Sisifos miti üzerinden gündelik hayat eleştirisi
Critique of everyday life through sisyphus myth
- Tez No: 976818
- Danışmanlar: DOÇ. ZUHAL BOERESCU
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Güzel Sanatlar, Fine Arts
- Anahtar Kelimeler: Devlet, Eleştiri, Kapitalizm, State, Criticism, Capitalism
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
- Enstitü: Güzel Sanatlar Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Resim Ana Sanat Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
İnsanlık, ilk günlerinden itibaren yaşamını gündelik hayatın sınırları içerisinde sürdürmüştür. Gündelik hayat, yaşamsal tekrarlara dayansa da birey ve toplum üzerinde etkili olan, devlet ve kapitalizm tarafından düzenin devamını sağlamak amacıyla oluşturulmuş denetim mekanizmalarını da barındırır. Çalışma saatleri, tüketim pratikleri gibi alanların inşa ettiği denetim mekanizmaları gündelik hayata fazladan döngüler eklemektedir. Bununla birlikte, kapitalist sistemde sermaye birikimi amacıyla yürütülen faaliyetlerin yarattığı ekolojik tahribat, olası bir felaket düşüncesini beslemekte ve daimi bir döngü içinde süren gündelik hayatın içini boşaltarak onu beyhude bir çabaya dönüştürmektedir. Sanatçılar ise kimi zaman sistemi eleştirse de kapitalizmin sanat dünyasına hâkim yapısı, karşıt söylemleri çoğu zaman geçersizleştirebilmektedir. Bu nedenle sanatçı, sistemin kurallarıyla varlığını sürdürerek ve sömürü düzeninin bir parçası olarak üretim yapmaya devam eder. Geçmişte gündelik hayatı anlamlandırma çabasının bir ürünü olan mitlerden biri de Sisifos'un hikâyesidir. Sisifos, ceza olarak bir kayayı dağın zirvesine sürüklemekle yükümlüdür, ancak kaya her defasında geri yuvarlanır ve bu eylemi sonsuza dek tekrar etmek zorunda kalır. Sisifos, tez kapsamında üretilen çalışmalarda günümüzün umutsuz atmosferini ve beyhude çaba hissini ifade etme amacıyla metafor olarak kullanılmış; çalışmaların, görünmez tekrarların fark edilmesinde görsel bir başlangıç noktası oluşturması amaçlanmıştır. Literatür taramasıyla elde edilen bilgiler, araştırma kapsamında üretilen çalışmalar ve bu çalışmalarla plastik bağlamda ilişkilendirilen sanatçıların yapıtlarının çözümlemesi üzerinden analiz edilmiştir. Tez boyunca olumsuz bir perspektifle ele alınan gündelik hayat, tezin sonunda farklı bir bakış açısına evrilmiştir. Gündelik hayatı anlamlandırmanın ve zorluklarıyla başa çıkmanın yollarından biri sanatsal üretimdir. Çıkışı olmayan bir döngüde geriye kalan tek eylem var olmaktır; bu var oluş ise başlı başına bir eleştiri ve başkaldırıdır.
Özet (Çeviri)
Humanity has existed within the bounds of everyday life since its earliest days. Everyday life, though based on vital repetitions, also contains control mechanisms created by the state and capitalism to maintain order, influencing both individuals and society. Control mechanisms constructed by areas such as working hours and consumption practices add additional cycles to everyday life. Meanwhile, the ecological destruction generated by activities conducted for capital accumulation nourishes the thought of a possible catastrophe and, by hollowing out everyday life that unfolds in a perpetual cycle, turns it into a futile struggle. While artists sometimes critique the system, capitalist dominance over the art world often invalidates opposing discourses. Thus, artists continue to create within the system as part of the exploitative order. One of the myths, a product of past efforts to make sense of everyday life, is the story of Sisyphus. Punished to push a boulder to a mountain's summit, it rolls back each time, forcing him to repeat the act eternally. In this thesis, Sisyphus serves as a metaphor for contemporary hopelessness and futile effort, offering a visual entry point to perceive invisible repetitions. The information obtained from the literature review was analyzed through the works created within the scope of the research and the analysis of artists' works connected to these studies in plastic arts context. Everyday life, which was addressed from a negative perspective throughout the thesis, ultimately evolved into an alternative standpoint. Creating art is one way to interpret and cope with the challenges of everyday life. In a cycle with no exit, the only remaining action is to exist; this existence itself constitutes both critique and rebellion.
Benzer Tezler
- The outsiders as reflected in the novels of Albert Camus, john Wain and Yusuf Atılgan
Albert Camus, John Wain and Yusuf Atılgan'ın romanlarındaki“yabancılaşma”karakterler
HATİCE BAY
Yüksek Lisans
İngilizce
2008
İngiliz Dili ve EdebiyatıOrta Doğu Teknik ÜniversitesiEğitim Bilimleri Bölümü
PROF. DR. AYTEN COŞKUNOĞLU BEAR
- Ölümün ve yaşamın apaçıklığı:Sadık Hidayet'in eserlerinde uyumsuzun izini sürmek
Manifestation of death and life : Tracing the absurd in the works of Sadegh Hedayat
TARIK DERELİ
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
Karşılaştırmalı Edebiyatİstanbul Bilgi ÜniversitesiSosyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NAZAN AKSOY
- Michel Houellebecq'in Harita ve Topraklar adlı romanında uyumsuzluk felsefesinin izleri
Traces of absurdism in the novel titled The Map and the Territory of Michel Houellebecq
SABAHATTİN BUĞRA AKDOĞAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2020
Fransız Dili ve EdebiyatıAnkara Hacı Bayram Veli ÜniversitesiFransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYTEN ER
- Sisifos'un Taşı: Samuel Beckett ve Eugène Ionesco'nun absürt tiyatrosunda insanlık durumu
The Rock of Sisyphus: Human condition in Samuel Beckett and Eugène Ionesco's absurd theatre
MANZAR ISMAYILOVA
Yüksek Lisans
Türkçe
2020
Karşılaştırmalı EdebiyatDokuz Eylül ÜniversitesiKarşılaştırmalı Edebiyat Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ UFUK GÜNDOĞAN