Kalıcı pacemarker uygulanan hasta sinus sendromlu hastalarda kronik Atrial Fibrilasyon'un gelişme sıklığı
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 60526
- Danışmanlar: Belirtilmemiş.
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Atriyal fibrilasyon, Hasta sinüs sendromu, Kalp pili-yapay, Atrial fibrillation, Sick sinus syndrome, Pacemaker-artificial
- Yıl: 1997
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
55 ÖZET Çalışmamızın matery elini, İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı'nda Temmuz 1975-Aralık 1995 tarihleri arasında, semptomatik hasta sinus sendromu tanısı ile kalıcı pacemaker uygulanan 134 hasta oluşturmaktadır. Hastaların 85'i (%63.4) erkek, 49'u kadnı olup yaş ortalaması 63 ± 13.4 (yaş aralığı: 17-90) yıldır. Çalışmaya alınmadaki en önemli kriter PM uygulandığı sırada sinus ritminde olmaları veya intermittent atrial fibrillasyon ataklarının sinus ritmi ile alterne emesidir. PM uygulanması sırasında kronik atrial fibrillasyon gelişmiş hastalar çalışma kapsamı dışında bn akılmışlardır. Çalışmamızın konusunu teşkil eden bu 134 semptomatik hasta sinus sendromu vakası, klinik ve elektrokardiografik özellikleri balonundan değerlendirilmiş, uzun süreli takipte VVI, VVIR, DDD ve DDDR“modlannda”kahcı PM uygulamasının, önemli bir morbidite sebebi olan atrial fibrillasyonun meydana gelmesinde, olumlu yada olumsuz etkileri olup olmadığı araştırılmışta. Elektrodlar sefalik venden disseksiyon ya da subklavian venden ponksiyon ile yerleştirilmiş, pacemakerler ayni taraf subklaviküler bölgeye açılan cep içerisine konularak kapatılmıştır. Pacemaker indikasyonlan semptomatik hasta sinus sendromu olan 134 hastadaki alt gruplar, 18 (%13.4) hastada spesifiye edilmemiş, 6 (%4.5) hastada sinoatrial“exit”blok, 21 (%15.7) hastada sinoatrial duraklama, 53 (%39.6) hastada sinus bradikardisi ve 36 (%26.9) hastada bradikardi-takikardi sendromu olarak değerlendirihniştir. Hastaların değerlendirilmesi 1991 yılı sonuna kadar retrospektif bu tarihten itibaren prospektif olarak yapılmıştır. Pacemaker kontrolleri şuasında cep muayenesi, 12 derivasyonlu EKG kaydı, uygun vakalarda telemetrik ölçümler, telemtrisi olmayan PM'lerde“Mini-Clinic”cihazlar ile ölçümler ve gerekli görülen hastalarda Holter monitörizasyonu yapılmıştır. İstatistiki hesaplamalar“SPSS for windows version 6.0 1”kullanılarak yapılmıştır.56 Klinik bulgular: Başvuru sırasında en sık görülen semptom % 38.1 (51 hasta) ile başdönmesi idi. Senkop 38 hastada görüldü (%28.4) ve ikinci sırada yer aldı. Etiyoloji incelendiğinde, hastaların yansından çoğunda (%58.2) herhangi bir sebep belirlenemediği bunu %15.7 ile iskemik kalb hastalıklarının izlediği görülmektedir. Elektrokardiyografik bulgular: HSS alt grupları incelendiğinde 53 hastada (%39.6) sinus bradikardisi ve 36 hastada (%26.9) ile bradikardi-takikardi sendromu vardı. Ondört hastada HSS ile birlikte atrioventriküler blok, beş hastada ise HSS ile birlikte intraventriküler ileti bozukluğu vardı. Atrial fibrillasyon: Başlangıçta 36 hastada intermittent atrial fibrillasyon varken, ortalama 68.4 aylık takip sonucunda 10 hastada kronikleşmiş, geriye kalan 26 hastanın 13 'ünde ise intermittent ataklar ortadan kalkmıştır, intermittent ataklarda en anlamlı azalma DDDR“modunda”görülmüştür. (p<0.0001) Başlangıçta 134 hastanın hiçbirinde kronik atrial fibrillasyon yokken ortalama 68 aylık takibin, ortalama 43.7. ayında 24 hastada (%17.9) kronik atrial fibrillasyon geliştiği görülmüştür. Bradikardi takikardi sendromu olan 36 hastanın lO'uııda (%27.8) kronikleşme olurken diğer HSS alt gruplarını teşkil eden 98 hastanın 14'ünde (%14.3) kronik atrial fibrillasyon geliştiği görülmüştür. (p<0.01) Bu bulgular ışığında HSS olan hastalarda en sık kronik atrial fibrillasyon gelişen grubun bradikardi-takikardi sendromu olduğu söylenebilir. Kronik atrial fibrillasyon gehşiminde“pacing modları”kıyaslandığında ise tek yada iki odacıkh uygulamalarda hız cevabının tek başına, koruyuculukta yetersiz kaldığı (VVI-VVIR ve DDD-DDDR, p=a.d.) görülmüştür. Öte yandan tek ve iki“pacing”uygulamaları karşılaştırıldığında, hız cevabı olsun olmasın atrial izlemeli iki odacıkh pacemakerlerin kronik atrial fibrillasyona karşı tek odacıkhlardan üstün olduğu görülmüştür. (VVI-DDD: p=0.01, VVI-DDDR: p<0.01, VVIR-DDD: p<0.04, VVIR-DDDR: p<0.01) Sonuç olarak DDDR pacing uygulaması intermitent atrial fibrillasyon ataklarının azaltılmasında ve kronik atrial fibrillasyon gelişhninin önlenmesinde en başarılı“pacing modu”olarak belirlenmiştir. Bu nedenle HSS tanısı konulan ve tam konulduğu sırada sinus ritminde olan uygun her hastada DDDR pacemakerlerin tercih edilmesinin yararh olacağı kanaatine vanlmıştır.
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Hasta sinüs sendromu tanısıyla kalıcı pacemaker uygulanan hastalarda HLA-DR ve HLA-DQ tiplemesi
Başlık çevirisi yok
LEYLA YILMAZ GÜRBÜZ
- Tek ve iki odacıklı“hız-cevaplı”pacemaker uygulamasının egzersiz kapasitesine etkisi
Başlık çevirisi yok
AYTAÇ ÖNCÜL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Kardiyolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖNOL ÖZSARUHAN
- “P”dalgası senkron ventriküler pacing yapan (VDD) pacemakerlerin algılama ve uyarma fonksiyonlarının değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
NASER DJANMOHAMMADİ
- Kalıcı bipolar pacemaker Lead'lerin yalıtım bozukluklarının belirlenmesinde impedans ölçümünün yararlarının araştırılması
The Benefit of the impedance measurement in early diagnosis and correction of Lead disfunctions due to insulation defects, and in follow-up of the patients treadet wiht permanent bipolar pacemakers
MEHDİ AZARBAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1998
Kardiyolojiİstanbul ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYTAÇ ÖNCÜL