Geri Dön

VVI ve DDD modunda sağ ventrikül apikal kalıcı pacemaker implante edilen hastaların işlem öncesi, 1. hafta ve 2. ayda sağ ventrikül fonksiyonlarının ekokardiyografik speckle tracking yöntemiyle analiz edilmesi

VVI ve DDD modunda sağ ventrikül apikal kalici pacemaker implante edilen hastaların işlem öncesi, 1. hafta ve 2. ayda sa ventrikül fonksi̇yonlarinin ekokardiyografik speckle tracking yöntemiyle analiz edilmesi

  1. Tez No: 993301
  2. Yazar: ATİLLA KOYUNCU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ALİ METİN ESEN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2014
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: İstanbul Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Kardiyoloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

GİRİŞ VE AMAÇ Kalp pillerinin keşif ve gelişimi 1950'li yıllara dayanmaktadır. 1952 yılında Zoll tarafından eksternal elektrod kullanılarak“transkütanöz pacing”gerçekleştirilmiştir. 1958 yılında ise Elmqvist ve Senning epigastrik cep ve subkutan elektrod yerleştirerek ilk kalıcı kalp pili implantasyonunu gerçekleştirmişlerdir, eşzamanlı olarak Seymour Furman ve J.B. Schwedel ise uzun süreli kardiak pacing için transvenöz endokardiyal elektrodu yerleştirmişlerdir. Teknolojinin gelişimine paralel olarak günümüze kadar kalp pillerinin boyutu küçülmüş, işlevleri artmış ve batarya ömürleri uzamıştır. Sağ ventrikül apeksi, ventriküler pacing endike olduğunda kalıcı kalp pili telinin implantasyonu için nispeten daha kolay ulaşılabilir bir bölgedir. Amerika'da 1990 yılında kalp pili İmplante edilen hasta sayısı 329/1.000.000 iken bu sayı 2002 yılında 612/1.000.000'a çıkmıştır. Avrupa'da ise bu sayı 2011 yılında 938/1.000.000'dur. Kalp pili implante edilen hastaların % 90'a yakın kısmında endikasyon sinüs düğüm disfonksiyonu ya da A-V düğüm bloğudur. Kalıcı kalp pili takılan hastalarda semptomlar düzelmekte, egzersiz kapasitesi ve yaşam kalitesindeki iyileşmeler ile birlikte sörvi de artmaktadır. Yapılan çalışmalarda sağ ventriküler pacingin sol ventrikül sistolik fonksiyonunu bozduğu ve bazı hastalarda hastaneye yatışı, kalp yetersizliği ve ölüm riskini arttırdığı gösterilmiştir. Sağ ventriküler pacingin kalp yetmezliğine yol açan mekanizmaları henüz tam anlaşılabilmiş değildir. Fakat sağ ventrikül pacingi, sağ ventrikül ve sol ventrikül boyunca elektriksel aktivite dalgasının daha yavaş ilerlemesine yol açarak yüzey elektrokardiyografide geniş QRS kompleksi ve düğüm dal bloğu paterni gelişmesine sebebiyet verir. Böylece elektriksel dissenkroninin karakteristik özellikleri oluşur. Pace teline yakın ventrikül alanları sol ventrikülün daha uzak bölgelerine göre mekaniksel olarak daha erken aktive olduğu için kalbin pompa fonksiyonunu bozulur. Sol ventrikülün bu şekilde dissenkronik elektriksel ve mekanik aktivasyonu akut sağ ventriküler pacing yapılmış hayvan modellerinde gösterilmiştir. Zaman içerisinde kronik pacing yapılan insanlarda sol ventrikül fonksiyonlarında azalma ve kalp yetmezliği insidansında artış rapor edilmiştir. Sağ ventriküler pacingin sağ ventrikül sistolik fonksiyonlarına olan etkisi ile ilgili çalşmalar ise kısıtlıdır. Yapılan sınırlı sayıda çalışmada sağ ventrikül fonksiyonlarının bozulmadığı gösterilmiştir. Bu çalışmada doku Doppler ekokardiyografi ve speckle tracking ekokardiyografi yöntemleri kullanılarak sağ ventriküler pacingin sağ ventrikül fonksiyonlarını ve deformasyon parametrelerini erken dönemde nasıl etkilediği üzerine yoğunlaşıldı. Metot Çalışmaya 31 hasta dahil edildi. Hastaların %22,5'inde VVI, %77,5'inde ise DDD pacemaker mevcut idi. Kalıcı kalp pili takılma endikasyonları %74,2 A-V tam blok, %25,8 sinüs düğüm hastalığı idi. Calışmaya dahil olan tüm hastaların yapılan rutin ekokardiyografik incelemeleri sonucunda; korunmuş sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonuna (SV-EF≥50) sahip oldukları görüldü. Tüm hastaların normal 2D ekokardiyografik görüntüleri ile birlikte doku Doppler görüntüleri kaydedildi. Tüm hastalarda speckle tracking yöntemi ile sağ ventrikül deformasyon parametreleri ile birlikte sağ ventrikül sistolik fonksiyonlarının değerlendirilmesi için kullanılan ekokardiyografik kantitatif parametreler ölçüldü. Sonuç Farklı modlarda sağ vetrikül apikal pacing yapılan hastalarda speckle tracking görüntüleme ile birlikte doku Doppler ve konvansiyonel ekokardiyografik görüntüleme yöntemlerini kullanarak farklı düzlemlerden bakılan sağ ventrikül fonksiyonlarını değerlendirdik. Standart kalp pili endikasyonları ile kalp pili takılan hastalarda, kalpteki elektro-mekanik dissenkroniyle birlikte sağ ventrikül fonksiyonu ile ilişkili olan parametrelerde ve sağ ventrikül global longitudinal strain değrlerinde istatistiksel olarak anlamlı değişiklikler izlendi. Sağ ventriküler pacing yapılan hastalarda elektro-mekanik disenkroniye birlikte sağ ventrikül fonksiyonlarının erken dönemde etkilendiği izlendi

Özet (Çeviri)

INTRODUCTION AND AIM The discovery and development of pacemakers dates back to the 1950s. In 1952, Zoll performed“transcutaneous pacing”using an external electrode. In 1958, Elmqvist and Senning performed the first permanent pacemaker implantation by placing an epigastric pocket and subcutaneous electrode; simultaneously, Seymour Furman and J.B. Schwedel implanted a transvenous endocardial electrode for long-term cardiac pacing. Parallel to technological advancements, pacemakers have become smaller, their functions have increased, and their battery life has lengthened. The right ventricular apex is a relatively easily accessible area for implanting a permanent pacemaker wire when ventricular pacing is indicated. In the United States, the number of patients who received pacemakers increased from 329/1,000,000 in 1990 to 612/1,000,000 in 2002. In Europe, this number was 938/1,000,000 in 2011. Nearly 90% of patients who receive pacemaker implantation have sinus node dysfunction or A-V node block as the indication. In patients with permanent pacemakers, symptoms improve, exercise capacity and quality of life improve, and survival increases. Studies have shown that right ventricular pacing impairs left ventricular systolic function and increases the risk of hospitalization, heart failure, and death in some patients. The mechanisms by which right ventricular pacing leads to heart failure are not yet fully understood. However, right ventricular pacing causes the electrical activity wave to propagate more slowly through the right and left ventricles, leading to the development of a wide QRS complex and bundle branch block pattern on surface electrocardiography. Thus, the characteristic features of electrical dyssynchrony are formed. Because ventricular areas near the pacemaker are mechanically activated earlier than more distant areas of the left ventricle, the heart's pumping function is impaired. This dyssynchronous electrical and mechanical activation of the left ventricle has been demonstrated in animal models with acute right ventricular pacing. Over time, decreased left ventricular function and an increased incidence of heart failure have been reported in humans undergoing chronic pacing. Studies on the effect of right ventricular pacing on right ventricular systolic function are limited. A limited number of studies have shown that right ventricular function is not impaired. This study focused on how right ventricular pacing affects right ventricular function and deformation parameters in the early stages using tissue Doppler echocardiography and speckle tracking echocardiography methods. Methods The study included 31 patients. 22.5% of the patients had VVI pacemakers and 77.5% had DDD pacemakers. Indications for permanent pacemaker implantation were complete A-V block in 74.2% and sinus node disease in 25.8%. Routine echocardiographic examinations of all patients included in the study revealed that they had preserved left ventricular ejection fraction (LV-EF ≥ 50). Normal 2D echocardiographic images and tissue Doppler images were recorded for all patients. In all patients, right ventricular deformation parameters were measured using the speckle tracking method, along with echocardiographic quantitative parameters used to evaluate right ventricular systolic function. Results We evaluated right ventricular function from different planes in patients undergoing right ventricular apical pacing in different modes, using speckle tracking imaging along with tissue Doppler and conventional echocardiographic imaging methods. In patients who underwent pacemaker implantation with standard indications, statistically significant changes were observed in parameters related to right ventricular function and right ventricular global longitudinal strain values, along with electromechanical dyssynchrony in the heart. In patients who underwent right ventricular pacing, early impairment of right ventricular function was observed along with electromechanical dyssynchrony.

Benzer Tezler

  1. Tek odacıklı ve çift odacıklı kalıcı kalp pili modlarının koroner kan akımı üzerine etkisi

    The effects of one chamber and two chambers based cardiac pacing modes to the coronary blood flow

    NEDİM UMUTAY SARIGÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    KardiyolojiMaltepe Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MUSTAFA SERDAR YILMAZER

  2. Tek ve iki boşluklu implante edilebilir kardiyoverter defibrilatörler: Endikasyonlar ve klinik sonuçlar

    Single and dual chamber implantable cardioverter defibrillators: Indications and clinical results

    SEVGÜL MAYDONOZCU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    KardiyolojiAnkara Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. REMZİ KARAOĞUZ