Geri Dön

Ergen ve genç erişkin yaş grubunda kanser tanısıyla tedavi almış olan hastaların yaşam kalitesinin değerlendirilmesi

Evaluation of the quality of life of patients diagnosed with cancer and received treatment in the adolescent and young adult age group

  1. Tez No: 974511
  2. Yazar: AYŞE İPEK ERGİN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. İLKAY TUĞBA ÜNEK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Onkoloji, Oncology
  6. Anahtar Kelimeler: Ergen ve genç erişkin, yaşam kalitesi, kanser, SF-36 yaşam kalitesi ölçeği, Adolescent and young adult, quality of life, cancer, SF-36 quality of life scale
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: İç Hastalıkları Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Kanser, hastaların yaşam kalitesini etkileyen önemli bir hastalıktır. Ergen ve genç erişkin yaş grubundaki kanser hastalarının hayatta kalma oranı yüksek olup kanser tedavi süreci sonrasında yaşam kalitesini etkileyen pek çok deneyim yaşarlar. Bu yaş grubu hastalarda özellikle çocuk sahibi olamama, cinsel işlev bozukluğu, gelişebilecek kanser riski dahil olmak üzere uzun vadeli riskleri mevcuttur. Bu çalışmamızda ergen ve genç erişkin yaşta tanı almış olup kanser tedavisi tamamlanan tedavisiz izlem sürecinde olan hastalarının yaşam kalitesinin sağlıklı ergen ve genç erişkinlerle kıyaslayarak değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Bu araştırmaya Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Tıbbi Onkoloji Polikliniği'nde takip edilen, en az 1 yıldır tedavisiz izlemde olan ergen ve genç erişkin yaş aralığında tanı alan hastalar dahil edildi. Dahil olma kriterlerini karşılayan hasta ve kontrol grubuna telefon ile SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği uygulandı. Toplam 36 maddeden oluşan bu ölçek fiziksel fonksiyon, sosyal fonksiyon, fiziksel sorunlara bağlı rol kısıtlılıkları, duygusal sorunlara bağlı rol kısıtlıkları, mental sağlık, canlılık, ağrı ve sağlığın genel algılanması alanlarında 8 boyutun ölçümünü sağlamaktadır. Bulgular: Çalışmamıza 140 onkoloji hastası ve kontrol grubu için 55 sağlıklı birey toplam 195 katılımcı alındı. Onkoloji hastası grubunun yaş ortanca değeri 41,00 (22,0-48,0) yıl, kontrol grubunun yaş ortanca değeri 39,0 (38,0-40,0) yıl olarak saptandı (p=0,275). Onkoloji hasta grubundaki hastaların %82,1'i kadın, kontrol grubundaki katılımcıların %83,6'sı kadındı (p=0,805).Onkoloji hastalarının ortanca tanı yaşı değeri 35,6 (15,4-45,0) olarak saptandı. Onkoloji hastalarının %80,7'si evli, kontrol grubunda çoğunluğun %60,0 oranında bekar katılımcı olduğu saptandı (P<0,001). Onkoloji hasta grubundaki katılımcıların çoğunluğunun (%41,4) lise mezunu olduğu, kontrol grubunda ise çoğunluğun üniversite mezunu olduğu (%52,7) gözlendi (p=0,010). En sık saptanan kanser meme kanseri (%60 ) olup en sık saptanan evre evre 2 ( %46 ) oldu. Gruplar arasında SF-36 anketine ait alan skorları karşılaştırıldığında ortalama fiziksel fonksiyon skorları arasında kontrol grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu (98,18±4,00 vs 92,57±9,80, p<0,001). Fiziksel rol kısıtlılığı ve duygusal rol kısıtlılığı alan skorları karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olmadığı saptandı (p>0,05). Onkoloji hasta grubundaki katılımcıların mental sağlık alan skoru ve sosyal işlevsellik alan skoru kontrol grubundaki katılımcılara göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha yüksek bulundu (sırasıyla p<0,001 ve p=0,001). Her iki gruptaki katılımcıların ağrı alan skorlarının ortalamaları benzer bulundu (p=0,911). Kontrol grubundaki katılımcıların ortalama genel sağlık algısı skoru onkolojİ hasta grubundaki katılımcılara göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha yüksek bulundu (70,36±13,97 vs 62,04±21,65; p=0,002). Sonuç: Ergen ve genç erişkin dönemde kanser tanısı almış olup takip edilen hastalarda sağlıklı bireylerle kıyaslandığında yaşam kalitesinde düşme meydana gelebilmektedir. Fiziksel ve mental sağlık anlamında hem tedavi hem de takip sürecinde yaşam kalitesini yüksek tutacak destek tedavisi planlanmalıdır .

Özet (Çeviri)

İntroduction: Cancer is an important disease that affects the quality of life of patients. Cancer patients in the adolescent and young adult age group have a high survival rate and experience many experiences that affect their quality of life after the cancer treatment process. Patients in this age group have long-term risks, including the inability to have children, sexual dysfunction, and the risk of developing cancer. In this study, we aimed to evaluate the quality of life of patients who were diagnosed at an adolescent and young adult age and whose cancer treatment was completed and who were in the treatment-free follow-up process, by comparing it with healthy adolescents and young adults. Methods: Patients diagnosed in the adolescent and young adult age range who were followed up at Dokuz Eylül University Hospital Medical Oncology Polyclinic and were followed up without treatment for at least 1 year were included in this study. The SF-36 Quality of Life Scale was administered over the phone to the patient and control groups who met the inclusion criteria. This scale, consisting of a total of 36 items, provides measurement of 8 dimensions in the areas of physical function, social function, role limitations due to physical problems, role limitations due to emotional problems, mental health, energy/vitality, pain and general perception of health. Results: A total of 195 participants, 140 oncology patients and 55 healthy individuals for the control group, were included in our study. The median age of the oncology patient group was 41.00 (22.0-48.0) years, and the median age of the control group was 39.0 (38.0-40.0) years (p=0.275). 82.1% of the patients in the oncology patient group were female, and 83.6% of the participants in the control group were female (p = 0.805). The median age at diagnosis of oncology patients was found to be 35.6 (15.4-45.0). It was determined that 80.7% of oncology patients were married, and in the control group, the majority of participants were single, at a rate of 60.0% (P<0.001). It was observed that the majority of participants in the oncology patient group (41.4%) were high school graduates, while the majority in the control group were university graduates (52.7%) (p = 0.010). The most frequently detected cancer was breast cancer (60%) and the most frequently detected stage was stage 2 (46%). When the domain scores of the SF-36 survey were compared between the groups, a statistically significant difference was found in the average physical function scores in favor of the control group (98.18±4.00 vs 92.57±9.80, p<0.001). When physical role difficulty and emotional role difficulty domain scores were compared, it was determined that there was no statistically significant difference (p>0.05). The mental health domain score and social functionality domain score of the participants in the oncology patient group were found to be statistically significantly higher than the participants in the control group (p<0.001 and p=0.001, respectively). The average pain domain scores of the participants in both groups were found to be similar (p = 0.911). The average general health perception score of the participants in the control group was found to be statistically significantly higher than the participants in the oncology patient group (70.36±13.97 vs 62.04±21.65; p=0.002). Conclusion: In patients diagnosed with cancer in adolescence and young adulthood and followed up, there may be a decrease in the quality of life compared to healthy individuals. Supportive treatment should be planned to keep the quality of life high in terms of physical and mental health during both the treatment and follow-up period.

Benzer Tezler

  1. Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi

    The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma

    HACI HASAN ESEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    PatolojiSelçuk Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. MUSTAFA CİHAT AVUNDUK

  2. İleri yaşta (60 yaş ve üzeri) ülseratif kolit tanısı alan hastaların klinik özelliklerinin ve hastalık seyirlerinin erişkin yaşta tanı alan hastalar ile karşılaştırılması

    Comparison of clinical characteristics and disease course in patients diagnosed with ulcerative colitis at an advanced age (≥60 years) versus patients diagnosed in adulthood

    ŞERVAN ZÜMRÜT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    GastroenterolojiMarmara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖZLEN ATUĞ

  3. Aile sağlığı merkezi'ne başvuran üniversite öğrencilerinin HPV enfeksiyonu, HPV aşısı ve HPV ile ilişkili kanserler hakkındaki bilgi düzeylerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the knowledge levels of university students applicable to the family health center about HPV infection, HPV vaccine and HPV-related cancers

    YUNUS EMRE KIDAM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BERRİN TELATAR

  4. Lenfomada DNA onarım gen polimorfizmleri

    DNA repair gene polymorphisms in B cell Non-Hodgkin's lymphoma

    AYKUT BAHÇECİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    OnkolojiÇukurova Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMRA PAYDAŞ

  5. Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi Çocuk ve Erişkin Acil Servislerine 2019-2023 yılları arasında başvuran 18 yaş altı intihar girişimi olgularının adli tıbbi Açıdan Değerlendirilmesi

    Medicolegal evaluation of suicide attempt cases under the age of 18 who applied to the Pediatric and Adult Emergency Departments of Karadeniz Technical University Farabi Hospital Emergency Department between 2019-2023

    ŞÜKRAN KORKMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Adli TıpKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Adli Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜVEN SEÇKİN KIRCI