Geri Dön

Dopamin agonisti kullanan prolaktinoma hastalarında dürtüsellik ve hedonik açlık ilişkisinin incelenmesi

Investigation of the relationship between impulsivity and hedonic hunger in patients with prolactinoma using dopamine agonists

  1. Tez No: 977390
  2. Yazar: FATMA GEZEK İNALCIK
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. BANU PINAR ŞARER YÜREKLİ, DR. ÖĞR. ÜYESİ GÖKÇEN ÜNAL KOCABAŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, İç Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Prolaktinoma, dürtü kontrol bozukluğu, hedonik açlık, dopamin agonisti, Prolactinoma, impulse control disorder, hedonic hunger, dopamine agonist
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Dopamin agonisti (DA) tedavisi prolaktinoma hastalarında sıklıkla kullanılmakta olup, dürtü kontrol bozukluğu (DKB) 'a sebep olabilmektedir. Literatürde özellikle DKB olarak hiperseksüalite ön planda araştırılmışken, kompulsif yeme davranışları daha az değerlendirilmiştir. Bu çalışmanın amacı, DA kullanan prolaktinoma ve kullanmayan nonfonksiyonel adenom (NFA) hastalarında ve hipofiz hastalığı olmayan sağlılı gönüllüler de DKB, dürtüsellik ve hedonik açlık arasındaki ilişkiyi incelemek, hedonik açlık için özgün ölçeklerin katkısını ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Polikliniği'nde takip edilen, 18-65 yaş arası toplam 39 prolaktinoma ve 33 nonfonksiyonel adenom (NFA) tanılı hasta ile birlikte, 38 hipofiz hastalığı olmayan gönüllüyü içermektedir. Çalışmaya dahil edilen bireylerin sosyodemografik özellikleri kaydedilmiş ve antropometrik ölçümleri yapılmıştır. Dürtüsellik düzeylerini değerlendirmek amacıyla Barrett Dürtüsellik Skalası (BIS-11) ve Parkinson Hastalığında Dürtüsel-Kompulsif Bozukluklar Anketi (QUIP) kullanılmıştır. Hedonik açlıkla ilgili olarak, Bağımlılık Benzeri Yeme Ölçeği (BBYDÖ) ve Besin Gücü Ölçeği (BGÖ) uygulanmıştır. Ayrıca, katılımcıların anksiyete ve depresyon düzeylerini ölçmek için Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği (HADÖ) de kullanılmıştır. Anketler yüz yüze görüşme yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Prolaktinoma ve NFA hastalarının son poliklinik kontrollerinde ölçülen ön hipofiz hormonları, glukoz, Hemoglobin A1c (HbA1c) , İnsülin benzeri büyüme faktörü-1 (IGF-1) ve lipid düzeyleri kaydedilmiştir. Bulgular: Prolaktinoma grubunda kadın oranı yüksek bulunmuş (%82,1), yaş ortalaması NFA grubuna göre daha düşük kontrol grubuna göre daha yüksekti (sırasıyla 37,48,30). NFA grubunda beden kitle indeksi (p=0,01), bel çevresi(p=0,002) ve metabolik sendrom bileşenleri kontrol ve prolaktinoma gruplarına kıyasla daha yüksekti. QUIP ile değerlendirildiğinde, DA kullanan prolaktinoma hastalarında DKB oranı NFA ve kontrol grubundan anlamlı derecede yüksekti(p<0001). Literatürde sık raporlanan hiperseksüaliteye karşın, çalışmamızda en sık pozitiflik kompulsif alışveriş ve kompulsif yeme davranışları saptandı. QUIP pozitif bireylerde BIS-11 puanları anlamlı derecede yüksekti (p=0,01). DA dozu, kümülatif doz veya tedavi süresi ile DKB gelişimi arasında anlamlı ilişki saptanmadı. vii Bununla birlikte, QUIP pozitif olanlarda BBYDÖ ve BGÖ skorları anlamlı derecede yüksekti (p<0,001). Bu bulgu, DA tedavisinin yalnızca dürtüsel davranışlarla değil, yeme davranışının hedonik boyutuyla da ilişkili olabileceğini göstermektedir. Ayrıca kümülatif DA dozu ile hedonik açlık skorları arasında pozitif korelasyon bulundu. Sonuç: Çalışmamız, DA tedavisi gören prolaktinoma hastalarında DKB'lerin yalnızca hiperseksüalite değil, kompulsif alışveriş ve kompulsif yeme davranışlarını da içerebileceğini göstermektedir. QUIP testinin tek başına kullanımının kompulsif yeme davranışın da , bu nedenle BBYDÖ ve BGÖ gibi ölçeklerle çok boyutlu değerlendirme yapılmasının klinik açıdan önemli olduğu düşünülmektedir. Bulgularımız, hedonik açlığın DA tedavisiyle artabileceğini ortaya koymaktadır. Bu yönüyle çalışmamız, prolaktinoma hastalarında yeme davranışları ve hedonik açlığı değerlendiren ilk çalışma olup literatüre özgün katkı sunmaktadır.

Özet (Çeviri)

Objective: Dopamine agonists (DAs) are widely used in the treatment of prolactinoma but may lead to the development of impulse control disorders (ICDs). While hypersexuality has frequently been investigated as the predominant ICD in the literature, compulsive eating behaviors have received relatively little attention. This study aims to explore the relationship between ICDs, impulsivity, and hedonic hunger in prolactinoma patients receiving DA therapy, patients with non-functioning adenomas (NFAs) not using DA, and healthy controls without pituitary disease, as well as to evaluate the contribution of specific scales in assessing hedonic hunger. Materials and Methods: The study included 39 patients with prolactinoma and 33 patients with NFAs followed at the Endocrinology and Metabolism Diseases outpatient clinic of Ege University Faculty of Medicine, along with 38 healthy volunteers. Sociodemographic and anthropometric data were recorded for all participants. Impulsivity was assessed using the Barratt Impulsiveness Scale (BIS-11) and the Questionnaire for Impulsive-Compulsive Disorders in Parkinson's Disease (QUIP). Hedonic hunger was evaluated using the Yale Food Addiction Scale (YFAS) and the Power of Food Scale (PFS). Anxiety and depression levels were assessed with the Hospital Anxiety and Depression Scale (HADS). All questionnaires were administered through face-to-face interviews. Additionally, anterior pituitary hormones, glucose, Hemoglobin A1c (HbA1c), Insulin-like Growth Factor-1 (IGF-1), and lipid levels were obtained from recent outpatient visits for prolactinoma and NFA patients. Results: In the prolactinoma group, the proportion of female patients was higher (82.1%), and the mean age was lower than in the NFA group but higher than in the control group (37, 48, and 30 years, respectively). Body mass index (p=0.01), waist circumference (p=0.002), and metabolic syndrome components were significantly higher in the NFA group compared to the other groups. Based on QUIP, the prevalence of ICDs was significantly higher in DA-treated prolactinoma patients compared to NFA and control groups (p<0.001). Contrary to the predominance of hypersexuality reported in the literature, compulsive shopping and compulsive eating behaviors were the most frequently observed in our study. BIS-11 scores were significantly higher among QUIP-positive individuals (p=0.01). No significant ix associations were found between DA dose, cumulative dose, or treatment duration and ICD development. However, YFAS and PFS scores were significantly higher in QUIP-positive patients (p<0.001). Moreover, cumulative DA dose was positively correlated with hedonic hunger scores. These findings suggest that DA therapy may be associated not only with impulsive behaviors but also with the hedonic aspects of eating. Conclusion: This study demonstrates that in prolactinoma patients receiving DA therapy, ICDs are not limited to hypersexuality but also encompass compulsive shopping and compulsive eating behaviors. The use of QUIP alone may be insufficient to detect compulsive eating; therefore, multidimensional assessment using tools such as YFAS and PFS is of clinical importance. Our findings further indicate that DA therapy may increase hedonic hunger. To the best of our knowledge, this is the first study to specifically evaluate eating behaviors and hedonic hunger in prolactinoma patients, thus providing an original contribution to the literature.

Benzer Tezler

  1. Beta adrenerjik receptör bloker ilaçların kan prolaktin düzeylerine etkisi

    Başlık çevirisi yok

    Ö. FARUK KAVAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıTrakya Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜLTAÇ ÖZBAY

  2. Bazı dopamin reseptör agonistlerinin antimuskarinik etkileri

    Başlık çevirisi yok

    İNCİ ŞAHİN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Eczacılık ve FarmakolojiHacettepe Üniversitesi

    Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUSTAFA İLHAN

  3. Prolaktin salgılanma durumunun incelenmesinde oral metoklopramid testi

    Başlık çevirisi yok

    IŞILAY ÜN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HÜSREV HATEMİ

  4. Dopaminin normal sıçanlarda renin granülleri üzerine etkisi

    Başlık çevirisi yok

    RIFKİYE SARICA (KÜÇÜKOĞLU)

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Morfolojiİstanbul Üniversitesi

    Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İSMAİL PETORAK