Türkiye and Central and Eastern European countries' foreign trade competitiveness analysis from a technological perspective
Türkiye ve Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin dış ticaret rekabet gücünün teknolojik bir perspektiften analizi
- Tez No: 987194
- Danışmanlar: PROF. DR. DİLEK ŞAHİN ÇEVİK, PROF. DR. KIVANÇ HALİL ARIÇ
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Uluslararası Ticaret, International Trade
- Anahtar Kelimeler: Foreign Trade Competitiveness, Technological Intensity, Türkiye, Central and Eastern European Countries, Revealed Comparative Advantage, Intra-Industry Trade, Dış Ticaret Rekabet Gücü, Teknolojik Yoğunluk, Türkiye, Orta ve Doğu Avrupa Ülkeleri, Açığa Çıkan Karşılaştırmalı Üstünlük, Endüstri İçi Ticaret
- Yıl: 2025
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Uluslararası Ticaret ve Lojistik Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
This thesis examines the foreign trade competitiveness, from a technological and structural perspective, of Türkiye and the twelve Central and Eastern European Countries (CEECs): Albania, Bulgaria, Croatia, the Czech Republic, Estonia, Hungary, Latvia, Lithuania, Poland, Romania, Slovakia, and Slovenia. Despite their different historical and institutional backgrounds, the analysis reveals that Türkiye and the CEECs share similar competitiveness profiles, shaped by their transitions toward open-market economies and their efforts to integrate into regional and global value chains. Using the 2-digit SITC Rev. 3 data from UN Comtrade for the period 2003-2023, the study applies the technological taxonomy of Hufbauer and Chilas (1994) classifiyng industries into five groups: raw material-intensive, labor-intensive, capital-intensive, easy-to-imitate research-based, and difficult-to-imitate research-based categories. A multi-index framework, comprising Revealed Comparative Advantage (RCA), the Trade Balance Index (TBI), the Grubel-Lloyd Intra-Industry Trade (IIT) index, and Widodo's Product Mapping, is employed to evaluate the degree and evolution of competitiveness across these categories. The results show substantial variation across countries. The Czech Republic, Poland, and Estonia exhibit stronger and more stable competitiveness in capital-intensive and research-intensive sectors, reflecting successful integration into EU production networks and high-value manufacturing chains. Albania and Croatia, by contrast, display weaker and less consistent performance, characterized by trade deficits and limited advancement in research-based industries. Türkiye demonstrates solid competitiveness in labor-intensive and capital-intensive categories and gradual but uneven gains in research-based sectors, driven by diversification and industrial adaptation. Generally, across the majority of the countries studied, the findings reveal a shared structural pattern: strong performance in capital-intensive and labour-intensive industries, but persistent challenges in moving into research-based sectors. This pattern aligns with the predictions of endogenous growth theories, emphasizing the critical role of innovation, human capital, and technological capability in sustaining long-term development. For Türkiye, the analysis suggests that targeted industrial policies, supported by investment in AI-based technological solutions and strengthened human capital, can facilitate a transition toward higher-value production. Moreover, complementarities between Türkiye and the CEECs highlight significant opportunities for strategic cooperation, technology transfer, and deeper integration into advanced regional value chains. Overall, the thesis concludes that Türkiye and the CEE region face comparable structural challenges but possess complementary strengths that, if strategically aligned, can enhance their competitiveness within an increasingly technology-driven global economy.
Özet (Çeviri)
Bu tez, Türkiye ile Orta ve Doğu Avrupa Ülkeleri'nin (CEECs) - Arnavutluk, Bulgaristan, Hırvatistan, Çekya, Estonya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Polonya, Romanya, Slovakya ve Slovenya - dış ticaret rekabetçiliğini teknolojik ve yapısal bir perspektiften incelemektedir. Tarihsel ve kurumsal geçmişleri farklı olsa da yapılan analiz, Türkiye ile CEECs'in rekabetçilik profillerinin benzer özellikler taşıdığını ve bu benzerliğin her iki tarafın açık piyasa ekonomilerine geçiş süreçleri ile bölgesel ve küresel değer zincirlerine entegrasyon çabaları tarafından şekillendirildiğini göstermektedir. Çalışma, 2003-2023 dönemine ait UN Comtrade kaynaklı 2 haneli SITC Rev. 3 verilerini kullanmakta ve Hufbauer ve Chilas'ın (1994) teknolojik sınıflandırmasını uygulayarak sektörleri beş kategoride ele almaktadır: hammadde yoğun, emek yoğun, sermaye yoğun, kolay taklit edilebilir araştırma temelli ve zor taklit edilebilir araştırma temelli endüstriler. Rekabetçiliğin sektörler arasındaki düzeyini ve zaman içindeki gelişimini değerlendirmek amacıyla Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlük (RCA), Ticaret Dengesi Endeksi (TBI), Grubel-Lloyd Sektör İçi Ticaret (IIT) Endeksi ve Widodo'nun Ürün Eşleştirme yöntemi içeren çok göstergeli bir analiz çerçevesi kullanılmaktadır. Analiz bulguları, ülkelerin rekabetçilik düzeylerinde belirgin farklılıklar bulunduğunu göstermektedir. Çekya, Polonya ve Estonya'nın sermaye ve araştırma yoğun sektörlerdeki güçlü performansı, AB üretim ağlarına başarılı entegrasyonlarıyla açıklanırken; Arnavutluk ve Hırvatistan'ın araştırma temelli sektörlerde sınırlı ilerleme ve dalgalı rekabet gücü sergilediği görülmektedir. Türkiye ise emek ve sermaye yoğun sektörlerde belirgin avantajlara sahip olup, çeşitlenme ve endüstriyel uyum sayesinde araştırma temelli sektörlerde kademeli fakat dengesiz bir dönüşüm yaşamaktadır. Genel eğilim, emek ve sermaye yoğun üretimin güçlü seyrettiği, ancak araştırma temelli sektörlere geçişte yapısal zorlukların sürdüğünü ortaya koymaktadır. Bu bulgular, teknolojik kapasite, yenilik ve beşerî sermayenin kalkınmadaki belirleyici rolünü vurgulayan dışsal büyüme yaklaşımlarıyla uyumludur. Türkiye bağlamında hedefli sanayi politikalarının, yapay zekâ temelli teknolojik yatırımlar ve güçlendirilmiş beşerî sermaye ile desteklendiğinde daha yüksek katma değerli üretime geçişi hızlandırabileceği değerlendirilmektedir. Ayrıca Türkiye ile CEE bölgesi arasındaki tamamlayıcı yapılar, stratejik işbirliği, teknoloji transferi ve bölgesel değer zincirlerine daha derin entegrasyon açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Genel sonuç olarak, Türkiye ve CEE bölgesinin benzer yapısal güçlüklerle karşı karşıya olmakla birlikte, uygun stratejik uyum hâlinde teknoloji odaklı küresel ekonomide rekabet güçlerini artırabilecek tamamlayıcı avantajlara sahip olduğu görülmektedir.
Benzer Tezler
- Özelleştirme ve özelleştirmede yatırım bankalarının rolü ve Petlas uygulamalı örneği
Privatization and the role of investment banks in the privatization process and Petlas case study
GONCA KARAÜÇ
- Uluslararası fon piyasaları ve döviz kredileri mekanizması (analitik bir yaklaşım)
A Short history of the foreign exchange markets
ADNAN YİĞİT
Yüksek Lisans
Türkçe
1994
BankacılıkMarmara ÜniversitesiUluslararası Bankacılık ve Finans Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İLHAN ULUDAĞ
- Gelişmekte olan ülkelere yönelik uluslararası sermaye hareketleri ve Türkiye
International capital flaws to emerging markets Turkey
SERKAN ASLAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2001
EkonomiMarmara ÜniversitesiSermaye Piyasası ve Borsa Ana Bilim Dalı
Y.DOÇ.DR. ÖZLEM KOÇ
- Tedarik zinciri yönetiminde lojistik merkezler ve Romanya'da bir lojistik merkez için yer seçim modeli önerisi
Logistics centers at supply chain management and proposal of a location selection model for logistics centers in Romania
TURGAY BATTAL
Doktora
Türkçe
2016
UlaşımDokuz Eylül ÜniversitesiDenizcilik İşletmeleri Yönetimi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SADIK ÖZLEN BAŞER
- Avrupa Birliği'ne katılım sürecinde ilk beş merkezi ve Doğu Avrupa ülkesi ile Türkiye'de cam endüstrilerinin karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
ÖZGE AYNAGÖZ ÇAKMAK