Primer hiperparatiroidi hastalarında safra taşı sıklığı ve laboratuvar parametreleri ile ilişkisi
Frequency of gallstone disease in patients withprimary hyperparathyroidism and itsrelationship with laboratory parameters
- Tez No: 971956
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SEVDE NUR FIRAT, DR. HÜSEYİN YAĞCI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: D vitamini, Fosfor, Kalsiyum, Kolelitiazis, Primer hiperparatiroidi, Vitamin D, Phosphorus, Calcium, Cholelithiasis, Primary hyperparathyroidism
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: Primer hiperparatiroidi, hiperkalsemi ve yüksek veya uygunsuz normal PTH seviyeleri ile karakterize yaygın bir endokrin bozukluktur. Bu hastalarda böbrek taşı insidansının artmış olduğu bilinmekle beraber bu durum bu hastalar için cerrahi tedavi endikasyonu olabilmektedir. Ayrıca yine bu hasta grubunda PTH'nin gastrointestinal sistem üzerinde staz yapıcı etkisi olduğu, serum Ca düzeylerinin artmasının safra içeriğindeki kalsiyum düzeyinin de artmasına neden olduğu ve bu nedenle bu hastalarda tıpkı böbrek taşı gibi safra taşı sıklığının da arttığı yönünde hipotezler öne sürülmüştür. Literatürde bu hipotezleri destekleyen çalışmalar olduğu gibi tam tersine PHPT ile safra taşı varlığı arasında hiçbir ilişki olmadığını belirten çalışmalar da mevcuttur. Amaç: Literatürde PHPT hastalarında safra taşı sıklığının artıp artmadığı ve bu durumun PTH ile ilişkili parametreler ile bir bağlantısı olup olmadığı konusunda bir bilgi karmaşası söz konusudur. Biz de bu bilgi karmaşasını gidermek amacı ile PHPT hastalarında safra taşı sıklığı ve laboratuvar parametreleri ile ilişkisi konulu bu çalışmayı yaptık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda PHPT tanılı hastaların yaş ve cinsiyet gibi demografik verileri, PTH, Ca, P, Mg, 25-(OH) Vitamin D, 24 saatlik idrar kalsiyumu, serum kreatinin, GFR, AST, ALT, ALP, GGT, total ve direkt bilirubin değerleri hastanemiz HBYS sisteminden ve e nabızdan tarandı ve kaydedildi. Ayrıca bu hastaların hepatobiliyer ve üriner taş varlığı açısından görüntüleme bulguları incelendi ve kaydedildi. Hastaların KMD sonuçları tarandı. Hastaların çalışmaya dahil edilme kriterleri 18 yaş üzerinde olmak, PHPT tanısı almış olmak ve henüz cerrahi yapılmamış olması şeklinde idi. Dışlama kriterleri ise gastrik cerrahi ya da malignite operasyonları sırasında kolesistektomi yapılmış olan hastalar, safra kesesi tümörleri olan hastalar, D vitamini eksikliği ya da kronik böbrek hastalığı nedeniyle sekonder hiperparatiroidi tanısı olan hastalar ve safra taşı oluşumuna neden olabilecek ilaç kullanımı olan hastalar şeklinde idi. Hastaların PHPT için tedavi almadıkları erken dönemdeki en yüksek PTH değerleri kaydedildi, PTH, Ca, P, Mg, 25-(OH) Vitamin D, 24 saatlik idrar kalsiyumu, serum kreatinin, GFR değerleri için de yine bu en yüksek viii PTH değeri ile eş zamanlı veriler kaydedildi. ALP için kemik turnoverının takibini değerlendirmek maksadıyla en yüksek olduğu değerler alındı. AST, ALT, GGT, total ve direkt bilirubin değerleri ise hastaların safra yolu görüntülemelerine yakın tarihli olan değerler alınarak kaydedildi. Bulgular: Çalışmamıza 186'sı kadın, 33'ü erkek olmak üzere 219 PHPT hastası dahil edildi. Erkeklerin yaş ortalaması 60,8(min 37, max 81), kadınların yaş ortalaması 57(min 25, max 88), hastalarımızın tamamının yaş ortalaması 57,63 idi. Hastaların tüm laboratuvar parametreleri ile safra taşı varlığı arasında korelasyon analizleri yapıldı. Bu analizler sonucunda çalışmamızda PTH(p=0,1), Ca(p=0,79), P(p=023), Mg(p=0,06), 24 saatlik idrar Ca(p=0,55) düzeyleri ile safra taşı arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Osteoporoz ve üriner taş varlığı ile safra taşı varlığı arasında da anlamlı ilişki saptanmadı. 25-(OH) Vitamin D (p=0,03), AST(p<0,001), ALT(p<0,001), GGT(p=0,03) ile safra taşı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki mevcuttu. Tartışma ve Sonuç: Çalışmamızda öncelikli olarak PHPT hastalarında safra taşı sıklığı araştırıldı. Bu bağlamda çalışmamıza dahil edilen 219 hastanın 61'i safra taşı mevcut olduğu yönünde değerlendirildi. Bu sayı çalışmamıza dahil edilen hastaların yaklaşık %27'sine denk gelmekte idi. Farklı yayınlarda Türk toplumunda safra taşı sıklığının yaklaşık %7,6 olduğu, Avrupa'da %10-20 oranında safra taşı görüldüğü, Amerika'da ise bu oranın %15 olduğu belirtilmiş olup çalışmamızda PHPT hastalarında bu oranın %27 olması PHPT hastalarında safra taşı sıklığının arttığını destekler niteliktedir. Ayrıca diğer çalışmalarda safra taşı sıklığının kadınlarda ve ileri yaş grubunda artmış olduğu belirtilmiş olup bizim çalışmamıza dahil edilen hastalar arasında iki cinsiyette bir fark görülmedi. Yine Diyabetes Mellitus varlığı kolelitiazis için bir risk faktörü olarak kabul edilirken çalışmamıza alınan hastalarda DM varlığına göre de korelasyon analizleri yapıldı ve DM olan ve olmayan gruplar arasında safra taşı sıklığı açısından bir fark görülmedi. Tüm bunlar PHPT hastalarında diğer risk grupları arasında bir fark olmadığı halde safra taşı sıklığının normal populasyondan fazla bulunduğu gözönüne alındığında PHPT'nin safra taşı varlığı için bağımsız bir risk faktörü olabileceğini göstermektedir. ix Çalışmamızda PTH, Ca, P düzeyleri, osteoporoz ve üriner taş varlığı ile safra taşı varlığı arasında anlamlı ilişki bulunmadı. Literatürde bu ilişkinin değerlendirildiği farklı çalışmalar mevcut olup bu çalışmalardaki sonuçlar arasında farklılıklar vardır. Çalışmamızda Mg ve 24 saatlik idrar Ca düzeyleri ile safra taşı varlığı arasında anlamlı ilişki saptanmadı, bildiğimiz kadarıyla literatürde bu iki parametre ile safra taşını ilişkilendiren çalışma bulunmamaktadır. Yine çalışmamızda total bilirubin, direkt bilirubin ve ALP düzeyleri ile safra taşı varlığı arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Bu bulgu literatürdeki çalışmaların sonuçları ile benzerdi. Bu çalışmada 25-(OH) Vitamin D eksikliği ile safra taşı varlığı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulundu(p=0,03). Literatürdeki çalışmaların bu bulgu açısından sonuçları birbirinden farklı idi. Çalışmamızda AST, ALT, GGT düzeyleri ile safra taşı varlığı arasında ilişki saptandı, bu sonuç literatürdeki diğer çalışmaların sonuçları ile benzer idi. Örneklem büyüklüğünün nispeten küçük olması ve tüm hastaların beden kitle indeksine ulaşamadığımız için kolelitiazis için bir risk faktörü olan obezite açısından hastalarımızı değerlendirememiş olmamız çalışmamızın kısıtlılıklarından idi. Sonuç olarak çalışmamızda PHPT'nin safra taşı için mevcut olan diğer risk faktörlerinden bağımsız olarak, her iki cinsiyette ve her yaş grubunda safra kesesi taşı sıklığını arttırdığını tespit ettik. Bu da bu hastaların takibinde böbrek taşı için rutin üriner ultrasonografi çekilmesi dışında hepatobiliyer ultrasonografinin de gerekli olabileceğini göstermektedir. Laboratuvar parametreleri, üriner taş ve osteoporoz varlığı ile safra taşı varlığı arasındaki ilişki konusunda ise anlamlı olan ve olmayan bulgularımız mevcut idi. Bu konunun daha net ortaya konulabilmesi için daha geniş çaplı çalışmalara ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Introduction: Primary hyperparathyroidism (PHPT) is a common endocrine disorder characterized by hypercalcemia and elevated or inappropriately normal PTH levels. Although it is known that the incidence of kidney stones is increased in these patients, this condition may also be a surgical treatment indication. In addition, it has been hypothesized that in this patient group, the stasis-inducing effect of PTH on the gastrointestinal system and the increase in serum calcium levels lead to an increase in the calcium content of the bile, and therefore, as in kidney stones, the frequency of gallstones may also be increased. While there are studies in the literature supporting these hypotheses, there are also studies reporting no relationship between PHPT and gallstone presence. Objective: There is confusion in the literature regarding whether the frequency of gallstones is increased in PHPT patients and whether this condition is associated with PTH-related parameters. In order to clarify this confusion, we conducted this study on the frequency of gallstones in PHPT patients and its relationship with laboratory parameters. Materials and Methods: In our study, demographic data such as age and gender, PTH, Ca, P, Mg, 25-(OH) Vitamin D, 24-hour urine calcium, serum creatinine, GFR, AST, ALT, ALP, GGT, total and direct bilirubin values of patients diagnosed with PHPT were screened and recorded from our hospital information system and the national health database (e-nabız). Inaddition, imaging findings regarding hepatobiliary and urinary stones were examined and recorded. Bone mineral density results of the patients were screened. Inclusion criteria were being over 18 years of age, having a diagnosis of PHPT, and not having undergone surgery yet. Exclusion criteria were patients who underwent cholecystectomy during gastric or malignant surgeries, patients with gallbladder tumors, patients diagnosed with secondary hyperparathyroidism due to vitamin D deficiency or chronic kidney disease, and patients using drugs that could cause gallstones. The highest PTH levels in the early period before treatment for PHPT were recorded, and simultaneous values of PTH, Ca, xi P, Mg, 25-(OH) Vitamin D, 24-hour urine calcium, serum creatinine, and GFR were noted. For ALP, the highest values were taken in order to evaluate bone turnover. AST, ALT, GGT, total and direct bilirubin values were recorded as the values closest to the biliary imagingdates. Results: A total of 219 PHPT patients, 186 females and 33 males, were included in our study. The mean age of males was 60.8 (min 37, max 81), the mean age of females was 57 (min 25, max 88), and the overall mean age was 57.63 years. Correlation analysis was performed between all laboratory parameters and gallstone presence. As a result, no significant relationship was found between gallstones and PTH (p=0.1), Ca (p=0.79), P (p=0.23), Mg (p=0.06), and 24-hour urine calcium (p=0.55) levels. No significant relationship was found between gallstone presence and osteoporosis or urinary stones either. Therewas a statistically significant relationship between 25-(OH) Vitamin D (p=0.03), AST (p<0.001), ALT (p<0.001), GGT (p=0.03) and gallstone presence. Discussion and Conclusion: In our study, the primary aim was to investigate the frequency of gallstones in PHPT patients. Among the 219 patients included in the study, 61 were found to have gallstones. This corresponds to approximately 27% of our patients. In different studies, it has been reported that the prevalence of gallstones is about 7.6% in the Turkish population, 10–20% in Europe, and 15% in the USA. Therefore, the rate of 27% found in our study supports that the frequency of gallstones is increased in PHPT patients. In addition, while previous studies indicated that gallstone prevalence increases in females and older age groups, no gender difference was observed in our study. Diabetes Mellitus is considered a risk factor for cholelithiasis; however, correlation analyses performed in our study showed no difference in gallstone frequency between PHPT patients with and without DM. Considering that PHPT patients were found to have more gallstones than the normal population, independent of other risk factors, PHPT may be an independent risk factorforgallstone presence. No significant relationship was found between gallstones and PTH, Ca, P, osteoporosis, or urinary stone presence. Different studies have evaluated these relationships, but their results are conflicting. In our study, Mg and 24- hour urine Ca levels were not associated with gallstones; to our knowledge, no previous studies have investigated these two parameters. Furthermore, no significant xii association was found between gallstones and total bilirubin, direct bilirubin, and ALP levels, which is consistent with other studies. A statistically significant association was found between 25-(OH) Vitamin D deficiency and gallstones (p=0.03). However, studies in the literature have shown conflicting results in this regard. A significant relationship was also found between AST, ALT, and GGT levels and gallstone presence, which was in line with previous studies. Limitations of our study include the relatively small sample size and the lack of body mass index (BMI) data, which prevented us from evaluating obesity as a risk factor for cholelithiasis. In conclusion, our study demonstrated that PHPT increases the frequency of gallstones in both genders and all age groups, independent of other known risk factors. This suggests that in addition to routine urinary ultrasonography for kidney stones, hepatobiliary ultrasonography may also be necessary in the follow-up of these patients. Regarding laboratory parameters, urinary stones, and osteoporosis, both significant and non significant associations with gallstones were found. Larger studies are needed to clarify these relationships more clearly.
Benzer Tezler
- Primer hiperparatiroidili hastalarda safra kesesi taşına sebep olan faktörlerin belirlenmesi, primer hiperparatiroidili hastalarda safra kesesi taşı sıklığının obez hasta profili ile karşılaştırılması
Determination of factors causing gallstones in patients with primary hyperparathyroidism, comparison of the frequency of gallstones in patients with primary hyperparathyroidism with the obese patient profile.
HAKAN KOÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ELİF GÜNEŞ
- Tersiyer merkeze başvuran normokalsemik primer hiperparatiroidizm tanılı hastalar ile hiperkalsemik primer hiperparatiroidizm tanılı hastaların karşılaştırılması
Comparison of patients with normocalcemic primary hyperparathyroidism and patients diagnosed with hypercalcemic primary hyperparathyroidism applied to the tertiary center
MURAT ŞERİF İŞGÜDER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıAnkara Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖZGÜR DEMİR
- Primer hiperparatiroidi hastalarında konvansiyonel yöntemlerle (ultrason-sestamibi sintigrafisi) görüntülenemeyen adenomların saptanmasında mr, 4b-bt ve operasyon bulguları korelasyonu
In patients having primary hyperparathyroidism whose were negative for adenoma by conventional imaging methods (ultrasound-sestamibi scintigraphy) for the detection of adenomas; correlation between mri, 4d-ct and operative findings
SALİH CAN ÇELİK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Genel Cerrahiİzmir Katip Çelebi ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET HACİYANLI
- Primer hiperparatiroidi hastalarında başarılı paratiroid cerrahisinin miyokardiyal fonksiyonlar üzerine etkisi
The effect of successful parathyroid surgery on myocardial strain in primary hyperparathyroidism
AHMET ATASEVER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Genel Cerrahiİzmir Katip Çelebi ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET HACİYANLI
- Primer hiperparatiroidi hastalarında intraopereratif parathormon ölçümünün etkinliği
Effectiveness of intraopererative parathyroi̇d hormone measurement in primary hyperparatyroidsm patients
ERDEM SARI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Genel Cerrahiİzmir Katip Çelebi ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET HACIYANLI