ÜniversitesiKamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İBRAHİM EROL KOZAK
- Sosyal ve mekansal değişmenin etkileşimi cumhuriyet sonrası istanbul konutları
The Interaction of social and spatial change: republican period houses in İstanbul
AYTONGA DENER
- Annaguli Nurmemmet ve eserlerinin incelenmesi
Resarching of Annaguli Nurmemmet's works
SALİM ÇONOĞLU
Doktora
Türkçe
2000
Türk Dili ve EdebiyatıHacettepe ÜniversitesiTürk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BİLGE ERCİLASUN
- William Golding'in ilk dönem romanlarına eleştirel bir yaklaşım
Başlık çevirisi yok
MUKADDER ERKAN
Doktora
Türkçe
1994
İngiliz Dili ve EdebiyatıAtatürk ÜniversitesiBatı Dilleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KEMALETTİN YİĞİTER