Geri Dön

1980 sonrası Türkiye'de neo-liberal politikaların kentle olan ilişkisi

The relationship between neo-liberal policies and the city in Turkey after 1980

  1. Tez No: 974027
  2. Yazar: SİNAN ÇİNAR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. FUNDA GENÇOĞLU
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Kamu Yönetimi, Public Administration
  6. Anahtar Kelimeler: Emperyalizm, Kentleşme, Kentlileşme, Imperialism, Urbanization, Urbanized
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Atılım Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Tarım Devrimiyle birlikte kentleşme tarihinin ana uğrak noktalarından olan Sanayi Devrimi, üretim ilişkilerinde köklü değişikliklere neden olarak, kapitalist sistemin tarihsel gelişim sürecini derinden etkilemiştir. Sanayileşme eşliğinde kapitalizmin tarihsel izleği takip edildiğinde, kentlerin geçirmiş olduğu dönüşümün tarihsel bağlamı görünür olacaktır. Kapitalizmin krizli tarihi içerisinde yaşanan dönüşümler farklı karakteristik özellikler taşıyan tarihsel dönemler oluştururken, coğrafi bakımdan da yeniden yapılanmaları beraberinde getirmiştir. Bu coğrafi yapılanma küresel, ulusal, bölgesel düzeyde işbölümü ve sınıf mücadelesinin bir yansıması olmuştur. İşbölümü ve sınıf mücadelesinin oluşturduğu küresel hiyerarşik sistem içerisinde yer alan ülkelerin kapitalist sistem bünyesinde üstlendikleri roller, bu ülkelerin içerisindeki ve çevresindeki iktidar ilişkilerini şekillendirmiştir. Söz konusu iktidar ilişkilerinin analizinde emperyalizm kavramı temel çözümleme aracıdır ve emperyalizmin karakteristik mekanizmalarından doğan eşitsiz gelişim küresel ölçekte oluşan kentleşme hareketinin merkezinde yer almaktadır. Bu iktidar ilişkileri üzerine kurulan kapitalist sisteme merkez, yarı-çevre ve çevre ülke olarak eklemlenen ülkelerin üstlendikleri roller, bu ülkelerin kentleşme ve kentlileşme süreçlerinin belirleyicisi olmuştur. Kapitalist sistem içerisinde üstlenilen rol üzerinden kapitalizm ile eklemlenme metotları kentlerin mekânsal formunu şekillendirirken, kentleşmenin kendi sosyo-psikolojisini, sosyo-kültürel yapısını da yaratarak farklı kentlileşme pratiklerini oluşturmuştur. Bu genel görünüm içerisinde; kentler sınıflar arası ve sınıf içi ilişkilerle sınıfların devletle ilişkilerini ifade eden iktidarın üretildiği, sergilendiği esas mekânlar olmuştur. İktidar ilişkileri kentlerin morfolojisini ve kentli öznelliğini belirlerken, kentlerin aldığı form da iktidar ilişkilerini düzenlemekte, ona şeklini vermektedir. Bu boyutuyla kentler ve iktidar ilişkileri arasında yaşanan diyalektik ilişki kentlerin bir iktidar aygıtına dönüşmesine sebebiyet vermektedir. Türkiye kentleşme tarihi de bu paradigma içerisinde değerlendirilmelidir. Türkiye kentleşme ve kentlileşme pratiği sanayileşme vasıtasıyla yarı-sömürge durumundan yarı-çevre ülke konumuna doğru yapılan yolculuk içerisinde şekillenmiştir. Bugün gelinen noktada neo-liberal siyasalar içerisinde Türkiye'nin yarı-çevre ülke olarak geliştirdiği alt-emperyalist ilişkiler kentleşme ve kentlileşme pratiklerini etkilemeye başlamıştır. Türkiye'nin devam eden bu yolculuğunun arkasındaki ana motivasyon ise milli burjuvazinin oluşturulabilmesi adına sermaye birikiminde devamlılığın sağlanması ve bu amaca uygun kentli öznelliğinin inşa edilmesi olmuştur.

Özet (Çeviri)

The Industrial Revolution, which is one of the main milestones in the history of urbanization along with the Agricultural Revolution, caused profound changes in production relations and deeply influenced the historical development process of the capitalist system. When following the historical trajectory of capitalism alongside industrialization, the historical context of the transformation cities have undergone becomes apparent. The transformations experienced within the crisis-ridden history of capitalism have created historical periods with distinct characteristics while also bringing about geographical restructurings. This geographical restructuring has reflected the division of labor and class struggle at the global, national, and regional levels. The roles that countries occupy within the global hierarchical system formed by the division of labor and class struggle have shaped the power relations within and around these countries under the capitalist system. In analyzing these power relations, the concept of imperialism serves as the fundamental analytical tool, and unequal development arising from the characteristic mechanisms of imperialism lies at the center of the urbanization movement occurring on a global scale. The roles assumed by countries integrated into the capitalist system as core, semi-periphery, and periphery have become determinants of these countries' urbanization and processes of becoming urban. The methods of integration with capitalism based on the roles assumed within the capitalist system shape the spatial form of cities, while simultaneously creating the socio-psychology and socio-cultural structure of urbanization itself, generating different practices of urban becoming. Within this general framework, cities have become primary spaces where power expressed through inter-class and intra-class relations as well as the relationships of classes with the state is produced and displayed. While power relations determine the morphology of cities and urban subjectivity, the form that cities take also regulates and shapes these power relations. In this regard, the dialectical relationship between cities and power relations leads to cities transforming into instruments of power. The history of urbanization in Turkey should be evaluated within this paradigm. Turkey's practice of urbanization and become urbanized has been shaped within the journey from a semi-colonial status to a semi-peripheral country through industrialization. At the current point, the sub-imperialist relationships developed by Turkey as a semi-peripheral country within neo-liberal policies have begun to influence urbanization and urban integration practices. The main motivation behind Turkey's ongoing journey has been the continuity of capital accumulation to establish a national bourgeoisie and the construction of an urban subjectivity aligned with this goal.

Benzer Tezler

  1. Yapılı çevre üretiminde pazarlık usulü neo-liberalizm: Kayseri modeli

    Haggling neo-liberalism in the production of built environment: model of Kayseri

    ZEYNEP ARDA ERGEN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    MimarlıkGazi Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEŞE GURALLAR

  2. Kentsel mekanın değişimi ve konut dokusunda katmanlaşma: Feneryolu Mahallesi örneği

    Transformation of the urban space and stratification in the housing stock: The case of Feneryolu Neighborhood

    BURCU ARIKAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLÇİN PULAT GÖKMEN

  3. Küresel kent söyleminin kentsel mekana ve mimarlığa etkisi: istanbul örneği

    The effects of the global city discourse on urban space and architecture

    VOLKAN TAŞKIN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞE ŞENTÜRER

  4. İstanbul'da neoliberal kentleşme dinamikleri: Kamu yararı ve kentsel rejim analizi

    Neoliberal urbanisation dynamics of Istanbul: Public interest and urban regime analysis

    SEÇİL ÖZALP

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Şehircilik ve Bölge Planlamaİstanbul Teknik Üniversitesi

    Şehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLDEN ERKUT

  5. Orhan Gencebay ve İbrahim Tatlıses filmlerinde merkez-taşra ilişkisi

    Core-periphery relations in Orhan Gencebay and İbrahim Tatlıses films

    OLGUN ATAMER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Radyo-TelevizyonGazi Üniversitesi

    Radyo Televizyon ve Sinema Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEÇİL BÜKER