Geri Dön

Sınırda kişilik bozukluğunda alkol madde kullanım bozukluğunun sosyal biliş, emosyon regülasyonu ve yaşantısal kaçınma ile ilişkisi

The relationship of alcohol and substance use disorder with social cognition, emotion regulation and experiential avoidance in borderline personality disorder

  1. Tez No: 972786
  2. Yazar: MÜCAHİD NİZAMOĞLU
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MÜGE BOZKURT
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Alkolizm, Bağımlılık, Borderline kişilik bozukluğu, Alcoholism, Dependency
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaçlar: Sınırda (Borderline) Kişilik Bozukluğu, bireyin yaşamındaki birçok alanda zorluklar yaşamasına ve işlev kayıplarına yol açan önemli bir psikiyatrik bozukluktur. Eş tanıların oldukça sık görüldüğü bu bozuklukta Alkol/Madde Kullanım Bozukluklarına da oldukça sık oranda rastlanmaktadır. Çalışmamızda SKB tanılı bireylerde AMKB gelişiminde etkili olabileceğini düşündüğümüz sosyal biliş, emosyon regülasyonu ve yaşantısal kaçınma gibi faktörlerin bu tanı gruplarındaki bireyler üzerindeki etkilerini ve birbirleriyle olan ilişkilerini değerlendirmeyi amaçlamaktayız. Yöntem: Çalışmamıza İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'na başvuran ve çalışmaya katılmayı kabul eden 35 sınırda kişilik bozukluğu tanılı hasta, 32 sınırda kişilik bozukluğu tanılı olup yaşam boyu en az 1 defa alkol veya madde kullanım bozukluğu tanı ölçütlerini karşılamış olan hasta dahil edilmiştir. Kontrol grubuna ise hasta örneklemiyle yaş, cinsiyet ve eğitim durumu açısından eşleştirilmiş 35 gönüllü alınmıştır. Toplam 102 katılımcı çalışmaya dahil edilmiştir. SCID 5/CV ve SCID 5/PD ile yapılan tanısal değerlendirmenin ardından“Sosyodemografik ve Klinik Veri Formu”doldurulmuş, sonrasında test uygulamalarına geçilmiştir. Öncelikle“Yüzde Dışavuran Duyguların Tanınması Testi”ve“Yüzde Dışavuran Duyguların Ayırt Edilmesi Testi”uygulanmış, ardından“Gaf Tanıma Testi”gerçekleştirilmiştir. Son aşamada ise katılımcılara öz bildirim ölçeği formatındaki“Borderline Kişilik Envanteri”(BKE),“Duygu Düzenleme Güçlüğü Ölçeği-Kısa Form”(DDGÖ-16),“Çok Boyutlu Yaşantısal Kaçınma Ölçeği-30”(ÇBYKÖ-30) ve“Bilişsel ve Duygulanımsal Empati Ölçeği”(BDEÖ) verilerek, bu ölçekleri doldurmaları talep edilmiştir. Bulgular: Sosyodemografik verilerin özellikle sosyal işlevsellikle ilgili olan kısımlarında hasta gruplarda sağlıklı kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde işlevsellikte bozukluklar saptadık. Hasta gruplar arasında ise sadece eğitim alanındaki bazı verilerde SKB+AMKB grubunda daha fazla bozulmalar olduğunu tespit ettik. Klinik veriler bakımından ise hemen hemen tüm veriler hasta gruplarında sağlıklı kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde bozulmalar yönünde farklılaştı. Alkol/madde kullanımı özelindeki klinik veriler ise SKB+AMKB grubu açısından diğer gruplara göre anlamlı düzeyde bozulmalar yönünde farklılık oluşturdu. Alkol/madde kullanımıyla ilgili veriler haricindeki klinik verilerde ise hasta grupları arasında anlamlı düzeyde farklılaşma saptanmadı. Klinik ölçekler üzerinden yaptığımız değerlendirmelerde de 2 BKE, DDGÖ-16 ve ÇBYKÖ-30 ölçeklerinin sonuçları hasta gruplarıyla sağlıklı kontrol grubu arasında bozukluğu gösteren puanlar yönünde anlamlı düzeyde farklılaşma gösterdi. Sosyal bilişle ilgili ölçeklerde ise Gaf Tanıma Testi'nin toplam ve gaf puanı ile BDEÖ'nün duygu bulaşması alt ölçek puanı hasta gruplarda kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde daha çok bozukluk gösterdi, YDTT puanı SKB+AMKB grubunda kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde daha düşüktü, BDEÖ'nün duygulanımsal empati alt ölçek puanı ise SKB grubunda kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde daha yüksekti. Hasta grupları arasında hiçbir ölçek özelinde anlamlı bir farklılık saptanmadı. Yapılan korelasyon analizlerinde DDGÖ-16 ile BDEÖ'nün duygu bulaşması, perpektif alma, yakınsal duyarlılık ve duygulanımsal empati alt ölçeği ve BKE toplam puanı arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu saptandı. ÇBYKÖ-30'un toplam puanıyla ise BDEÖ'nün duygu bulaşması alt ölçeğinin, BKE toplam puanının ve DDGÖ-16 toplam puanı ile bazı alt ölçeklerinin pozitif korelasyon gösterdiği görüldü. Regresyon analizlerinde ise BKE puanının DDGÖ-16 toplam puanını, DDGÖ-16 puanının da ÇBYKÖ-30 toplam puanını anlamlı düzeyde yordadığı, duygu bulaşmasının hem DDGÖ-16 hem de ÇBYKÖ-30 üzerinde dolaylı bir etkisinin olduğu saptandı. Sonuçlar: Çalışmamızdaki hasta grupların sağlıklı kontrol grubuna göre, değerlendirilen alanların hemen hepsinde bozulmaları gösterecek yönde anlamlı düzeyde farklılaştığı, hasta grupları arasında ise belirgin bir farklılaşma olmadığı görüldü. SKB'de temel düzeydeki sosyal biliş becerileri büyük ölçüde korunmuş olsa da bilgiyi bağlam içerisinde kullanarak sosyal çıkarım yapılması gereken karmaşık sosyal işlev alanlarında kontrollere göre bir bozulma yaşandığı saptandı. SKB'de kontrollere göre empatinin duygu bulaşması alt boyutunun daha yüksek olduğu görüldü. Ayrıca SKB'nin klinik özelliklerinin emosyon regülasyonunda güçlükleri; emosyon regülasyonundaki güçlüklerin de yaşantısal kaçınma davranışlarını yordadığı; yüksek düzeyde duygu bulaşmasının ise hem emosyon regülasyonu hem yaşantısal kaçınma üzerinde dolaylı etkisinin olduğu görüldü. Çalışmamız ilgili alanlarda bu grupların birlikte değerlendirildiği ilk çalışma olması sebebiyle literatüre katkı sağlayarak gelecekteki araştırmalar ve klinik uygulamalar için yol gösterici olabilir.

Özet (Çeviri)

Objectives: Borderline Personality Disorder (BPD) is a significant psychiatric condition that leads to substantial impairments and difficulties across various areas of life. Comorbidities are highly prevalent in BPD, with Alcohol and Substance Use Disorders (ASUD) frequently observed among affected individuals. This study aims to evaluate the impact of social cognition, emotion regulation, and experiential avoidance—factors hypothesized to contribute to the development of ASUD in individuals diagnosed with BPD—on these clinical groups, as well as the interrelations among these factors. Method: The study included 102 participants who were admitted to the Department of Psychiatry at Istanbul University, Istanbul Faculty of Medicine and consented to participate: 35 patients diagnosed with BPD, 32 patients diagnosed with BPD who also met lifetime criteria for ASUD, and 35 healthy controls matched by age, gender, and education level. Following diagnostic evaluations using SCID-5/CV and SCID-5/PD, participants completed a“Sociodemographic and Clinical Data Form,”after which test administration began. First, the“Facial Emotion Identification Test”and the“Facial Emotion Discrimination Test”were applied, followed by the“Faux Pas Recognition Test.”In the final stage, participants completed the self-report questionnaires: the Borderline Personality Inventory (BPI), Difficulties in Emotion Regulation Scale-Short Form (DERS-16), Multidimensional Experiential Avoidance Questionnaire-30 (MEAQ-30), and the Questionnaire of Cognitive and Affective Empathy (QCAE). Results: Significant impairments in functioning were found between the clinical and control groups in terms of sociodemographic variables related to social functioning. Among the patient groups, the BPD+ASUD group showed greater impairment in certain education- related variables. In terms of clinical variables, nearly all measures significantly differed in the patient groups compared to the healthy control group, indicating greater impairment. Clinical variables specifically related to alcohol/substance use showed significantly greater impairment in the BPD+ASUD group compared to the other groups. However, no significant differences were observed between the two patient groups regarding clinical variables other than those related to substance use. In our assessments based on clinical scales, the results of 4 BPI, DERS-16 and MEAQ-30 showed significant differences between the patient groups and the healthy control group, with the patient groups scoring in the direction indicative of greater impairment. Regarding the social cognition measures, the total and faux pas scores of the Faux Pas Recognition Test as well as the emotional contagion subscale score of QCAE were significantly more impaired in the patient groups compared to the control group. The Facial Emotion Identification Test score was significantly lower in the BPD+ASUD group than in the control group, while the affective empathy subscale score of the QCAE was significantly higher in the BPD group compared to the control group. No significant differences were found between the patient groups on any of the scales. Correlation analyses revealed that DERS-16 was positively associated with the emotional contagion, perspective taking, proximal responsivity, and affective empathy subscales of the QCAE, as well as with the total score of the BPI. The total score of the MEAQ-30 was also positively correlated with the emotional contagion subscale of the QCAE, the BPI total score, and the total and several subscale scores of the DERS-16. Regression analyses showed that BPI scores significantly predicted DERS-16 total scores, and DERS-16 total scores significantly predicted MEAQ-30 total scores. Emotional contagion was found to have an indirect effect on both emotion regulation difficulties and experiential avoidance. Conclusion: Compared to the healthy control group, both patient groups showed significant impairments in nearly all evaluated domains. However, no marked differences were observed between the BPD and BPD+ASUD groups. Although basic-level social cognition skills appear to be largely preserved in individuals with Borderline Personality Disorder (BPD), impairments were observed in more complex domains of social functioning that require the use of contextual information to make social inferences, when compared to controls. Individuals with BPD also demonstrated higher levels of emotional contagion, a subdimension of empathy, compared to the control group. Furthermore, the clinical characteristics of BPD were found to predict difficulties in emotion regulation, which in turn predicted experiential avoidance behaviors. High levels of emotion contagion were also found to have indirect effects on both emotion regulation and experiential avoidance. As the first study to evaluate these variables collectively in this population, the findings may contribute to the literature and offer guidance for future research and clinical practice.

Benzer Tezler

  1. İki uçlu bozukluk 1 hastalarında kişilik işlevi düzeyinin işlevsellik üzerine etkisi

    Effect of level of personality functioning on functioning on bipolar 1 patients

    ÖZLEM KIZILKURT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ruh ve Sinir Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEDİNE YAZICI GÜLEÇ

  2. Alkol bağımlılarında nitrik oksit sentaz-1 (NOS1) ekzon 1f-VNTR gen polimorfizmi'nin bağımlılık ile ilişkili özellikler, kişilik özellikleri ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu belirtileri üzerine etkisi

    Nitric oxide synthase-1 (NOS1) exon 1f-vntr gene polymorphism in alcohol dependents; its effects on dependency parameters, personality features and attention deficit hyperactivity disorder related symptoms.

    İBRAHİM KARAKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    PsikiyatriHacettepe Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BAŞARAN DEMİR

  3. Bipolar I bozukluk'ta B kümesi kişilik bozukluğu eştanısı varlığının başa çıkma tutumları üzerine etkisi

    The effect of the presence of cluster B personality disorder comorbidity on coping attitudes in bipolar I disorder

    HALUK USTA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    PsikiyatriSağlık Bakanlığı

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    UZMAN AYTÜL HARİRİ