Akromegali hastalarında başlangıç büyüme hormonu normal olup IGF-1 düzeyi yüksek olanların seyrinin retrospektif değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of the course of patients with acromegaly who have normal initial growth hormone levels but elevated IGF-1 levels
- Tez No: 994223
- Danışmanlar: PROF. DR. ÖZLEM SOYLUK SELÇUKBİRİCİK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Akromegali, Büyüme hormonu, Hipofiz bezi, Hipofiz hastalıkları, Hipofiz hormonları, Remisyon, Acromegaly, Growth hormone, Pituitary gland, Pituitary diseases, Pituitary hormones, Remission
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Akromegali, büyüme hormonu (GH) fazlalığı ve artmış insülin benzeri büyüme faktörü-1 (IGF-1) ile karakterize bir hastalıktır. Ancak bazı olgularda bazal GH seviyeleri düşük veya oral glukoz yükleme testi ile ölçülen GH düzeyi baskılı olmasına rağmen IGF-1 yüksekliği ve tipik klinik bulgular görülebilmekte olup bu akromegali hastaları literatürde mikromegali olarak adlandırılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, klasik akromegali ile mikromegali hastalarının demografik özelliklerini, klinik bulgularını, eşlik eden hastalıklarını ve tedavi yanıtlarını (remisyon oranlarını) karşılaştırmalı olarak incelemektir. Hasta Seçimi ve Yöntem: Çalışmaya 119 akromegali hastası dahil edilmiş olup hastaların tüm verileri retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Hastalar biyokimyasal özelliklerine göre“Mikromegali”(n=14) ve“Klasik Akromegali”(n=105) olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Hastaların demografik verileri, klinik özellikleri, biyokimyasal ve radyolojik bulguları, uygulanan tedavi yöntemleri (cerrahi, medikal, radyoterapi) ve tedavi yanıtları dosya kayıtlarından elde edilerek incelenmiştir. Bulgular: Klasik akromegali ve mikromegali olarak tanımlanan 2 grup arasında yaş ve cinsiyet açısından anlamlı fark saptanmadı. Klasik akromegali grubunda semptom başlangıcından tanıya kadar geçen süre (55.8 ay), mikromegali grubuna (23.6 ay) göre anlamlı derecede yüksek bulundu (p=0.030). Beklendiği üzere medyan başlangıç GH düzeyleri (1.5 vs 11.5 ng/mL) ve başlangıçta OGTT'de nadir GH medyan değerleri (0.6 vs 7.5 ng/mL) mikromegali grubunda anlamlı derecede daha düşüktü (p=0.000). Ortalama IGF-1 seviyeleri de mikromegali grubunda anlamlı olarak daha düşüktü (511.5 vs 682.5 ng/mL, p=0.023). Adenom boyutları açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (13.8 mm vs 17.1 mm, p=0.067). En sık görülen komorbiditeler tüm grupta HT (%43.7), DM (%37.0) ve kolon polipi (%32.8) idi. Malignite oranı %16.0 olarak saptandı ve mikromegali ile klasik akromegali grupları arasında bu hastalıkların görülme sıklığı açısından fark bulunmadı (p>0.05). Remisyon oranı açısından mikromegali (%57.1) ve klasik akromegali (%54.3) grupları arasında anlamlı fark yoktu (p=0.840). Tüm grupta remisyon sağlananlarda adenom boyutunun anlamlı derecede daha küçük (14.4 mm vs 19.4 mm, p=0.001), tanı anındaki IGF-1 yükseklik derecesinin daha düşük (2.3 vs 3.0, p=0.021) ve cerrahi tedavi oranının daha yüksek (p=0.006) olduğu saptandı. Sonuç: Çalışmamız, mikromegali hastalarının klasik akromegali hastalarıyla benzer klinik fenotipe ve komorbidite yüküne sahip olduğunu göstermekte olup remisyon oranları arasında da fark saptanmamıştır. Mikromegali“hafif”bir form olarak görülmemeli ve klasik akromegali ile aynı disiplinle tedavi ve takip edilmelidir.
Özet (Çeviri)
Objective: Acromegaly is a disorder characterized by growth hormone (GH) excess and increased insulin-like growth factor-1 (IGF-1) levels. However, in some cases, typical clinical features and IGF-1 elevation can be observed despite low basal GH levels or suppressed GH during an oral glucose tolerance test (OGTT); these patients are referred to as having“micromegaly”in the literature. This study aims to comparatively examine the demographic characteristics, clinical course, comorbidities, and treatment responses (remission rates) of patients with classical acromegaly versus micromegaly. Methods: The study included 119 patients with acromegaly, and all patient data were evaluated retrospectively. Patients were divided into two groups based on their biochemical characteristics:“Micromegaly”(n=14) and“Classic Acromegaly”(n=105). Demographic data, clinical characteristics, biochemical and radiological findings, treatment methods applied (surgical, medical, radiotherapy), and treatment responses were examined using patient records. Results: No significant differences were found in age and gender between the two groups defined as classic acromegaly and micromegaly. The time from symptom onset to diagnosis was significantly higher in the classic acromegaly group (55.8 months) compared to the micromegaly group (23.6 months) (p=0.030). As expected, median baseline GH levels (1.5 vs 11.5 ng/mL) and median nadir GH values during baseline OGTT (0.6 vs 7.5 ng/mL) were significantly lower in the micromegaly group (p=0.000). Mean IGF-1 levels were also significantly lower in the micromegaly group (511.5 vs 682.5 ng/mL, p=0.023). No statistically significant difference was found between the groups in terms of adenoma size (13.8 mm vs 17.1 mm, p=0.067). The most common comorbidities in the entire group were hypertension (43.7%), diabetes mellitus (37.0%), and colon polyps (32.8%). The malignancy rate was found to be 16.0%, and there was no difference in the frequency of these diseases between the micromegaly and classic acromegaly groups (p>0.05). There was no significant difference in remission rate between the micromegaly (57.1%) and classic acromegaly (54.3%) groups (p=0.840). In the entire group, those who achieved remission had significantly smaller adenoma size (14.4 mm vs 19.4 mm, p=0.001), lower IGF-1 elevation at diagnosis (2.3 vs 3.0, p=0.021), and a higher rate of surgical treatment (p=0.006). Conclusion: Our study shows that patients with micromegaly have a similar clinical phenotype and comorbidity burden to patients with classic acromegaly, and no difference was found in remission rates. Micromegaly should not be considered as a“mild”form and should be treated and followed up with the same discipline as classic acromegaly.
Benzer Tezler
- Dirençli akromegali tedavisinde kabergolinin yeri
The role of cabergoline in treatment of resistant acromegaly
MEHMET CEM FİDAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşaİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. PINAR KADIOĞLU
- Akromegali; klinik epidemiyoloji, klinik bulgular, laboratuvar bulguları ve tedavi istatistikleri
Acromegaly; clinical and laboratory findings, clinical epidemiological data and statistical data of treatment regimens
İHSAN BOYACI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2001
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF.DR. H. HÜSREV HATEMİ
- Akromegali hastalarında kolon polibi gelişimine etki eden prediktif faktörler
Predictive factors influencing colon polyp development in acromegaly patients
GİZEM ORAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FEYZA YENER ÖZTÜRK
- Akromegalide konvansiyonel radyoterapi ve hipofiz fonksiyonları üzerine etkisi
Başlık çevirisi yok
M. SAMİM TÜREGÜN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1986
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Akromegali hastalarında kan lenfosit kültüründe mikronükleus testi ve nükleer bölünme indeksi yardımı ile genotoksik etkilerin araştırılması
Investigation of the genotoxic effects in acromegalic patients in their peripheral blood lymphocytes cultures using micronucleus assay and nuclear division index
OĞUZ KAAN ÜNAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıUludağ Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ERCAN TUNCEL