Clımate-responsıve coastal spatıal plannıng: Frameworks for maınstreamıng adaptatıon strategıes ın kadıköy/türkiye
İklime duyarlı kıyı mekânsal planlaması: Türkiye Kadıköy'de adaptasyon stratejilerinin çerçevesinin belirlenmesi
- Tez No: 982967
- Danışmanlar: PROF. DR. ALİYE AHU GÜLÜMSER, PROF. DR. JOÃO PEDRO COSTA
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Şehircilik ve Bölge Planlama, Urban and Regional Planning
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: İngilizce
- Üniversite: İstanbul Teknik Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Şehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Mekânsal planlama, kentlerin fiziksel formunu ve arazi kullanım kararlarını yöneterek iklim değişikliği eylemleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu kabul edilen kritik bir araçtır. Özellikle kıyı bölgelerinde, deniz seviyesi yükselmesi ve aşırı hava olayları gibi iklim etkileri karşısında kentsel yerleşimlerin mevcut dayanıklılığını artırma potansiyeli nedeniyle mekânsal planlamanın rolü hayati önem taşımaktadır. Bu bağlamda, arazi kullanım kararlarının iklime duyarlı bir şekilde yeniden yönlendirilmesi, en etkili uyum stratejilerinden biri olarak tanınmaktadır. Bu tez çalışması, mekânsal planlamanın, özellikle de kıyı kentlerinde artan iklim değişikliği risklerine (deniz seviyesi yükselmesi, fırtına dalgalanmaları ve kıyı erozyonu) karşı dayanıklılığı artırmadaki merkezi rolünü incelemektedir. Çalışmanın iki temel amacı bulunmaktadır: 1) İklim değişikliği adaptasyonu içeriğini kıyı mekânsal planlamasına entegre etmek/güçlendirmek ve 2) İklime adapte eylemler konusunda toplulukta farkındalık yaratmaktır. Bu hedefler doğrultusunda tezin ana odağı, mevcut kıyı yönetiminin reaktif ve parçalı doğasını aşan, esnek ve sürdürülebilir bir İklime Adapte Kıyı Mekânsal Kılavuzu/Rehberi önermektir. Tez, bu amaçlar doğrultusunda bir araştırma yol haritası oluşturan dört birincil hedef belirlemiştir: 1. Hedef 1: İçerik analizi yöntemiyle iklim değişikliği adaptasyonu ve kıyı mekânsal planlaması arasındaki ilişkiyi kurmak ve güncel durum değerlendirmesinde kullanılmak üzere performans göstergeleri ve içeriklerini çıkarmak. 2. Hedef 2: Uluslararası ve ulusal yerel düzeydeki pratikleri inceleyerek, literatürden elde edilenlere ek olarak adaptasyon içeriği ve performans göstergelerini matris oluşturarak belirlemek. 3. Hedef 3: Teorik ve pratik bilgilerden yararlanarak, seçilen örnek olay alanında (İstanbul, Kadıköy, Caferağa Mahallesi), iklim adaptasyonu içeriğinin mekânsal planlama sistemine entegrasyonunu ve topluluk farkındalığı düzeyini kullanıcı ve politika yapıcı perspektifleri üzerinden test etmek. 4. Hedef 4: Kıyı kentlerinde iklim adaptasyonu politikalarının mekânsal planlama süreçlerinde kullanılmasını sağlamak amacıyla, kapsamlı afet yönetimiyle uyumlu entegre bir kılavuz oluşturmak. Bu hedefler doğrultusunda iki ana hipotez kurulmuştur. Entegrasyon Hipotezi (H0/H1), iklim adaptasyonu stratejilerinin kıyı kentlerinin mekânsal planlama sistemine yeterli düzeyde entegre edilip edilmediğini test ederken, Farkındalık Hipotezi (H0/H1) ise Kadıköy-Caferağa Mahallesi'nde iklim değişikliği farkındalık ve adaptasyon eylemlerine katılım düzeyinin yüksek olup olmadığını sorgulamıştır. Çalışmanın metodolojisi, en iyi uygulamaları, performans metriklerini ve standartları karşılaştırmalı analiz yoluyla belirlemeyi amaçlayan Benchmarking Modeli üzerine kurulmuştur. İlk aşamada, akademik literatürde içerik analizi uygulanmış, ardından uluslararası ve ulusal yerel pratikler incelenmiştir. Uluslararası düzeyde, adaptasyon politikalarında öncü olan Hollanda, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri ulusal politikaları incelenmiş; yerel düzeyde ise bu ülkelerden Rotterdam, Londra, New York ve Seattle gibi kıyı kentlerinin güncel adaptasyon planları ve projeleri karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Türkiye bağlamında ise İstanbul, Antalya, Trabzon ve İzmir Büyükşehir Belediyeleri'nin iklim adaptasyon ve mekânsal planlama çalışmaları detaylıca incelenmiştir. Bu akademik ve pratik uygulamalardan elde edilen verilerle bir matris oluşturularak, kıyı mekânsal planlamasına entegrasyon için gerekli içerikler ve performans göstergeleri sistematize edilmiştir. Tezin üçüncü hedefi kapsamında, İstanbul Kadıköy İlçesi Caferağa Mahallesi'nde, bölgedeki 500 ticari birimden N=104 katılımcı ile kantitatif anket çalışması yürütülmüştür. Veri yapısının çoğunlukla Ordinal ve Nominal değişkenlerden oluşması nedeniyle, hipotezlerin test edilmesi ve demografik gruplar arasındaki algı farklılıklarının belirlenmesi için non-parametrik testler uygulanmıştır. Bu testler, iki bağımsız grup için Mann-Whitney U Testi, ikiden fazla grup için Kruskal-Wallis H Testi ve nominal değişkenler arasındaki ilişkileri analiz etmek için Ki-Kare (Chi-Square) Bağımsızlık Testi'ni içermiştir. Analiz Bulguları ve Hipotez Testleri: Tanımlayıcı istatistikler ve non-parametrik test sonuçları, tezin başlangıçtaki varsayımlarını destekleyen kritik bulgular ortaya koymuştur: • Entegrasyon Hipotezi (H1 Kabulü): Yapılan analizler, iklim değişikliği adaptasyon stratejilerinin (iklim odaklı arazi kullanımı düzenlemesi, yeşil altyapı sistemlerinin kurulması, su yönetimi uygulamaları vb) kıyı kentlerinin mekânsal planlama sistemine ve urbanizasyon kararlarına yeterli/beklenen düzeyde entegre edilmediğini göstermiştir. Bu sonuç, H0 (Null Hipotezi) reddedilerek H1 (Alternatif Hipotez) kabul edilmiştir. • Farkındalık Hipotezi (H1 Kabulü): Anket sonuçları, Kadıköy-Caferağa Mahallesi'nde topluluk düzeyinde iklim değişikliği farkındalık ve adaptasyon eylemlerine katılım seviyesinin yüksek olmadığını göstermiştir. Bu da ikinci H0 (Null Hipotezi) reddedilerek H1 (Alternatif Hipotez) kabul edilmiştir. Çalışmanın yöntemsel bir sınırlaması olarak, 95% güven aralığında N=104 örneklem büyüklüğünün yaklaşık %8.6'lık bir hata payı ile sonuçlanması, bulguların genel nüfusa genelleştirilmesi konusunda dikkatli olunması gerektiğini işaret etmiştir. Ancak, bulgular mevcut yasal ve yönetsel çerçevede acil dönüşüm ihtiyacına işaret etmektedir. Tezin ana bulgusu, mevcut kıyı yönetiminin reaktif ve parçalı yapısının, gelecekteki deniz seviyesi yükselmesi, fırtına dalgalanmaları ve kıyı erozyonu gibi senaryolara karşı yetersiz kaldığıdır. Bu bağlamda, iklime adapte planlama vurgusu; İklime Adapte Kıyı Mekânsal Planlaması, Yasal Entegrasyon ve Uygulama Öncelikleri olmak üzere üç temel sütun üzerine inşa edilmelidir. Tezin nihai çıktısı, iklim değişikliği adaptasyon politikalarının mekânsal planlama süreçlerine dahil edilmesini sağlayacak entegre bir Kılavuz/ Rehber oluşturulmasıdır. Mekânsal planlama, gelecekteki riskleri öngören ve buna göre geri çekilme, koruma ve uyum alanlarını dinamik olarak belirleyen bir sürece dönüşmelidir. Kılavuz, ekolojik ve ekonomik açıdan önemli bir yatırım olarak Çok İşlevli Kıyı Tampon Bölgelerinin kurulmasını ve Sünger Kent konsepti politikalarının uygulanmasını savunmaktadır. Sünger Kent politikaları; entegre karar alma çerçevelerini, doğal hidrolojinin korunmasını, standart tasarım kriterlerini, yeşil altyapının teşvikini ve sürdürülebilir finansal mekanizmaların oluşturulmasını kapsamalıdır. Tezin en kritik politika katkısı, Türkiye'de geçerli olan Kıyı Kanunu, İmar Kanunu ve İklim Kanunu gibi temel yasaların uygulanabilirliğini, adaptasyon hedefleri doğrultusunda artıracak somut yönetmelik önerileri sunmasıdır. Öte yandan bu tez, yeni bakış açıları sunarak disipline katkıda bulunmaktadır. Örneğin, uzun vadeli planlardan ziyade küçük ölçekli projelere/müdahalelere (yeşil koridor vb.) ve kısa vadeli planlara öncelik verilmelidir. Ayrıca, farkındalık artırma adımları yasal düzeyde geliştirilmelidir. Türkiye'de yeni (Temmuz 2025) bir İklim Kanunu bulunmaktadır ve bu kanun kapsamında çeşitli düzenlemeler getirilmiştir. • Yeni İklim Kanunu ve Risk Yönetimi Entegrasyonu: İklim Kanunu'nun temel prensibi, kıyı yönetiminde somutlaşmalı; planlama hiyerarşisinin her seviyesinde Zorunlu İklim Risk ve Kırılganlık Analizleri ile uyumluluk şartı getirilmelidir.“Mekânsal planlar/planlama”vurgusu, kanunda oluşturulacak“adaptasyon”başlığı altına mutlaka dâhil edilmelidir. • Kıyı Kanunu'nda Dinamik Alan Tanımları: Kıyı Kanunu uygulama yönetmeliği, deniz seviyesi yükselmesi projeksiyonlarını yasal zemine taşıyan yeni mekânsal tanımları içermelidir: o Yönetilen Geri Çekilme Kuşağı: Belirli risk eşiklerine ulaşıldığında yapılaşmanın kısıtlanacağı veya aşamalı olarak kaldırılacağı, doğanın geri kazanımına izin veren alanlar yasal olarak tanımlanmalıdır. o Kritik Kıyı Altyapısı Asgari Yükselti Standardı: Kritik fonksiyonları olan tüm yapılar için, öngörülen deniz seviyesi yükselmesi ve taşkın riskini dikkate alan zorunlu taban kotu belirlenmelidir. • İmar Kanunu ve Teşvikler: İmar Kanunu uygulama hükümleri, kıyı yerleşimlerinde geçirgen yüzeyler, mavi-yeşil çatılar ve yağmur suyu hasadı gibi adapte çözümleri uygulayan parsellere emsal artışı gibi teşvikler sağlamalıdır. Yönetimsel Zorunluluklar alanında ise, farklı yasalara göre yetkilendirilmiş kurumlar arasındaki yetki çatışmalarını önlemek için üst düzey, sektörler arası bir Kıyı Adaptasyon Karar Alma Mekanizmasının kurulması önerilmiştir. Ayrıca, planların statik revizyonları yerine belirsizlikler karşısında esneklik sağlayan Adaptif Planlama Yol Haritalarının benimsenmesi hayati öneme sahiptir. Bu tez, iklim adaptasyon içeriğinin mekânsal planlamaya entegrasyonu konusunda Türkiye'de gerçekleştirilen ilk kapsamlı kantitatif çalışmalardan biri olması ve somut yasal öneriler sunarak planlama revizyonlarına katkıda bulunması açısından özgündür. Elde edilen sonuçlar, kıyı kentlerimizde geleceğin risklerine karşı esnek, proaktif ve bütüncül bir planlama modelinin benimsenmesi gerekliliğini güçlü bir şekilde ortaya koymaktadır. Çalışma, gelecekteki araştırmalar için aşağıdaki kritik alanları önermektedir: • Doğa Tabanlı Çözümler: Kıyı Kanunu'nun gerektirdiği mühendislik çözümleri ile kumul ve sulak alan restorasyonu gibi NbS çözümlerinin Türkiye kıyıları özelinde çevresel, sosyal ve ekonomik geri dönüş analizleri yapılmalıdır. • Kırılganlık ve İklim Adaleti Boyutu: Adaptasyon politikalarının, düşük gelirli ve dezavantajlı grupların kıyı erişimini olumsuz etkileme potansiyeli olan İklim Gentrifikasyonu riskini nasıl yöneteceğine dair etik ve planlama modelleri geliştirilmelidir. Mekânsal İklim Adaleti'nin nasıl sağlanacağı araştırılmalıdır. Bu çalışma, kıyı planlamasının paradigmalarını dönüştürmeyi amaçlayarak, sunulan Kılavuz ve yasal önerilerle Türkiye'nin iklim adaptasyonu politikalarına doğrudan katkı sağlamayı hedeflemektedir.
Özet (Çeviri)
The thesis examines the role of spatial planning, particularly in coastal cities, in increasing resilience to the growing risks of climate change (sea level rise, storm surges, and coastal erosion). The main objective of the study is to integrate/strengthen climate adaptation content into coastal spatial planning and to raise awareness about climate-resilient actions within the community. In this context, the main focus of the thesis is to propose a flexible and sustainable spatial guide/framework that goes beyond the reactive nature of current coastal management. Within the scope of the study, four main objectives were determined to achieve the specified goals. The methodology is based on a Benchmarking Model aimed at identifying best practices. In the first phase, the academic literature on the subject was scanned using the content analysis method, followed by an examination of climate adaptation plans and practices at the national and local levels (such as Rotterdam, London, and New York) in leading countries like the Netherlands, the United Kingdom, and the United States, resulting in the creation of a matrix. In light of this practical and theoretical knowledge, the two main hypotheses of the thesis (integration and awareness) were tested through a quantitative survey study (N=104) conducted in the Caferağa neighborhood of Kadıköy, Istanbul, Türkiye. Non-parametric tests (Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis H, Chi-Square) were used in the analyzes, primarily due to the ordinal and nominal data structure. The main finding of the thesis is that current coastal management and urban development plans are inadequate in sufficiently predicting climate risks. Quantitative analyzes showed that climate adaptation strategies were not integrated into the spatial planning system at the expected level (H1 accepted) and that community awareness was also not high (H1 accepted). Based on these findings, the thesis proposes solutions that shape adaptation across three main pillars: climate-adapted spatial planning, legal integration, and administrative requirements. The final output of the thesis is the creation of an integrated guideline that will enable the inclusion of climate change adaptation policies in spatial planning processes. The guide advocates for the establishment of Multifunctional Coastal Buffer Zones and the implementation of Sponge City concept policies. In the Policy Recommendations section, concrete regulatory provisions are presented to enhance the enforceability of Turkey's fundamental laws, such as the existing Coastal Law, Zoning Law, and Climate Law. This study is unique in that it is the first to address the integration of climate adaptation into spatial planning in Türkiye and contributes to planning revisions by offering concrete legal recommendations. The results obtained strongly demonstrate the necessity of adopting a flexible, proactive, and holistic planning model to address future risks in our coastal cities. In other words, this thesis contributes to the discipline with offering new perspectives. For example, small scale projects/interventions (green corridor etc.) and short-term plans should be prioritized rather than long term plans. Moreover, awareness steps should be developed by law. In Türkiye, we have newly climate law (July,2025). Inside this law, some regulations offered.
Benzer Tezler
- Sanayi politikaları ve planlı dönemde imalat sanayine etkileri
Başlık çevirisi yok
AHMET CAFOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
EkonomiGazi ÜniversitesiEndüstri Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YALÇIN EROL
- Çukurova bölgesinde biyoklimatik veriler kullanılarak açık ve yeşil alan sistemlerinin belirlenmesi ilkeleri üzerinde bir araştırma
A research on the determination of the principles in open and green spaces systems by using the bioclimatic data in Çukurova region
MEHMET FARUK ALTUNKASA
Doktora
Türkçe
1987
Çevre MühendisliğiÇukurova ÜniversitesiPeyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ERDOĞAN GÜLTEKİN
- Saksılı arçek olarak pazarlama olanağı bulunan bazı ilkbahar ve yaz arçeklerinin morfolojik özellikleri
Başlık çevirisi yok
DEFNE YARAR(ERGEN)
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
BotanikEge ÜniversitesiPeyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYSEL BAYRAKTAR