Geri Dön

İntrakranial cerrahilerde hasta pozisyonunun serebral rejionel oksijen satürasyonu üzerine etkisi

The effect of patient position on cerebral regional oxygen saturation in intracranial surgery

  1. Tez No: 984375
  2. Yazar: OĞUZHAN GÜLGEN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SEVTAP HEKİMOĞLU ŞAHİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Nöroşirürji, Fizyoloji, Anesthesiology and Reanimation, Neurosurgery, Physiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Trakya Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Çalışmamız Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı'nda intrakranial operasyona alınan hastalarda uygulanan pozisyonların, serebral oksijenizasyona etkilerini ve kullanılan hasta pozisyonlarının birbirine üstünlüğünü değerlendirerek oksijenasyonun sağlanmasında prognostik faktörlerin ortaya çıkarılmasını amaçlamaktadır. Bu amaçla 25-75 yaş arası ASA I-II-III risk grubunda 105 hasta çalışmamıza dahil edildi. İntrakranial cerrahide kitlenin yerine, cerrahın görüş alanına ve uygulanan pozisyonlara göre hastalar; supin, sağ lateral, sol lateral ve pron pozisyon olarak 4 gruba ayrıldı. Hastaların preoperatif vizitinde demografik özellikleri, intrakranial kitle operasyonunun adı ve cerrahi işlem bölgesi kaydedildi. Hastaların bazal, entübasyon öncesi, entübasyon sonrası, pin takılması, cerrahi pozisyon sonrası 0.dk, cerrahi pozisyon sonrası 5.dk, cilt insizyonu, kraniotomi başlangıcı, dura açılması, kanama kontrolü, cilt kapatılması, pin çıkartılması dönemlerinde, aynı zamanda da intraoperatif dönemde pozisyon sonrası ilk 20 dk, 5 dk aralıklarla, daha sonra 60.dk'ya kadar 10 dk aralıklarla, sonrasında 150.dk'ya kadar 30 dk aralıklarla en son olarak da postop zamanda sistolik ve diyastolik kan basıncı, kalp atım hızı, periferik oksijen satürasyonu, end tidal karbondioksit, NIRS değerleri kaydedildi. Kliniğimizde NIRS ölçümleri (Masimo MOC-9 modülü) için frontal bölgeye iki elektrot yerleştirilerek kaydedildi. Tüm hastaların preoperatif ve postoperatif kan gazı değerleri kaydedildi. Hastaların postoperatif deliryum durumları incelendi. Pron pozisyon sonrası rSO2, sağ lateral, sol lateral ve supin pozisyona göre artış gösterirken hemodinaminin sağlanmasında pozisyonel farklılık görülmedi. Lateral pozisyonda postoperatif erken dönem görülen subsendral deliryumun, 2. gün tüm pozisyonlarda benzer olması uzun süreli cerrahilerde hastaların uygun pozisyonuna karar verirken göz önünde bulundurulmasını gerektirmektedir. Sonuç olarak; intraoperatif serebral oksijenasyon takibinin, intrakranial cerrahi geçiren hastalarda potansiyel postoperatif nörolojik ve nörobilişsel fonksiyon eksikliklerinin erken bir göstergesini sunarak mortaliteyi ve morbiditeyi azaltabileceği söylenebilir.

Özet (Çeviri)

Our study aims to evaluate the effects of the positions applied to patients undergoing intracranial surgery at the Department of Anesthesiology and Reanimation of Trakya University Medical Faculty on cerebral oxygenation and the superiority of the patient positions used over each other, and to reveal prognostic factors in providing oxygenation. For this purpose, 105 patients aged 25-75 in the ASA I-II-III risk group were included in our study. In intracranial surgery, patients were divided into 4 groups according to the location of the mass, the surgeon's field of vision and the positions applied; supine, right lateral, left lateral and prone positions. Demographic characteristics of the patients, the name of the intracranial mass surgery and the surgical procedure area were recorded during the preoperative visit. The patients' baseline, pre-intubation, post-intubation, pin insertion, surgical position 0 min, surgical position 5 min, skin incision, craniotomy initiation, dura opening, bleeding control, skin closure, pin removal periods, and also intraoperatively, the first 20 min after positioning, at 5-min intervals, then at 10-min intervals until the 60th minute, then at 30-min intervals until the 150th minute, and finally at postoperative time, systolic and diyastolic blood pressure, heart rate, peripheral oxygen saturation, end tidal carbon dioxide, and NIRS values were recorded. In our clinic, two electrodes were placed on the frontal region for NIRS measurements (Masimo MOC-9 module) and recorded. Preoperative and postoperative blood gas values of all patients were recorded. Postoperative delirium status of the patients was examined. After the prone position, rSO2 increased compared to the right lateral, left lateral and supine positions, while no positional difference was observed in maintaining hemodynamics. The fact that the subsendral delirium seen in the early postoperative period in the lateral position was similar in all positions on the 2nd day should be taken into consideration when deciding on the appropriate position of patients in long-term surgeries. In conclusion, it can be said that intraoperative cerebral oxygenation monitoring may reduce mortality and morbidity by providing an early indicator of potential postoperative neurological and neurocognitive function deficits in patients undergoing intracranial surgery.

Benzer Tezler

  1. Obez hastalarda laparoskopik cerrahilerde farklı peep uygulamalarının optik sinir kılıf çapına etkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the effect of different peep applications on optic nerve diameter in obese patients undergoing laparoscopic surgeries

    ÖMER SERT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Anestezi ve ReanimasyonAfyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ELİF DOĞAN BAKI

  2. Hipertansiyon hastalarında laparoskopik kolesistektomi cerrahi sırasında farklı PEEP uygulamalarının optik sinir çapına etkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the effect of different PEEP applications on optic nerve diameter during laparoscopic surgery in hypertensive patients

    SEVNUR AYSAL SARI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Anestezi ve ReanimasyonAfyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. REMZİYE SIVACI

  3. Trendelenburg pozisyonunda laparoskopik cerrahi yapılan hastalarda optik sinir kılıf çapının değerlendirilmesi

    Assessment of optic nerve sheath diameters of patients undergoing laparoscopic surgery in trendelenburg position

    BURAK ÖMÜR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Anestezi ve Reanimasyonİstanbul Medipol Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. PELİN KARAASLAN

  4. Robot yardımlı laparoskopik histerektomi ve prostatektomi geçiren hastalarda trendelenburg pozisyonu ile serebral hipoksi arasındaki ilişki

    Association between trendelenburg position and cerebral hypoxia in patients who underwent robotic assisted laparoscopic hysterectomy and prostatectomy

    ALİ ÖZGÜN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Anestezi ve ReanimasyonEge Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMRA KARAMAN