Plevral efüzyonlu romatoid artrit hastalarının klinik, serolojik, laboratuvar özelliklerinin tanımlanması ve uygulanan tedavi yaklaşımları ve sonuçlarının değerlendirilmesi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 986520
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MÜÇTEBA ENES YAYLA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Romatoloji, Internal diseases, Rheumatology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Romatoid artrit (RA), kronik, inflamatuar, otoimmün ve multisistemik bir hastalık olup en belirgin tutulumunu sinovyal eklemlerde gösterir. Ancak hastalığın yalnızca eklemlerle sınırlı olmadığı, ciddi mortalite ve morbiditeyle ilişkili çeşitli sistemik etkilenimlerin görülebildiği bilinmektedir. Pulmoner tutulum, yaşam kalitesini düşüren ve mortaliteyi artıran önemli bir komplikasyondur. Bu çalışmanın amacı; RA hastalarında romatoid plevral efüzyon (RPE) sıklığını belirlemek; RPE'li hastaların demografik, klinik ve laboratuvar özellikleri ile uygulanan tedavi yaklaşımlarını ve tedavi yanıtlarını incelemektir. Ankara Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Romatoloji Kliniğine Mart 2010-Mayıs 2024 tarihleri arasında başvuran, RA tanısı ile takip edilen ve toraks BT görüntülemesi yapılmış olan 990 hastanın dosyaları retrospektif olarak incelendi. Tüm hastaların yaş, cinsiyet, sigara kullanımı, klinik bulguları, pulmoner tutulum özellikleri, laboratuvar bulguları [CRP, ESR, romatoid faktör (RF), anti-siklik sitrüline peptid antikoru (anti-CCP), antinükleer antikor (ANA), ekstrakte edilebilir nükleer antijen paneli (ENA paneli)] ve kullanılan tedavileri değerlendirildi. Retrospektif olarak toplanan veriler uygun istatistik yöntemlerle değerlendirildi. 990 hastanın yaş ortalaması 62,79 ± 11,31 yıl olup, %72,2'si (n=715) kadındı. RA tanı ortalama yaşı ise 50,3 ±13,6 yıldı. Katılımcıların takip süresi ortanca 5,6 yıl olarak saptandı. Takip süresince 42 hastada mortalite gözlendida ölüm gerçekleşti. Hastaların %37,5'inin hayatının herhangi bir döneminde sigara içtiği belirlendi. İnterstisyel akciğer hastalığı (İAH) sıklığı %15,7 bulundu. Hastaların %15,5'inde plevral efüzyon tespit edildi. Hastaların seropozitiflik oranı %77,5 idi. Tanı anındaki CRP düzeyi ortanca 16,5 mg/L ve tanı anındaki ESH ise ortanca 32 mm/saat olarak saptandı. Hastaların büyük çoğunluğunda klasik sentetik hastalık modifiye edici antiromatizmal ilaçların (csDMARD) kullanıldığı görüldü. %88,7'sinde glukokortikoid kullanıldığı ve %32,1'inde biyolojik ya da hedefe yönelik sentetik DMARD'lara gereksinim olduğu saptandı. Plevral efüzyon tespit edilen 153 hastalanın %68,6'sında (n=105) plevral efüzyonun RPE nedenli olduğu değerlendirildi. RPE'si olan 105 hastanın %48'inde efüzyon bilateral, %52'sinde ise unilateral özellikteydi. Plevral efüzyon gelişimi ile ilişkili faktörler lojistik regresyon analizleriyle değerlendirildi ve RPE gelişimi ile erkek cinsiyet (p=0,024), İAH (p=0,023), pulmoner nodül (p=0,024), subkutan nodül (p=0,050) ve ESH düzeyinde 10 mm'lik artış (p=0,002) arasında anlamlı ilişki saptandı. RPE'si olan ve RPE'si olmayan hastalar karşılaştırıldığında, RPE grubunda erkek cinsiyet oranı daha yüksek (p=0,003), takip süresi daha kısa (p<0,001) ve mortalite daha fazlaydı (p<0,001). Efüzyon gelişene dek geçen ortanca süre 9,8 yıl idi. RPE grubunda öksürük, nefes darlığı, balgam ve raller belirgin olarak daha sık izlendi (p<0,001). Aktif sigara içiciliği RPE'si olmayan grupta daha yüksekti (%23,7 vs %13,3; p=0,016). RPE gelişen toplam 105 hastanın 54'ünde tedavi gereksinimi olduğu saptandı; 51'inde ise RPE tedavisi gerekmemişti. Tedavi gereksinimi olan hastalarda RF pozitifliği (p=0,006), anti-CCP pozitifliği (p=0,004), tanı anı CRP (39,6 mg/L) ve ESH düzeyleri (51 mm/saat) tedavi gereksinimi olmayanlara göre anlamlı olarak daha yüksekti. Küçük hava yolu hastalığı bu grupta anlamlı derecede daha fazla izlendi (p=0,010). Tedavi alan 54 hastada en sık kullanılan ajanlar glukokortikoidlerdi (%79,6). csDMARD arasında en sık hidroksiklorokin (%59,3) ve biyolojik ajanlar arasında rituksimab (%14,8), TNF inhibitörleri (%11,1) sık tercih edilen tedavilerdi. Girişimsel tedavi 6 hastada cerrahi müdahale ise 5 hastada uygulandı. RPE nedeniyle tedavi edilen 54 hastanın 40'ında kontrol toraks BT mevcuttu. Bu hastalarda izlemde 15'inde remisyon, 7'sinde regresyon, 11'inde stabilite ve 7'sinde progresyon saptandı. Remisyon/regresyon ile stabil/progresyon grupları karşılaştırıldığında, stabil/progresyon grubundaki 18 hastada RA tanı yaşının daha düşük (ortanca 40,1 yıl) ve plevral efüzyon gelişene kadar geçen sürenin daha uzun (ortanca 11,2 yıl) olduğu görüldü. Bu çalışma, RPE'nin nadir olmayan bir pulmoner tutulum paterni olduğunu ve özellikle erkek cinsiyet, inflamatuar yük, eşlik eden İAH ve nodüler tutulum ile ilişkili seyrettiğini göstermektedir. Klinik ve serolojik olarak yüksek hastalık aktivitesine sahip hastalarda RPE daha ağır seyretmekte ve tedavi gereksinimi artmaktadır. RA hastalarında pulmoner tutulum açısından erken dönemde klinik farkındalığın artırılması ve uygun olgularda toraks BT ile değerlendirme yapılması, pulmoner komplikasyonların erken tanınmasına, zamanında tedavi başlanmasına ve prognozun iyileştirilmesine katkı sağlayabilir.
Özet (Çeviri)
Rheumatoid arthritis (RA) is a chronic, inflammatory, autoimmune, and multisystemic disease that predominantly affects the synovial joints. However, it is known that the disease is not limited solely to joint involvement and that various systemic manifestations associated with significant morbidity and mortality may be observed. Pulmonary involvement is an important complication that reduces quality of life and increases mortality. The aim of this study was to determine the frequency of rheumatoid pleural effusion (RPE) in patients with RA and to evaluate the demographic, clinical, and laboratory characteristics of patients with RPE, as well as treatment approaches and treatment responses. Medical records of 990 patients who were followed with a diagnosis of RA and who underwent thoracic computed tomography (CT) imaging at the Department of Rheumatology, Ankara University Health Application and Research Hospital, between March 2010 and May 2024 were retrospectively reviewed. Age, sex, smoking status, clinical findings, pulmonary involvement characteristics, laboratory findings [C-reactive protein (CRP), erythrocyte sedimentation rate (ESR), rheumatoid factor (RF), anti-cyclic citrullinated peptide antibody (anti-CCP), antinuclear antibody (ANA), and extractable nuclear antigen (ENA) panel], and treatments used were evaluated for all patients. Retrospectively collected data were analyzed using appropriate statistical methods. The mean age of the patients was 62.79 ± 11.31 years, and 72.2% (n=715) were female. The mean age at RA diagnosis was 50.3 ± 13.6 years. The median follow-up duration was 5.6 years, and mortality was observed in 42 patients during the follow-up period. It was determined that 37.5% of the patients had smoked at any period of their lives. The prevalence of interstitial lung disease (ILD) was 15.7%. Pleural effusion was detected in 15.5% of the patients. The seropositivity rate was found to be 77.5%. The median CRP level at diagnosis was 16.5 mg/L, and the median ESR level was 32 mm/h. The majority of patients used conventional synthetic disease-modifying antirheumatic drugs (csDMARDs); glucocorticoids were used in 88.7% of patients, and 32.1% required biological or targeted synthetic DMARDs. Among the 153 patients in whom pleural effusion was detected, the effusion was considered to be related to RPE in 68.6% (n=105). In patients with RPE, effusion was bilateral in 48% and unilateral in 52%. Logistic regression analysis revealed a significant association between RPE development and male sex (p=0.024), ILD (p=0.023), pulmonary nodules (p=0.024), subcutaneous nodules (p=0.050), and each 10 mm/h increase in ESR level (p=0.002). When patients with and without RPE were compared, the proportion of male sex was higher in the RPE group (p=0.003), the follow-up duration was shorter (p<0.001), and the mortality rate was higher (p<0.001). The median time to the development of RPE was 9.8 years. Cough, dyspnea, sputum production, and rales were more frequently observed in the RPE group (p<0.001). Active smoking was more common in patients without RPE (23.7% vs 13.3%; p=0.016). Among the 105 patients who developed RPE, treatment was required in 54 patients. RF positivity (p=0.006), anti-CCP positivity (p=0.004), CRP level at diagnosis (39.6 mg/L), and ESR level (51 mm/h) were significantly higher in patients who required treatment. Small airway disease was more frequently observed in this group (p=0.010). The most frequently used agents in treated patients were glucocorticoids (79.6%); among csDMARDs, hydroxychloroquine (59.3%), and among biological agents, rituximab (14.8%) and TNF inhibitors (11.1%) were prominent. Interventional treatment was applied in 6 patients, and surgical intervention was performed in 5 patients. Among 40 patients with available follow-up CT imaging, remission was observed in 15 patients, regression in 7 patients, stability in 11 patients, and progression in 7 patients. In the stability/progression group, the age at RA diagnosis was lower, and the duration until the development of pleural effusion was longer. This study demonstrates that RPE is not an uncommon pulmonary involvement pattern in patients with RA and is particularly associated with male sex, increased inflammatory burden, concomitant ILD, and nodular involvement. In patients with clinically and serologically higher disease activity, RPE shows a more severe course and treatment requirements increase. In the presence of appropriate clinical suspicion, evaluation with thoracic CT may contribute to early recognition of pulmonary complications and improvement of prognosis.
Benzer Tezler
- Seropozitif romatoid artritli hastalarda kontrastsiz toraks bilgisayarli tomografi bulgulari ile akciğer tutulumunun klinik, laboratuvar parametreleri ve tedaviye etkisi
Noncontrast thoracic computed tomography findings and the effect of lung involvement on clinical, laboratory parameters and treatment in seropositive rheumatoid arthritis patients
AYŞE GİZEM KAPICIOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MİNE ADAŞ
DR. SUZAN DENİZ ÖNOL
DR. EGE SİNAN TORUN
- Romatoid Artrit interstisiyel akciğer hastalığı tutulumunda Hacettepe Romatoloji Kliniğinde izlenen hastaların morbitide, mortalite ve prognoz değerlendirmesi
Evaluation of morbitide, mortality and prognosis in patients in Hacettepe Rheumatology Clinic with Rheumatoid Arthritis-associated interstitial lung disease
MUSTAFA EKİCİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
RomatolojiHacettepe Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. UMUT KALYONCU
- Romatoid artrit akciğer tutulumu ve etki ettiği solunumsal parametreler
Rheumatoi̇d arthri̇ti̇s lung involvement and respiratory parameters affected
SERHAT OTUGÜZEL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Göğüs HastalıklarıSivas Cumhuriyet ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SULHATTİN ARSLAN
- Romatoid artrit tanılı hastalarda akciğer bulgularının tanı zamanına göre radyolojik olarak değerlendirilmesi
Radiological evaluation of lung findings in rheumatoid arthritis patients according to time of diagnosis
İSMAİL PARLAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Radyoloji ve Nükleer TıpMustafa Kemal ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ İNAN KORKMAZ
- Plevral efüzyonlu çocuk hastalarda plevral sıvıdaki interlökin 1 beta, interlökin 2, interlökin 6 ve interlökin 8 düzeyleri
Başlık çevirisi yok
AYŞEGÜL NEŞE (ÇITAK) KURT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıFırat ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
Y.DOÇ.DR. SAADET AKSU