Okul öncesi çocuklarda girişimsel diş tedavisi sırasında video modelleme yönteminin dental anksiyete üzerindeki etkinliğinin değerlendirilmesi
Evaluation of the effectiveness of video modeling on dental anxiety during interventi̇onal dental treatment in preschool children
- Tez No: 989538
- Danışmanlar: DOÇ. DR. PINAR KINAY TARAN
- Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
- Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Bezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi
- Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu tez çalışmasında 4-6 yaş grubu dental anksiyete seviyesi yüksek olan çocuk hastalarda 'video modelleme' davranış yönlendirme tekniğinin 'anlat-göster-uygula' yöntemi ile karşılaştırarak etkinliklerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmamıza Bezmialem Vakıf Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalı'na ilk muayene için gelen daha önce herhangi bir dental tedavi deneyimi olmayan, tükürük stimulasyonunu etkileyen herhangi bir sistemik hastalığı olmayan, en az bir yüzlü ışınlı kompozit dolgu restorasyonu endikasyonu bulunan 4-6 yaş arasındaki Frankl davranış skalasındaki kesinlikle negatif (1) ve negatif (2) olan, toplam 44 çocuk çalışmaya dahil edilmiştir. Dahil edilme kriterlerini taşıyan hastaların her biri araştırmacı tarafından rastgele olarak çalışma ve kontrol grubuna yerleştirilmiştir. İlk muayeneden 1 hafta sonra tedavi randevusu oluşturulmuştur. Çalışma grubundaki hastalara 'anlat-göster-uygula' davranış yönlendirme tekniği kullanılarak arka diş ışınlı bir yüzlü kompozit restorasyonun yapım sürecini içeren bir video izletilirken, kontrol grubuna ise 'anlat-göster-uygula' tekniği uygulanarak arka diş ışınlı bir yüzlü kompozit dolgu restorasyonu yapılmıştır. İlk muayene, tedaviden önce ve tedaviden sonra olmak üzere; hastalara, Facies Image Scale (FIS) ve Venham Picture Test (VPT) anksiyete skalaları uygulanmıştır. Aynı zamanda, tedavi öncesi ve sonrası toplanan tükürük örneklerinde alfa amilaz (α-amilaz) ve kortizol parametreleri incelenmiştir. Bu randevuda, hastalara arka diş ışınlı bir yüzlü kompozit dolgu restorasyonu uygulaması öncesinde tekrar anksiyete ölçekleri (FIS, VPT) uygulanıp uyarılmamış tam tükürük örneği alınmıştır. Çalışma grubuna 'anlat-göster-uygula' davranış yönlendirme tekniğinden yararlanarak oluşturulan video ile 'video modelleme' tekniği uygulanmıştır. Kontrol grubundaki hastaların ikinci ziyaretinde yalnızca 'anlat-göster-uygula' davranış yönlendirme tekniği uygulanmıştır. Araştırma bulgularımıza göre her iki grupta da tedavi sonrası fizyolojik parametreler (kortizol, α-amilaz) değerlendirildiğinde anksiyete düzeylerinde istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır (p>0.05). Her iki grupta da tedavi öncesine göre tedavi sonrası kortizol seviyeleri azalmış olsa da bu fark istatiksel olarak anlamlı değildir. Çalışma grubunda tedavi öncesine göre tedavi sonrası α-amilaz seviyeleri artmış, kontrol grubunda ise α-amilaz seviyeleri azalmıştır. Her iki grupta da; ilk muayene, tedavi öncesi ve tedavi sonrası FIS skorlarında görülen düşüş yönündeki değişim istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Ayrıca kontrol grubunda; tedavi öncesine göre tedavi sonrası FIS skorlarında görülen düşüş de istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p:0.049; p<0.05). Gruplar arasında ilk muayene, tedavi öncesi ve tedavi sonrası VPT skorları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır (p>0.05). Sonuç olarak; 'video modelleme' davranış yönlendirme tekniği uygulanan çocukların dental anksiyete seviyelerinin, kontrol grubu ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir farkın bulunmadığı belirlenmiştir. Araştırmamızın bulgularına göre projektif dental anksiyete ölçekleri (FIS), (VPT) ve fizyolojik ölçeklerin (tükürük kortizol ve α-amilaz) birbiriyle uyumlu olmasa da dental anksiyetenin belirlenmesinde birlikte kullanılması araştırmanın değerini artırmaktadır. Çalışmada kullanılan her iki teknikte de tedavi sonrası tükürük kortizol değerlerinde, FIS ve VPT ölçeklerinde benzer düşüş gözlemlenmiştir. Bu da her iki yöntemin de hastalarda anksiyeteyi azaltabileceğini göstermektedir. Fakat her iki teknik arasındaki farklar istatistiksel olarak anlamlı bulunamamıştır. Bu çalışma her iki yöntemin de çocuklarda dental anksiyeteyi yönetmede etkili olabileceğini, ancak tercih edilen yöntemin duruma ve çocuğun bireysel özelliklerine bağlı olarak değişebileceğini ortaya koymaktadır. Hem anlat-göster-uygula hem de video modelleme, çocukların tedavi sürecine daha rahat bir şekilde adapte olmalarını sağlamak için kullanılabilecek yöntemlerdir.
Özet (Çeviri)
In this thesis study, it is aimed to evaluate the effectiveness of the 'video modeling' behavior guidance technique compared to the 'tell-show-do' method in pediatric patients aged 4-6 years with high levels of dental anxiety. A total of 44 children aged between 4-6, who had no prior dental treatment experience, no systemic disease affecting salivary stimulation, and at least one indication for a composite filling restoration, and who scored definitely negative (1) and negative (2) on the Frankl Behavior Scale, were included in the study. These children were selected from those presenting for their first examination at the Department of Pediatric Dentistry, Faculty of Dentistry, Bezmialem Vakıf University. Each patient meeting the inclusion criteria was randomly assigned by the researcher into the study and control groups. One week after the initial examination, a treatment appointment was scheduled. The patients in the study group were shown a video demonstrating the procedure of a one-surface composite restoration on a posterior tooth using the 'tell-show-do' behavior guidance technique, while the control group only received the 'tell-show-do' technique during the composite filling restoration. The Facies Image Scale (FIS) and Venham Picture Test (VPT) anxiety scales were administered to the patients at the initial examination, before treatment, and after treatment. In addition, α-amylase and cortisol levels were examined in saliva samples collected before and after treatment. During the treatment appointment, anxiety scales (FIS, VPT) were reapplied, and unstimulated whole saliva samples were collected prior to the posterior tooth restoration in both groups. The 'video modeling' technique was applied in the study group using a video created with the 'tell-show-do' behavior guidance technique, while only the 'tell-show-do' technique was applied in the control group at the second visit.According to our findings, no statistically significant difference was found in anxiety levels when evaluating post-treatment physiological parameters (cortisol, α- amylase) in both groups (p>0.05). Although cortisol levels decreased after treatment compared to pre-treatment in both groups, this difference was not statistically significant. In the study group, α-amylase levels increased post-treatment compared to pre-treatment, while α-amylase levels decreased in the control group. In both groups, the decrease in FIS scores observed from the initial examination to post-treatment was found to be statistically significant (p<0.05). Additionally, in the control group, the post-treatment decrease in FIS scores compared to pre-treatment was also statistically significant (p=0.049; p<0.05). No statistically significant difference was found between the groups in terms of VPT scores at the initial examination, pre-treatment, and post-treatment (p>0.05). In conclusion, it was determined that there was no statistically significant difference in dental anxiety levels between children who received the 'video modeling' technique and the control group. According to our findings, although the projective dental anxiety scales (FIS, VPT) and physiological scales (salivary cortisol and α amylase) were not consistent with each other, using them together in assessing dental anxiety increases the value of the research. Both techniques used in the study showed similar reductions in post-treatment salivary cortisol levels, FIS, and VPT scales. This suggests that both methods can reduce anxiety in patients. However, the differences between the two techniques were not found to be statistically significant. This study demonstrates that both methods can be effective in managing dental anxiety in children, but the preferred method may vary depending on the situation and the individual characteristics of the child. Both 'tell-show-do' and 'video modeling' are techniques that can be used to help children adapt more comfortably to the treatment process
Benzer Tezler
- Yurt dışından kesin dönüş yapan işçi çocukları ile Türkiye'de doğup büyümüş çocukların frustrasyona karşı geliştirdikleri agresyonun yönü ve türünün rosenzwerg pıcturefrustratron testi ile değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
NERMİN ÇELEN
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıUludağ ÜniversitesiPsikiyatri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SUNA TANELİ
- Kalkınmada öncelikli yörelerde görev yapan vali-kaymakam il ve ilçe Milli Eğitim Gençlik ve Spor Müdürlerinin ilköğretim yönetiminde karşılaştıkları güçlükler
Başlık çevirisi yok
MUSTAFA YALÇINKAYA
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
Eğitim ve ÖğretimGazi ÜniversitesiEğitim Yönetimi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYŞEGÜL ATAMAN
- Öğretim dalı dersliği yönteminin ortaöğretim kuruluşlarında uygulanması ve sınıf dersliği yöntemi ile karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
MEHMET SOYLU
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Eğitim ve ÖğretimGazi ÜniversitesiMimarlık Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. UMUR ERKMAN