Geri Dön

P90RSK inhibitörlerinin anjiyogenez üzerine etkisinin in vitro ve in vivo yöntemleri ile araştırılması

Investigation of the angiogenesis effect of P90RSK inhibitors on invitro and in vivo assays

  1. Tez No: 994257
  2. Yazar: ŞİMA MERTOL
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ELİF İLKAY ARMUTAK, PROF. DR. KONSTANINOS DIMAS
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Veteriner Hekimliği, Histoloji ve Embriyoloji, Veterinary Medicine, Histology and Embryology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Veterinerlik Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Veterinerlik Histoloji ve Embriyolojisi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Anjiyogenez, mevcut kan damarlarından yeni damarların oluşumunu ifade eden, fizyolojik koşullarda doku gelişimi ve onarım için gerekli olan bir süreçtir. Ancak bu sürecin kontrolsüz şekilde ilerlemesi, özellikle başta kanser olmak üzere kardiyovasküler ve oküler birçok hastalığın gelişiminde rol oynayabilmektedir. Günümüzde anjiyogenez ilişkili hastalıkların tedavisinde kullanılan anti-anjiyogenik ajanların sayısı sınırlıdır. Yeni moleküllerin ve tedavi stratejilerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar halen günümüzde devam etmektedir. 90 kDa ribozomal S6 kinazlar (p90RSK, RSK), hücre büyümesi, hücre hareketliliği, hücre döngüsü ve hücre sağkalımı gibi temel hücresel süreçlerin düzenlenmesinde görev alan serin/treonin kinaz ailesine ait proteinlerdir. p90RSK'nın anormal aktivasyonu böbrek, akciğer kanseri gibi çeşitli kanser türlerinin gelişiminde ve kardiyovasküler hastalıklarda kritik bir rol oynamaktadır. Bu nedenle p90RSK'nın hedeflenmesi, özellikle anjiyogenezle ilişkili hastalıklar ve kanser tedavisi açısından dikkat çekici bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır. BI-D1870, p90RSK inhibitörleri arasında en iyi bilinen ve RSK1-4 izoformlarını hedefleyen bileşiktir. Bu molekülün farklı hastalıklardaki etkileri araştırılmış olsa da, anjiyogenez üzerindeki etkilerini ortaya koyan sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. BI-D1870'in yeni nesil türevi olan LJH685'in antikanser aktivite gösterdiği bildirilmiş olmasına rağmen, anjiyogenez üzerindeki etkisine dair literatürde herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Benzer şekilde, bir RSK2 inhibitörü olan BIX 02565'in kardiyovasküler hastalıklarda koruyucu etkileri rapor edilmiş olsa da, anjiyogenezle ilişkisi detaylı olarak incelenmemiştir. Bu tez çalışmasında, BI-D1870, LJH685 ve BIX 02565'in anjiyogenez üzerindeki etkilerinin ilk kez in vitro (sitoksisite, yara iyileşme, tür formasyon akış sitometrisi) ex vivo (aortik halka) ve in vivo (CAM) yöntemlerle kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada öncelikle p90RSK inhibitörlerinin sitotoksik etkileri EA.hy926 endotel hücre hattında SRB ve MTT yöntemleri kullanılarak incelenmiştir. Elde edilen bulgular, her üç inhibitörün de doza ve zamana bağlı şekilde sitotoksik etki oluşturduğunu ve bu etkinin özellikle 48. saatte belirgin hale geldiğini göstermiştir. Sitotoksisite testleriyle belirlenen dozlar referans alınarak hücre migrasyonu, yara iyileşme ve tüp formasyon testleri yapılmıştır. Yara iyileşme deneylerinde BI-D1870 (10 µM), BIX 02565 (25 µM) ve LJH685 (50 µM) dozlarının hücre göçünü anlamlı düzeyde baskıladığı, özellikle BI-D1870'in yara alanının kapanmasını engelleyerek alanın genişlemesine neden olduğu gözlenmiştir. Hücre siklusu akış sitometrisi yöntemiyle değerlendirilmiştir. BI-D1870'in hücreleri G2/M fazında, BIX 02565'in ise S fazında durdurduğu belirlenirken, LJH685'in hücre siklusu üzerinde belirgin bir faz-spesifik etki göstermediği saptanmıştır. Bu sonuçların inhibitörlerin endotel hücre proliferasyonunu farklı moleküler yollar aracılığıyla engellediğini düşündürmektedir. İn vitro deneylerde elde edilen anti-anjiyogenik etkiler, ex vivo sıçan aortik halka ve in vivo CAM (Civciv Koryoallantoik Membran) modelleri ile doğrulanmıştır. Aortik halka deneylerinde her üç inhibitörün de damar filizlenmesini tamamen baskıladığı ve deney süresi boyunca yeni damar oluşumuna izin vermediği görülmüştür. CAM modelinde ise BI-D1870 ve LJH685'in doza bağlı olarak, BIX 02565'in ise dozdan bağımsız şekilde damar yoğunluğunu anlamlı düzeyde azalttığı belirlenmiştir. BIX 02565 güçlü anti-anjiyogenik etki göstermesine rağmen irritan özellik sergilerken, LJH685'in embriyotoksik ve irritan etki oluşturmadan belirgin anti-anjiyogenik etki göstermesi dikkat çekmiştir. Sonuç olarak bu tez çalışması, p90RSK inhibitörleri olan BI-D1870, LJH685 ve BIX 02565'in anjiyogenezi güçlü ve tutarlı bir şekilde baskıladığını ortaya koymuştur. Özellikle LJH685 ve BIX 02565'in anjiyogenez üzerindeki etkileri ilk kez bu çalışma ile detaylı olarak gösterilmiştir. Elde edilen veriler, p90RSK inhibitörlerinin anjiyogenez ilişkili hastalıklar ve kanser tedavisi açısından umut vadeden potansiyel terapötik ajanlar olabileceğini düşündürmekte ve ileri moleküler çalışmalar ile omurgalı hayvan modellerine yönelik araştırmalar için sağlam bir temel oluşturmaktadır.

Özet (Çeviri)

Angiogenesis is a process that refers to the formation of new blood vessels from existing ones and is necessary for tissue development and repair under physiological conditions. However, uncontrolled progression of this process can play a role in the development of many diseases, particularly cancer, as well as cardiovascular and ocular diseases. Currently, the number of anti-angiogenic agents used in the treatment of angiogenesis-related diseases is limited. Research into the development of new molecules and treatment strategies is still ongoing today. 90 kDa ribosomal S6 kinases (p90RSK, RSK) are proteins belonging to the serine/threonine kinase family that are involved in the regulation of fundamental cellular processes such as cell growth, cell motility, cell cycle, and cell survival. Abnormal activation of p90RSK plays a critical role in the development of various cancers, such as kidney and lung cancer, and in cardiovascular diseases. Therefore, targeting p90RSK stands out as an attractive approach, particularly for the treatment of angiogenesis-related diseases and cancer. BI-D1870 is the best-known p90RSK inhibitor and targets RSK1-4 isoforms. Although the effects of this molecule in different diseases have been investigated, there are only a limited number of studies demonstrating its effects on angiogenesis. Although LJH685, a new-generation derivative of BI-D1870, has been reported to exhibit anticancer activity, there are no studies in the literature on its effect on angiogenesis. Similarly, although the protective effects of BIX 02565, an RSK2 inhibitor, in cardiovascular diseases have been reported, its relationship with angiogenesis has not been studied in detail. This thesis aims to comprehensively evaluate the effects of BI-D1870, LJH685, and BIX 02565 on angiogenesis for the first time using in vitro (cytotoxicity, wound healing, flow cytometry of tissue formation), ex vivo (aortic ring), and in vivo (CAM) methods. The cytotoxic effects of p90RSK inhibitors were first examined in the EA.hy926 endothelial cell line using SRB and MTT methods. The findings showed that all three inhibitors produced a dose- and time-dependent cytotoxic effect, which became particularly pronounced at 48 hours. Cell migration, wound healing, and tube formation assays were performed using the doses determined by cytotoxicity assays as a reference. In wound healing experiments, it was observed that the doses of BI-D1870 (10 µM), BIX 02565 (25 µM), and LJH685 (50 µM) significantly inhibited cell migration, and BI-D1870, in particular, prevented the closure of the wound area, causing the area to expand. Cell cycle analysis was performed using flow cytometry. BI-D1870 was found to arrest cells in the G2/M phase, while BIX 02565 arrested cells in the S phase. LJH685 did not show a significant phase-specific effect on the cell cycle. These results suggest that the inhibitors inhibit endothelial cell proliferation through different molecular pathways. The anti-angiogenic effects obtained in vitro experiments were confirmed by ex vivo rat aortic ring and in vivo CAM (Chick Embryo Chorioallantoic Membrane) models. In aortic ring experiments, all three inhibitors completely suppressed vascular sprouting and did not allow new vessel formation throughout the experiment. In the CAM model, BI-D1870 and LJH685 reduced vascular density in a dose-dependent manner, while BIX 02565 reduced it in a dose-independent manner. Although BIX 02565 exhibited strong anti-angiogenic effects, it also displayed irritant properties, while LJH685 showed marked anti-angiogenic effects without causing embryotoxic or irritant effects. In conclusion, this thesis study demonstrated that the p90RSK inhibitors BI-D1870, LJH685, and BIX 02565 strongly and consistently suppressed angiogenesis. In particular, the effects of LJH685 and BIX 02565 on angiogenesis were detailed for the first time in this study. The data obtained suggest that p90RSK inhibitors may be promising potential therapeutic agents for angiogenesis-related diseases and cancer treatment, and provide a solid foundation for further molecular studies and research using vertebrate animal models.

Benzer Tezler

  1. SH-SY5Y hücreleri kullanılarak 6 hidroksi dopamin (6-OHDA) aracılığıyla oluşturulan in vitro parkinson modelinde P90rsk ve P38 sinyal yolaklarının GSK-3β düzenlemesine etkilerinin araştırılması

    Investigation of the effect of P90rsk and P38 signal pathways on GSK-3 beta regulation i̇n 6-hydroxydopamine (6-OHDA) induced in vitro parkinson model in SH-SY5Y cells.

    GÜNER GAMZE BEYOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    BiyoteknolojiEge Üniversitesi

    Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERSİN OĞUZ KOYLU

  2. Meme kanseri tedavisine yönelik potansiyel ribozomal protein S6 kinaz (RSK) inhibitörlerinin ın siliko tarama ile belirlenmesi ve ın vitro etkinlik incelenmesi

    Identification of potential ribosomal protein S6 kinase (RSK) inhibitors for breast cancer therapy with in silico screening and investigation of in vitro activity

    SEVİL KALIN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    BiyofizikÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

    Tıbbi Sistem Biyolojisi Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ FERAH CÖMERT ÖNDER

  3. The effects of valproic acid on motor impairment, oxidative stress parameters, apoptotic markers and epigenetic mechanisms in a 6-hydroxydopamine rat model of Parkinson's disease

    6-hidroksidopamin sıçan Parkinson modelinde valproik asidin motor aktivite, oksidatif stres parametreleri, apoptotik mekanizmalar ve epigenetik mekanizmalar üzerindeki etkileri

    MELTEM DAĞDELEN

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2016

    BiyoteknolojiYeditepe Üniversitesi

    Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHVEŞ ECE GENÇ

  4. RNAi mediated cholinesterase co-regulation in the embryonic rat retinal cell line R28 and interactions with the ERK signaling pathway

    Kolinesterazların embriyonik sıçan retina hücre dizisi R28'de ortak düzenlenmelerinin RNAi ile incelenmesi ve ERK sinyal iletim yolu ile etkileşimleri

    EBRU BODUR

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2005

    BiyokimyaHacettepe Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. A. NEŞE ÇOKUĞRAŞ