Geri Dön

Türkiye'de siyasi katılım ve duygusal kutuplaşma

Political participation and affective polarization in Türkiye

  1. Tez No: 973237
  2. Yazar: SEDA IRMAK
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. EDİP ASAF BEKAROĞLU
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Siyasal Bilimler, Political Science
  6. Anahtar Kelimeler: duygusal kutuplaşma, siyasi katılım, oy verme, Türkiye, politik duygulanım, Duygulanım, Kutuplaşma, Oy kullanma, Partizanlık, Siyasal katılma, affective polarization, political participation, voting, Türkiye, political affection, Affective, Polarization, Voting use, Partisanship
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Türkiye'deki seçim verileri, vatandaşların tarihsel olarak seçimlere yüksek katılım gösterdiğini ortaya koymaktadır. Literatürde seçime katılım genellikle sosyo-demografik, ideolojik ve kurumsal faktörlerle açıklanırken, bireylerin siyasi davranışlarının duygusal süreçlerden de etkilendiği vurgulanmaktadır. Türkiye, duygusal kutuplaşma skorları bakımından üst sıralarda yer almasına rağmen, bu yüksek düzeyin siyasi katılım üzerindeki etkileri literatürde yeterince incelenmemiştir. Mevcut çalışmalar çoğunlukla iki partili sistemler ve makro düzeydeki sonuçlara odaklanmakta, birey düzeyindeki farklı katılım biçimlerini kapsamlı şekilde ele almamaktadır. Bu çalışma, literatürdeki bu boşluğu doldurmayı amaçlayarak, Türkiye'de bireylerin duygusal kutuplaşma düzeylerinin oy verme ve oy verme dışı siyasi katılım üzerindeki etkilerini incelemektedir. Çalışmanın literatüre katkıları dört başlıkta özetlenebilir. İlk olarak, Türkiye'de çok partili sistem bağlamında duygusal kutuplaşma ile siyasi katılım arasındaki ilişkiyi hem gözlemsel hem de deneysel verilerle değerlendiren ilk çalışma olma özelliği taşımaktadır. Bu yönüyle, mevcut literatürde büyük ölçüde ABD ve diğer yerleşik demokrasilerle sınırlı kalan araştırmaların ötesine geçerek daha geniş ve karşılaştırmalı bir perspektif sunmaktadır. İkinci olarak, Türkiye her ne kadar kurumsal açıdan görece genç bir demokrasi olsa da, kitle düzeyinde partizan kutuplaşmanın sıkça çalışıldığı ABD'de gözlemlenen seviyeleri dahi aşabildiği bir ülkedir. Bu bağlam, duygusal kutuplaşmanın farklı kurumsal ve siyasal yapılarda nasıl tezahür ettiğini anlamak açısından kritik bir vaka sunmaktadır. Üçüncü olarak, duygusal kutuplaşmanın grup içi pozitif ve grup dışı negatif boyutlarının partizanlıkla ilişkilendirilerek politik duygulanımın analitik çerçevesini çizmesi, kutuplaşmanın siyasi katılım üzerindeki etkilerinin daha ayrıntılı ve çok boyutlu biçimde anlaşılmasına katkı sunmaktadır. Son olarak, kutuplaşmayı azaltmayı hedefleyen müdahalelerin bağlama özgü ve sınırlı etkilerini ortaya koyarak, gelecekte yapılacak deneysel çalışmalara metodolojik bir çerçeve sunmaktadır. Analizlerde ulusal temsil gücüne sahip yüzyüze anket ve kolayda örneklem ile elde edilen deneysel anket verisi kullanılmıştır. Duygusal kutuplaşma, sosyal kimlik teorisi çerçevesinde iç grup ve dış gruba yönelik tutumlar üzerinden ölçülmüş, hem duygu termometresi hem de sosyal mesafe soruları kullanılmıştır. Siyasi katılım, oy verme ve oy verme dışı biçimlerde ele alınmış, oy verme dışı katılım altı soruluk bir batarya ile değerlendirilmiştir. Bulgular, duygusal kutuplaşmanın tüm siyasi katılım türlerinde anlamlı ve pozitif etkisini göstermektedir. Özellikle grup içi duygulanım, oy verme dışı katılım üzerinde belirleyici olurken, grup dışı duygulanım gözlemsel verilerde anlamlı etkiler göstermemiştir. Deneysel müdahaleler ise yalnızca zayıf partizanlarda etkili olmuş, güçlü partizanlar ve muhalefet bloku destekçileri kutuplaşmayı azaltmayı hedefleyen müdahalelere direnç göstermiştir. Bu sonuçlar, Türkiye'de duygusal kutuplaşma düzeyi arttıkça siyasi katılım eğilimlerinin yükseldiğini, depolarizasyon müdahalelerinin ise etkisinin partizanlık düzeyine bağlı olduğunu ortaya koymaktadır. Böylece çalışma, literatüre hem kuramsal hem de ampirik düzeyde yeni bir çerçeve sunmaktadır.

Özet (Çeviri)

Election data in Türkiye indicates that citizens have historically exhibited high levels of electoral participation. While the literature generally explains voter turnout through socio-demographic, ideological, and institutional factors, it also emphasizes that individuals' political behavior can be shaped by emotional processes. Although Türkiye ranks globally high in terms of affective polarization scores, the impact of these elevated levels on political participation remains underexplored. Existing studies tend to focus on two-party systems and macro-level outcomes, paying limited attention to how different forms of participation manifest at the individual level. This study aims to fill this gap by examining the effects of affective polarization on both voting and non-voting political participation in Türkiye. The contributions of this study can be summarized as follows. Initially, it is the first study to assess the relationship between affective polarization and political participation in a multi-party context such as Türkiye using both observational and experimental data, thus extending the largely U.S.-centric and established democracy-focused literature to a broader comparative perspective. Secondly, although Türkiye is a relatively young democracy in institutional terms, its levels of mass-level partisan polarization can even surpass those observed in the U.S., providing a critical case for understanding how affective polarization manifests across different institutional and political contexts. Thirdly, by linking the positive in-group and negative out-group dimensions of affective polarization with partisanship, the study offers an analytical framework for political affection. This enhances the understanding of how polarization influences political participation in a detailed and multidimensional manner. Finally, the study provides a methodological framework for future experimental research by demonstrating the context-specific and limited effects of interventions aimed at reducing polarization. The analyses utilize nationally representative face-to-face survey data and experimental survey data obtained through a convenience sample. Affective polarization is measured based on attitudes toward in-group and out-group members within the framework of social identity theory, using both feeling thermometer and social distance questions. Political participation is examined in terms of voting and non-voting forms where the non-voting participation was assessed through a six-item battery. The findings indicate that affective polarization has a significant and positive effect on all types of political participation. In particular, in-group affection plays a decisive role in non-voting participation, whereas out-group affection does not show significant effects in the observational data. Experimental interventions were effective only among weak partisans, while strong partisans and supporters of the opposition bloc exhibited resistance to the depolarization interventions. These results suggest that as affective polarization increases in Türkiye, political participation tends to rise, but the effectiveness of depolarization interventions depends on partisanship levels. Overall, the study provides a novel theoretical and empirical framework for understanding the interplay between affective polarization and political participation.

Benzer Tezler

  1. Les influences de la participation electorale transnationale sur les immigrants: Exemple des Turcs de Strasbourg

    Ulus ötesi seçmen katılımının göçmenler üzerindeki etkileri: Strasbourg Türkleri örneği

    YİĞİT RIZA BİNZET

    Yüksek Lisans

    Fransızca

    Fransızca

    2022

    SosyolojiGalatasaray Üniversitesi

    Sosyoloji Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ASLI DİDEM DANIŞ ŞENYÜZ

  2. To vote or not to vote? Affective polarization and voter turnout in Turkey

    Oy vermek ya da vermemek? Türkiye'de duygusal kutuplaşma ve seçime katılım

    UMUT KORAY İMAMOĞLU

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2022

    Siyasal BilimlerSabancı Üniversitesi

    Siyaset Bilimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZGE KEMAHLIOĞLU BAYER

  3. New approaches in measuring affective polarization: The case of Turkiye

    Duygusal kutuplaşmanın ölçülmesinde yeni yaklaşımlar: Türkiye örneği

    BELKIS YÜCE

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2024

    SosyolojiMarmara Üniversitesi

    Sosyoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ZÜBEYİR NİŞANCI

  4. Türkiye'de siyasî partilerin gençlik kollarında ve bağlı yan kuruluşlarında faaliyet gösteren gençlerin siyasî katılımlarına ilişkin algıları

    The perception about political participation of young people who are active in youth organizations of political parties in Turkey

    ONUR YERLİKAYA ŞAŞMAZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    SosyolojiFırat Üniversitesi

    Sosyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. YELDA SEVİM

  5. Emotional factors as determinants of political participation: A qualitative study of youth in Antalya, Turkey

    Siyasi katılımı belirleyen duygusal faktörler: Antalya, Türkiye'deki gençler üzerine nitel bir araştırma

    AYBERK ERDEM ÇİFTÇİ

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    Siyasal BilimlerAntalya Bilim Üniversitesi

    Küresel Siyaset ve Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. IŞIL CEREM CENKER ÖZEK