Geri Dön

Altı Şubat Kahramanmaraş depremlerinin Kahramanmaraş ili Onikişubat ilçesinde yaşayan depremzedeler üzerindeki psikolojik etkileri

The psychological effects of the February 6 Kahramanmaraş earthquakes on earthquake victims living in the Onikişubat district of Kahramanmaraş province

  1. Tez No: 976675
  2. Yazar: SEMANUR TEMİZ
  3. Danışmanlar: Doç. Dr. BAHADIR TAŞLIDERE
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Psikoloji, Halk Sağlığı, İlk ve Acil Yardım, Psychology, Public Health, Emergency and First Aid
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Bezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Afet Yönetimi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Afet Yönetimi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Türkiye'de 6 Şubat 2023 tarihinde, merkez üsleri Kahramanmaraş'a bağlı Pazarcık ve Elbistan İlçelerinde, 9 saat arayla 7,7 Mw ve 7,6 Mw şiddetinde iki büyük deprem meydana gelmiştir. Pazarcık ilçesinde yaşanan ilk deprem Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kaydedilen en büyük deprem olarak kayıtlara geçmiştir.“Asrın felaketi”olarak adlandırılan bu deprem 11 ili de etkisi altına alarak, birçok can ve mal kaybına yol açmıştır. Bu araştırmada, Kahramanmaraş İli Onikişubat İlçesinde ikamet eden ve 6 Şubat 2023 tarihindeki depremleri yaşayan bireylerin afet sonrası psikolojik etkilenim düzeylerinin belirlenmesi ve etkilenim düzeylerinin demografik değişkenlere göre ne ölçüde farklılık gösterdiğinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu minvalde bu çalışma, Kahramanmaraş İline bağlı Onikişubat İlçesinde depremi yaşayan 413 bireyin 2025 yılı Şubat ve Mart Aylarında çalışmaya katılmayı kabul etmesiyle oluşturulmuştur. Bu çalışmada, veri toplamak amacıyla, 7 maddelik“Sosyo-demografik Bilgi Formu”ve 41 maddelik“Depremin Psikolojik Maruziyet Etkisi Ölçeği”kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler Jamovi v2.6.26.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntem olarak sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma kullanılmıştır. Verilerin normalliği, histogram grafikleri ve Shapiro-Wilk testi ile değerlendirilmiştir. Ayrıca, çarpıklık (skewness) ve basıklık (kurtosis) değerleri hesaplanarak normallik varsayımı yorumlanmıştır. Normal dağılıma uygun olan ölçüm değerleri için parametrik test yöntemleri kullanılmıştır. İki bağımsız grup arasında niceliksel sürekli verilerin karşılaştırılmasında bağımsız gruplar t-testi, ikiden fazla grup arası karşılaştırmalarında tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testleri yapılmıştır. ANOVA testleri sonucunda farklılığın hangi gruptan kaynaklandığını saptamak amacıyla post-hoc Tuckey testi kullanılmıştır. İki değişken arasındaki ilişkilerin incelenmesinde Pearson korelasyon katsayısı kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p < 0,05 olarak kabul edilmiştir. Çalışmaya katılanların, %56,2'si (n=232) erkek, %43,8'i (n=181) ise kadın olmak üzere toplam 413 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Yaş gruplarına göre dağılım incelendiğinde, katılımcıların en büyük kısmı %40,7 (n=168) oranıyla 18-24 yaş grubunda yer almakta, çocuk durumlarına bakıldığında, %46,2'sinin (n=191) çocuğu olmadığı, meslek gruplarına göre dağılımda, katılımcıların %36,6'sının (n=151) öğrenci, %20,8'inin (n=86) öğretmen, eğitim durumları incelendiğinde, katılımcıların büyük çoğunluğunun %73,8 (n=305) ile üniversite mezunu olduğu anlaşılmaktadır. Katılımcılara daha önce herhangi bir psikolojik rahatsızlık tanısı alıp almadıkları sorulduğunda, %93,0'ı (n=384) daha önce böyle bir tanı almadığını belirtirken, %7,0'ı (n=29) ise daha önce psikolojik bir rahatsızlık tanısı aldığını ifade etmiştir. Bu çalışmaya katılan bireylerin, cinsiyeti, yaş, medeni durumu, çocuk sayısı, eğitim düzeyi, mesleği, daha önce tanı aldığı bir psikolojik rahatsızlığının bulunup bulunmadığı durumuna göre, DPMEÖ puanlarında çeşitli alt boyutlarda anlamlı düzeyde farklılar saptanmıştır. Özellikle kadın cinsiyetine sahip katılımcıların, yaşamdan kopuş, sosyal sağlık, ruhsal değişim, travma kaygısı, olgunlaşma, kaçınma alt boyutlarının ve DPMEÖ toplam puanlarının, erkek bireylerin puanlarına göre anlamlı düzeyde (p < 0,05) daha yüksek olduğu anlaşılmıştır. Yaş grubu bakımından değerlendirildiğinde, yalnızca olgunlaşma alt boyutunda, 39-45 yaş grubu ile 18-24 yaş grubu arasında anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir (p = 0,045). Çocuk sayısı dağılımının toplam DPMEÖ puanı açısından değerlendirildiğinde, 1 çocuğu olan bireylerin, çocuğu olmayan bireylere ve 2 çocuğu olan bireylere kıyasla anlamlı şekilde daha yüksek puanlar aldığı tespit edilmiştir. Meslek gruplarına göre sosyal sağlık, ruhsal değişim, travma kaygısı ve toplam DPMEÖ puanı (p = 0,009) değişkenlerinde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılıklar saptanmıştır. Ev hanımlarının diğer meslek gruplarına kıyasla bazı alt boyutlarda daha yüksek puanlara sahip olduğu gözlemlenmiştir. Eğitim düzeylerine göre ruhsal değişim (p = 0,005) ve travma kaygısı (p = 0,027) alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılıklar saptanmıştır. Katılımcıların psikolojik rahatsızlık tanısı alıp almama durumlarına göre yaşamdan kopuş (p = 0,039), sosyal sağlık (p = 0,009) ve travma kaygısı (p = 0,014) alt boyutları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gözlemlenmiştir. Korelasyon analizinde; DPMEÖ'nin alt boyutları arasında ve her bir alt boyut ile toplam puan arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde ilişkiler bulunduğunu göstermektedir. Ayrıca bulgular çocuk sayısı arttıkça bireylerin travma sonrası kaygı düzeyinin ve olgunlaşma eğilimlerinin artabileceğini düşündürmektedir. Elde edilen veriler çerçevesinde; yaşanan depremin ardından psikolojik etkilenim düzeylerinin bireylerin sosyo-demografik değişkenlerine göre farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir. Bu duruma binaen, travma oluşumunu engellemek amacıyla kadınlar, gençler ve düşük eğitim seviyesindeki bireyler için psikoeğitim çalışmaları hazırlanmalı, ev hanımları ve çalışmayan kişiler için sosyal izolasyonu önlemeye yönelik grup bazlı psikososyal destek hizmetleri yürütülmelidir. Çocuk sahibi olan bireyler ve aileler için ebeveyn danışmanlığı ve çocuklara yönelik psikososyal destek faaliyetleri yaygınlaştırılmalıdır. Üniversite öğrencilerinin psikolojik destek hizmetlerine ulaşmalarının kolaylaştırmak amacıyla kampüs temelli destek birimleri, akran grupları ve bireysel danışmanlık alabilecekleri departmanlar artırılmalıdır. Daha önce psikolojik rahatsızlık tanısı alan bireylerin düzenli takiplerinin yapılması ve destek hizmetlerinin dijital ortamda ya da yüz yüze yürütülmesi için programlar geliştirilmeli, toplum ruh sağlığı merkezleri güçlendirilmelidir. Kırsal alanda ve ulaşım bakımından kısıtlı bölgelerde yaşayan bireylere erişmek için mobil müdahale ekipleri kurulmalı ve aktif bir psikososyal destek hizmeti sunulması sağlanmalıdır. Ulusal bazda yerel yönetimler ve çeşitli kurumlar aracılığıyla psikososyal müdahale stratejileri geliştirilerek, faaliyete geçirilmesi önerilmektedir. Deprem, Kahramanmaraş, Halk Sağlığı, Psikoloji, Afet

Özet (Çeviri)

On February 6, 2023, two major earthquakes measuring 7.7 Mw and 7.6 Mw occurred in Türkiye, centered in the Pazarcık and Elbistan districts of Kahramanmaraş, with a nine-hour interval between them. The first earthquake in Pazarcık was recorded as the largest earthquake in the history of the Republic of Türkiye. Referred to as the“Disaster of the Century,”this earthquake affected 11 provinces, resulting in significant loss of life and property. The aim of this study is to determine the levels of psychological impact experienced by individuals residing in Kahramanmaraş who lived through the earthquakes on February 6, 2023, and to examine the extent to which these impact levels differ according to demographic variables. In this context, the study was conducted with 413 individuals residing in the Onikişubat district of Kahramanmaraş, who agreed to participate in the study during February and March of 2025. To collect data, a 7-item“Socio-demographic Information Form”and a 41-item“Psychological Impact of Earthquake Exposure Scale”(PIEES) were used. The data obtained were analyzed using the Jamovi v2.6.26.0 program. Descriptive statistical methods such as number, percentage, mean, and standard deviation were employed in the evaluation of the data. Data normality was assessed using histogram charts and the Shapiro-Wilk test. Additionally, skewness and kurtosis values were calculated to interpret the assumption of normality. Parametric test methods were applied for measurement values showing normal distribution. Independent samples t-tests were conducted for comparisons between two independent groups of continuous quantitative data, and one-way analysis of variance (ANOVA) was used for comparisons between more than two groups. Following the ANOVA tests, post-hoc Tukey tests were performed to determine which group differences were significant. Pearson correlation coefficients were used to examine the relationships between two variables. The level of statistical significance was accepted as p < 0,05. The study was conducted with a total of 413 participants, of whom 56,2% (n=232) were male and 43,8% (n=181) were female. Regarding age group distribution, the largest proportion of participants was in the 18-24 age group at 40,7% (n=168). In terms of having children, 46,2% (n=191) reported having no children. When occupational groups were considered, 36,6% (n=151) were students and 20,8% (n=86) were teachers. Regarding educational attainment, the vast majority of participants were university graduates at 73,8% (n=305). When asked whether they had ever received a psychological disorder diagnosis, 93,0% (n=384) reported no previous diagnosis, while 7,0% (n=29) indicated that they had received such a diagnosis in the past. Significant differences were found in various sub-dimensions of PIEES scores based on participants' gender, age, marital status, number of children, education level, occupation, and prior psychological diagnosis status. Notably, female participants had significantly higher scores (p < 0,05) than male participants in the sub-dimensions of detachment from life, social well-being, psychological change, trauma anxiety, maturation, avoidance, and in total PIEES scores. In terms of age groups, a significant difference was found only in the maturation sub-dimension between the 39-45 and 18-24 age groups (p = 0,045). When examining the total PIEES score based on the number of children, individuals with one child had significantly higher scores compared to those with no children and those with two children. Statistically significant differences were also observed in the social well-being, psychological change, trauma anxiety, and total PIEES score (p = 0,009) variables according to occupational groups. Housewives had higher scores in certain sub-dimensions compared to other occupational groups. Based on educational levels, significant differences were found in the psychological change (p = 0,005) and trauma anxiety (p = 0,027) sub-dimensions. Significant differences were also observed in the detachment from life (p = 0,039), social well-being (p = 0,009), and trauma anxiety (p = 0,014) sub-dimensions based on whether participants had received a psychological diagnosis. Correlation analysis showed statistically significant and positive relationships among the sub-dimensions of the PIEES and between each sub-dimension and the total score. Furthermore, the findings suggested that as the number of children increased, individuals' levels of post-traumatic anxiety and tendencies toward maturation also increased. Based on the data obtained, it was determined that the levels of psychological impact after the earthquake varied according to individuals' socio-demographic variables. In line with these findings, psychoeducation programs should be developed for women, young people, and individuals with limited educational backgrounds to prevent the formation of trauma. Group-based psychosocial support services aimed at preventing social isolation should be implemented for housewives and unemployed individuals. Parental counseling and psychosocial support activities for children should be expanded for individuals and families with children. To facilitate access to psychological support services for university students, campus-based support units, peer groups, and individual counseling departments should be increased. Regular follow-ups should be conducted for individuals previously diagnosed with psychological disorders, and programs should be developed to deliver support services both digitally and face-to-face. Community mental health centers should be strengthened. To reach individuals living in rural and transportation-restricted areas, mobile intervention teams should be established, and active psychosocial support services should be provided. It is recommended that psychosocial intervention strategies be developed and implemented nationwide through local governments and various institutions. Earthquake, Kahramanmaraş, Public Health, Psychology, Disaster

Benzer Tezler

  1. 6 şubat Kahramanmaraş depremlerinin Hatay'daki yapısal etkilerinin analizi

    Analysis of the structural effects of the 6 February Kahramanmaras earthquakes in Hatay

    ORHAN KAHRAMAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İnşaat Mühendisliğiİskenderun Teknik Üniversitesi

    İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ SELÇUK KAÇIN

  2. Kahramanmaraş ili üniversite hastanesinde takip ve tedavileri yapılan nöroonkolojik vakaların ayrıntılı retrospektif analizi

    Detailed retrospective analysis of neuro-oncological cases followed and treated at a university hospital in Kahramanmaraş

    OSMAN FATİH KARSANDIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    NöroşirürjiKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KASIM ZAFER YÜKSEL

  3. Deprem sonrası dini başa çıkma (2023 Kahramanmaraş depremi Adana ili örneği)

    Coping with religion after the eartquake: An analysis from the perspektive of the psychology of religion (2023 Kahramanmaras earthquake Adana province case)

    TUĞBA GÜNERİGÖK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    PsikolojiNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ADEM ŞAHİN

  4. Earthquake damage detection with satellite imagery and deep learning approaches: A case study of the february 2023, Kahramanmaraş, Turkey earthquake sequence

    Uydu görüntüleri ve derin öğrenme yaklaşımları ile hasar tespiti: 2023 şubat Kahramanmaraş, Türkiye deprem dizisinden bir vaka çalışması

    FATMA ELİK

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    Bilgisayar Mühendisliği Bilimleri-Bilgisayar ve Kontrolİstanbul Teknik Üniversitesi

    İletişim Sistemleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ELİF SERTEL

  5. Afetlerde sosyal hizmet bağlamında yalnız annelerin deneyimleri: Kahramanmaraş depremi örneği

    The experiences of single mothers in the context of social work in disasters: Kahramanmaraş earthquake example

    AYŞE HÜMEYRA KARAASLAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Sosyal HizmetHacettepe Üniversitesi

    Sosyal Hizmet Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ASLIHAN AYKARA