Geri Dön

Güncel kompozitlerin farklı sertlikteki fırçalar ile fırçalanması sonrası yüzey özelliklerinin incelenmesi

Analysis of surface characteristics of modern composites subjected to brushing with brushes of different hardness levels

  1. Tez No: 984223
  2. Yazar: ONUR ALP GÜLER
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ZEYNEP DERELİ
  4. Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
  5. Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
  6. Anahtar Kelimeler: Diş fırçası, Hibrit kompozit, Nanokompozitler, Yüzey pürüzlülüğü, Toothbrush, Hybrid composite, Nanocomposites, Surface roughness
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Necmettin Erbakan Üniversitesi
  10. Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, üç farklı sertlikteki diş fırçaları ile yapılacak fırçalamanın, üç farklı içerikteki kompozit rezin materyalleri üzerindeki yüzey pürüzlülüğüne olan etkilerini değerlendirmek ve karşılaştırmaktır. Elde edilecek veriler, restoratif diş hekimliğinde malzeme seçimine ve hasta bazlı fırçalama önerilerine katkı sağlamayı hedeflemektedir. Yöntem: Çalışmada, A1 renginde üç farklı kompozit rezin (Filtek Z250, Filtek Z550 ve Filtek Supreme Flowable; 3M ESPE, ABD) kullanılarak toplam 90 adet, 2mm kalınlığında, 0,8mm çapında standart disk örnekleri hazırlandı. Her bir kompozit grubu, 3 farklı sertlikteki (Curaprox CS 12460 Velvet, CS 5460 Ultra Soft ve CS 1560 Soft; Curaden AG, İsviçre) diş fırçaları ile Colgate Total (Colgate‐Palmolive Company, New York, ABD) diş macunu kullanılarak fırçalama işlemine tabi tutuldu. Fırçalama simülasyonu, çok istasyonlu otomatik fırçalama simülatöründe (DentArge ATB12, Türkiye) 2 N kuvvet altında, ileri geri hareket modunda, 2500, 5000, 10.000 döngüde gerçekleştirildi. Başlangıçta ve her döngü sonunda yüzey pürüzlülüğü MarSurf PS 1 profilometre cihazı (Mahr GmbH, Almanya) ile ölçüldü ve kaydedildi. Çalışma kapsamında istatiksel analizler SPSS 27 (SPPS Inc, Chiago, IL, ABD) istatistik programı aracılığı ile gerçekleştirilmiştir Çalışmada öncelikle dağılımın normalliği Kolmogrov-Smirnov testi ile kontrol edilmiştir. Açık uçlu veriler için Kolmograv-Smirnov ve Shapiro Wilk testi sonucunda elde edilen p değeri 0,05'in üzerinde bulunarak veriler normal dağılım gösterdiği sonucuna ulaşılmış ve parametrik test yapılması uygun bulunmuştur. Araştırma kapsamında belirlenen yüzey pürüzlülüğü zamana bağlı değişimini analiz etmek üzere Üç yönlü tekrarlayan ölçümlü ANOVA testinden yararlanılmıştır. Gruplar arasında detaylı karşılaştırma için ise tek yönlü Anova ve post hoc testi olarak Bonferroni testinden yararlanılmıştır. Çalışmanın tamamında istatistiksel anlamlılık düzeyi p <0.05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Ana etkiler incelendiğinde, materyal faktörünün yüzey pürüzlülüğü üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür (F = 64,048; p <0,001; η² = 0,283). Benzer biçimde, fırça faktörü de anlamlı bir etkiye sahiptir (F= 38,401; p <0,001; η² = 0,192). Çalışmanın en dikkat çekici bulgusu, zaman faktörünün yüzey pürüzlülüğü üzerindeki çok güçlü etkisidir (F = 653,959; p <0,001; η² = 0,858). Etkileşim etkisi incelendiğinde ise; Materyal × Fırça Sertliği (F= 20.594; p <0,001; η² = 0,203) ve Materyal × Zaman (F= 15,118; p <0,001; η² = 0,219) etkileşimleri yüzey pürüzlülüğü açısından anlamlı bulunmuştur. Bu durum, farklı materyal türlerinde fırça sertliğinin etkisinin değiştiğini ve grupların zaman içindeki yüzey pürüzlülüğü değişimlerinin birbirinden farklılaştığını göstermektedir. Ayrıca Fırça Sertliği × Zaman etkileşimi de yüzey pürüzlülüğü açısından anlamlı bulunmuştur (F = 7,921; p <0,001; η² = 0,128). Üç faktörün birlikte etkisini değerlendiren Materyal × Fırça Sertliği × Zaman etkileşimi de anlamlı bulunmuştur (F = 3,493; p = 0,007; η² = 0,113). Bu bulgu, yüzey pürüzlülüğü üzerinde materyal, fırça sertliği ve zamanın karşılıklı etkileşimli biçimde rol oynadığını göstermektedir. Sonuç: Çalışmamızın bulguları, kompozit restorasyonların yüzey pürüzlülüğünün yalnızca başlangıçtaki materyal özelliklerine değil, uzun dönem boyunca maruz kalınan mekanik etkilerin kümülatif sonucuna bağlı olarak değiştiğini göstermiştir. Fırça sertliği açısından ise özellikle daha kalın filamentli fırçaların yüzey pürüzlülüğünü artırdığı, en ince filamentlere sahip fırçanın ise yüzeyi en az düzeyde etkilediği saptanmıştır. Sonuç olarak, kompozit restorasyonların uzun dönem yüzey stabilitesinin materyalin doldurucu yapısı, fırça özellikleri ve zamanın etkileşimiyle belirlendiği; klinikte daha stabil yüzey davranışı için yüksek inorganik doldurucu oranına ve nano-ölçekli homojen yapıya sahip kompozitlerin yanı sıra yumuşak kıllı fırçaların tercih edilmesinin önemli olduğu ortaya konmuştur.

Özet (Çeviri)

Aim: The aim of this study was to evaluate and compare the effects of toothbrushing performed with three different toothbrush stiffness levels on the surface roughness of composite resin materials with three different compositions. The results are expected to provide guidance for material selection in restorative dentistry and to support individualized toothbrushing recommendations for patients. Method: A total of 90 standardized disc specimens (2 mm thickness, 0.8 mm diameter) were prepared using three A1-shade composite resins: Filtek™ Z250, Filtek™ Z550, and Filtek™ Supreme Flowable (3M ESPE, USA). Each composite group was subjected to simulated toothbrushing using three toothbrushes with different stiffness levels (Curaprox CS 12460 Velvet, CS 5460 Ultra Soft, and CS 1560 Soft; Curaden AG, Switzerland) in combination with Colgate Total toothpaste (Colgate-Palmolive Company, New York, USA). The brushing simulation was performed in a multi-station automatic toothbrushing simulator (DentArge ATB12, Turkey) under a constant load of 2 N, using a back-and-forth motion at 2,500, 5,000, and 10,000 cycles. Surface roughness measurements were recorded at baseline and after each brushing interval using MarSurf PS 1 profilometer (Mahr GmbH, Germany). Statistical analyses were carried out using SPSS 27 (SPSS Inc., Chicago, IL, USA). Data normality was assessed using the Kolmogorov–Smirnov and Shapiro–Wilk tests, which confirmed normal distribution (p > 0.05), allowing the use of parametric tests. Time-dependent changes in surface roughness were analyzed using three-way repeated-measures ANOVA. One-way ANOVA with Bonferroni post hoc correction was applied for multiple group comparisons. The level of statistical significance was set at p < 0.05. Results: Analysis of the main effects revealed that the material type had a significant influence on surface roughness (F = 64.048; p <0.001; η² = 0.283). Similarly, toothbrush stiffness significantly affected surface roughness values (F = 38.401; p <0.001; η² = 0.192). The most pronounced effect was observed for the time factor, which exerted a very strong influence on surface roughness (F = 653.959; p <0.001; η² = 0.858). Interaction analysis demonstrated significant effects for Material × Toothbrush Stiffness (F = 20.594; p <0.001; η² = 0.203) and Material × Time (F = 15.118; p <0.001; η² = 0.219), indicating that the influence of brush stiffness varied among different materials and that surface roughness changes differed over time between groups. The Toothbrush Stiffness × Time interaction was also statistically significant (F = 7.921; p <0.001; η² = 0.128). Moreover, the three-way interaction among Material × Toothbrush Stiffness × Time was found to be significant (F = 3.493; p = 0.007; η² = 0.113), demonstrating that surface roughness was determined by the combined interactive effects of these three factors. Conclusion: The results of the present study indicate that the surface roughness of composite restorations is influenced not only by the initial material properties but also by the cumulative mechanical effects encountered over time. Toothbrush stiffness was shown to play a critical role, with thicker filaments producing greater surface roughness, whereas the finest filaments resulted in minimal surface alterations. Overall, the long-term surface stability of composite restorations appears to be governed by the interaction between filler structure, toothbrush characteristics, and time. Accordingly, the use of composite resins with high inorganic filler content and nano-scale homogeneous particle distribution, together with soft-bristled toothbrushes, may be recommended to achieve more stable surface performance in clinical practice.

Benzer Tezler

  1. Adolesan intihar girişimlerinin psiko-sosyal nedenleriyle ilgili araştırma

    Başlık çevirisi yok

    NAZMİYE YÜKSEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Psikolojiİstanbul Üniversitesi

    Aile Sağlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYSEL EKŞİ

  2. Geleneksel Sivrihisar evleri

    Traditional houses of Sivrihisar

    FİSUN ÖZŞUÇA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    MimarlıkGazi Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ORHAN CEZMİ TUNCER

  3. He-Ne laserinin yapımı

    Başlık çevirisi yok

    AKİF ÖZBAY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Fizik ve Fizik MühendisliğiGazi Üniversitesi

    Fizik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ATİLLA ÖZMEN

  4. Buca yerleşme merkezinde ekoloji yönünden önemli biyotoplar üzerinde araştırmalar

    Başlık çevirisi yok

    KEMAL TULUHAN YILMAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Peyzaj MimarlığıEge Üniversitesi

    Peyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı

  5. Hıyar küllemesiyle biyolojik savaş olanakları üzerinde araştırmalar

    Başlık çevirisi yok

    MERAL TONK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    ZiraatEge Üniversitesi

    Fitopatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜLAY TURHAN