Geri Dön

Some significant elements of the theatre of the absurd and the theatre of cruelty

Edward Albee'nin oyunlarındaki önemli uyumsuz tiyatro ve vahşet tiyatrosu unsurları, 1959-1980

  1. Tez No: 98583
  2. Yazar: CEYLAN ERTUNG
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. NUR GÖKALP AKKERMAN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Amerikan Kültürü ve Edebiyatı, Sahne ve Görüntü Sanatları, American Culture and Literature, Performing and Visual Arts
  6. Anahtar Kelimeler: Absürd tiyatro, Albee, Edward, Tiyatro, Tiyatro oyunları, Absurd theatre, Albee, Edward, Theatre, Theater plays
  7. Yıl: 2000
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Bir oyun yazan olarak Edward Albee, meslek hayatı boyunca çok farklı konulara ve tiyatro tekniklerine yönelmiştir. Bununla beraber, oyunları temelde tek bir konuya, insanın kendi varoluşu ile ilgili kaygısıyla yüzleşmesine ve ölüm gerçeğiyle mücadelesine dairdir. Varoluş sorunsalına duyduğu özel ilgi Albee' nin ilk oyununun sergilenmesinden günümüze Uyumsuz Tiyatro'nun temsilcisi bir oyun yazarı olarak tanınmasına yol açmıştır. Gerçekte Albee'nin tiyatrosunun insana bakışı Uyumsuz Tiyatronun bakışı ile derin farklılıklar gösterir. Avrupalı Uyumsuz Tiyatro yazarları insanı bir tükeniş ve ümitsizlik içinde görürken, Albee insamn yozlaşmış bir evrende mutsuz ve umutsuz yaşadığım, ama hala insan özellikleri taşıdığını ve insanca davranma yeteneğini yitirmediğini ileri sürer. Albee, insanların kendi yarattıkları yanılsamaların onları dış dünyayla sağlıklı bir ilişki kurmaktan alıkoyduğunu ve bunun insanları kendi özel“hücrelerine”hapsederek kendi ızdıraplanyla başbaşa bıraktığım ileri sürer. Dolayısıyla Albee kendisini bu yanılsamaları yoketmeye ve insanlara gerçekte kim olduklarını göstermeye adamıştır. Albee'ye göre kurtuluş insanın dünyayı olduğu gibi görmesi ve kabullenmesinde yatar. Bu çalışma ile Albee'nin temel hareket noktası olan, insanın doğduğu andan itibaren başının üzerinde Demokles'in kılıcı gibi sallanan varoluşsal kaygısı ile yüzleşmesinin gerekliliğini vurgulamak ve aynı zamanda Albee'nin Absürd Tiyatro değil de Vahşet Tiyatrosuna daha yakın olduğunu göstermeyi hedefliyorum.Ill Albee'nin tiyatrosu, insanı normal işlevlerinden alıkoyan, onu hiç rahat bırakmayan“şeytanlarından”kurtarmak ve arındırmak çabası nedeniyle bir yüzleşme tiyatrosudur.

Özet (Çeviri)

IV ABSTRACT Throughout his career as a playwright Albee has shown a fascination for a wide variety of theatrical styles and subjects. One can safely claim him as the most eclectic playwright of American theatre. However, inspite of the wide range in style and subject matter, Albee' s plays have been basically about one thing: man's confrontation with being alive and his struggle to live with this awareness of death. Because of this particular interest in death, Albee today is credited with introducing the first examples of American Absurd Theatre with his plays. However, Albee' s theatre presents a significant break from the Absurdist vision of man. While the European Absurdists see man existing in a state of exhaustion and despair, Albee finds man living in a corrupt and unhappy world but still possessing the ability to act and function as a human being. Albee claims that the self-deceptive illusions that people create, prevent them from establishing healthy contact with the outside world, imprisoning them to their own private“cells”and constraining them to suffer their own private agonies. Thus, Albee has dedicated himself to the destruction of these illusions and making the individual recognise them for what they are. For Albee salvation exists in man's own courage to face the world as it is. With this study I am planning to provide an insight to Albee' s major philosophical argument: the necessity of man's confrontation with his existential angst that has been hanging over his head like a Damoclean Sword since the day he was born.I also claim that Albee is closer to the tenets of Antonin Artaud's Theatre of Cruelty, rather than being an ardent practitioner of the Theatre of the Absurd. Albee's theatre is a theatre of confrontation because of his insistance on the importance of exorcising the“demons”that haunt man and prevent him from functioning properly.

Benzer Tezler

  1. A Study of intruders and intrusions in the major plays of Joe Orton

    Başlık çevirisi yok

    ARZU ALTINAY

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1993

    İngiliz Dili ve EdebiyatıHacettepe Üniversitesi

    Y.DOÇ.DR. GÖKALP NUR

  2. Çeşitli büyüklüklerdeki alışveriş mekanlarını aydınlatma sistemleri tasarım ilkeleri

    Designing principles of lighting systems in store designs of various types

    HALE İKİZLER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET Ş. KÜÇÜKDOĞU

  3. Mostar, Brankovac Mahallesi'nde sıhhileştirme çalışması

    The Rehabilitation of Brankovac Mahalla in Mostar

    PELİN ÖZİLKİZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NUR AKIN

  4. Resimli hikayelerin çocuk eğitimindeki rolü ve Manas Destanı`nın resimlerle hikayeleştirilmesi

    The role of the illustrated stories in child training and the narration with pictures of the Manas Legend

    GÜLTEKİN AKENGİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Eğitim ve ÖğretimÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

    Resim-İş Eğitimi Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. BİRSEN ÇEKEN

  5. Taksim Meydanı, Talimhane ve Ayazpaşada Art Deco uslubunu yansıtan yapılar

    Başlık çevirisi yok

    IŞIN GÜLBAHAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    PROF.DR. GÜNKUT AKIN