Dahiliye yoğun bakım ünitesi'nde takip edilen hastalarda soluble ürokinaz plazminojen aktivatör reseptör (suPAR) düzeyinin ı̇nflamasyon belirteçleri ve mortalite ı̇le ı̇lişkisi
The relationship between soluble urokinase plasminogen activator receptor (suPAR) levels, inflammatory markers, and mortality in patients monitored in the internal medicine intensive care unit
- Tez No: 982307
- Danışmanlar: PROF. DR. MUSTAFA KAPLAN, DOÇ. DR. BAŞAK ÇAKIR GÜNEY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: suPAR, Sepsis, Mortalite, suPAR, Sepsis, Mortality
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Sultan Abdülhamid Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
DAHİLİYE YOĞUN BAKIM ÜNİTESİ'NDE TAKİP EDİLEN HASTALARDA SOLUBLE ÜROKİNAZ PLAZMİNOJEN AKTİVATÖR RESEPTÖR (suPAR)DÜZEYİNİN İNFLAMASYON BELİRTEÇLERİ VE MORTALİTE İLE İLİŞKİSİ Giriş ve Amaç: Yoğun bakım ünitelerinde kritik hastaların erken risk sınıflaması ve mortalite öngörüsü, tedavi stratejilerini yönlendirmede hayati önem taşır. Bu amaçla kullanılan biyobelirteçler arasında C-reaktif protein (CRP), prokalsitonin (PCT), laktat, ferritin ve albümin öne çıkmaktadır. Son yıllarda bu parametrelerden türetilen oran bazlı göstergeler (CRP/Albümin, Laktat/Albümin, BUN/Albümin, Nötrofil/Lenfosit oranı vb.) tekli belirteçlere göre daha güçlü prognostik değer sunmuştur. Ancak bu parametrelerin özgüllüğü ve duyarlılığı sınırlı olduğundan, yeni biyomarker araştırmaları devam etmektedir. Çözünür ürokinaz plazminojen aktivatör reseptörü (suPAR), sistemik inflamasyon ve immün aktivasyonu yansıtan yeni bir biyobelirteçtir. Literatürde sepsis, organ disfonksiyonu ve yoğun bakım mortalitesi ile ilişkili bulunduğu bildirilmektedir. Bununla birlikte, klasik belirteçler ve oran bazlı parametrelerle karşılaştırmalı sonuçlar hâlâ net değildir. Bu çalışmada, dahiliye yoğun bakım ünitesinde takip edilen erişkin hastalarda yatışın 1. ve 3. günlerinde ölçülen suPAR düzeylerinin mortalite ile ilişkisi araştırılmış; ayrıca suPAR'ın prognostik gücü, klasik biyobelirteçler ve oran bazlı parametrelerle karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu tek merkezli gözlemsel çalışma, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sultan II. Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dahiliye Yoğun Bakım Ünitesi'nde yürütülmüştür. Çalışmaya toplam 112 birey dahil edilmiştir: 55 yoğun bakım hastası ve 57 sağlıklı kontrol. Hasta grubu, Dahiliye Yoğun Bakım Ünitesi'ne kabul edilen 18 yaş üzeri erişkinlerden oluşturulmuştur. Dahil edilme kriterleri; yoğun bakım yatışı sırasında sepsis veya kritik hastalık tanısı ile takip edilmek, bilgilendirilmiş onamın alınması ve klinik/laboratuvar verilerinin eksiksiz bulunmasıdır. Dışlama kriterleri ise 18 yaş altı olmak, hematolojik malignite, ileri evre solid tümör, immünsupresif tedavi öyküsü, karaciğer sirozu veya kronik böbrek yetmezliği gibi ağır komorbiditelerin varlığı ve çalışma süresince örnekleme için uygun olmayan klinik durumdur. Kontrol grubu, İç Hastalıkları polikliniğine başvuran, bilinen herhangi bir komorbiditesi olmayan, aktif inflamatuvar hastalığı bulunmayan ve laboratuvar parametreleri normal sınırlarda olan gönüllülerden seçilmiştir. Tüm olgulardan periferik venöz kan örnekleri yatışın 1. ve 3. günlerinde alındı; serumlar –80 °C'de saklanarak suPAR düzeyleri ELISA yöntemiyle ölçüldü. Ayrıca CRP, prokalsitonin, ferritin, albümin, bilirubin ve lökosit düzeyleri ile oran bazlı parametreler (CRP/Albümin, Laktat/Albümin, BUN/Albümin, Ferritin/Albümin, Nötrofil/Lenfosit oranı) değerlendirildi. İstatistiksel analizler SPSS v25.0 programı ile yapıldı; ROC eğrileri ve çok değişkenli lojistik regresyon mortalite öngörüsünde kullanıldı. Bulgular: Yoğun bakım grubunda klasik inflamatuvar belirteçler (CRP, prokalsitonin, eritrosit sedimentasyon hızı, fibrinojen, lökosit) anlamlı olarak yüksek, hemoglobin ve lenfosit düzeyleri ise düşük bulundu (tümü p<0,001). Buna karşın suPAR düzeyleri hasta ve kontrol grupları arasında benzerdi (6,32 ng/mL vs. 6,48 ng/mL; p=0,981). Bununla birlikte, yoğun bakım hastalarında 1. güne kıyasla 3. günde suPAR düzeylerinde anlamlı azalma izlendi (p<0,05), ancak bu değişime rağmen suPAR'ın mortalite ile istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkisi saptanmadı. Mortalite öngörüsünde suPAR düşük ayırt edicilik gösterdi (AUC 1. gün=0,525; 3. gün=0,538; p>0,05). Buna karşılık CRP (AUC=0,667; p=0,035), prokalsitonin (AUC=0,707; p=0,009) ve bilirubin (AUC=0,747; p=0,002) anlamlı prognostik performans sundu. Oran bazlı parametreler (CRP/Albümin, Laktat/Albümin, BUN/Albümin) daha yüksek doğruluk sağladı; çok değişkenli lojistik regresyon analizinde CRP/Albümin (OR=1,45; %95 GA 1,10–1,89; p=0,01) ve Laktat/Albümin (OR=1,38; %95 GA 1,05–1,82; p=0,02) bağımsız mortalite belirleyicileri olarak öne çıktı. Sonuç: Bu çalışmada, yoğun bakım hastalarında suPAR düzeylerinin yatışın 3. gününde 1. güne kıyasla anlamlı şekilde azaldığı gösterilmiştir. Ancak bu düşüşe rağmen suPAR değerleri kontrol grubuyla benzer düzeylerde kalmış ve akut mortalite öngörüsünde anlamlı bulunmamıştır. Bu bulgu, suPAR'ın akut süreçlerden ziyade kronik inflamatuvar yükü ve uzun dönem immün aktivasyonu yansıtan bir biyobelirteç olduğunu desteklemektedir. Buna karşılık CRP, prokalsitonin ve bilirubin gibi klasik inflamatuvar belirteçler ile CRP/Albümin ve Laktat/Albümin oranları mortaliteyi öngörmede anlamlı bulunmuş, çok değişkenli analizde bağımsız belirleyiciler olarak öne çıkmıştır. SuPAR'ın bu belirteçlerle karşılaştırıldığında prognostik değer sunmaması, akut kritik hastalık mortalitesinde rolünün sınırlı olduğunu; ancak kronik enflamatuvar durumların değerlendirilmesinde daha yararlı bir parametre olabileceğini düşündürmektedir.
Özet (Çeviri)
THE RELATIONSHIP BETWEEN SOLUBLE UROKINASE PLASMINOGEN ACTIVATOR RECEPTOR (suPAR) LEVELS, INFLAMMATORY MARKERS, AND MORTALITY IN PATIENTS MONITORED IN THE INTERNAL MEDICINE INTENSIVE CARE UNIT Introductions and Objectives: Early risk stratification and mortality prediction in critically ill patients are essential for guiding therapeutic strategies in intensive care units. Commonly used biomarkers include C-reactive protein (CRP), procalcitonin (PCT), lactate, ferritin, and albumin. In recent years, ratio-based parameters (e.g., CRP/Albumin, Lactate/Albumin, BUN/Albumin, Neutrophil/Lymphocyte ratio) have been shown to provide stronger prognostic value than single markers. However, the specificity and sensitivity of these markers remain limited, leading to ongoing research into novel biomarkers. The soluble urokinase plasminogen activator receptor (suPAR) reflects systemic inflammation and immune activation. Previous studies reported associations with sepsis, organ dysfunction, and ICU mortality, but comparative results with classical biomarkers and ratio-based parameters remain inconclusive. This study aimed to evaluate the relationship between suPAR levels and mortality in adult patients admitted to an internal medicine intensive care unit, and to compare its prognostic performance with classical biomarkers and ratio-based parameters. Materials and Methods: This single-center observational study was conducted in the Internal Medicine Intensive Care Unit of Sağlık Bilimleri University Sultan II. Abdülhamid Han Training and Research Hospital. A total of 112 participants were included: 55 intensive care patients and 57 healthy controls. The patient group consisted of adults (≥18 years) admitted with sepsis or critical illness. Inclusion criteria were ICU admission, informed consent, and complete clinical/laboratory data. Exclusion criteria included age <18 years, hematologic malignancy, advanced solid tumor, history of immunosuppressive therapy, liver cirrhosis, chronic renal failure, or clinical conditions precluding sampling. Controls were selected from Internal Medicine outpatient clinic attendees without comorbidities, active inflammatory disease, or abnormal laboratory findings. Peripheral venous blood samples were obtained on days 1 and 3 of ICU admission. Serum was stored at –80 °C, and suPAR levels were measured using ELISA. CRP, procalcitonin, ferritin, albumin, bilirubin, leukocytes, and ratio-based parameters (CRP/Albumin, Lactate/Albumin, BUN/Albumin, Ferritin/Albumin, Neutrophil/Lymphocyte ratio) were assessed. Statistical analysis was performed using SPSS v25.0; ROC curves and multivariate logistic regression were used to evaluate mortality prediction. Results: Classical inflammatory markers (CRP, procalcitonin, erythrocyte sedimentation rate, fibrinogen, leukocytes) were significantly higher in intensive care patients, while hemoglobin and lymphocytes were lower (all p<0.001). suPAR levels were similar between patient and control groups (6.32 vs. 6.48 ng/mL; p=0.981). However, suPAR levels significantly decreased from day 1 to day 3 in ICU patients (p<0.05), yet this change was not associated with mortality. suPAR showed poor prognostic accuracy (AUC day 1=0.525; day 3=0.538; p>0.05). In contrast, CRP (AUC=0.667; p=0.035), procalcitonin (AUC=0.707; p=0.009), and bilirubin (AUC=0.747; p=0.002) demonstrated significant predictive performance. Ratio-based parameters provided superior prognostic accuracy; multivariate regression identified CRP/Albumin (OR=1.45; 95% CI 1.10–1.89; p=0.01) and Lactate/Albumin (OR=1.38; 95% CI 1.05–1.82; p=0.02) as independent mortality predictors. Conclusions: In this study, suPAR levels significantly decreased on day 3 compared to day 1 in intensive care patients; however, values remained comparable to the control group and were not predictive of acute mortality. This suggests that suPAR reflects chronic inflammatory burden and long-term immune activation rather than acuteoutcomes. In contrast, CRP, procalcitonin, bilirubin, and ratio-based parameters such as CRP/Albumin and Lactate/Albumin were significant predictors of mortality. The lack of prognostic significance for suPAR compared with these markers supports its limited role in acute critical illness, while highlighting its potential value in chronic inflammatory conditions.
Benzer Tezler
- Dahiliye yoğun bakım ünitesinde yatarak tedavi gören hastalardan alınan örneklerden izole edilen mikroorganizmaların dağılımı ve antibiyotik duyarlılık/direnç profillerinin değerlendirilmesi
Evaluation of the distribution of microorganisms isolated from samples collected from patients hospitalized in the internal medicine intensive care unit and their antibiotic susceptibility/resistance profiles
YUSUF ÇAKMAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. KENAN ÇADIRCI
- Dahiliye yoğun bakım ünitesinde mekanik ventilasyon uygulanan septik şoktaki hastalarda, indirekt kalorimetre yöntemi ile enerji ihtiyaçlarının belirlenmesi
Determination of energy needs via indirect calorimetry method in mechanically ventilated septic shock patients in the internal medicine intensive care unit
ELMIR ISRAFILOV
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
GeriatriOndokuz Mayıs Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ SEHER KIR
- Yoğun bakım ünitesinde yatan kronik böbrek hastalığı olan hastalarda sistemik inflamatuvar yanıt indeksleri ile mortalite arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between systemic inflammatory response indices and mortality in patients with chronic kidney disease admitted to the intensive care unit
BETÜL YILDIRIM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
İç HastalıklarıSivas Cumhuriyet Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ŞEYMA TAŞTEMUR
- Dahiliye yoğun bakım ünitesine yatışı yapılan kritik kanser hastalarında morbidite ve mortalite nedenlerinin incelenmesi
Investigation of the causes of morbidity and mortality among critically ill cancer patients who were admitted to the medical intensive care unit
SÜMEYYE KARABUL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
İç HastalıklarıDüzce Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. TÜRKAY AKBAŞ
- Dahiliye yoğun bakım ünitesinde trombositopeni sıklığı, nedenleri mortalite ve morbidite ile olan ilişkisinin araştırılması
The frequency of thrombocytopenia in ICU, causes of mortality and morbidity and to investigate the correlation
VEYSEL HAKSÖYLER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
HematolojiÇukurova Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İ. FİKRİ BAŞLAMIŞLI