İmam Bâkıllânî'de mûcize anlayışı
The concept of miracle in Imam al-Baqillani's thought
- Tez No: 983624
- Danışmanlar: PROF. DR. HÜSEYİN AYDIN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Din, Religion
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Selçuk Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Kelam ve İslam Mezhepleri Tarihi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışma, kelâm ilminin önde gelen simalarından biri olan İmam Bâkıllânî'nin mûcize anlayışını incelemektedir. Mûcize, İslâmî düşünce geleneğinde peygamberliğin doğruluğunu teyit eden olağanüstü olaylar olarak değerlendirilmiş ve bu çerçevede Bâkıllânî'nin yaklaşımı, kelâmî metodun önemli bir parçası hâline gelmiştir. Bâkıllânî'nin mûcize anlayışı hem klasik kelâm çerçevesinde hem de Eş'arî gelenek içindeki yeri açısından özgünlük arz eder. Onun bu konuda geliştirdiği düşünceler, özellikle Kur'ân'ın i'câzı (mûcizevîliği) çerçevesinde derinleşmiş ve İslâm kelâm tarihinde belirleyici bir iz bırakmıştır. Bâkıllânî'ye göre mûcize, ancak Allah'ın kudretiyle gerçekleşebilecek ve hiçbir varlığın eşiyle mukabele edemeyeceği bir olaydır. Bu bağlamda mûcize, doğrudan Allah'a isnat edilmekle birlikte, peygamberin nübüvvet iddiasının doğruluğuna işaret eden bir delil mahiyetindedir. Onun yaklaşımında mûcize, yalnızca olağanüstü olma niteliğiyle değil, aynı zamanda peygamberlik iddiasına eşlik etmesi ve meydan okuma (tehaddî) unsuru içermesiyle de ayırt edilir. Mûcizenin meydana geldiği anda, söz konusu iddiayı destekliyor olması ise bu olayın gerçek bir mûcize sayılmasını temin eder. Bâkıllânî'nin mûcize anlayışında dikkat çeken bir diğer husus, mûcizenin meydana geliş zamanlamasıdır. Bir olayın mûcize olabilmesi için, nübüvvet iddiası esnasında veya hemen sonrasında meydana gelmesi gerekir. Zira mûcize, sadece olağanüstü olmakla yetinmeyip, aynı zamanda peygamberlik iddiasını ispat eden ilâhî bir destek olarak değerlendirilmelidir. Bu nedenle, nübüvvet öncesinde ya da iddiadan çok sonra gerçekleşen olağanüstü hadiseler mûcize kapsamında değerlendirilmemelidir. Bâkıllânî'nin mûcize anlayışı, Kur'ân'ın i'câzını ele alışıyla doğrudan bağlantılıdır. Ona göre, Kur'ân en büyük mûcizedir ve bu değerlendirme hem dil hem de içerik bakımından Kur'ân'ın benzersizliğine dayanır. Kur'ân'ın nazmı, belâgati, insanları gaflet içinde iken uyandırma gücü, gaybî bilgiler sunması ve muhataplarını aciz bırakma özelliği, onun mûcizevî niteliğini ortaya koyan başlıca unsurlardır. Bâkıllânî bu çerçevede Kur'ân'ın hem biçimsel ifadesi hem de muhtevası açısından benzersizliğini savunmaktadır. Mûcizenin mahiyeti, kelâmcılar arasında çeşitli tartışmalara konu olmuştur. Bâkıllânî'nin yaklaşımında ise mûcize, aklî ve naklî delillerle temellendirilmiş bir olgudur. O, mûcizenin yalnızca hissî (duyularla algılanabilir) değil, aynı zamanda haberî ve aklî türleri de kapsadığını ifade eder. Bu anlamda mûcize yalnızca fiziksel doğaüstü olaylarla sınırlı değildir; peygamberin geçmiş ya da gelecekten haber vermesi gibi olaylar da mûcize kapsamında değerlendirilebilir. Bâkıllânî, mûcizeyi yalnızca peygamberlik iddiasını doğrulayan bir delil olarak görmekle kalmaz, aynı zamanda onun eşsizliğini, benzerinin getirilemezliğini ve meydan okumaya açık yönünü de vurgular. Bu yönüyle mûcize, yalnızca sıradışı bir olay değil, aynı zamanda ilâhî hakikatin ve nübüvvetin açık bir göstergesidir. Ona göre, Allah'ın yaratma fiili olarak mûcize, peygamberin doğruluğunu teyit eden bir tasdik formudur. Mûcize, aklı ve kalbi muhatap alarak, inanan bireyin imanını güçlendiren, inkârcı bireyi ise sükûta erdiren bir ilâhî argümandır. Sonuç olarak, Bâkıllânî'nin mûcize anlayışı, Eş'arî kelâmı içerisinde özgün bir duruş sergiler. Onun sistematik ve derinlikli yaklaşımı hem klasik kelâm literatürü hem de günümüz teolojik tartışmaları açısından önemli bir teorik zemin sunar. Özellikle Kur'ân'ın i'câzı üzerinden geliştirdiği düşünceler, mûcize kavramının yeniden değerlendirilmesine imkân tanımakta, peygamberlik müessesesinin epistemolojik temellendirilmesine katkıda bulunmaktadır. Bâkıllânî'nin mûcize anlayışı, bu yönüyle hem geleneksel hem de çağdaş İslâm düşüncesi içinde merkeze alınması gereken bir perspektif sunmaktadır.
Özet (Çeviri)
This study examines the concept of miracle (muʿjiza) as understood by Imām al-Bāqillānī, one of the leading figures in Islamic theology (kalām). In the Islamic intellectual tradition, miracles are regarded as extraordinary events that confirm the truthfulness of prophethood. Within this framework, al-Bāqillānī's approach represents a significant component of the kalām methodology. His conceptualization of miracles demonstrates both originality within the classical kalām tradition and a distinctive position within the Ashʿarī school. His reflections on miracles, particularly in relation to the inimitability (iʿjāz) of the Qur'ān, have left a lasting impact on the development of Islamic theological thought. According to al-Bāqillānī, a miracle is an event that can only occur through the power of God and cannot be replicated by any creature. As such, it serves as a divine sign affirming the veracity of a prophet's claim to prophethood. For al-Bāqillānī, a miracle is not only defined by its extraordinary nature, but also by its association with a prophetic claim and its inclusion of a challenge (taḥaddī) to opponents. The fact that such an event occurs in support of a prophetic claim at the time it is made is what validates it as a true miracle. One of the notable aspects of al-Bāqillānī's understanding is the significance he attributes to the timing of the miracle. For an event to qualify as a miracle, it must occur either during or immediately after the prophetic claim. Hence, events taking place long before or after the claim are not considered miracles in the theological sense. The miracle is to be understood as not merely extraordinary, but as a form of divine endorsement that accompanies and validates a prophetic assertion. Al-Bāqillānī's theory of miracles is intimately linked to his doctrine of Qur'ānic inimitability. He considers the Qur'ān the greatest miracle, emphasizing its uniqueness both in linguistic form and content. According to him, the Qur'ān's rhetorical structure, eloquence, power to awaken the heedless, inclusion of unseen knowledge, and its incapacity to be imitated are all key features of its miraculous nature. Al-Bāqillānī asserts that the Qur'ān is unparalleled in both wording and meaning. The nature of miracles has been subject to debate among theologians. Al-Bāqillānī's approach frames the miracle as a concept grounded in both rational and transmitted proofs. He posits that miracles are not limited to sensory phenomena but can also include forms based on transmitted reports or rational insight. Accordingly, miracles are not confined to physical events but also encompass prophetic knowledge of past and future events. Al-Bāqillānī does not merely treat miracles as proofs of prophethood but also highlights their inimitability and challenging nature. Thus, a miracle is not just a supernatural event but a manifest expression of divine truth and a confirmation of prophethood. In his view, miracles are divine acts of creation that affirm the truthfulness of the prophet. A miracle addresses both reason and the heart, strengthening the faith of the believer while silencing the disbeliever with its divine authority. In conclusion, al-Bāqillānī's perspective on miracles reflects a distinctive stance within Ashʿarī theology. His systematic and profound approach offers a valuable framework for both classical kalām literature and contemporary theological discourse. By developing his thought around the Qur'an's iʿjāz, he provides a basis for re-evaluating the concept of miracles and contributes significantly to the epistemological foundations of prophethood. In this regard, al-Bāqillānī's understanding of miracles presents a central and enduring perspective within both traditional and modern Islamic thought.
Benzer Tezler
- Bâkıllânî'nin Keşfü Esrâri'l-Bâtıniyye adlı eserinin tahkik ve tahlili
The critical edition and analysis of Baqillani's Kashfu Asrar al-Batiniyya
ALİ ASLAN
Doktora
Türkçe
2018
Dinİstanbul ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET DALKILIÇ
- İmâm Mâzerî'nin Îzâhu'l-Mahsûl adlı eserinin incelenmesi (Umum-husus görüşleri çerçevesinde)
Analyzing Mazeri's work Izahu al-Mahsul (Within the scope of his umum and khusus view)
İKBAL SENA SALİHOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
DinMarmara ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MUHAMMED USAME ONUŞ
- Bâkıllânî'nin Et-Takrîb Ve'l-İrşâdü's- Sağîr adlı eserinde Emir ve Nehiy
Allocation concept in et-Taqrîb ve'l-Irshâd By Aqillânî
MEHMET NEZİR CEYLAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2017
DinDicle ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. NİHAT TOSUN
- Gazâlî'de dil ve anlam: el-Mustasfâ örneği
Language and meaning in al-Ghazālī: The case of al-Mustaṣfā
FURKAN BALAHOROĞLU
Doktora
Türkçe
2026
Dilbilimİstanbul ÜniversitesiDoğu Dilleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖMER İSHAKOĞLU
- İmâmu'l Haremeyn Cüveynî'nin değişim geçirdiği kelâmî görüşleri
Imâm al Harameyn Ebu al meali Juwayni's changing concepts of kalam utterance
MUHAMMED MUSTAFA SANCAR
Yüksek Lisans
Türkçe
2014
DinYüzüncü Yıl ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CEMALETTİN ERDEMCİ