İntraventriküler kanama tanısı alan yenidoğan bebeklerde riski arttıran ve sürece etkisi olan faktörlerin incelenmesi
Investigation of factors that increase the risk and affect the process in newborn babies diagnosed with intraventricular hemorrhage
- Tez No: 978598
- Danışmanlar: PROF. DR. ALİ BÜLBÜL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: intraventiküler kanama, düşük doğum ağırlığı, risk faktörü, intraventricular hemorrhage, low birth weight, risk factor
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Hamidiye Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Yenidoğan yoğun bakımlardaki ve obstetrik müdahalelerdeki ilerlemelere rağmen, bölgesel farklılıklar olsa bile, prematür doğum halen her yıl benzer sıklıkta görülmeye devam etmektedir. Özellikle antenatal steroid uygulanması, annenin doğumla ilgili bilinçlendirilmesi, mevcut hastalığının kontrolü, doğum salonu müdahalelerinin erken ve doğru şekilde uygulanması gibi etkin ve önlenebilir faktörler önem teşkil etmektedir. Bu gelişmeler sonucunda prematüritenin alışılagelmiş çoğu komplikasyonunun henüz ortaya çıkmadan yönetilebilmesi adına umut verici çalışmalar yapılmaya devam edilmektedir. Prematür bebeklerde yüksek sıklıkta karşılaştığımız intraventriküler kanama (IVK) da bu komplikasyonlardan biri sayılmaktadır. Biz de çalışmamızda IVK'nın prognoz üzerinde etkisi anlamlı sayılabilecek ve önlenebilir risk faktörlerini belirlemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Hastanemizde Ocak 2017 - Mart 2024 ayları arasında doğan, gebelik süresi 37. haftanın altında olan ve intraventriküler kanama (IVK) tanısı alan tüm hastalar çalışmaya alındı. Konjenital anomali, santral sinir sistemi malformasyonu, intrauterin santral kanama, doğum esnasında müdahale gereken (vakum, forseps vb.) ve ailesinde hematolojik kanama hastalığı öyküsü olan bebekler çalışmaya alınmadı. Hasta dosyalarından ve hastane bilgi sisteminden perinatal ve maternal öyküleri ayrıntılı olarak incelendi. Doğum şekli (spontan, sezaryen), antenatal steroid uygulanması, erken membran rüptürü, preeklampsi, koryoamniyonit, gestasyonel diyabet, gebelik sırasında enfeksiyon ve maternal hemoraji gibi prenatal problemler olup olmadığı hasta dosyalarından kaydedildi. Ayrıca doğum esnasında bebeğe yapılan müdahaleler (pozitif basınçlı ventilasyon, entübasyon, kardiyak canlandırma vb) retrospektif olarak dosyalarından öğrenildi. Çalışmada elde edilen verilerin istatistiksel analizleri IBM SPSS Statistics 27.0 (IBM Corp., 2020) paket programı kullanılarak gerçekleştirildi. Bulgular: Hastanemiz YYBÜ'de Ocak 2017 – Mart 2024 tarihleri arasında yatan, 37. GH ve altında doğan, IVK tanısı almış 372 adet bebek çalışmaya alındı. Bu bebeklerden 5'i dışlama kriterlerine uyduğu için çalışmaya dahil edilmedi. Bu hastalardan 229 tanesinde IVK evre 1, 103 tanesinde evre 2, 23 tanesinde IVK evre 3 ve 12 tanesinde intraparankimal kanama tespit edildi. Bu kanamaların % 72's, bilateral, %13 sağ taraf izole, %14 sol taraf izole olarak saptandı. Çalışmamızda düşük gebelik haftası ve düşük doğum ağırlığı ile yüksek IVK evreleri arasında anlamlı bir ilişki bulundu. Evre 1'de gestasyon haftası, evre 2, 3 ve 4'e göre daha yüksekti. Doğum tartısı, doğum boyu ve doğum baş çevresi evre 1'de anlamlı şekilde daha yüksekti. APGAR 1. ve 5. dakika skorları evre 1'de evre 2'ye göre anlamlı yüksekti. Mekanik ventilasyonda kalma sürelerinin evre 1'in evre 2 ve evre 3'e göre anlamlı olarak daha yüksek, evre 3'ün ise evre 4'e göre daha yüksek olduğunu tespit ettik. Doğum salonunda alınan kan gazlarına bakıldığında asidoz ve hiperkarbinin IVK evrelerinin arasında anlamlı bir farkının bulunmadığı fakat bikarbonat (HCO3) değerinin evre 2 ve evre 4'de evre 1'e göre anlamlı olarak yüksek olduğunu saptadık (p<0.01). Gebelik yaşı ortalamasının 29 olduğunu, evre 3'ün evre 2 ve evre 1'e göre anne yaşının daha ileri olduğunu saptadık (p<0.01). Yatış sırasında ölçülen sistolik tansiyon değerlerinin evreler azaldıkça daha yüksek olduğunu tespit ettik (p<0.01). IVK evreleri ile doğumda PBV ihtiyacı, entübasyon ihtiyacı, seviye-1 ve seviye-2 antibiyotik kullanımı, inotrop, flukonazol, kafein, insülin, ibuprofen, DART, hidrokortizon, sedatif tedavi, tokolitik ilaç kullanımı, prematürite, TTN, RDS, ROP, NEK, sepsis, BPD, diğer komorbiditeler, doğumda surfaktan tedavisi ve kanamanın sağ/sol tarafta görülmesi arasında anlamlı ilişki saptandı. Buna karşılık cinsiyet, doğum şekli, tekil-çoğul gebelik, SGA/AGA/LGA, antenatal steroid öyküsü, amniyon sıvısı, serbest akışlı oksijen ihtiyacı, kardiyopulmoner resüsitasyon uygulanması, anneye ait doğumu indükleyen hastalık, furosemid tedavisi ve annenin eğitim durumu ile IVK evreleri arasında istatistiksel anlamlı ilişki bulunmadı. Sonuç: Çalışmamızda sonuç olarak IVK gelişimine neden olabilecek tek bir faktör bulunmadığı, multifaktöriyel olarak oluştuğu, çoğu sebebin önlenebilir ve tedavi edilebilir olduğu, prematür doğum ve düşük gebelik ağırlığının en önemli risk faktörleri olarak değerlendirilebileceği kanısına ulaştık.
Özet (Çeviri)
Objective: Premature births still occur at similar frequencies each year, even with regional differences despite advances in neonatal intensive care and obstetric interventions. Effective and preventable factors such as antenatal steroid administration, raising maternal awareness about birth, controlling existing illness, early and correct implementation of delivery room interventions are particularly crucial. As a result of these developments, promising studies continue to be conducted to manage many of the common complications of prematurity before they occur. Intraventricular hemorrhage (IVH), which is highly prevalent in premature infants, is considered one of these complications. In our study, we aimed to identify preventable risk factors that have a significant impact on the prognosis of IVH. Materials and Methods: All patients born in our hospital between January 2017 and March 2024, with a gestational age of less than 37 weeks, and diagnosed with intraventricular hemorrhage (IVH) were included in the study. Babies with congenital anomalies, central nervous system malformations, intrauterine central hemorrhage, those requiring intervention during birth (vacuum, forceps, etc.), and those with a family history of hematological bleeding disease were not included in the study. Perinatal and maternal histories were reviewed in detail from patient files and hospital information system. The type of delivery (spontaneous, cesarean), antenatal steroid administration, prenatal problems such as premature membrane rupture, preeclampsia, chorioamnionitis, gestational diabetes, infection during pregnancy, and maternal hemorrhage were recorded from the patient files. In addition, interventions performed on the baby during birth (positive pressure ventilation, intubation, cardiac resuscitation, etc.) were learned retrospectively from the patient's files. Statistical analyses of the data obtained in the study were performed using the IBM SPSS Statistics 27.0 (IBM Corp., 2020) package program. Results: A total of 372 babies diagnosed with IVH, born at or below 37 weeks of gestation and hospitalized in our hospital's NICU between January 2017 and March 2024, were included in the study. Five of these infants were not included in the study because they met the exclusion criteria. Of these patients, 229 had IVH Stage 1, 103 had Stage 2, 23 had IVH Stage 3, and 12 had intraparenchymal hemorrhage. When we look, 72% of these bleedings were bilateral, 13% were isolated on the right side, and 14% were isolated on the left side. In our study, a significant association was found between low gestational age and low birth weight and high IVH stages. Gestational age was higher in Stage 1 than in Stages 2, 3, and 4 respectively. Birth weight, birth length, and birth head circumference were significantly higher in Stage 1 as also. APGAR scores at the 1st and 5th minutes were significantly higher in Stage 1 than in Stage 2. We found that the duration of mechanical ventilation was significantly longer in Stage 1 than in Stages 2 and 3, and longer in Stage 3 than in Stage 4. When we examined the blood gases taken in the delivery room, we saw that there was no significant difference between the stages of IVH in acidosis and hypercarbia, but the bicarbonate (HCO3) value was significantly higher in Stage 2 and Stage 4 compared to Stage 1 respectively (p<0.01). We found that the average gestational age was 29, and the maternal age in Stage 3 was older than in Stage 2 and Stage 1 (p<0.01). We found that systolic blood pressure values measured at the time of admission were higher as the stages decreased (p<0.01). A significant relationship was found between IVH stages and the need for PPV at birth, need for intubation, use of level-1 and level-2 antibiotics, use of inotropes, fluconazole, caffeine, insulin, ibuprofen, DART, hydrocortisone, sedative therapy, use of tocolytic drugs, prematurity, TTN, RDS, ROP, NEC, sepsis, BPD, other comorbidities, surfactant therapy at birth, and right/left sided bleeding. On the other hand, no statistically significant relationship was found between IVH stages and gender, mode of delivery, singleton-multiple pregnancy, SGA/AGA/LGA babies, antenatal steroid history, amniotic fluid, free-flow oxygen requirement, cardiopulmonary resuscitation, maternal disease inducing labor, furosemide treatment, and maternal education level. Conclusion: In our study, we concluded that there is no single factor that can cause the development of IVH, that it occurs multifactorially, that most causes are preventable and treatable, and that premature birth and low gestational weight can be considered the most important risk factors.
Benzer Tezler
- Prematür bebeklerde bronkopulmoner displazi'nin sikliğini, şiddetini ve diğer morbiditeler ile ilişkisini değerlendirmek ve bronkopulmoner displazi oranlarini azaltmak için perinatal ve postnatal risk faktörlerinin belirlenmesi
Evaluation of the incidence, severity, and association of bronchopulmonary dysplasia with other morbidities in premature infants, and identification of perinatal and postnatal risk factors to reduce bronchopulmonary dysplasia rates
AYŞEN BAYRAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İPEK GÜNEY VARAL
- Bronkopulmoner displazi gelişiminin makine öğrenmesi modeli ile öngörülmesi
Predicting the development of bronchopulmonary dysplasia using machine learning models
ÇAĞRI TAŞPINAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FATMA BEGÜM ATASAY
- Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde izlenen prematür bebeklerde ortaya çıkan intraventriküler kanamaların risk faktörleri, sıklığı, şiddeti ve prognozu açısından değerlendirilmesi
Evaluation of risk factors, incidence, severity andprognosis of intraventricular hemorrhages in preterminfants followed in the Neonatal Intensive Care Unit ofCerrahpaşa Medical Faculty
SEZİN ÜNVER AKTAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi-CerrahpaşaÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ZEYNEP ALP ÜNKAR
- 1500 gram altı ve/veya 32 gestasyonel haftanın altında doğan prematürelerde patent duktus arteriosus varlığının morbidite ve mortalite ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between the presence of patent ductus arteriosus and morbidity/mortality in premature infants born below 1500 grams and/or before 32 gestational weeks
ATAHAN İSMET ARARAT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. PELİN DOĞAN
- Preterm erken membran rüptürü olgularının perinatal ve neonatal sonuçlarının değerlendirilmesi
Evaluation of perinatal and neonatal outcomes of preterm early membrane rupture cases
ENES SARAÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HİCRAN ACAR ŞİRİNOĞLU