Geri Dön

Evre 4-5 kronik böbrek hastalığı tanısıyla takip edilen hastaların acil diyalize alınmasının önlenmesi açısından risk faktörlerinin ve demografik yapılarının araştırılması

Investigation of risk factors and demographic structures for preventing emergency dialysis in patients diagnosed with stage 4-5 chronic kidney disease

  1. Tez No: 993276
  2. Yazar: HABİP ALPEREN ÖNLÜ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. KORAY ULUDAĞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Kronik böbrek hastalığı, planlanmamış diyaliz, planlı diyaliz, arteriyovenöz fistül, risk faktörleri, Chronic kidney disease, unplanned dialysis, planned dialysis, arteriovenous fistula, risk factors
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Kayseri Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Evre 4–5 (GFR <30 mL/dk/1,73 m²) kronik böbrek hastalığı(KBH) olan bireylerde rutin hemodiyalize başlama sürecinin planlı veya plansız gelişmesi; mortalite, morbidite, hastane yatış oranı, vasküler erişim seçimi ve sağlık hizmeti kullanımını belirgin şekilde etkilemektedir. Ancak son dönem böbrek yetmezliği hastaları, uzmanlaşmış kliniklerde takipli olmalarına rağmen birçok hasta acil olarak ve yatış yapılarak diyalize alınmaktadır. Daha önce yapılan çalışmalar, diyalizin acil ve planlanmamış olarak başlatılmasını kısa ve uzun vadeli olarak kötü sonuçlarla ilişkilendirmiştir. Bu nedenle ileri evre KBH hastalarında planlanmamış diyalize başlama risk faktörlerinin belirlenmesi, morbidite ve mortalitenin önüne geçilmesi, hastane yatış sürelerinin azalması için önemli bir noktadır. Bu çalışmada, Evre 4–5 KBH olarak takip edilen hastalarda acil/plansız diyalize geçiş ile ilişkili klinik, laboratuvar ve demografik değişkenler değerlendirilmiş; önlenebilir risk faktörlerinin tespit edilmesi ve planlı diyalize geçiş oranlarının artırılması amaçlanmıştır. Metod: Bu çalışma 01.01.2023–01.01.2025 tarihleri arasında Kayseri Şehir Hastanesi Nefroloji Polikliniğinde GFR <30 ml/dk/1,73 m² değeri ile takip edilen ve bu süre içinde hemodiyalize başlanıp rutin hemodiyaliz (HD) programına alınan toplam 254 hastayı içeren tek merkezli, retrospektif kohort çalışmasıdır. Hastalar ilk diyalizlerinin planlı veya plansız/acil oluşuna göre iki gruba ayrılmıştır. Hastaların eGFR <30 ml/dak/1,73m² tespit edildiği ilk başvurudaki demografik özellikleri, laboratuvar değerleri (kan üre azotu(BUN), kreatinin, glomerüler filtrasyon hızı (GFR), elektrolitler, c reaktif protein (CRP), albümin, hemoglobin, trombosit), proteinüri varlığı, komorbiditeleri (hipertansiyon(HT), diyabetes mellitus (DM),koroner arter hastalığı (KAH), kalp yetmezliği (KY)), ilaç kullanımları (renin anjiotensin sistem inhibitörleri(RASİ),sodyum glukoz taşıma proteini 2 inhibitörü (SGLT2i), loop diüretik, mineralokortikoid reseptör antagonisleri (MRA) vb.), poliklinik başvuru sayıları, ilk diyaliz endikasyonları, diyaliz erişim yolları ve hastane/yoğun bakım yatış durumları değerlendirilmiştir. Grup farkları istatistiksel testlerle incelenmiş, planlı diyalize geçişi öngören faktörler lojistik regresyon ile analiz edilmiştir. Bulgular: Hastaların %63'ü (n=160) plansız, %37'si (n=94) planlı olarak rutin diyalize başlamıştır. Plansız grupta hastaların yaş ortalaması anlamlı derecede yüksek saptandı. (66,86±13,02 vs. 61,53±12,96; p=0,002). Plansız grupta BUN düzeyleri anlamlı düzeyde yüksek(p=0,045), albümin ve hemoglobin düzeyleri ise anlamlı düzeyde daha düşük tespit edildi. (p<0,001; her iki değer için). Planlı grupta poliklinik takip sayısı belirgin şekilde fazla tespit edildi. (11,68±6,39 vs. 3,34±2,52; p<0,001). Yoğun bakım yatışı yalnızca plansız grupta görüldü. (p<0,001). Diyalize geçiş zamanı planlı grupta anlamlı şekilde daha geç olup (p<0,001), plansız grupta erken dönemde (İlk 12 ay içinde) diyalize başlama oranı %54,4 olarak saptandı. Komorbidite açısından plansız grupta diyabet (p=0,040), koroner arter hastalığı (p=0,040) ve özellikle kalp yetmezliği (p<0,001) anlamlı düzeyde daha sık görüldü. İlk hemodiyaliz endikasyonu planlı grupta büyük oranda son dönem böbrek hastalığı (SDBH) iken (%91,5), plansız grupta akut böbrek yetmezliği (AKI) ve komplikasyonları (%51,2) ile hipervolemi (%48,8) baskındı (p<0,001). Vasküler erişim yolu açısından planlı grupta AVF oranı %51,1 iken plansız grupta hiç AVF kullanılmaması ve %66,2 oranında geçici kateter zorunluluğu dikkat çekiciydi (p<0,001). Hastane yatış süresi plansız grupta anlamlı olarak daha uzun bulundu (12 gün vs. 3 gün; p<0,001). Sonuç: Bu çalışma ile, ileri evre KBH hastalarında plansız diyalize başlama riskinin; düşük albümin ve hemoglobin düzeyleri, artmış BUN düzeyleri, komorbid kalp yetmezliği, KAH varlığı ve yetersiz poliklinik takibinin bağımsız risk faktörleri olduğu belirlenmiştir. Düzenli nefroloji takibi, hastaya zamanında fistül açılması ve riskli hastaların erken tanınması planlı diyalize geçişi belirgin biçimde artırmaktadır. Plansız diyaliz; geçici kateter gereksinimi, yüksek yoğun bakım oranı ve daha uzun hastane yatışı ile ilişkili olup morbiditeyi artırmaktadır. Bu nedenle özellikle kalp yetmezliği bulunan ve laboratuvar parametreleri kötü olan hastalarda yakın izlem, zamanında yönlendirme ve diyaliz hazırlığı kritik öneme sahiptir. Çalışmamız, önlenebilir faktörlerin erken yönetilmesinin plansız diyaliz oranını azaltabileceğini ve hasta sonuçlarını iyileştirebileceğini göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Background: In individuals with stage 4–5 chronic kidney disease (CKD) (GFR <30 mL/min/1.73 m²), the initiation of routine hemodialysis—whether planned or unplanned—significantly affects mortality, morbidity, hospitalization rates, vascular access selection, and healthcare utilization. Despite being followed in specialized nephrology clinics, many end-stage kidney disease patients begin dialysis urgently and through inpatient admission. Previous studies have shown that initiating dialysis emergently and in an unplanned manner is associated with poor short- and long-term outcomes. Therefore, identifying risk factors for unplanned dialysis initiation in advanced CKD patients is crucial for reducing morbidity and mortality and shortening hospitalization durations. This study aimed to evaluate clinical, laboratory, and demographic variables associated with urgent/unplanned dialysis initiation in patients followed with stage 4–5 CKD, to identify preventable risk factors and to promote timely, planned initiation of dialysis. Methods: This single-center, retrospective cohort study included 254 patients followed at Kayseri City Hospital Nephrology Clinic between January 1, 2023, and January 1, 2025, with GFR <30 mL/min/1.73 m² who started hemodialysis during the study period and subsequently became routine HD patients. Patients were divided into two groups based on whether their first dialysis session was planned (n = 94) or unplanned/urgent (n = 160). Demographic characteristics, laboratory values at the first visit with GFR <30 (BUN, creatinine, GFR, electrolytes, CRP, albumin, hemoglobin, platelet count), presence of proteinuria, comorbidities (HT, DM, CAD, HF), medication use (RAS inhibitors, SGLT2 inhibitors, loop diuretics, MRAs, etc.), number of outpatient clinic visits, initial dialysis indications, vascular access types, and hospital/ICU admissions were evaluated. Group differences were assessed using statistical analyses, and predictors of planned dialysis initiation were examined using logistic regression. Results: Of the patients, 63% began dialysis unplanned and 37% planned. Patients in the unplanned group were significantly older (66.86 ± 13.02 vs. 61.53 ± 12.96 years; p = 0.002). The unplanned group had higher BUN levels (p = 0.045) and lower albumin and hemoglobin levels (both p < 0.001). The number of outpatient nephrology follow-up visits was significantly higher in the planned group (11.68 ± 6.39 vs. 3.34 ± 2.52; p < 0.001). ICU admission occurred exclusively in the unplanned group (p < 0.001). Dialysis initiation occurred significantly later in the planned group (p < 0.001), while 54.4% of unplanned patients started dialysis within the first year of follow-up. Comorbidities such as diabetes (p = 0.040), coronary artery disease (p = 0.040), and especially heart failure (p < 0.001) were markedly more common in the unplanned group. The primary dialysis indication was end-stage renal disease in the planned group (91.5%), while acute kidney injury and its complications (51.2%) and hypervolemia (48.8%) predominated in the unplanned group (p < 0.001). Regarding vascular access, the planned group had an AV fistula (AVF) rate of 51.1%, whereas no patient in the unplanned group used an AVF, and 66.2% required a temporary catheter (p < 0.001). Hospitalization duration was significantly longer in the unplanned group (12 days vs. 3 days; p < 0.001). Conclusion: This study demonstrates that the risk of unplanned dialysis initiation in advanced CKD patients is strongly associated with low albumin and hemoglobin levels, elevated BUN, the presence of comorbid heart failure and coronary artery disease, and insufficient outpatient nephrology follow-up. Regular nephrology monitoring, timely AVF creation, and early identification of high-risk patients significantly increase the likelihood of planned dialysis initiation. Unplanned dialysis is associated with temporary catheter use, higher ICU admission rates, and prolonged hospitalization, contributing to increased morbidity. Therefore, close monitoring, timely referral, and appropriate dialysis preparation are essential—particularly in patients with heart failure and impaired laboratory parameters. Our findings suggest that early management of preventable factors may reduce unplanned dialysis rates and improve patient outcomes.

Benzer Tezler

  1. Evre 3-5 kronik böbrek hastalarının ''Böbrek Yetmezliği Risk denklemi'' sınıflandırmasına göre kronik böbrek hastalığı progresyonu ve hastalık maliyeti ilişkisi

    The relationship between chronic kidney disease progression and disease cost of stage 3-5 chronic kidney disease patients according to the“Kidney Failure Risk Equation”classification

    AYŞE MÜGE HOLOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İç HastalıklarıHacettepe Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA ARICI

  2. Çocuk nefroloji kliniğinde 2008-2013 yılları arasında kronik böbrek hastalığı ile izlenen hastaların değerlendirilmesi

    Evaluation of patients followed with chronic renal disease between 2008-2013 in pediatric nephrology clinic

    BESTE KİPÇAK YÜZBAŞI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZLEM AYDOĞ

  3. Prediyaliz dönemdeki kronik böbrek hastalarında hiperparatiroidinin prevalansı ve d vitamini düzeyi ile ilişkisi

    The prevalence of hyperparathyroidism in patients with predialysis chronic renal failure and its relationship with vitamin d levels

    AYŞE SELCEN PALA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Nefrolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURHAN SEYAHİ

  4. Diyabetik ketoasidoz tanısı ile izlenen çocuklarda akut böbrek hasarının değerlendirilmesi

    Evaluation of acute kidney i̇njury in children with diabetic ketoacidosis

    SEREN CERİT ÖKSÜZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıPamukkale Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BAYRAM ÖZHAN

  5. Aile hekimlerinde kronik böbrek hastalığı bilgi ve farkındalığının belirlenmesi

    Evaluation of knowledge attitude and awareness of family practitioners on chronic kidney disease

    MUHAMMET ALPEREN KARAÇEŞME

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    NefrolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NUROL ARIK