Geri Dön

Cartographier le glissement vers la droite

Küresel siyasette sağa kayışı haritalandırmak

  1. Tez No: 989790
  2. Yazar: ECE PEKPOSTALCI
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ CİHAN ÖZPINAR
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Siyasal Bilimler, Political Science
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Fransızca
  9. Üniversite: Galatasaray Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Siyaset Bilimi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Siyaset Bilimi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Son yıllarda çok belirgin bir şekilde dünyanın her yerinde sağ hareketlerin yükselişine ve küresel siyasetin giderek daha fazla sağa kaydığına şahit oluyoruz. Avrupa'dan Amerika'ya, Latin Amerika'dan Türkiye'ye kadar farklı coğrafyalarda gözlemlenen bu dönüşüm, otoriter devlet pratiklerinin yaygınlaşması, göç karşıtı politikaların uygulanması gibi olgularla kendini göstermektedir. Ortadaki geniş örneklem bu dönüşümlerin geçici bir akımdan ziyade siyasal alanın yapısal olarak yeniden tanımlandığını ortaya koymaktadır. Bu nedenle bu gelişmeler günümüz siyasal ve akademik tartışmaların merkezinde yer almakta ve farklı kavramsal çerçeveler aracılığıyla açıklanmaya çalışılmaktadır. Ortadaki karmaşık literatür geniş bir kavramsal çeşitlilik sergilemekte; bu çeşitlilik de önemli analitik belirsizliklere yol açmaktadır. Küresel siyasetteki güncel sağa kayışın akademik literatürde nasıl kavramsallaştırıldığını ve bu süreçte sınıfın kuramsal olarak nasıl konumlandırıldığını incelemektedir. Amaç, mevcut akademik üretimi tek tek ele almaktan ziyade farklı teorik yaklaşımların varsayımlarını, kullandıkları kavram setlerini ve sağa kayışı dayandırdıkları nedensel mekanizmaları meta-teorik bir analizden geçirmektir. Çalışmanın yöntemi, kapsamlı ve eleştirel bir literatür taramasına dayanmaktadır. Çalışmanın perspektifi, küresel siyasetteki sağa kayışın kapitalizmin işleyişinden ve onun kriz dinamiklerinden bağımsız kavranamayacağına dayanmaktadır. Kapitalizm, yalnızca ekonomik süreçler üzerinden değil; devletin hukuki düzenlemeleri, ideolojik aygıtların işleyişi, milliyetçilik ve göç karşıtlığı gibi siyasal biçimler aracılığıyla işleyen ve yeniden üretilen bir yapıdır. Bu nedenle bu çalışmanın perspektifine göre sağ hareketlerin yükselişi, neoliberal dönemin krizleriyle iç içe geçmiş tarihsel ve toplumsal bir olgu olarak ele alınmalıdır. Tezin ilk bölümü, sağa kayışı neoliberal kapitalizmin yapısal dönüşümleri ve kriz dinamikleri bağlamına yerleştirmektedir. Özellikle 2008 küresel krizi sonrasında derinleşen çoklu krizler bağlamında liberal-demokratik düzenin rıza üretme kapasitesinin zayıflaması, refah devletinin kalıntılarının erimesi ve toplumsal dayanışma mekanizmalarının erozyona uğratılması sağ hareketlere yeni bir siyasal alan açmıştır. Bu bölüm, ortadaki durumu tarihsel bağlamına oturtmak adına gerekli arka planı sağlamakta ve Antonio Gramsci'nin 'interregnum dönemi' kavramına başvurmaktadır. Araştırmanın temel sonuçlardan biri sağa kayışı yalnızca krizlerin pasif bir tezahürü olarak değil, bizzat kapitalizmin krizine verdiği siyasal yanıt olarak okumanın gerekliliğidir. İkinci bölüm, bu karmaşık literatürdeki başlıca kavramsallaştırmaları – sağ popülizm, neoliberal popülizm, otoriter neoliberalizm, neo-faşizm, post-faşizm, geç faşizm gibi – ele alır. Birbirlerinden farklı düzlemlerde işleyen bu yaklaşım farklılıklarının, kapitalizm-devlet-ideoloji ilişkisine dair kuramsal ayrışmalara işaret ettiği görülmektedir. Bu çerçevede sınıf kimi zaman tali bir unsur olarak ele alınmakta kimi zaman ise kültürel açıklamaların içinde eriyerek görünmezleşmekte kimi zaman ise aktif bir siyasal özne olarak konumlandırılmaktadır. Üçüncü bölümde, bu parçalı literatürü sınıf mücadelesi ekseninde yeniden değerlendirmekte ve sınıf analizinin arka planda kalmasının sağa kayışın maddi temellerinin görünmezleşmesine yol açtığı ileri sürülmektedir. Bu bölümde sınıfın teoride merkezi konumunun yitirilmesinin politik sonuçları tartışılmakta; sınıf mücadelesine dayalı bir okumanın sağa kayışın nedensel mekanizmalarını, işleyişini ve sınırlarını anlamada neden hala vazgeçilmez olduğu ortaya konulmaktadır. Sonuç olarak tez, sınıfı merkeze alan bir okumanın teorik ve stratejik gerekliliğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmanın temel bulgusu sınıfın, literatürün büyük bir kısmında tutarlı bir teorik kategori olmaktan çıkarak farklı epistemolojik statülere indirgendiğidir. Bazı yaklaşımlarda sınıf nesnel ekonomik süreçlere maruz kalan pasif bir kategori olarak ele alınırken; bazılarında kimlik, kültür ve söylem gibi alternatif kategorilerle ikame edilmektedir. Bu farklılaşma, sınıfın toplumsal olanı parçalarına ayırmaya yarayan basit bir metodolojik araç mı yoksa kendine özgü açıklayıcı kapasiteye sahip bir kategori mi olduğu sorusunu gündeme getirmektedir. Çalışmanın akademik literatüre sunduğu katkı, sınıf kavramının talileştirilmesinin hem teorik hem de pratik düzeyde yarattığı sonuçları ortaya koymasıdır. Sınıf analizinin zayıflaması, sağ hareketlerin toplumsal tabanını oluşturan maddi koşulları ve sınıfsal çelişkileri görünmez kılarak, bu gelişmelere karşı geliştirilebilecek alternatif siyasal stratejilerin zeminini daraltmaktadır.

Özet (Çeviri)

In recent years, we have witnessed a very clear rise of right-wing movements around the world and a gradual rightward shift in global politics. This transformation, observed in different regions from Europe to America, Latin America to Turkey, manifests itself in phenomena such as the spread of authoritarian state practices and the implementation of anti-immigration policies. The broad evidence suggests that these transformations are not merely a temporary trend but rather a structural redefinition of the political arena. Consequently, these developments are at the center of contemporary political and academic debates and are being analyzed through various conceptual frameworks. The complex literature at hand displays a wide conceptual diversity; this diversity also leads to significant analytical uncertainties. It examines how the current shift to the right in global politics is conceptualized in the academic literature and how class is theoretically positioned in this process. The aim is to subject the assumptions of different theoretical approaches, the conceptual sets they use, and the causal mechanisms on which they base the shift to the right to a meta-theoretical analysis, rather than addressing the existing academic output individually. The study's method is based on a comprehensive and critical literature review. The perspective of the study is based on the understanding that the shift to the right in global politics cannot be understood independently of the functioning of capitalism and its crisis dynamics. Capitalism is a structure that operates and is reproduced not only through economic processes but also through the legal regulations of the state, the functioning of ideological apparatuses, and political forms such as nationalism and anti-immigration sentiment. Therefore, according to the perspective of this study, the rise of right-wing movements should be approached as a historical and social phenomenon intertwined with the crises of the neoliberal era. The first part of the thesis places the shift to the right in the context of the structural transformations and crisis dynamics of neoliberal capitalism. Particularly in the context of the multiple crises that deepened after the 2008 global crisis, the weakening of the liberal-democratic order's capacity to generate consent, the erosion of the remnants of the welfare state, and the undermining of social solidarity mechanisms have opened up a new political space for right-wing movements. This section provides the necessary background to situate the current situation in its historical context and draws on Antonio Gramsci's concept of the 'interregnum period'. One of the main findings of the research is the need to read the shift to the right not merely as a passive manifestation of crises, but as a political response to the crisis of capitalism itself. The second section addresses the main conceptualizations in this complex literature—right-wing populism, neoliberal populism, authoritarian neoliberalism, neo-fascism, post-fascism, late fascism, etc. The differences between these approaches, which operate on different planes, point to theoretical divergences regarding the relationship between capitalism, the state, and ideology. Within this framework, class is sometimes treated as a secondary element, sometimes dissolves into cultural explanations and becomes invisible, and sometimes is positioned as an active political subject. The third section reevaluates this fragmented literature in the context of class struggle and argues that the relegation of class analysis to the background has led to the invisibility of the material foundations of the shift to the right. This section discusses the political consequences of class losing its central position in theory and demonstrates why a reading based on class struggle remains indispensable for understanding the causal mechanisms, functioning, and limits of the shift to the right. Ultimately, the thesis aims to demonstrate the theoretical and strategic necessity of a reading that centers class. The main finding of the research is that class has been reduced to different epistemological statuses, ceasing to be a consistent theoretical category in much of the literature. In some approaches, class is treated as a passive category subject to objective economic processes; in others, it is replaced by alternative categories such as identity, culture, and discourse. This differentiation raises the question of whether class is a simple methodological tool for dissecting the social or a category with its own explanatory capacity. The contribution of this study to the academic literature is that it reveals the consequences of the trivialization of the concept of class at both the theoretical and practical levels. The weakening of class analysis obscures the material conditions and class contradictions that form the social base of right-wing movements, thereby narrowing the ground for alternative political strategies that could be developed against these developments.

Benzer Tezler

  1. Cartographıe des risques D'instabilite geologique dans une zone de faille actıve sismique; la faille nord anatolinne

    Aktif-sismik bir fay zonunda (Kuzey Anadolu Fayı) jeolojik dayanımsızlık risklerinin haritalaması

    ONUR KÖSE

    Yüksek Lisans

    Fransızca

    Fransızca

    1993

    Jeoloji MühendisliğiHacettepe Üniversitesi

    Jeoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALPARSLAN ARIKAN

  2. Evaluation des performances des projets de l'affaire électronique basé sur GRC en utilisant le tableau de bord équilibré et management de capital client

    CRM bazlı e-iş proje performanslarının dengelenmiş skorkartı ve entelektüel müşteri sermayesi yönetimi ile değerlendirilmesi

    BURHAN BURÇ KILIÇER

    Yüksek Lisans

    Fransızca

    Fransızca

    2004

    Endüstri ve Endüstri MühendisliğiGalatasaray Üniversitesi

    Endüstri Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ETHEM TOLGA

  3. Les expériences des jeunes femmes en col blanc dans l'espace urbain : Le cas de Kadıköy D'Istanbul

    Genç beyaz yakalı kadınların kentsel mekân deneyimleri: İstanbul Kadıköy örneği

    HANDE BÜYÜKNİSAN

    Yüksek Lisans

    Fransızca

    Fransızca

    2021

    Siyasal BilimlerGalatasaray Üniversitesi

    Siyaset Bilimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HAKAN YÜCEL

  4. Türkiye'de su hakkı

    The right to water in Turkey

    YILDIZ AKEL ÜNAL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    HukukGalatasaray Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERDOĞAN BÜLBÜL