Akut pulmoner emboli tanısı ve hastalık şiddetini öngörmede tümör nekroz faktör ile ilişkili apoptozu indükleyen ligand biyobelirteç olarak kullanılabilir mi?
Can tumor necrosis factor-associated apoptosis-inductive ligand be used as a biomark in diagnosis of acute pulmonary embolism and prediction of disease severity?
- Tez No: 987087
- Danışmanlar: DOÇ. DR. DİLEK ERGÜN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Selçuk Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
GİRİŞ VE AMAÇ: Pulmoner embolizm (PE), alt ekstremite derin venleri başta olmak üzere tüm venlerde gelişen trombüslerin parçalarının kopmasıyla pulmoner arter ve/veya dallarını tıkaması sonucu gelişir. Pulmoner tromboembolizm (PTE)'de tanıya giden yol, öncelikli olarak hastalığın akla getirilmesi ve klinik kuşku ile başlar. Özellikle dispne ve taşikardi ile başvuran, akciğer grafisi normal bulunan ve bu durumu başka bir hastalık ile açıklanamayan hastalarda PTE'den kuşkulanılmalıdır. Pulmoner tromboembolizm kuşkusu olan hastaların semptom, bulgu ve taşıdıkları risk faktörlerine göre skorlanarak klinik olarak“düşük, orta ve yüksek olasılıklı”olarak sınıflanmaları, ampirik tanı ve tedavi yaklaşımında yarar sağlar. Çalışmamızda akut pulmoner emboli tanılı hastalarda ve pulmoner emboli tanısı olmayan kontrol grubunda Tümör Nekroz Faktör İle İlişkili Apoptozu İndükleyen Ligand (TRAIL) düzeylerine bakılarak bu biyomarkerın pulmoner emboli tanısında veya pulmoner emboliyi dışlamada kullanılabilirliğini araştırmayı hedefledik. Ayrıca TRAIL'ın akut pulmoner embolide hastalık şiddetini sınıflandırmada yol gösterici olup olamayacağını araştımayı amaçladık. Bu bağlamda çalışmamıza alınan hemodinamik olarak stabil akut pulmoner emboli tanılı hastaları Basitleştirilmiş Pulmoner Emboli Şiddet İndeksi (Spesı) 'ne göre klasifiye ederek (yüksek riskli-düşük riskli) serum TRAIL ve Pro-BNP düzeyleri ile korele olup olmadığını inceledik. GEREKÇE VE YÖNTEM: Çalışma, 1 Ekim 2022 – 1 Mayıs 2024 tarihleri arasında Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Kliniği'ne başvuran, pulmoner BT anjiyografi ile akut pulmoner emboli tanısı alan 65 hasta ve 65 kontrol grubunu kapsamaktadır. Verilerin analizinde IBM SPSS Statistics (sürüm 27.0, IBM Corporation, Armonk, New York, ABD) yazılımı kullanıldı. Tüm değişkenlerin normalliği, Kolmogorov-Smirnov testi ile değerlendirildi. Sayısal değişkenlere ait bulgular ortalama ± standart sapma veya medyan (çeyreklikler arası genişlik) ile, kategorik değişkenlere ait bulgular ise sıklık (n) ve yüzdelik (%) ile sunuldu. TRAIL ve Pro-BNP parametreleri ile pulmoner emboli (PTE) tanısı arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amacıyla ROC (Receiver Operating Characteristic) analizi gerçekleştirildi ve en uygun kesim noktası Youden index kriterine göre belirlendi. BULGULAR: Çalışmamızda katılımcıların yaş ortalaması kontrol grubunda 62.6±11.3 yıl, PTE grubunda ise 60.9±15.9 yıl olarak hesaplanmış ve bu iki grup arasında yaş açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır (p=0.887). Cinsiyet dağılımı her iki grup için de eşittir; katılımcıların %40'ı kadın (n=26), %60'ı erkektir (n=39) ve bu dağılım gruplar arasında anlamlı fark göstermemiştir (p=1.000).Kontrol grubu ve PTE gurubunda ; Pro-BNP ve TRAIL değerleri anlamlı farklar göstermiştir; TRAIL düzeyi PTE grubunda anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p=0.016). SPESI'ye göre yapılan gruplamada; düşük risk grubunda TRAIL seviyeleri ortalama 482.8±1396.1 ng/mL iken, yüksek risk grubunda bu değer 365.2±1318.6 ng/mL olarak hesaplanmış ve bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0.044). Pro-BNP seviyeleri açısından ise düşük risk grubunda ortalama 238.6±334.4 pg/mL iken, yüksek risk grubunda bu değer 2503.5±4245.4 pg/mL'ye yükselmiştir. Bu fark oldukça anlamlıdır (p<0.001). SONUÇ: Çalışmamız TRAIL'in akut pulmoner emboli tanısı ve prognozunda potansiyel bir biyomarker olarak kullanılabileceğini göstermektedir. TRAIL'in, özellikle inflamatuvar ve trombotik süreçlerdeki rolü dikkate alındığında, bu biyomarkerın klinik uygulamalarda önemli bir yer edinebileceği düşünülmektedir. Ancak, TRAIL'in klinik kullanımını desteklemek amacıyla daha geniş çaplı, çok merkezli ve uzun dönemli takip çalışmalarına ihtiyaç vardır. Bu tür çalışmalar, TRAIL'in tanı ve tedavi süreçlerine entegrasyonunu sağlayacak daha güçlü kanıtlar sunabilir ve bu biyomarkerın klinik uygulamalardaki yerini daha iyi belirleyebilir.
Özet (Çeviri)
INTRODUCTION AND AIM: Pulmonary embolism (PE) is a potentially life-threatening condition that occurs when thrombotic fragments—usually originating from the deep veins of the lower extremities—block the pulmonary artery or its branches. In clinical practice, the diagnostic process typically begins with suspicion, especially in patients presenting with unexplained dyspnea and tachycardia, alongside a normal chest X-ray. Risk stratification based on clinical presentation and predisposing factors allows patients to be grouped into low, intermediate, or high probability categories, which can guide diagnostic and therapeutic decisions. This study investigates whether Tumor Necrosis Factor-Related Apoptosis-Inducing Ligand (TRAIL) levels could be a useful biomarker in diagnosing or excluding acute pulmonary embolism. Additionally, we aimed to assess whether TRAIL levels might reflect disease severity. To explore this, we categorized hemodynamically stable patients with acute PE using the Simplified Pulmonary Embolism Severity Index (sPESI) and analyzed the relationship between sPESI classification, serum TRAIL levels, and Pro-BNP values. MATERIAL AND METHODS: The study included 65 patients diagnosed with acute PE—confirmed via pulmonary CT angiography—who were admitted to the Chest Diseases Department at Selçuk University Faculty of Medicine between October 1, 2022, and May 1, 2024. A control group of 65 individuals was also enrolled. Data were analyzed using IBM SPSS Statistics (version 27.0, IBM Corp., Armonk, NY, USA). The Kolmogorov-Smirnov test was used to assess normality. Continuous variables are reported as mean ± standard deviation or median (interquartile range), while categorical variables are expressed as counts and percentages. To examine the diagnostic utility of TRAIL and Pro-BNP, a receiver operating characteristic (ROC) analysis was performed, and cut-off values were determined using the Youden index. RESULTS: The mean age of participants was similar between the control (62.6 ± 11.3 years) and PE (60.9 ± 15.9 years) groups (p=0.887). Gender distribution was identical: 40% female and 60% male in both groups (p=1.000). Significant differences were observed in Pro-BNP and TRAIL levels, with higher TRAIL values recorded in the PE group (p=0.016). Among patients with PE, those classified as low-risk based on sPESI had average TRAIL levels of 482.8 ± 1396.1 ng/mL, while the high-risk group showed lower levels (365.2 ± 1318.6 ng/mL), which was statistically significant (p=0.044). For Pro-BNP, levels rose markedly from 238.6 ± 334.4 pg/mL in the low-risk group to 2503.5 ± 4245.4 pg/mL in the high-risk group (p<0.001). CONCLUSION: These findings indicate that TRAIL may be a promising biomarker for both diagnosing acute PE and estimating disease severity. Given TRAIL's potential role in inflammatory and thrombotic pathways, it may contribute to clinical decision-making in the future. However, larger, multi-center studies with long-term follow-up are needed to validate these results and determine how TRAIL might be integrated into diagnostic algorithms more reliably.
Benzer Tezler
- Diyabetus mellitus'da gözlenen mikrovasküler komplikasyonların prostaglandinler ile olan ilişkisi
The Relation of microvaskular complications observed in diabetes mellitus with prostoglandins
CANAN NEBİGİL
Doktora
Türkçe
1985
Eczacılık ve FarmakolojiCumhuriyet ÜniversitesiFarmakoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. YUSUF SARIOĞLU
- Çocuklarda akut stres hiperglisemisinde hormonal değişikliklerin ve kısa süreli prognozun incelenmesi
Başlık çevirisi yok
AYGÜN DİNDAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HÜLYA GÜNÖZ
- Kadın genital bölgesi vajen ve serviks mikrobiyal flora dağılımı ve enfeksiyon etkeni patojen mikroorganizmaların tanımı
The Distrubition of microbial flora of vagina nd cervix in women genital tract and description of pathooen microorganism which are infection agent
NİHAL YÜCEL
- Kaza sonucu meydana gelen akut zehirlenmeler ve ilaç zehirlenmeleri
Başlık çevirisi yok
SELMA YURTDAŞ
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
Eczacılık ve FarmakolojiGazi ÜniversitesiKazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
PROF. DR. ORHAN ASLANOĞLU
- Dermatofitoz sıklığı ve %1 lik tiyokonazol'ün terapötik etkinliğinin araştırılması
Başlık çevirisi yok
İ.HALUK ÖZBAYRAM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1986
DermatolojiTrakya ÜniversitesiDermatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HAFİT SAVAŞKAN